SOYLU'DAN KILIÇDAROĞLU'NA FETÖ SORULARI
Birinci sorum şu: Ekim 2013'te Kılıçdaroğlu, bir diş hekimi muayenesine gidiyor. Orada Mustafa Yeşil var. Gazeteci Yazarlar Vakfı'nın başkanı. Orada oturuyorlar, bir kişi daha var. Pensilvanya'nın talimatı ve bilgisi dahilinde oradalar. Kendisi gidiyor koşa koşa. Kılıçdaroğlu orada birçok şey konuşuyor ve nihayetinde 'Sizin bir mesajınız var mı?' diyor. 'Yurtta Sulh Cihanda Sulh' diyor benim vereceğim mesaj. Yetmiyor, orada bir isim veriliyor. 'Şu adamın İzmir ilinden şu ilçeden Belediye Başkanı olmasını istiyoruz. Ricamız var, size uygun bir insan' diyorlar. Sonra o kişiyi İzmir'de il başkanı yapıyorlar, sonra da milletvekili yapıyorlar. Bedri Serter, isim veriyorum. Kılıçdaroğlu çıksın desin ki 'Hayır'.
Aynı isim üzerinden CHP Genel Merkezi'nden 'Pelsilvanya'ya geçmiş olsun mesajı' iletildi. Daha sonra oradan aradılar. Dediler ki' ismini yayınlayacağız.' Sonra döndüler 'şimdilik olmasın.' dediler.

ÜNAL ÇEVİKÖZ AVRUPA BÜYÜKELÇİSİNE METNİ GÖTÜRDÜ
Milletvekilinin Külliye'ye gittiğini ve para aldığını bunun üzerinden siyaset inşa edeceğini söyledi mi söyledi. Kendi parti üyelerini de töhmet altında bıraktı. Peki kim olduğunu açıkladı mı? Açıklamadı.
Ünal Çeviköz, altılı masadan çıkan ilk bildiriyi bir Avrupa Büyükelçisine gönderdi mi? Büyükelçiye sizin altılı masanın ilk bildirisini redakte ettiriyor. Ya bu ortaya çıkarsa millete ne diyeceksiniz. Geleceğinizin pazarlığını Avrupalı büyükelçiyle oturduk konuştuk mu? Anayasa'yı, birinci seçiminden sonra ikinci seçimin nasıl olacağını,adayların nasıl olacağı, bütün bu safhaları bu metin üzerinden değerlendirdiler. Kemal Kılıçdaroğlu gönderdi mi göndermedi mi? Sen bu iddiayı söyle. Sana sorarlarsa da "inkar edersin" demekle olmaz. Burası Türkiye Cumhuriyeti. Bize kim oyun kurarsa o oyunu bozarız. O ülkenin İçişleri Bakanına da bunu söyledim. Senin Büyükelçin böyle bir şey yaptı.
MİT kumpası belgelerinin Enis Berberoğlu'na nasıl verdin? Sana bu belgeleri kim getirdi? Yine maskeli kişiler mi getirdi? Acaba bir tehdit aldığın için mi adalet yürüyüşüne başladın. Aslında adalet yürüyüşü kendini kurtarma yürüyüşü müydü?

