Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'dan Yunanistan'ın F-16 tacizlerine sert tepki: Kabul edilemez
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Yunanistan'ın son dönemde yaptığı hava ihlallerine ve tacizlere ilişkin, "23 Ağustos'ta S-300'ler NATO görevi yapan Türk F-16'larını radar kilidine aldılar. Kötü komşumuzun bu yaptığının görülmesi lazım, anlaşılması ve anlatılması lazım. Bu kadar aleni şımarıklık, bu kadar pervasızlık kabul edilemez" dedi.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nde bir üst rütbeye terfi eden personelin rütbe işaretleri, Milli Savunma Bakanlığı'nda düzenlenen törenle verildi. Törene Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Musa Avsever, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Gülan'ın yanı sıra bakan yardımcıları katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması ile başlayan törende konuşan Bakan Akar, tayin ve terfilerin askeri personel açısından önemli olduğunu belirterek, bir üst rütbeye terfi eden personeli tebrik etti. Ağustos ayının 'zaferler ayı' olduğunu vurgulayan Akar, Türk tarihinin istikbalini, geleceğini ve bekasını belirleyen büyük savaşların bu ayda gerçekleştiğini söyledi.

'EKONOMİK KRİZ TÜM DÜNYAYI SARMIŞ VAZİYETTE'
100 yıl önce Türkiye'nin işgal girişimine maruz kaldığını hatırlatan Bakan Akar, "Bizim milletimizin ruhunda, DNA'sında esaret olmadığını herkesin bilmesi lazım. 'Ya istiklal ya ölüm' diyerek her zaman olduğu gibi bu badireyi de çok şükür başarılı bir şekilde atlattık" dedi.
Son dönemde dünyada çok ciddi gelişmeler yaşandığına değinen Akar, "Ekonomik kriz tüm dünyayı sarmış vaziyette, şu ya da bu şekilde herkes bu krizle mücadele ediyor. Bir taraftan tahıl gıda krizi var diğer taraftan, buna bağlı olarak güvenlik krizi var. Biz bu tahıl krizini çözmeseydik Afrika'da güvenlik sorunları çok daha büyük boyutlara ulaşacak, çok ciddi sorunlara sebebiyet verebilecekti" diye konuştu. Bakan Akar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası alanda kişilikli ve kimlikli politikasıyla 'özne' haline geldiğini kaydetti.


