"PENDİK, BİZE SAHİP ÇIKAN, BİZİ DAİMA BAĞRINA BASAN BİR İLÇEMİZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin dertleri olduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti:
"Fakat istismarla bu yollarda dolaşanlar, istismarla sağa sola savrulanlar bilmezler ki inşallah 14 Mayıs'ta gereken dersi benim milletim onlara verecektir. Balkanlar'dan Kafkaslar'a, Afrika'dan Asya'ya kalbi bizimle çarpan tüm gönül dostlarımıza dua ediyoruz. Rabb'imizden bu Ramazan-ı Şerif'in coğrafyamızdaki zulüm, açlık, afet ve savaşlar sebebiyle buruk geçirdiğimiz son ramazan olmasına dua ediyoruz. Kardeşlerim bugün bir kez daha Pendik'te bulunmanın bahtiyarlığı içindeyim. Bugün bir kez daha Pendik'in vefalı, yürekli, mert, kadirşinas insanlarıyla kucaklaşmanın sevinci içindeyim. Biz, tüm ilçeleriyle İstanbul'u bir başka seviyoruz. Özellikle Pendik'i bambaşka seviyoruz. Pendik, bize sahip çıkan, bizi daima bağrına basan bir ilçemiz. Pendik, aynı zamanda milli iradenin kalesi olan da bir ilçemiz. Bilhassa şu an toplandığımız meydanın bizim için çok ayrı bir anlamı ve önemi var. Hani hep diyorum ya ah şu meydanların bir dili olsa da konuşsa. İşte bu meydan mücadelemizin de muhabbetimizin de bizzat şahidi olan bir meydan. İşte şu muhteşem katılım buraya gelene kadar caddenin sağında solundaki vatandaşlarımın ilgi ve alakası neyin ne olduğunu açıkça gösteriyor. Sordum, emniyete dedim ki 'Bugünkü bu törene katılım ne?' Aldığım cevap şu: '50 bin.' Yürüyoruz. 'Yürüyecek bu millet arkandan' diyorlar."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pendik'te açılışını yaptıkları eserlerin güncel rakamla bedelinin 4 milyar lirayı aştığını söyledi.
Pendik'te düzenlenen toplu açılış töreninde konuşan Erdoğan, Pendik'teki meydanın, Pendiklilerle kurdukları güçlü gönül bağının timsali olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1994'te Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak, gece gündüz demeden İstanbul'u adeta mahalle mahalle dolaştığını belirterek, "Daha önce kapısı hiç çalınmamış, hiç uğranılmamış, elinden hiç tutulmamış bölgeleri tek tek ziyaret ediyoruz. İstanbul'un çeperlerinden başlayarak, bu aziz şehri tamamıyla bağrımıza basıyoruz. Bu ziyaretimizin birinde, Fevzi Çakmak Mahallesi'ne, İhsan dayının kahvehanesine de geldik. Yaşıyorsa selam, ölmüşse Allah rahmet eylesin. Amacımız, mahalle sakinlerine selam vermek, kucaklaşmak, hasbihal etmekti. Fakat ilçedeki diğer vatandaşlarımızın da yoğun ilgisiyle bir anda kahvenin önü miting alanına dönüştü." diye konuştu.
