Başkan Erdoğan'dan 14 Mayıs öncesi flaş mesajlar: Sandıktan çıkan her sonuç meşrudur
Son dakika haberi | Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 14 Mayıs seçimlerine saatler kala ortak yayında önemli açıklamalarda bulundu. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başkan Erdoğan, yapılacak seçimde sandıktan çıkacak her sonucun meşru kabul edileceğini ifade ederek "Sandık demokrasinin namusudur." dedi. Erdoğan kaset kumpası sonrası adaylıktan çekilen Muharrem İnce'yi aradığını da söyledi. Erdoğan kumpasla ilgili olarak "Bu bir FETÖ taktiğidir." dedi. Yüzde 50+1 sisteminin değiştirilebileceğinin sinyalini de veren Başkan Erdoğan, "Seçimden sonra böyle bir adım atılabilir." açıklamasını yaptı.
Türkiye tarihinin en önemli seçimine gidiyor. 14 Mayıs'ta yapılacak seçimlere artık sadece saatler kaldı. Başkan Erdoğan, seçime giderken AHaber ve ATV'nin de aralarında bulunduğu ortak yayın programına katıldı. Erdoğan programda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularına yanıt verdi. Başkan Erdoğan, kumpas kurulan Muharrem İnce'yi aradığını açıklayarak "Bu bir FETÖ taktiği. Geçmişte de bunlar yapıldı. Kılıçdaroğlu bu makama malum bir kaset komplosuyla geldi." dedi. Kılıçdaroğlu'nun Rusya ile ilgili iddialarına da yanıt veren Başkan Erdoğan, "Senden devlet adamı olmaz. Yönetici olmaz. Kimsin de Rusya'ya yaptırım uygulayacaksın?" sözlerini kullandı. Başkan Erdoğan, 14 Mayıs'ta sandıktan çıkan her sonucun meşru kabul edileceğini açıkladı. Erdoğan, "Sandık demokrasinin namusudur." ifadelerini kullandı. LGBT sapkınlığı ile mücadeleyi sürdüreceklerini de ifade eden Başkan Erdoğan, "Aile kurumunu tehdit eden ne varsa bütün sapkın akımlara karşı tavrımızı sürdüreceğiz." dedi. Başkan Erdoğan, yüzde 50+1 sisteminin seçim sonrası değişebileceğini belirtti. Erdoğan, "Bu seçimden sonra böyle bir adım atılabilir." dedi.
İşte Başkan Erdoğan'ın gündeme ilişkin açıklamalarından öne çıkanlar:
Öncelikle tüm arkadaşlarımıza adeta final diyebileceğimiz böyle bir televizyon programı benim için güzellik oldu. Şimdi sizlerle birlikte bu pazar gününe gidişte son televizyon programını yapıyoruz. Türkiye yüzyılı vizyonumuzun ilk işaret fişeğini atmıştık. Pazar günü elde edeceğimiz sonuçla cumhuriyetimizin ikinci asrı olan Türkiye Yüzyılı başlayacaktır. AK Parti adeta kendisiyle yarışmaya devam edecektir. Türkiye Yüzyılı'nı tüm vatandaşlarımızla el ele gönül gönüle inşa edeceğiz. O gün dünyanın dört bir yanındaki mazlum ve mağdurlar kazanacak. Bugün Balkanlardan gelen birçok dostlarımız vardı. Yıllardır tanıştığımız dostlarımız, kardeşlerimiz. Bugün onlarla Cuma'da beraber olduk. Daha sonra onlar akşam tüm Rumeli sakinleriyle bir araya geldiler. Ardından 4 bin civarında gençle bir araya geldik. Onlarla olan birlikteliğimizi aynı zamanda ödüller vardı. Bilim, sanat, kültür, sporda.

"MUHARREM BEY'İ BUGÜN ARADIM, YARDIMA HAZIR OLDUĞUMUZU SÖYLEDİM"
Bu yarışa birlikte çıktığımız Muharrem Bey'in buradan ayrılışına doğrusu üzüldüm. Maalesef kaset kumpaslarıyla makama gelen Bay Bay Kemal'in karşısına rakip olunca böyle bir komplo ile karşılaştı. Özellikle bugün Muharrem Bey'i aradım. Kendisine bu süreçle ilgili böyle bir şey nasıl sadır oldu diye kendisiyle konuşayım istedim. Anladığım kadarıyla ortada Kılıçdaroğlu'nun şu anda kolkola, elele olduğu, bu Muharrem Bey'den sadır olan bir şey diye bir şey söylemiyorum.
