Narin Güran cinayetinde yeni iddia! Nevzat Bahtiyar para mı verdi?
Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde 21 Ağustos günü işlenen Narin Güran cinayetinde, müebbet hapis cezası alan ağabey Enes Güran'ın avukatından yeni bir iddia ortaya atıldı. Avukat Mustafa Demir, bugün müvekkili hakkında ağırlaştırılmış hapis cezasına itiraz ederek istinafa başvuruda bulundu. Sunulan dilekçede Enes Güran'ın tahliyesi talep edilirken, tutuklu sanıklardan Nevzat Bahtiyar'ın cinayet öncesinde Narin'in güvenini kazanmak için para verdiği belirtildi.
21 Ağustos günü Diyarbakır'ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Köyü'nde 19 gün boyunca aranan Narin Güran, Eğertutmaz Deresi'nde cansız bedeni bulunmuştu. Çuval içine konularak hayattan koparılan Narin cinayetinde anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran, amca Salim Güran "iştirak halinde çocuğu öldürmek suçundan" ağırlaştırılmış müebbet, komşu Nevzat Bahtiyar için "delilleri gizlemek ve yok etmek suçundan" 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
Narin Güran 21 Ağustos 2024 günü kaybolmuş 19 gün sonra cesedi çuval içerisinde bulunmuştu. (A Haber arşiv)
İTİRAZ DİLEKÇESİ SON GÜN VERİLDİ
Tutuklu sanıklardan ağabey Enes Güran'ın avukatı Mustafa Demir, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemeleri 1'inci Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Diyarbakır 8'nci Ağır Ceza Mahkemesine müvekkili hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası kararı için itiraz başvurusunda bulundu. İtiraz süresinin son gün olduğu bugün (11 Şubat 2025) istinafa başvuru yapan avukat Demir, şu ifadeleri kullandı.
Narin Güran cinayetinde anne Yüksel, ağabey Enes Amca Salim Güran ve Nevzat Bahtiyar tutuklandı. (A Haber arşiv)
"Tüm Türkiye'nin yakından takip ettiği, her hususun haber yapıldığı eşi benzeri görülmemiş bir yargılama sürecinden geçtiğimizi, bu sürecin içindeki parçalardan biri olarak yakından takip etme fırsatı bulmuş biri olarak, benzer olayların bir daha yaşanmaması yaşam hakkı elinden vahşice alınan Narin Güran'ın benzer olaylarda yaşam hakları ellinden alınmış, şiddette uğramış bir çok çocuğun ismi ve yüzü halline gelmiş bir semboldür. Bu dosyanın tüm Türkiye ve hatta dünyada yankı uyandıran bir olay olduğunu ifade etmemizi tüm kesimlerin kabul edeceği kanısındayız. Bu şekilde kamuoyunda derin ses getiren bir olayda tüm ifadelerin, raporları, taleplerin, haber yapılması karşısında kolluk, savcılık ve mahkemece yapılan işlemler gerekli özen ve hassasiyetle yapılmasını arzu ederdik. Ancak bu durumun böyle olmadığını üzülerek yaşadık." dedi.