O gece Pendiklilerin şahsına gösterdiği hasbi sevgiyi hiçbir zaman unutamadığını anlatan Erdoğan, sözlerin şöyle sürdürdü:
"Aynı şekilde ziyaret ettiğimiz mahallelerin susuzluğunu, çamur, çukur yollarını, her gün dinamitlerin patlatıldığı taş ocaklarını da hiç unutamadık. Bakımsızlığın, hizmetsizliğin pençesinde kıvranan o eski İstanbul'u, o eski Pendik'i de asla unutamadım. İstanbul'u ve Pendik'i bu eski kötü günlerine döndürmemek için hep canla başla çalıştık. Yaptığımız yatırımlarla ilçemizin ve şehrimizin çehresini değiştirdik. O gün adeta kaderine terk edilmiş olan mahallelerimiz, bugün yollarıyla parklarıyla yeşil alanlarıyla spor tesisleriyle kültürel ve sosyal imkanlarıyla göz dolduruyor. Bugün değişik bir Pendik var. Bundan 29 sene önce Erol Kaya kardeşimle başlattığımız Pendik hizmet yolculuğumuzu bugün de Ahmet Cin kardeşimizle devam ettiriyoruz. Hizmet bayrağını, Salih Kenan Şahin'den devralan Ahmet Cin kardeşimiz çalışmalarıyla yürüttüğü projelerle 94 ruhunu halen devam ettiriyor. Pendik'e hizmet eden, ilçeye emek veren herkesten Allah razı olsun. "

"TOPLAM 168 AYRI YATIRIMI BUGÜN HİZMETE SUNUYORUZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün hizmet ve eser siyasetine yeni halkalar eklediklerine vurgu yaparak, meydandaki katılımın ilçeye kazandırdıkları projelerin açılış heyecanını en güzel şekilde gösterdiğini anlattı.
Yeni nesil yaşam merkezinden, gençlik kamplarına, kütüphanelerden cemevlerine, ek binalarına, kentsel dönüşüm projelerinden spor tesislerine, yollardan meydanlara, çarşılara, kafelere, konaklara, pazarlara kadar toplam 168 ayrı yatırımı bugün resmen hizmete sunduklarını belirten Erdoğan, "Açılışını yaptığımız, güncel rakamla bu yatırımların bedeli ne biliyor musunuz? 4 milyar lirayı aşan tüm bu eserlerin Pendik'e hayırlı olmasını diliyorum." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir haberi paylaşmak istediğine dikkati çekerek şöyle devam etti:
"Orta ve Dumlupınar mahalleleri kentsel dönüşüm projesini, 142 bin 600 metrekare alanda hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda 1316 hak sahibi vatandaşımızla anlaştık, rızalarını aldık. İnşallah toplamda 1747 konut ve 281 dükkandan oluşan projemizin ihalesini önümüzdeki hafta yapacağız. Şimdiden hak sahibi Pendikli vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Belediyemizin bir taraftan ilçemizi daha bayındır hale getirirken, diğer taraftan da deprem bölgesinde yaptığı hizmetleri takdirle karşılıyorum. 6 Şubat'tan beri Pendik Belediyemiz deprem bölgesinde 40 araç, 320 personel ve 1860 gönüllüyle bölgeye hizmet veriyor. Belediyemiz 200 tırdan fazla yardım malzemesini bölgeye sevk etti. Günlük 8 bin kişiye sıcak yemek hazırlayan Pendik Belediyesi, Antakya'da şehir temizlik hizmetlerini de ifa ediyor. Allah kendilerinden razı olsun."

"7 İLDE GÖREVLENDİRDİĞİMİZ 250 BELEDİYE CANSİPARANE BİR ŞEKİLDE ÇALIŞIYOR"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, depremden en fazla zarar gören 7 ilde görevlendirdikleri toplam 250 belediyenin cansiparane bir şekilde çalıştığını söyledi.