Bu bir FETÖ taktiği. Geçmişte de bunlar yapıldı. Kılıçdaroğlu bu makama malum bir kaset komplosuyla geldi. Ve bunu da olmayacağını açıklayarak geldi. Olmayacağını açıklayan ertesi gün kalktı aday olduğunu açıkladı. Muharrem Bey'in bu kararının arkasında bir çok şüphesiz ki, gerçekten namuslu, haysiyetli insanların kabullenemeyeceği bazı saldırıların olduğunu bugünkü görüşmemizden anlıyorum. Kendisine her türlü yardıma hazır olduğumuzu söyledik. Devlet olarak yapmamız gereken Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı noktasında bunların yapılabileceği zaten bulunduğumuz makamın görevi. Bu şekilde süreç başlayacaktır. Şu anda bir eksiğiyle gidiyor yarış. Oy pusulasında değişen bir şey yok. Temennim odur ki, sonucu hayır olsun...
"BU SEÇİMİN SONUNDA YA TERÖR ÖRGÜTÜ TAMAMEN BİTECEK YA DA..."
Seçim sürecinde terörist elebaşılarının Millet İttifakı'na ve adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik destek ifadelerini nasıl yorumladığı sorulan Erdoğan, bu sorunun çok çok önemli olduğunu, belki de bu kampanyanın nirengi noktası denilebileceğini söyledi.
Türkiye'nin 40 yıllık terörle mücadele tarihinin en büyük kazanımlarının elde edildiği safhada olunduğunu vurgulayan Erdoğan, "Cudi'de biz varız. Gabar'da biz varız. Tendürek'te biz varız. Bestler Deresi'nde biz varız. Şu anda bay bay Kemal'in el ele, omuz omuza olduğu mahfiller ile şu anda biz adeta savaş halindeyiz." diye konuştu.
Erdoğan, bölücü örgütü sınırların içinde adeta bitme noktasına getirdiklerini dile getirerek, "Sınırlarımız dışında da inlerinden çıkamaz haldeler. Kafasını çıkartanın tepesini eziyoruz. Ama şu anda bay bay Kemal'in, CHP'nin ve yanındakilerin el ele, omuz omuza oldukları kimler? Bunlar. Onlar da umutlarını kendilerine özerklik sözü veren Kılıçdaroğlu'na bağladılar, Suriye'den çekilerek alan açma taahhüdünde bulunan bay bay Kemal'e bağlamış durumdalar." ifadelerini kullandı.
"SADECE KELİME OYUNLARIYLA MİLLETİMİZİ OYALAMAYA ÇALIŞIYOR"
Erdoğan, cezaevlerini boşaltmaktan, teröristleri yeniden kamuya doldurmaya kadar nice vaatlerin şu anda havada uçuştuğunu ifade ederek, şöyle konuştu:
"Dikkat ederseniz bu pazarlıkları tarafların hiçbiri de reddetmiyor. Sadece kelime oyunlarıyla milletimizi oyalamaya çalışıyor. Zaten HDP'nin temsilcileri açık açık bunları meydanlarda da söylüyorlar. Bu seçimin sonunda ya terör örgütü tamamen bitecek ya da yeniden milletimizin canına, malına, namusuna göz dikecek güce kavuşacak. İşin en acı tarafı da kendilerini milliyetçi, milli görüşçü, ulusalcı, demokrat olarak tanımlayan masa ortaklarının bu pazarlığa göz yummasıdır. Parlamento'da bu işi boşuna konuşmadılar. Dikkat ederseniz partiye gelip görüşmediler. Hatta sadece göz yummakla kalmıyor, meşrulaştırmak için kırk dereden su getiriyorlar. 'Rabbim kimseyi Kılıçdaroğlu'nun peşine düşüp de bir ömür boyu savunduğu değerlere sırtını dönenlerin durumuna düşürmesin.' diyorum."
Masada tamamen suç ortaklığına dayalı bir işbirliği oluştuğunu dile getiren Erdoğan, "Bu yüzden kimse kimseye hatasını, yanlışını söyleyemiyor. Milletim konuşması gerektiği zaman susanları görüyor, bize karşı efelenenlerin teröristlere karşı nasıl da biçare kaldığını görüyor. Terör örgütleriyle kol kola yürüyerek şehitlerimizin ruhunu incitenlere, vatandaşım pazar günü cevabını verecektir. Kandil'den talimat alanlara pazar günü benim milletim cevabını en güzel şekilde verecektir." dedi.

"BAY BAY KEMAL SEN KİMSİN RUSYA'YA YAPTIRIM UYGULAYACAKSIN?"
Batı basınının Türkiye'deki seçimlere olan ilgisi hatırlatılan Erdoğan, "Bu noktada siz özellikle Batı'nın sadece basınının değil, Amerika Birleşik Devletleri'nin, Avrupa Birliği'nin rakibinizden yana bir pozisyon aldığını düşünüyor musunuz?" şeklinde yöneltilen soruya, "Hatırlarsanız daha kampanyanın öncesinde Biden'ın açıklamaları vardı. İsim vererek konuşuyorum. Bu neydi? Erdoğan'ın saf dışı edilmesiydi. Biden benimle özel muhabbeti de güya olan birisi. Ama bu açıklamayı ne yazık ki yani, dil sürçmesi diyemeyeceğim, acımasızca yaptı. Bu açıklamasından sonra defalarca da biz bir araya geldik. Görüşmelerimiz oldu. Kendisine sorunca o maalesef böyle çark etmeye çalıştı." yanıtını verdi.
