The Economist'den skandal kapak! Kılıçdaroğlu BBC'ye verdiği röportajda ilan etti: Yönümüz Kremlin değil Batı

14 Mayıs'taki seçimlere 10 günden kısa bir süre kala Batı medyasının Türkiye'deki seçimlere olan ilgisi sürüyor. 7'li koalisyon masasının ortak adayı olan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İngiliz BBC'ye verdiği röportajda adeta iplerinin Batı'nın elinde olduğunu itiraf etti. Kılıçdaroğlu, 7'li koalisyonun ana amacının Türkiye'nin milli çıkarları değil, sömürgeci Batı'yı memnun etmek olduğunu gösterdi. Diğer yandan yine İngiltere merkezli olan The Economist, skandal bir kapak yayınladı. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, derginin "Erdoğan gitmeli" ve "Demokrasiyi kurtarın" başlıklarıyla yayınlanan kapağına çok sert sözlerle tepki gösterdi.
Bir yandan FETÖ, diğer yanda PKK gibi terör örgütlerinin desteğini arkasına alan, sömürgeci Batı'nın "umudu" haline gelen 7'li koalisyon adayı Kemal Kılıçdaroğlu, İngiliz BBC'ye verdiği röportajda, Türkiye'nin nasıl bağımsız ve özgür politikalardan koparılacağı, Batı'nın "uydusu" bir Türkiye hedeflediklerini ortaya koydu. "Müstemleke vizyonu"nu paylaşan Kılıçdaroğlu, "Kremlin ile değil, Batı'yla ilişkilere öncelik vereceğiz" açıklaması yaptı.
Geçtiğimiz gün de İngiliz The Economist Dergisi'nde yayınlanan bir yorumda, 7'li koalisyonun yıkım siyasetiyle Batı'nın nasıl bir Türkiye istediği senaryo sızmış, İngiliz dergi sınır hattının PKK'ya bırakılacağı, S-400'lere kilit vurulacağı, FETÖ ve PKK'lı teröristlerin cezaevlerinden salınacağı planını açık etmişti. Takvim.com.tr'nin deşifre ettiği senaryoda, Kılıçdaroğlu'na verilen yol haritası tüm detaylarıyla anlatılmıştı.

İşte İngiliz dergide yer alan "yol haritası", şimdi de 7'li koalisyon adayı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ağzından bizzat doğrulandı. BBC muhabiri Orla Guerin, 7'linin İzmir'deki mitingini takip edip izlenimlerini yazarken, mikrofonu Kılıçdaroğlu'na da uzattı. "Erdoğan'ın rakibi Kılıçdaroğlu barış ve demokrasi sözü verdi" başlığını atan İngiliz muhabir, haberine "yandaşlık dozu" yüksek değerlendirmeleriyle de gölge düşürdü.

BBC'ye "Türkiye'de siyasetin içinde olmak, riskleri olan bir hayatı seçmek demektir. Erdoğan ve müttefikleri ne yaparsa yapsın yolumda yürüyeceğim. Beni oyalayamazlar. Beni korkutamazlar. Ben bu millete söz verdim." diye konuşan Kılıçdaroğlu, "Bütün sandıklarda birden fazla gözlemci bulundurarak oyların doğru ve güvenli bir şekilde kullanılmasını ve sayımların sağlıklı yapılmasını sağlamak istiyoruz. Bir buçuk yıldır çok çalışıyoruz ve bunun için önlemler alıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
İngiliz muhabir Kılıçdaroğlu'nun kendisine söylediği "Batı'ya taahhüt" sözlerini de şu ifadelerle anlattı:
"Kılıçdaroğlu mitingden önce bana Türkiye'yi yeniden yönlendireceğini ve Kremlin ile değil, Batı ile ilişkilere öncelik vereceğini söyledi. 'Uygar dünyanın bir parçası olmak istiyoruz. Özgür medya ve tam yargı bağımsızlığı istiyoruz. Erdoğan öyle düşünmüyor, daha otoriter olmak istiyor. Erdoğan ile aramızdaki fark, siyah ile beyaz arasındaki farktır' dedi."
CHP'nin Batı yanlısı "müstemleke yaklaşımı" özellikle Rusya ile Ukrayna savaşında kendini göstermiş, Kılıçdaroğlu ABD gezisinde yaptığı bir açıklamada "Ukrayna'dan yana olmalıyız" sözleri ile Türkiye'nin gıda ve tahıl krizinde dünyaca takdir gören diplomasi başarısını görmeyip, savaşta tarafsız kalmak yerine Rusya karşısında tavır almak gerektiğini söylemişti.