Harap olanın, hasar görenin, yıkılanın, çökenin, kullanılmaz hale gelenin yerine çok daha iyisini yaptıklarını anlatan Erdoğan, "El birliği, güç birliği içinde yaralarımızı süratle sarıyoruz, saracağız. İnşallah bu zor günleri de atlatacak, 85 milyon gönül gönüle hedeflerimize doğru ilerlemeyi sürdüreceğiz. Kardeşlerim, sevgili Pendikliler büyükşehir belediye başkanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı olarak on yıllardır sizlere hizmet ediyoruz." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, meydanda vatandaşların açtığı bir pankarta dikkati çekerek, "Bak bak bak neler yazmışlar oraya. 'Bay bay Kemal, iyi adam, hoş adam, dahası boş adam. Batırır bu ülkeyi, bir kadın beş adam. Pendik Güneysulular.' Ula bunlar benim hemşehrimdur. Türkiye büyüsün, Türkiye güçlensin, milletimiz hak ettiği hayat standardına kavuşsun diye ter döküyoruz. Bugüne kadar ne yaptıysak sizler için yaptık. Pendik'le birlikte 85 milyonun huzuru ve esenliği için yaptık. Sizin onay vermediğiniz, sizin tasvip etmediğiniz, bizi size karşı mahcup edecek hiçbir adım atmadık. Gizlimiz, saklımız yok. 1994 yılından bu yana karnemiz ortadadır. " değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Cumhur İttifakı ile 7'li kumar masası arasındaki vizyon ve gündem farkını sizler de görüyorsunuz. Bizim tek gündemimiz var; ülkemize yeni eserler kazandırmak. Bizim tek gayemiz; vatandaşlarımızın refah ve esenliğini sağlamaktır. Bizim amacımız dün ve bugün İstanbul'u yeni yatırımlarla buluşturmaktır." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pendik'te düzenlenen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Kardeşlerim, bu kardeşiniz size neyi anlatsın?" ifadelerini kullandı.
"Bay bay Kemal'in ne olduğunu biliyorsunuz, öyle mi?" diyen Erdoğan, "Bu kardeşiniz İstanbul'a belediye başkanı oldu mu? İstanbul'a belediye başkanı olduğu zaman çöp, çukur, çamur muydu İstanbul? Bu İstanbul'u pırıl pırıl hale biz getirdik mi? Biz o zaman İstanbul'u CHP'den almadık mı? Bu bay bay Kemal aday oldu, biliyorsunuz. Aday olduğu zaman Kağıthane'yi sordular. Ne dedi? 'Kağıttepe' dedi. Hatırlayın. Aynı gafları şimdi de yapıyor mu? Bundan bırakın belediye başkanı olmayı, bu ülkeye Cumhurbaşkanı olmaz. Şimdi ne yaptılar? 6'lı masa dediler, 7'li masa dediler, hala anlaşamadılar. Şimdi bakalım yarın listelerinde kimler çıkacak?" değerlendirmesini yaptı.
Kendilerinin milletten aldıkları güçle eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda, tarımda, dış politikada dünyaya mesajlarını verdiklerini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
"Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığımız konuşmalarla dünyaya mesajımızı verdik mi? Tam Birleşmiş Milletlerin karşısına Türk Evi'ni diktik mi? Kaç kat biliyor musunuz? 32 kat, oraya Türk Evi'ni diktik. Öyle bu iş lafla olmuyor. Lafla peynir gemisi yürümüyor. İcraat, icraat. Türk'e dedik burası yakışır ve tam Birleşmiş Milletlerin karşısına Türk Evi'ni diktik. Göreve geldik, eğitimde ne haldeydik, biliyorsunuz. 76 tane üniversitemiz vardı, şimdi 208 tane üniversitemiz var. 81 vilayetin tamamında var. Çünkü dedik ki 'Üniversitesi olmayan il kalmayacak.' Şimdi 81 vilayetimizin 81'inde de var mı, var. Benim Muşlu kardeşim, niye Muş'tan çıksın da İstanbul'a gelsin? O da üniversitesini Muş'ta okusun. Iğdırlı, Iğdır'da okusun. Aynı şekilde Ağrılı, Ağrı'da okusun. Bütün bunları yaptık mı? Hepsini yaptık. Ve şimdi benim oralardaki yavrularım, evlatlarım ta oralardan çıkıp Ankara'ya, İstanbul'a gelmiyor. Artık profesörlerimiz, doçentlerimiz oralara gidiyor. Bu, modern bir ülkenin ayak sesleridir."
