MHP lideri Devlet Bahçeli'den emniyet müdürlerinin açığa alındığı olayla ilgili flaş sözler: Hedef Cumhur İttifakı ve Türkiye
Son dakika haberine göre MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. İsrail'in Filistin'de yaptığı soykırıma tepki gösteren Bahçeli, "Küresel vicdan Filistin'in yanındadır" dedi. BM'de ABD'nin Filistin tasarısını veto etme ihtimaline de değinen Bahçeli, "Daimi üye sayısı çoğaltılmalı, veto yetkisi sınırlandırılmalı." ifadelerini kullandı. Eurovision'da LGBT propagandası yapılmasına da sert sözlerle değinen Bahçeli, "Bu çağdaşlıksa batsın böyle anlayış." dedi. Bahçeli, çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini de belirterek ÖTV ve KDV sorununun çözülmesi gerektiğini belirtti. MHP lideri son günlerde bazı emniyet müdürlerinin açığa alındığı olayla ilgili de konuşurken, "Hedef Cumhur İttifakı ve Türkiye" dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Milli Eğitim Bakanlığınca hazırlanan 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni yeni yüzyılın milli eğitim çatısı olarak değerlendiriyor, samimiyetle destekliyoruz. Mesnetsiz eleştirilerin iyi niyetten yoksun olduğu kanaatindeyiz." dedi. Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 14. olağan büyük kurultayda kabul edilen yenilenmiş parti programlarında yer alan dış politika esaslarına değindi.
Bölgesel veya küresel mahiyetli sorunların uluslararası hukuk çerçevesinde adil ve kalıcı çözümlere kavuşturmanın dış politikalarının özünü teşkil ettiğini vurgulayan Bahçeli, uluslararası karar alma mekanizmalarının baştan ayağa revize edilmesinin, artan reform çağrılarının mutabakata bağlanmasının küresel istikrarın tesisi bakımından artık ertelenemez bir mecburiyet olduğunu söyledi.
Bahçeli, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda, Filistin'in üyeliğinin Güvenlik Konseyi'nde tekrar görüşülmesi ve bu ülkeye bazı ilave haklar tanınmasını öngören tasarının onaylandığını anımsatarak, şöyle devam etti: "Uluslararası toplum ezici çoğunlukla Filistin'in yanında durmuştur. Küresel vicdan Filistin halkının meşru mücadelesine destek verirken, İsrail saldırılarına bir nevi tepki göstermiştir. Filistin'in üyelik tasarısının BM Genel Kurulu'nda onaylanması karşısında İsrail temsilcisinin çıldırmış gibi Birleşmiş Milletler Şartı'nın bir kopyasını imha etmesi, kararın terör için bir ödül olduğunu ileri sürmesi siyonist vandallığa uygun düşen bir saygısızlık ve seviyesizlik olarak kayıtlara geçmiştir. Netanyahu yönetimi terör arıyorsa, terörist görmek istiyorsa, soykırımcıları tanımak istiyorsa bir boy aynasına ilk elden bakmayı mutlaka tercih etmelidir. İsrail'in azgın şımarıklığı, işlediği korkunç cinayetleri, insani değerleri hiçe sayması haddi ve hududu çoktan aşmıştır. Şu haksızlığa, şu hukuksuzluğa bakınız ki, Genel Kurul'da 143 ülkenin 'evet' kararı Konsey'de adeta temyiz edilecek, beş daimi ülkeden birisinin vetosu halinde onca emek ve emel heder olup gidecektir. ABD'nin Filistin'in üyeliğini bir kez daha veto etmesi muhtemeldir."
Uluslararası toplumun İsrail saldırılarını durdurmak, kalıcı çözüm ve barışı temin etmek için mutlak surette somut adımlar atması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, BM'nin demokratikleşmesinin acil bir eylem planı çerçevesinde ele alınması, bu zorlu süreçte ortak akıl ve iradenin öne geçmesi gerektiğini söyledi.
Bahçeli, ABD, Çin, Fransa, Rusya ve İngiltere'nin daimi ülke statülerinden kaynaklanan veto yetkilerinin Genel Kurul'da desteklenen kritik uluslararası karar ve müdahaleleri sonuçsuz bıraktığına işaret ederek, bu hususun uluslararası toplumun değişen dengelerine bütünüyle mugayir olduğunu kaydetti.

BM Genel Kurulu'nun, Güvenlik Konseyi'nin işleyişi üzerindeki yetkisinin artırılarak karar alma süreçlerinde daha müessir olmasının şart olduğunun altını çizen Bahçeli, Güvenlik Konseyi'nin işleyişinin daha açık ve hesap verebilir olmasını "elzem bir ihtiyaç" olarak niteledi.
Bahçeli, "Eşit temsiliyet hakkının sağlanması gecikmeksizin hayata geçirilmelidir. Farklı dengeleri, gelişmişlik seviyelerini ve ittifakları da dikkate alarak daha kapsayıcı bir yapı kurulması gerekmektedir." dedi.
BM Güvenlik Konseyi ile ilgili önerilerini hatırlatan Bahçeli, "Daimi üye sayısının çoğaltılması akla en yatkın seçeneklerden birisi olarak önümüze çıkmaktadır." ifadesini kullandı.