Erdoğan, bu defa CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun çıkıp Rusya'ya saldırdığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şimdi Rusya'dan da sözcü Peskov, 'Bunu ispatlaması gerekir.' dedi. 'Bunu ispatlayamazsa bunun altından kalkamaz.' dedi. Şu anda eğer ben siyasetçiysem, 40 yıllık bir geçmişim varsa burada tabii bir şeyi çok açık ortaya koymamız lazım bay bay Kemal. Bak sen bu siyaseti hala öğrenemedin. Sen çırak bile olamadın. Türkiye'nin yönetimine talip olan kalkıp 'Ben Batı'yı dost edineyim.' Çünkü ne diyor? 'Rusya'ya yaptırım uygulayacağım.' diyor. 'Batı'nın uyguladığı yaptırım neyse onu Rusya'ya da uygulayacağım.' diyor. Yahu senden devlet adamı olmaz. Senden yönetici olmaz. Sen kimsin de Rusya'ya yaptırım uygulayacaksın? Adama demezler mi ya? Sen Rusya'ya yaptırım uyguladığın zaman, Avrupa'daki birçok ülke buyur 'Rusya'ya yaptırım uygulayacağım.' diye ortaya çıktı. Sonra hepsi geri vitese taktı. Niye? Çünkü böyle devlet adamlığı olmaz."
"DIŞ POLİTİKADA BAĞLARI KOPARMAYACAKSIN"
Devlet yönetmede Japonların bir atasözü olduğunu aktaran Erdoğan, "Adeta iplikle bağlı tutacaksın. Gün olur, lazım olur. Koparmayacaksın bağları. Ben Amerika'yla da dostum, Rusya'yla da dostum, Batı'da bize kindar olanlarla da dosttuk. Örneğin Fransa'da Macron. Sağı solu belli olmayan birisi. Bir gün bakıyorsun böyle dost havalarında gözüküyor, oturuyorsun, konuşuyorsun. Hadi diyorsun 'Bak bir daha bu yanlışlar yapılmasın. Eğer bu yanlışlar yapılırsa ben senle kolay kolay bir daha görüşmem.' Ama bakıyorsun 'hayır' diyor. 'Yok öyle bir şey.' Ama gidiyor sağda solda. Başlıyor gene aleyhimizde konuşmaya. Ama şu anda da buyur Le Pen, Macron'u solladı geçti." ifadelerini kullandı.
"BAY KEMAL YANLIŞ YOLDASIN"
Erdoğan, devlet adamlığının böyle olmayacağını, devletin de böyle yönetilemeyeceğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yani sen herkesle münasebetlerini iyi tutacaksın. Koparmayacaksın bağları. Gün ola ihtiyaç olur. Onun sana ihtiyacı olabilir. Senin ona ihtiyacın olabilir. Şu anda Biden beni evimde ziyaret edecek kadar dostluğumuz olan bir insan olduğu halde, aynı şekilde biz Amerika'da onlarla eşim olsun, ben olayım bu tür münasebetlerimiz olduğu halde ama bu açıklamayı yapması beni mesela rencide etmiştir. Ama öbür tarafta ben Amerika Rusya'ya olumlu bakmıyor diye hiçbir zaman Sayın Putin'le münasebetlerimi kesmedim."
Rusya'yla münasebetlerinin güçlü olduğunu vurgulayan Erdoğan, daha da artacağı istikametinde meyiller bulunduğunu aktardı.
Turizm gelirinin en ciddi potansiyelinin Rusya'dan geldiğine işaret eden Erdoğan, "Almanya'yı bile geçti. Böyle bir durum var. Ben kalkıp da böyle işbirliğimizin olduğu ülkeyi nasıl dışlarım? Böyle bir şey olabilir mi? Ne diyor? 'Batı'nın istediği yaptırımları yapacağız.' diyor. Bay Kemal yanlış yoldasın. Böyle bir şeyi zaten bu fırsatı dahi bulamayacaksın. O ayrı bir şey de. Ama bu ifadeyi kullanmak bile, Peskov 'Bunu ispat etmen gerekir.' diyor. 'Böyle bir şey söz konusu değil. Rusya'dan Türkiye'ye karşı böyle bir ifade kullanılmamıştır. Böyle bir yaklaşım yoktur. Dolayısıyla bunu ispat etmen gerekir'. Hadi bakalım ver cevabını şimdi. Böyle bir duruma düşmek istemeyiz." değerlendirmesinde bulundu.












