Son dakika | Başkan Erdoğan'dan Suudi Arabistan ziyareti sonrası uçakta önemli açıklamalar
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan ziyareti sonrası yurda dönüş sırasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, muhalefetin Körfez ülkeleri ile yeniden gelişen ilişkileri eleştirmesinin hatırlatılması üzerine, "Biz bu tezgaha da, oyuna da gelmeyiz." dedi. Erdoğan, İBB personelinin PKK kampında fotoğraflarının çıkmasına değindi, "Her şeyden önce tabi bu fotoğraf bir delildir, bir ispattır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bunun hesabını vermesi lazım." dedi. Erdoğan, muhaefetin sahip çıkmasına da tepki gösterdi.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan ziyaretinin ardından uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, Körfez ile ilişkilerin gelişmeye devam edeceğini, bu durumun bölgedeki istikrarı da olumlu etkileyeceğini söyledi. Erdoğan, sıradaki görüşmenin Mısır ile olacağının sinyallerini verdi. Erdoğan, İBB'deki terörist işçi skandalına da tepki gösterdi, fotoğrafın bir delil olduğuna dikkat çekti. Erdoğan, sorumluların yargı önünde hesabını vereceğinin altını çizdi. Başkan Erdoğan, Elon Musk'ın Twitter'ı satın alması ile ilgili düşüncelerini de ilk kez dile getirdi.

BAŞKAN ERDOĞAN'DAN SUUDİ ARABİSTAN DÖNÜŞÜ ÖNEMLİ MESAJLAR
SORU: Geçen aylarda Suudi Arabistan ile İran arasında Bağdat'ta görüşmeler oldu. Bu önemliydi. Diğer taraftan Türkiye'ye de yakınlaşmasını bu çerçevede nasıl değerlendiriyorsunuz? Bir de yüzde 80 kendi ihtiyaçlarımızı karşıladığımız bir savunma sanayimiz var. Buna dair de iki ülke arasında bir model söz konusu oldu mu?
Şu anda İran ile Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey toplantımızı henüz gerçekleştirmedik. Fakat tabii Körfez bölgesi ile İran'ın arasında bir sıkıntının olduğunu da ifade etmem lazım. Özellikle Yemen konusu, buradaki ayrılığın en önemli konularından bir tanesi. Orada da işte Husiler meselesi var. Şu anda Suudi Arabistan'ın bu konudaki hassasiyeti devam ediyor. Fakat biz belli hassasiyetleri paylaşmakla beraber tabii aramızdaki bu Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey toplantısını da devam ettiriyoruz, devam ettireceğiz. Burada herhangi bir sıkıntı yok. Ancak Suudi Arabistan'la özellikle savunma sanayiine yönelik müşterek bazı adımların atılabileceği konusundaki düşüncelerimizi paylaştık. Bu adımlar karşılıklı olarak bizim ülkemizde veya Suudi Arabistan'da olabileceği gibi, üçüncü ülkelerde de bu tür adımları atmak mümkün. Bizde işin teknolojisi var. Bunlarda ise sermaye söz konusu. Dolayısıyla teknoloji ile sermayeyi bütünleştirmek suretiyle bu tür adımları atmak mümkün. Bu noktada bizlerin artık pazar olmaktan çıkmamız lazım. Üreten olmamız ve üreten olmanın dışında da bizim yeni pazarları beraber bulmamız gerekir. Bu konuda da mutabık kaldık. Temennim odur ki İslam dünyası artık pazar olmaktan çıkar, inşallah üreten ve yeni yeni pazarlara açılan bir konumda olur.

ORTADOĞU'DAKİ KRİZİN SONA ERDİRİLMESİNDE TÜRKİYE ÖNCÜLÜK YAPAR MI?
SORU: Suudi Arabistan'a yaptığınız bu ziyaret, başta Suriye olmak üzere Irak, Lübnan ve Yemen'deki bölgesel krizlerin ve savaşların nihayete erdirilmesi konusunda bir başlangıç olabilir mi? Bu konuyu böyle değerlendirebilir miyiz? Zira Türkiye, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşta çok ciddi bir barış misyonunu üstlenmiş durumda. Bölge halkları da en fazla Türkiye'den böyle bir barış misyonu beklentisi içerisinde. Bu misyonla acaba Orta Doğu'daki krizlerin nihayete erdirilmesi konusunda Türkiye bir öncülük yapabilir mi?
Elbette yapabilir. Yapmaması için hiçbir sebep yok. Çünkü bizim Orta Doğu ülkeleriyle ortak yönlerimiz çok fazla. Her şeyden önce bu ülkeler halkı Müslüman olan, yönetimleri Müslüman olan ülkeler. Fakat, dünyada güçlü ülkelerden biri, tüm emperyal amaçlarını Suriye'de de kullandı, Irak'ta da kullandı. Yanına yine aynı şekilde Avrupa'dan bir veya iki tane ülkeyi çekmek suretiyle buralara tırlarla dolu araç gereçler gönderdiler. Peki bunları kimlere verdiler? Bu bölgelerdeki terör örgütlerine verdiler. Bu terör örgütleriyle de bizleri ciddi manada rahatsız ettiler, rahatsız etmeye de devam ediyorlar. Bunlara biz eyvallah etmedik, etmeyeceğiz. Şu anda Irak'ta bizimle dayanışma halinde olan, görüşmeleri olumlu istikamette gelişen bir Irak yönetimi var. Bu Irak yönetimiyle birlikte de bu olumlu adımlarımızı inşallah bölgenin barışı için atmaya devam edeceğiz. Suriye'de ise durum biraz daha farklı. Orada Suriye'nin içindeki halkla dayanışma halindeyiz. Onlarla da oralarda müşterek adımları atacağız. Malum Suriye'nin kuzeyinde biz Türkiye olarak inşa ettiğimiz briket evlerle halkın gönlünü ciddi manada kazandık, kazanıyoruz. Hedefimiz ilk etapta inşallah burada 100 bin briket ev yapmak. Bir hedefimiz var; Türkiye'den oraya gidenleri veya Suriye'nin içinde o konutlara yerleşenleri önce oralarda iskan ettirelim, ondan sonra da inşallah bunların kendi evlerine geçmelerini de sağlayalım. Şu an itibarıyla 60 bin civarında konutu bitirmiş durumdayız. 2+1 gibi konutlarla bu süreci devam ettiriyoruz. Suriye'de de halkı yanımıza çekmek suretiyle adımlarımızı atıyoruz, atacağız ve onları da yanımıza çekerek işimizin çok daha kolay olduğuna inanıyorum. Irak'taki yönetimin de inşallah bir an önce ilan edilmesini temenni ediyorum. Orada iki başlılık söz konusu; bir Kuzey Irak'taki durum, bir de merkezi yönetim var. Taraflarla görüşmelerimiz istihbarat teşkilatlarımız vasıtasıyla devam ediyor. İnşallah orada da sonuç iyi olacak.







