İSRAİL'İN GAZZE'YE SALDIRILARI
Bahçeli, bölgesel krizlerin sürekli tırmandığı, çatışmaların tahrik edildiği risk ve tehditlerle dolu bir dönemden geçildiğine işaret ederek, İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü katliamların aralıksız devam ettiğini ve insani felaketlerin kahredici boyutlarda olduğunu anımsattı.
Çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 25 bine yakın masum insanın, terör devleti İsrail'in kanlı saldırılarıyla hayattan koparıldığını vurgulayan Bahçeli, Batılı ülkelerin İsrail'i silahlandırmaya, zulüm ve cinayetleri teşvik etmeye izansızca ve insafsızca devam ettiğine dikkati çekti.
Almanya'nın İsrail'e silah satışını 10 kat artırmasının, ABD'nin askeri, siyasi ve ekonomik desteği, gözü, gönlü ve vicdanı kapalı şekilde yağdırmasının, işlenen soykırım suçuna aleni ortaklıktan başka bir şey olmadığını belirten Bahçeli, zalimlerin, mazlumların kanını nehir gibi akıttığını ifade etti.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, İsrail-Filistin ihtilafının yumuşaması, kalıcı ateşkes ve barış ortamının yeşermesi için evvelemirde ilk şartın, iki devletli çözümün işlerlik ve işlevsellik kazanması olduğunu dile getirdi.
Medyaya yansıdığı kadarıyla ABD Başkanı Joe Biden ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında yapılan bir telefon görüşmesinde iki devletli çözümün konuşulduğuna, İsrail Başbakanı'nın buna sıcak yaklaşmaya başladığının iddia edildiğine dikkati çeken Bahçeli, Gazze'de derhal ateşkesin sağlanması, barış görüşmeleri için masa kurulması, başkenti Doğu Kudüs olan 1967 sınırları temelinde bağımsız ve egemen Filistin devletinin kabul edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Ağır insan hakkı ihlallerine son verilmesi gerektiğini, bebekleri, çocukları, kadınları öldüren barbarların yakasından tutulması, burunlarından fitil fitil getirilmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin bugün yapacağı Filistin konulu toplantısından bağlayıcı, uzlaştırıcı ve barışa hizmet eden bir kararın çıkmasını dilediklerini söyledi.
Gazze'de insani facia son sürat devam ederken Yemen'in huzursuz ve sancılı, Çin-Tayvan ilişkisinin gergin, Rusya-Ukrayna krizinin canlı ve dirençli olduğunu, Irak, İran ve Pakistan arasında çok ciddi gelişmelere yol açma ihtimali olan silahlı ve siyasi kutuplaşma yaşandığını aktaran Bahçeli, "Bizim temennimiz, dost ve kardeş ülkeler arasında sükunet ve iyi ilişkilerin hakim olması, bölgesel savaşa dönüşebilecek provokasyonlardan mutlak surette kaçınılmasıdır." diye konuştu.
Irak'taki bazı hedeflere yönelik İran saldırılarının, İran'ın 16 Ocak'ta Pakistan'a, Pakistan'ın da 18 Ocak'ta İran'a yönelik füzeli saldırılarının hiçbir şekilde meşru görülemeyeceğine, bu restleşmenin kazananının sadece emperyalist unsurlar olacağına işaret eden Bahçeli, şu değerlendirmede bulundu:

"Çevremizde vasat bulan müessif hadiselere baktığımızda ülkemizin bir kuşatma altında tutulduğu görülecek, tarih sayfalarını dikkatle araladığımızda buna benzer zorlu dönemlerin sık sık tezahür ettiğine şahit olunacaktır. Millet olarak yüzyıllardır devam eden küresel bir komplonun, dıştan kuşatmayı ve içten çökertmeyi amaçlayan mütecaviz bir saldırının hedefindeyiz. Tarih boyunca kuşatma, karartma ve yıldırma politikaları hiç kesilmemiştir. Türk milletinin varlığından ürken sömürgeci güçler, değişik araç ve kanallardan sürekli olarak üzerimize hücum etmişlerdir. Amaç Türk milletinin hakimiyetini kırmak, gücünü dağıtmak, yönetimi altında bulunan coğrafi havzalardan çıkarmak üzerine bina edilmiştir. Bunun için küresel mevziler tahkim edilmiş ve kalabalıklaştırılmıştır. Kimi zaman iç hassasiyetleri kaşıyarak, kimi zaman etnik ve mezhep anlaşmazlıklarını kanatarak, kimi zaman hainleri görevlendirerek, kimi zaman da savaşlarla sonuç alınmak istenmiştir."