Üye sayısının artışı ve veto yetkisinin sınırlandırılmasının dünya barışına muazzam bir hizmet olacağını belirten Bahçeli, şunları söyledi: "Gazze'de bebekler katledilirken BM Güvenlik Konseyi'nde veto silahına sarılıp İsrail'e payanda olanlar bunun hesabını asla veremeyecekler, makul ve mantıklı hiçbir teze sığınamayacaklardır. Soykırımın bahanesi olamaz. 35 bin insanın cinayeti örtbas edilemez. Geçen hafta başında Hamas'ın Katar, Mısır, ABD ve BM garantörlüğünde ateşkes teklifini kabul ettiğini açıklamasına rağmen, Netanyahu'nun Refah'taki masumlara saldırması en hafif tabirle alçaklıktır. 221 gündür Gazze'de hüzün vardır, hüsran vardır, zulmün hükmü geçerlidir. 221 gündür çoluk çocuk, kadın yaşlı demeden masum sivil halk yok edilmektedir. İsrail, Gazze'nin kuzeyinde uyguladığı derin kuşatmayı diğer bölgelere doğru genişletirken aynı derecede açlık ve sefaleti de yaygınlaştırmaktadır."
Bahçeli, Refah'a yönelik kara operasyonunun Gazze'nin dünyayla irtibatını kopardığını, Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı'nın kapatılmasıyla insani yardımların engellendiğini, açlık sorununun baş gösterdiğini söyledi.

"9,5 MİLYAR DOLARLIK TİCARET BİR KALEMDE SİLİNİP ATILMIŞTIR"
Türkiye'nin atılgan, ahlaklı, sabırlı ve akıl dolu cesur politikalarıyla Filistinlilerin duacısı ve destekçisi olduğunu ifade eden Bahçeli, "Öylesine azimli, dirayetli, insani ve vicdani bir dış politika takip edilmektedir ki İsrail'le yapılan 9,5 milyar dolarlık ticaret bir kalemde silinip atılmıştır." diye konuştu.
Türkiye'nin çok büyük bir ülke olduğunu, haklının safında, zulmün ve zulüm piyonlarının karşısında bulunduğunu belirten Bahçeli, "Tarihin sesi kulaklarımızda çınlamaktadır. İnanç, kültür ve gönül coğrafyalarımızın feryatları milli yüreklerde dalgalanmaktadır. Bu süreçte Sayın Cumhurbaşkanı'mızın ve kabinesinin sonuna kadar yanında olduğumuzu, ne karar alınırsa alsın arkasında duracağımızı herkesin bilmesinde sayısız yarar olacaktır." dedi.
"GAZZE'Yİ SAVUNMAK DEMEK, GAZİANTEP'İ SAVUNMAK DEMEKTİR"
"Vadedilmiş toprakların nihai hedefi Anadolu coğrafyasıdır" diyen Bahçeli, şu değerlendirmeyi yaptı: "Bugün Gazze'de boyun eğersek, bugün Kudüs'te susarsak, gelecekte son yurdumuzda çok çetin olaylar yaşanabilecektir. Gazze'yi savunmak demek, Gaziantep'i savunmak demektir. Gazze'yi konuşmak demek, Şanlıurfa'yı konuşmak demektir. Hiç kimse boşa sallayıp dolu tutmanın çabasına heves etmesin. Hiç kimse Gazze'yi günlük politika malzemesi haline getirip, buradan bir cephe açarak Türkiye'yi suçlamaya, siyasi ikbal ve ikmal gayesine meyletmesin. Biz böylesi çarpık ve çürük zihniyetlerin ön planda Gazze çığlığı atarken, arka planda siyonizmin değirmenine nasıl su taşıdıklarını gayet iyi biliyor ve maskelerinin altındaki nursuz suratlarını da yakından tanıyoruz. Diyorum ki İsrail ile Filistin arasında bir an evvel ateşkes rejimi tezahür etmeli, kalıcı barış için taraflar harekete geçmelidir. İki devletli çözümden başka herhangi bir alternatiften bahsedilemeyecektir. Başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırları temelinde, egemen, siyasi ve toprak bütünlüğünü sağlamış bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasından ve tanınmasından başka bir seçenek yoktur, aksi halde Orta Doğu ve dünyanın bir kıvılcımla yanması mukadderdir."
"TARİHİN GERİSİNDE KALMAYACAĞIZ"
Bahçeli, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerinin herkesin sahip çıkıp gerçeğe dönüştürmek için çalışacağı milli bir vizyon hamlesi olduğunu vurgulayarak, "Çağın gereklerine milli ve yerel tedbirlerle ayak uyduracağımızı, kökümüzden ve milli kimliğimizden kopmadan dördüncü ve beşinci endüstri devrimlerini pas geçmeyeceğimizi düşünüyorum. Önceki yüzyılı kaybetmiş olsak da yeni yüzyılı Allah'ın izniyle kaybetmeyeceğiz ve tarihin gerisinde kalmayacağız." ifadelerini kullandı. Bahçeli, bunu sağlayabilmek için milli eğitimin en büyük koz ve güvence olduğunu belirtti.



