Bir Ekrem İmamoğlu vakası daha! 'Battal'ın ardından 'Keskin' kriz! CHP İstanbul'dan mı yönetiliyor Ankara'dan mı?
Yerel seçimlere giderayak CHP'deki krizlere bir yenisi daha eklendi. Parti içinde yeniden aday gösterilmeyeceğini öğrenen CHP'li Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, partiden Ekrem İmamoğlu'nu hedef alarak zehir zemberek sözlerle istifa etmişti. İlgezdi, İmamoğlu'na yönelik "Mevkidaşım bana bunu tebliğ edemez" ifadelerini kullanırken, "Parti İstanbul'dan mı Ankara'dan mı yönetiliyor" diyerek koltuk savaşını bir kez daha günsüzüne taşımıştı. Bu kez de CHP Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin, yerel seçimlerde aday gösterilmemesine ilişkin benzer bir açıklamada bulunarak, İmamoğlu'nu hedef aldı.
Cumhuriyet Halk Partisi'nde 14 ve 28 Mayıs seçimlerinin ardından başlayan "değişim" tartışmaları, 38. Olağan Kurultay'da Özgür Özel'in genel başkan seçilmesiyle son bulurken, yerel seçimler öncesi parti içinde yeni krizler patlak veriyor.

CHP'DE YEREL SEÇİM KRİZİ!
Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin, 31 Mart'ta yapılacak yerel seçimlerde aday gösterilmemesine ilişkin, "Keşke aday belirleme sürecinde, yapılacağı söylenen kamuoyu araştırması, temayül yoklaması veya liyakat göz önüne alınarak objektif bir değerlendirme yapılmış olsaydı ve sonucu da gerçekten ve sadece MYK/PM kararı ile belirlenerek açıklansaydı." değerlendirmesinde bulundu.

BİR EKREM İMAMOĞLU VAKASI DAHA: ADAY OLMADIĞIMI BANA KENDİSİ TEBLİĞ ETTİ
Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla yaşanan süreci anlatan Keskin, 26 Ocak'taki CHP Parti Meclisi toplantısı sonrasında gelecek dönem için Şişli Belediye Başkanlığına aday gösterilmediğinin duyurulduğunu hatırlattı.
Keskin, "Bu karar biçimsel olarak partimiz kurullarında alınmış bir karar olarak sunulmuş olmakla birlikte, Şişli Belediye Başkanlığına aday gösterilmeyeceğim cuma sabahı saat 08.00'de beni davet etmiş olan Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu tarafından, yani konunun MYK ve PM'ye gelmesinin öncesinde bana tebliğ edilmişti. Keşke aday belirleme sürecinde, yapılacağı söylenen kamuoyu araştırması, temayül yoklaması veya liyakat göz önüne alınarak objektif bir değerlendirme yapılmış olsaydı ve sonucu da gerçekten ve sadece MYK/PM kararı ile belirlenerek açıklansaydı. Tüzüğümüz gereği olması gereken de buydu. 100 yıllık CHP'nin kurumsal kimliğine de bu yakışırdı." ifadelerini kullandı.