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Baskı ve dayatmayla şehitlere rahmet dilememek, sonrasında da 'kaymakam şiddet uyguladı' bahanesiyle küçücük bir çizikten darp raporu almaya tevessül etmek Müslümanca bir tavır değildir." dedi.
Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, Osmanlı İmparatorluğunun beş kuşatmaya maruz kaldığını, bu kuşatmaların daha acımasızının, bugün Türkiye'nin içindeki işbirlikçiler eliyle yürütüldüğünü söyledi. Bahçeli, "Bu defa hedef son yurdumuz, kardeşliğimiz, milli birlik ve bekamızdır. Bu defa hedef büyük milletimizin bizatihi varlığıdır. Malum şer ittifakının üniter yapımıza cephe almasının gerçek nedenini burada aramak lazımdır." diye konuştu.
Muhalefetin milli ve manevi değerlerin tümüne var gücüyle hançer salladığını ifade eden Bahçeli, bugünkü kuşatmanın yarılamaması halinde bölgesel krizlerin yeni tatbik sahasının Anadolu coğrafyası olacağını belirtti.
Bahçeli, "İşte bu yüzden 31 Mart seçimleri istikrar ile dağınıklığın, sadakat ile hıyanetin, şehit ile caninin, gazi ile gafletin, husumet ile muhabbetin, hizmet aşkıyla hüsran arayışının, cumhur ile zilletin, vatan ile satanların arasında yapılacaktır. Kazanan Türkiye, Türk milleti olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

"TÜRK MİLLETİ ARTIK UZAYDADIR, 'BURADA BEN DE VARIM' DEMİŞTİR"
Türk milletinin sinesinden doğmuş bir vatan evladını, Müslüman Türk astronomi dehalarının rüyasını gerçekleştirmek üzere birkaç gün önce uzaya uğurladıklarını hatırlatan Devlet Bahçeli, mazinin ihtişamlı devirlerinin tekrar dirilişe geçmeye başlamasından bahtiyarlık duyduklarını vurguladı.
Bahçeli, Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı'nın da içinde bulunduğu 4 astronotu taşıyan kapsülün yaklaşık 36 saatlik yolculuktan sonra cumartesi günü Uluslararası Uzay İstasyonu'na kenetlendiğini anımsatarak şöyle devam etti:
"Bu gelişme Türkiye ve Türk milleti için tarihi değer ve önemdedir. İstikbalin göklerde olduğunun teyidi yapılmıştır. Bir gün gelecek uzayda çok daha büyük keşiflere, çok daha büyük mucizelere Türk çocukları imza atacaktır. Ümidim ve niyazım budur. Türk milleti artık uzaydadır, 'Burada ben de varım' demiştir. 14 gün boyunca uzayda kalacak Alper Gezeravcı kardeşimize çalışmalarında başarılar diliyor, sağ salim şekilde dönmesini temenni ediyorum. Bu süreçte en büyük desteği veren Cumhurbaşkanı'mız başta olmak üzere, emeği geçen herkese yürekten teşekkür ve tebriklerimi iletiyorum."

"KULDAN KORKANIN ALLAH'TAN KORKUSU OLMAZ"
Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde bir camide cuma günü yaşanan olaya değinen Bahçeli, yaşanan olayın planlı, sübjektif, tek yanlı ve sistematik biçimde büyütülüp asıl mecrasında saptırılan bir hadise olduğunu anlattı.
