Başkan Erdoğan, mart ayında mutabakatın devam etmesini temin edecek çabaları yine aynı hüsnü niyetle sürdürdüklerini belirterek, "Aynı şekilde esir takaslarıyla pek çok aileyi buluşturmanın, sevdikleriyle yeniden kucaklaştırmanın mutluluğunu yaşadık. Savaşın başından bu yana, Sayın Zelenskiy ve Sayın Putin'le irtibat halindeyim. Hemen hemen her hafta her ikisiyle de görüşüyorum." dedi.
Çatışmaların durması için samimiyetle gayret gösterdiğini bildiren Başkan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Her iki tarafa da onurlu çıkış imkanı verecek, bölgemizi, içinde sürüklendiği girdaptan çekip alacak adil bir barışın mümkün olduğuna inanıyorum. Sadece Rusya-Ukrayna krizi değil, Filistin'de, Suriye'de, Afganistan'da, Libya'da, Yemen'de, Somali'de de kronikleşen sorunlar çözüm bekliyor. Fakat uluslararası toplum, krizleri hal yoluna koyacak iradeyi sergilemekte mütereddit davranıyor. Çözümsüzlüğü sıradan hale getiren bu tablonun gerisinde küresel güvenliği sağlamakla mesul kuruluşların adaletsiz yapısı vardır."
"EVLATLARIMIZA YENİ BİR DÜNYA PERSPEKTİFİ SUNALIM İSTİYORUZ"
Bir süredir 'Dünya beşten büyüktür.' diyerek bu adaletsizliğe ve çarpıklığa dikkat çektiklerini vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:
"Güçlüyü koruyan, zayıfın hakkını yok sayan, insanlığın kaderini beş ülkenin iki dudağı arasına hapseden mevcut nizam sürdürülebilir değildir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin kapsayıcı ve kuşatıcı bir anlayışla reforma tabi tutulması acil bir ihtiyaçtır. Bu konuda adım atmakta geç kaldığımız her günün ceremesini maalesef hiçbir günahı olmayan masumlar çekiyor. Kendi tecrübelerimizin ışığında artık şu muhasebeyi yapmamız gerekiyor; birçoğumuz ömrümüzün önemli bir kısmını soğuk savaş şartlarında, iki kutuplu dünyada geçirdik. Milyonlarca insanın hayatına mal olan çatışmaları, krizleri, gerilimleri yaşadık, vaktinde adım atılmadığı için göz göre göre ölüme sürüklenen çocukları, bebekleri gördük. Buna bir 'dur' demenin vaktinin çoktan geldiğine inanıyorum. Evlatlarımıza yeni bir dünya perspektifi sunalım istiyoruz. Bu hasbi çağrımıza tüm ülkelerin destek vermesini bekliyoruz."

"TERÖRÜN HER TÜRLÜSÜNE KARŞI MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ"
Dayanışmaya ihtiyaç duydukları bir başka alanın terörle mücadele olduğuna işaret eden Erdoğan, terörü insanlığın gündeminden çıkarmanın temel vazifeleri arasında olduğunu vurguladı. Başkan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bu şiarla PKK, PYD, YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere terörün her türlüsüne karşı ayrım yapmadan mücadelemizi sürdürüyoruz. Kelime oyunlarıyla, diplomatik ve askeri cambazlıklarla, bölücü terör örgütünü palazlandırma girişimlerini biliyor, tek tek takip ediyoruz. Vakti saati geldiğinde, elbette bunları muhataplarının önüne koyacağız. Nasıl ülkemizin bir terör koridoruyla kuşatılmasına rıza göstermediysek, yeni teşebbüslere de kesinlikle izin vermeyeceğiz. Vatanımıza yönelik terör tehditlerini kaynağında bertaraf etme stratejimizi uygulamaya devam edeceğiz."
İSLAM DÜŞMANLIĞINI KÖRÜKLEYEN EYLEMLER
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Doğu Akdeniz ve Ege'de, Yunanistan ile son dönemde oluşan havanın, sorunların çözümü için bir fırsat olarak değerlendirilmesinin temennileri olduğunu söyledi.
Balkanlar'ın istikrarı ve huzuruna katkı sağlayan adımları her zaman olduğu gibi desteklediklerini belirten Erdoğan, maruz kaldıkları onca haksızlığa rağmen Avrupa Birliği üyeliğinin stratejik hedefleri olmayı sürdürdüğünü anlattı. Başkan Erdoğan, şöyle konuştu.
"Kimi Avrupa ülkelerinde İslam düşmanlığını körükleyen eylemlere göz yumulması, geleceğimiz bakımından endişe vericidir. Kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'in mushafının yakılmasına kadar varan bu menfur girişimler hiçbir şekilde kabul edilemez, mazur görülemez. Bu açık ve net bir nefret suçudur. Mushaf yakma eylemlerine, ifade hürriyeti kisvesi altında izin verenler, demokrasi ve özgürlük kavramlarının altını oymaktadır. Yaklaşık 2 milyar insanı rencide etmekle kalmayıp öfkeye sürükleyen bu alçaklıklara artık bir son verilmesi gerektiğinin altını özellikle çizmek istiyorum. Bu beklentilerimizin, ilgili makamlarınıza ve ülke kamuoylarınıza gerektiği şekilde aktarılması noktasında sizlere güveniyorum."