İLK KEZ MAKAS KAPANIYOR
Türkiye, bugün kendi bağımsızlığını ifade eden bir ülke oldu. Bugün 21. yüzyılın altyapısını yaptı. İlk kez batıyı 300 yıldır böyle yakalıyoruz. İlk kez makas kapanıyor. İlk kez savunma sanayinde kendi kabiliyetlerimizi ortaya koyuyoruz. Afrin'de, Azez'de El Bab'da terörü bertaraf ettik. Amonos'lar da artık terör yok. Şu anda bir tek terörist yok. Burada 120 terörist, bugün 3 terörist imha edildi. Şu anda da mağarada operasyon devam ediyor. Karadeniz'de PKK terörü vardı. Şimdi hattımızı kendimiz kurmaya çalışıyoruz.
36 sözde değer ailesi var. Sözde değer ailesi PKK dağa adam götürür ya da değer görür. Ailesine seni şu belediyeye koydum bu belediyeye koydun" derler. Bizim şehitlerimize muhar getirmeye çalışıyorlar. Bu devlet bir sınavdan geçti. Hiç mi hafızamız yok bizim.
İBB'YE ALINAN İŞÇİLERDE TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELERİ VAR
1668 kişinin FETÖ'den DHKP-C'ye kadar terör bağlantısı var. Bunların hepsinin raporu savcılığa gönderildi. FETÖ'nün TC'den yoksun bıraktığı en önemli mesele denetimdir. Bu denetimler yol göstericidir. Bizim her türlü işlemimiz hukukun uygulamasına açıktır.
(Organize Suç Örgütlerine yönelik mücadele açıklamaları)Biz o gün oraya organize suç örgütü ve mafya yapılanmalarının girebileceğini değerlendirdik. TCK 220 var organize suç örgütlerinin dinlenmesine yönelik. Eğer bunu koymazsak organize suç örgütlerini takip edemeyiz, olmaz diye. Bunu da Cumhurbaşkanımıza sunduk ve bu maddeyi ekledik. Biz organize suç örgütü liderini toplam 1 yıl dinleyebiliyoruz. Bu kötü bir durum yani. Buna rağmen yolumuza yargıyla devam ediyoruz. Biz bunun her birine mesai harcamışızdır. Ama en büyük iftirayı da buralardan yiyoruz. Türkiye yiyor. Bazı ülkelerde bu pasaportlar resmi olarak değişebiliyor. Bazı ülkelerde mafyası vardır. Bazıları için mafyanın ülkesi vardır. Yine yakın komşularımızdan birinin mafyasını ülkemizde yakaladık.Bazı ülkelerde bu pasaportlar resmi olarak değişebiliyor. Bazı ülkelerde mafyası vardır. Bazıları için mafyanın ülkesi vardır. Yine yakın komşularımızdan birinin mafyasını ülkemizde yakaladık.
Bulgaristanlı 7 tane mafya üyesi yakaladık, sınır kapısından gönderdik. En az 15-16 tane uluslararası alanda yakaladık gönderdik. Türkiye'yi kendileri adına rahat duracak bir merkez sanmasınlar. Vukotiç yakalandıktan sonra o dönemim içişleri Bakan yardımcısı başına çuval geçirin, görürse çıktığında beni öldürür" dedi. Ardından bu Sırbistan'lı Vukotiç denen adam 16-17 ay yatıyor Karadağ'a gidiyor orada da 4-5 ay yatıyor. Sahte pasaport alıp estetik yaptırıyor. Daha sonra Türkiye'ye geliyor ve öldürülüyor. Buna benzer 2-3 olay var. Suçu paradan takip etmek lazım. Biz ne zaman bu işlere girdik, SPK dosyalarına girdik o zaman devlet adına en onurlu işi yaptık. Bu paraları Türkiye'yi istikrarsızlaştırmak için kullanıyorlar.
Burada Türkiye etrafındaki ateş çemberine rağmen, kendisini ayakta tutan, bütün saldırılara zırh oluşturmaya çalışan tertemiz adımlar atıyor. Bataklık dosyasında 5-6 yıldır isteniyor. Hollanda'dan Arjantin'den dosyalar isteniyor.

GÖÇMEN SORUNU
Türkiye'de göç meselesiyle ilgili söylenecek en kritik söz şudur: Göç meselesi durmayacak. Afganistan, Pakistan, Afrika, Irak Libya... düzelecek mi? Şimdi göçün sebepleri var. Vekalet savaşları, yoksulluk, eğitim, gıda, iç savaşlar... Bu insanlar kalkıp binlerce kilometre yürüyorlar. Nereye yürüyorlar. Bugün Bulgaristan İçişleri Bakanıyla saatlerce bunu konuştuk. Ne yapacağız? Ne pozisyon almalıyız?
Türkiye'nin şu an bin 90 km duvarı var. Bizim şimdi gece görüşlü kameralarımız var, 341 tane optik kule var. Optik kulelerin , bazı yerlerde 50 km görebilme kabiliyeti var. Göç bir sınır güvenliği meselesi değildir, göç kaynağında çözülür. Afganistan'da, Irak'ta Suriye'de çözülür. Avrupa Yunanistan'a şunu söylüyor; Çelik kafes ol, öldür benim kapıma gelmesin. Elbette sınırlarımızda güvenlik önlemleri alıyoruz. Çaldıran Türkiye'nin en soğuk ve en zor yeridir. Onun hemen arkasında jandarma ve polisi tutuyoruz. Van Gölünü sahil güvenliğe verdik. Türkiye 2011'den bu yana göç grafiğini aşağı çeken bir ülkedir.
İdlib'de Cumhurbaşkanımız briket ev yapacağız dedi. Eğer biz İdlib'de 200 briket ev yapmasaydık 4 milyon Suriyeli, Türkiye göç edecekti.