Minbere çıkan imamın, Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan hutbeyi okurken, şehitlere rahmet içeren bölümü atladığını söyleyen Devlet Bahçeli, hutbeyi daha önce internetten okuyan ilçe kaymakamı Burak Akeller'in hutbeyi eksik okuyan imamı uyardığını ve hutbenin doğru okunmasını sağladığını aktardı.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Namazın hemen sonrasında, kaymakamımız, bu imama neden mezkur bölümü okumadığını sorunca, 'Bana baskı yapılıyor, o yüzden okumadım' cevabını almış. Bunun üzerine de 'Sen devletin imamısın, kim baskı yapabilir?' diye çıkışmıştır. Kuldan korkanın Allah'tan korkusu olmaz, olamaz. Baskı ve dayatmayla şehitlere rahmet dilememek, sonrasında da 'kaymakam şiddet uyguladı' bahanesiyle küçücük bir çizikten darp raporu almaya tevessül etmek Müslümanca bir tavır değildir.
Müslüman yalan söyleyemez, Müslüman iftira atmaz, Müslüman nefret saçmaz, Müslüman Allah'tan başkasına asla eğilmez. Şehitlerimizin tarifi Kur'an-ı Kerim'de, köşkleri cennette, yerleri de Müslüman Türk milletinin gönlündedir. Kulp Kaymakamı'mız Burak Akeller'in tertemiz alnından öpüyor, onu yetiştiren anasına, babasına şükranlarımı sunuyor, Müslüman Türk duruşundan dolayı tebrik ediyor, başarılar diliyorum."
Konuya hassasiyet gösteren İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'ya da teşekkür eden Bahçeli, üzücü hadiseyi fırsat bilip Kaymakam Akeller'e saldıran, suçlayan, hakaret eden, sosyal medyadan kinlerini kusanları bildiklerini ve hiçbirine pabuç bırakmayacaklarını ifade etti.
BAHÇELİ, KÜRSÜDEN HUTBENİN OKUNMAYAN KISMINI OKUDU
Cumhur İttifakı'na husumet duyanların bu vesile ile saklandıkları deliklerden dışarı fırladığını anlatan Bahçeli, FETÖ'nün kundağında sallanan, maklube sofralarında kaşık sallayanların tek tek ortalığa döküldüğünü söyledi. Bahçeli, şunları kaydetti:
"Deva'cılar, Serokçular, terör örgütü yandaşları, bölücüler, müfteriler, bayraksızlar, FETÖ'cüler, kriptocular, devlete ve millete diş bileyen namertler hemen kendilerini ele vermişlerdir. Mesele sadece bir kaymakam ile bir imam arasında geçen tatsız bir olay değildir. Pusuda bekleyip el ovuşturanların, milli birlik ve kardeşliğimizi bozmayı hedefleyenlerin provokasyonları bu tespitimizi iyice netleştirmiştir. Serok Ahmet sana gelince, imamın darbedildiği yalanını servis edip peşine takılman, kaymakamımızı önyargılarının esiri olarak suçlaman şahsın ve zihniyetin adına münafıklık alametidir ve tövbe etmen temennimizdir."

Bahçeli, Diyanet İşleri Başkanlığınca 19 Ocak 2024 Cuma günü okunmak üzere camilere gönderilen hutbenin, söz konusu imam tarafından okunmayan kısmını kürsüden okudu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Hindistan'ın Uttar Pradeş eyaletinde 6 Aralık 1992'de milliyetçi Hinduların altında tapınak olduğu iddiasıyla yıktıkları, Babür İmparatorluğundan kalma 1528 tarihli Babri Camisi'nin yerine inşa edilen Hindu Rama Tapınağı'nın törenle açılmasını da kınadı.
Emekli maaşlarına ilişkin yapılan iyileştirmeleri desteklediklerini belirten Bahçeli, emeklilerin daha fazlasını hak ettiklerine samimiyetle inandığını sözlerine ekledi.