ULUSLARARASI SIFIR ATIK GÜNÜ
Başkan Erdoğan, NATO müttefikleri ABD ile yakın diyaloglarının devam ettiğini, iki ülke arasındaki stratejik mekanizmadan da faydalanarak işbirliğini ilerlettiklerini dile getirdi.
Yeniden Asya Girişimi'ni güçlendirirken, Latin Amerika ve Afrika açılım politikalarının müspet sonuçlarını pek çok alanda gördüklerini anlatan Erdoğan, şunları söyledi:
"Sayısı 260'a çıkan dış temsilcilik ağımızla ülkelerinizle ilişkilerimizi güçlendirmek için canla, başla çalışıyoruz. Türkiye'de mukim, diplomatik temsilcilik sayısının 302'ye ulaşması da bu çabalarımızda bizlere güç veriyor.
Kıymetli dostlar, hepimiz bu dünyada çocuklarımızın ve gelecek nesillerin misafiriyiz. Misafirliğin hakkını vermek, evlatlarımıza bizimkinden daha adil, barışçıl, yeşil ve güzel bir dünya bırakmakla mümkündür. Biliyorsunuz, eşim Emine Erdoğan'ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Projesi, Birleşmiş Milletler (BM) 77. Genel Kurulu'nda 105 ülkenin eş sunuculuğunda kabul edilen kararla küresel boyut kazandı. 30 Mart tarihi Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan edildi. Bu anlamlı günü idrak etmek üzere kısa süre önce BM'de bu konuda özel bir oturum da düzenlendi. İnsanlığın geleceğini ilgilendiren, bu konudaki destekleriniz dolayısıyla her birinize teşekkür ediyorum. Sözlerime burada son verirken ülkelerinize, halklarınıza Türkiye'nin ve halkımızın en kalbi selamlarını iletmenizi sizlerden rica ediyorum. Türkiye'nin deprem afetiyle mücadelesine sağladığınız ve sağlayacağınız katkılar için şimdiden şükranlarımı sunuyorum. Ramazan ayının ülkelerimiz, halklarımız ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyor, barışın egemen olduğu bir dünya için sürekli ileri diyorum."
PROGRAMDAN NOTLAR
İftar yemeğine, büyükelçilerin yanı sıra, Arap Devletleri Ligi, D-8 Sekreteryası, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, Türk Devletleri Teşkilatı ve AB Delegasyonu temsilcileri ile dini liderler katıldı.
Başkan Erdoğan'ın konuşması öncesinde, Türkiye'deki en kıdemli büyükelçi olan Cibuti'nin Ankara Büyükelçisi Aden Hüseyin Abdillahi ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Efkan Ala selamlama konuşması yaptı.
TOPLANTIDA DİKKAT ÇEKEN OLAY
ABD Büyükelçiliği Sözcülüğü'nden konuya ilişkin yapılan açıklamada Flake'in başka bir programı olduğu açıklandı. Sabah'ta yer alan habere göre açıklamada, "Büyükelçi Flake, AK Parti tarafından düzenlenen geleneksel iftar yemeğine davet edilmekten büyük bir memnuniyet duymuştur. Büyükelçi, önceden planlanmış bir programı nedeniyle etkinliğin düzenleneceği tarihte Ankara dışında bulunacağından üzülerek katılım sağlayamayacaktır. Buna karşın, ABD'nin Türkiye'deki diplomatik misyonu etkinlikte temsil edilecektir." ifadelerine yer verildi.

BAŞKAN ERDOĞAN SERT SÖZLERLE ELEŞTİRMİŞTİ
Başkan Erdoğan'ın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu ziyaret etmesinden dolayı sert sözlerle eleştirdiği ABD Büyükelçisi Flake'e tepki göstermişti. Erdoğan, Flake hakkında "Amerika'ya bu seçimlerde bir ders vermemiz lazım. Biden'ın buradaki büyükelçisi ne yapıyor? Gidiyor bay bay Kemal'i ziyaret ediyor. Ayıptır, biraz kafanı çalıştır. Sen büyükelçisin. Senin buradaki muhatabın Cumhurbaşkanı'dır. Haddini bileceksin. Büyükelçi olarak görevini bileceksin. Bir büyükelçi nasıl çalışır, bunu öğreneceksin. Bunu öğrenmediğin takdirde bu kapı öyle yol geçen hanı değil, giremezsin. Sen bundan sonra hangi yüzle Cumhurbaşkanı'ndan randevu isteyeceksin?" ifadelerini kullanmıştı.