Milli Savunma Bakanlığından 'Gazze' açıklaması: Hem insani yardım hem tahliye konusunda görev almaya hazır

Son dakika haberleri... Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, "Irak ve Suriye’nin kuzeyi dahil, son bir haftada etkisiz hale getirilen 42 terörist ile birlikte, bu yıl içerisinde toplam 1682 terörist etkisiz hale getirilmiştir." ifadelerine yer verildi. Öte yandan yapılan açıklamada Gazze'ye yardım gönderilmesiyle ilgili, "Türk Silahlı Kuvvetleri verilecek direktifler doğrultusunda hem insani yardım hem tahliye konusunda görev almaya hazırdır” ifadelerine yer verildi.
Milli Savunma Bakanlığı'nın haftalık basın bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Terörle mücadele ile Ege ve Akdeniz başta olmak üzere birçok konunun ele alındığı toplantıda özetle şu bilgiler paylaşıldı:
Millî Savunma Bakanlığının tüm birlik ve kurumları ülkemizin savunma ve güvenliği için üstlenmiş olduğu tüm görevleri büyük bir azim ve kararlılıkla yerine getirmektedir.
TERÖRLE MÜCADELE HAREKÂTI
24 Temmuz 2015'ten bugüne kadar 39 binden fazla (39.025) teröristi etkisiz hâle getiren Türk Silahlı Kuvvetlerimizin; PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ ve FETÖ terör örgütleri başta olmak üzere her türlü tehdit ve tehlikeye karşı kesintisiz ve kararlı mücadelesi devam etmektedir.
Bu kapsamda; Irak ve Suriye'nin kuzeyi dâhil, son bir haftada etkisiz hâle getirilen 42 terörist ile birlikte, bu yıl içerisinde toplam 1.682 terörist etkisiz hâle getirilmiştir.
Eli kanlı teröristler bu coğrafyadan sökülüp atılıncaya kadar terör yuvalarını yerle bir etme irade ve kararlılığımız, gereken yer ve zamanda artan bir etki ve yoğun bir baskıyla sürecektir.

SURİYE
İstikrarın bir an önce tesis edilmesi, Suriyelilerin emniyetli bir ortama geri dönüşlerinin sağlanmasına yönelik çalışmalarımızın devam ettiği Suriye'de, harekât alanlarımızda sağlanan güvenlik ve huzur ortamını bozmaya yönelik teröristlerin taciz ve saldırı girişimleri devam etmektedir.
01 Ocak'tan itibaren birliklerimize 400 taciz ve saldırı gerçekleştirilmiştir. Anında ve misliyle verilen karşılık ile 26'sı son bir haftada olmak üzere 1.272 terörist etkisiz hâle getirilmiştir.
HUDUT GÜVENLİĞİ
Teknolojik vasıtalarla desteklenmiş fiziki güvenlik tedbirleri ve tesis edilen çok katmanlı emniyet sistemi ile korunan hudutlarımızda, alınan ilave ve etkin tedbirler sayesinde;
Son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 633 şahıs yakalanmıştır. Bu şahıslardan 9'u FETÖ mensubu olmak üzere 11'i terör örgütü üyesidir. 4.956 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir.
Böylece, yıl içerisinde hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 9.863'e yükselmiştir. Bu şahıslardan 382'si FETÖ mensubu olmak üzere toplam 548 terör örgütü mensubu kolluk kuvvetlerine teslim edilmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 176.338 olmuştur.
FETÖ İLE MÜCADELE
Yeni bilgi, belge ve veriler ışığında hassasiyetle devam eden FETÖ ile mücadelemiz karalılıkla sürmektedir.
BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ VE İSTİKRARA KATKILAR / İKİLİ İLİŞKİLER
Değerli Basın Mensupları,
Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; terörle mücadele ve hudut güvenliği ile mavi ve gök vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasının yanı sıra;
- Millî meselemiz olan Kıbrıs,
- "İki devlet, tek millet" anlayışı ile bir ve beraber olduğumuz Azerbaycan,
- Tarihî ve kültürel bağlarımız olan Balkanlar,
- 500 yıllık dostluk ve kardeşlik ilişkilerimiz bulunan Libya başta olmak üzere birçok coğrafyada bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlamayı da sürdürmektedir.
Bu vesileyle kardeş Azerbaycan'ın Bağımsızlık Günü'nü bir kez daha kutluyoruz.
Ayrıca, Sayın Bakanımız tarafından;
- 17 Ekim'de kardeş, dost ve müttefik ülke Kosova'ya,
- 18 Ekim'de ise NATO müttefikimiz Estonya'ya resmî ziyaretlerde bulunulmuştur. Söz konusu temaslarda ikili, bölgesel savunma ve güvenlik ile savunma sanayi konularında kapsamlı, faydalı ve yapıcı görüşmeler gerçekleştirilmiştir.
Estonya ziyaretinde savunma sanayi ürünlerinin tedarikine ilişkin Niyet Mektubu ve Protokol imzalanmıştır.

