Son dakika | MHP lideri Bahçeli'den siyasetteki ılıman iklime zeytin dalı: Duvar değil köprü inşa etmeliyiz
Son dakika haberi... MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bahçeli siyasetteki ılıman iklime zeytin dalı uzatarak "Duvar değil köprü inşa etmeliyiz" dedi. Gazze'deki soykırıma da büyük tepki gösteren MHP lideri "Masumların kanı Netanyahu'yu boğacak." ifadelerini kullandı. Özgür Özel'in Kavala sözlerine de Bahçeli "Türkiye hukuk devletidir. Kimse mahkemelere talimat veremez." diyerek yanıt verdi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Sinan Ateş davasına ilişkin iddialara tepki gösteren Bahçeli, "Yargılama süreci derhâl başlatılmalıdır. Ne biliyorlarsa acilen mahkemeye yetiştirsinler. Bakalım hukuki süreç Ankara'da mı bitecek Pensilvanya'ya mı dayanacak hep beraber göreceğiz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in görüşmesini değerlendiren Bahçeli "Siyasette duvar örersek yanlışa düşeriz. Sıkılı yumrukların açılması, yumuşamanın hakim olması halisane dileğimizdir. Kutuplaşmak yerine kucaklaşma lazımdır. Yumuşamanın hakim olması dileğimizdir. Siyaset kavga arenası değil konuşma sahasıdır." ifadelerini kullandı.
MHP lideri Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
Değerli vekiller, muhterem misafirler, basınımızın mümtaz temsilcileri, hepinizi hürmetle selamlıyorum. Bugünkü toplantımızı takip eden vatandaşlarımıza selamlarımı gönderiyorum.
Hangi şartlar altında kalırsak kalalım hakikati haykırmaktan çekinmeyeceğiz. Suyun üstünde bile yürüsek yüzme bilmiyorlardı diyenler çıkacak. İşimize, önümüze bakacağız. Mücadelemizden taviz vermeyeceğiz. Zulüm karşısında mazlumların yanındayız.

TATLI SU KURNAZLARINI İBRETLE TAKİP EDİYORUZ
Elinizi vicdanınıza koy desek, koyacak yer bulamayacak kimi insanların elbette bizi anlamasını beklemiyor, böylesi bir hayale kapılmıyoruz.
Çıkarlarına ters düşenleri, yollarına taş koyanları, rüzgarlarını kesenleri on metrelik kuyuya itip beş metrelik iple kurtarma rolüne soyunan tatlı su kurnazlarını tanıyor, biliyor, ibretle takip ediyoruz.
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü intikam gününe tahvil etmek için çırpınan şehir eşkıyasının meselesi ne emek ne de dayanışmadır. Tıpkı ağababaları Marx gibi, hayatlarında tek bir fabrikaya girmemiş, tek bir emekçinin elinden tutmamış bu güruhun aklı rehinli, iradesi ipotekli, vicdanı da tutsaktır. 1 Mayıs'ta yalnızca görevini yapan ve sağduyulu tavrı sebebiyle övgü alan Türk polisine düşmanca saldıranlar, nefretle muamele edenler, biliniz ki, haçlı kalıntısı ve düşman bakiyesidir. Emek gücü, bir kimsenin çalışma ve mal üretme kudretidir.
Hayatları miskinlik, tembellik, hainlik ve tufeyli utanmazlıkla geçen küçük bir azınlığın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde sahneye çıkıp Taksim'e yürüme ve burada gösteri yapma gayesi her şeyden evvel maksatlıdır, maşalıktır, madrabazlıktır. Emek ve Dayanışma Günü'nü ülkemin her yerinde kutlamak mümkündür. Peki bu Taksim ısrarı niyedir? Buradaki amaç nedir? Emek ve dayanışmayla Taksim'in ne alakası vardır?

ÜÇ BEŞ HAYDUT 1 MAYIS'I TERÖRİZE ETTİ
1 Mayıs 1977'deki acıklı ve vahim hadiselerin tekrarı mı planlanmaktadır? Taksim inadının altında yatan hesap nedir? Emek kutsaldır, emekçilerimiz saygındır, hepsi de başımızın üstündedir. Ne var ki, emekle, emekçiyle, üretimle, alın teriyle, helal kazançla hiçbir bağ ve bağlantısı olmayan üç beş haydudun 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü terörize etme çabası, en başta emek ve emekçi düşmanlığına hizmettir.
NETANYAHU İÇİN HESAP GÜNÜ YAKINDIR
Türkiye'nin İsrail'in yargılandığı davaya müdahil olması önemli adımdır. Türkiye'nin İsrail ile ihracatını diline dolayanların fitne çıkarları bozulmuştur. Netanyahu için hesap günü yakındır. Bundan kaçış söz konusu değildir. 35 bin kişinin dökülen kanı Netanyahu'yu boğacaktır. Hem Türkiye hem de dünyada pek çok ülke zalim İsrail'e karşı ayaktadır.