NATO SAVUNMA BAKANLARI TOPLANTISI / KFOR KOMUTANLIĞI
Türkiye, aktif ve yapıcı bir üyesi olduğu NATO'nun değerlerini ve sorumluluklarını paylaşmayı, İttifak'a katıldığı günden bu yana üstlenmiş olduğu tüm görev ve misyonları başarı ile yerine getirmeyi sürdürmektedir.
Son olarak Sayın Bakanımız, 11-12 Ekim tarihlerinde Brüksel'deki NATO Karargâhında Ukrayna Savunma Temas Grubu Toplantısı ile NATO Savunma Bakanları Toplantısı'na katılım sağlamıştır.
Söz konusu toplantılarda Sayın Bakanımız tarafından;
- Başta toprak bütünlüğü olmak üzere Ukrayna'ya olan desteğimiz,
- Karadeniz Tahıl Girişimi'nin yeniden canlandırılması için başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere çabalarımızın yoğun bir şekilde devam ettiği,
- Karadeniz'deki dengenin "bölgesel sahiplik" ilkesi çerçevesinde korunmasının önemi ve bu doğrultuda Montrö Sözleşmesi'ni dikkatli ve sorumlu şekilde uygulamaya devam edeceğimiz,
- Terörizmin tüm biçim ve tezahürleriyle kararlılıkla mücadele etmekte olduğumuz ve bu konuda müttefiklerimizden destek beklediğimiz,
- Ülkemize yönelik yaptırım ve kısıtlamaların; İttifakın birlik, dayanışma ve uyum ilkeleriyle bağdaşmadığı ve sonlandırılması gerektiği bir kez daha ifade edilmiştir.
Ayrıca Türkiye olarak,
- NATO'nun komuta ve kuvvet yapısına, harekât ve misyonlarına uydu desteği de dâhil olmak üzere, tüm harekât alanlarında yaptığımız katkılar,
- Kosova'da kısa süre önce üstlendiğimiz KFOR Komutanlığının önemi ve bu görevi tam bir tarafsızlık ve şeffaflık ile yerine getireceğimiz vurgulanmıştır.
Diğer yandan;
- AB üyesi olmayan Müttefiklerin AB savunma girişimlerine katılımının önemi,
- İsveç'in terörle mücadeleye yönelik yeni hukuki düzenlemeleri somut bir şekilde uygulamasını beklediğimiz, üyelikle ilgili nihai kararın ise Meclisimizde olduğu,
- Filistin'de yaşanan olaylar kapsamında tarafları itidale davet ettiğimiz; çatışmaların ve sivillere yönelik saldırıların bir an önce sonlandırılması gerektiği belirtilmiştir.
Sayın Bakanımız söz konusu toplantıda mevkidaşları ile ikili ve üçlü görüşmeler de gerçekleştirmiştir.
Bu görüşmelerde, Bulgaristan ve Romanya ile Karadeniz'de deniz mayınlarıyla mücadeleye yönelik "üçlü girişim" oluşturulması konusunda da mutabık kalınmıştır.



