Uzmanlardan çınar ağaçlarını katleden CHP'li İBB'ye tepki
CHP'li İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kanser olan çınar ağaçlarını tedavi etmek yerine kesmesi büyük tepki çekmişti. Uzmanlar, kesilme işleminin bu süreçte uygulanacak en son karar olduğunu, bundan önce erken teşhis ve koruma yöntemlerinin var olduğunu savundu.
Uzmanlar, topraktan değil temas yolu ile yayıldığı bilinen ve çınar ağacının 2-3 yılda ölümüne yol açan kanserin tedavisinde kesim aşamasına gelmeden önce, erken teşhis, doğru budama yöntemleri, yerinde koruma veya nakil uygulamasını kurtarıcı bir çözüm olarak değerlendiriyor.
Çırağan Caddesi'ndeki çınar ağaçlarının İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından kesilmesi, kamuoyunda bazı kesimlerce tepkiye yol açtı.
Çınar kanserine yol açan mantarın, ABD'den 2. Dünya Savaşı döneminde Avrupa'nın ticari öneme sahip Marsilya, Barselona ve Napoli gibi limanlara taşınan, odun, ambalaj malzemesi ve savaşta kullanılan odun materyalleri ile Avrupa'ya geçiş yaptığı düşünülüyor.
Hastalık, ksilemin (kökten alınan suyun fotosentez ile yapraklara taşıyan iletim yapıları) lekelenmesine, su hareketinin bozulmasına, kansere ve genellikle ağacın ölümüne neden oluyor. En belirgin hastalık belirtisi, taç kısmının ani ölümü olarak gözleniyor, 30-40 santimetre çapındaki ağaçlar enfeksiyondan 2-3 yıl sonra ölebiliyor. Ağaç gövdesindeki pamukçuklar, her zaman kalın, pürüzlü ağaç kabuğundan görünmese de iç kabuğun nekrozu ve diri odunun mavimsi-siyah ila kırmızımsı-kahverengi renk değişikliği ile karakterize ediliyor.
Türkiye'nin doğal türü olan doğu çınarı (platanus orientalis) su isteği yüksek ağaç grupları arasında yer alırken vejetasyon döneminde nem ihtiyacı duyuyor. Bu yüzden çoğunlukla taban suyu yüksek alanlar ile sulak alanlarda ve akarsu kenarlarında yetişiyor, uzun süreli kuraklığa dayanamıyor.
Bu yüzden yeteri kadar sulanmayınca ağacın bağışıklık sistemi yok oluyor, söz konusu patojenin su isteği yüksek olan ağacı öldürmesi için uygun ortam oluşuyor.
Budama sırasında ağaçlar arasında kullanılan makinelerin, her kullanımda dezenfekte edilmesi hastalıkla mücadelede büyük önem taşıyor.

"GEÇMİŞTE AĞAÇLARIN KESİLMESİ SON ÇAREYKEN BUGÜN POLİTİKA DEĞİŞTİRDİ"
İstanbul Orman Mühendisleri Odası Başkanı Nejdet Balcı yaptığı açıklamada, Dolmabahçe ve Çırağan Caddesi etrafında bulunan çok sayıdaki tarihi yapı ve kültür varlığına çınarların eşlik ettiğini, bu çınarların hem İstanbul'a hem de ziyaretçilere görsel bir şölen sunduğunu dile getirdi.
Kültürel ve tabiat varlığının bu kadar yoğun olduğu bir bölgede son 2 yılda 112 ağaç ve en son 39 çınar bir anda kesilip alandan uzaklaştırılıyorsa kamuoyunun bu konuda bilgilendirilmesi, neden ve niçin yapıldığının ayrıntılarıyla anlatılması gerektiğini ifade eden Balcı, "Bu bölgedeki çınar ağaçları tarihe şahitlik eden, korunması için elimizden gelen her şeyi yapmamız gereken, itina ile üzerinde durmamız gereken, bir ağacın ötesinde çok daha fazla anlam ifade eden ağaçlar bu ağaçlar." dedi.
Bu ağaçlarla ilgili sorunun ilk kez 2007 yılında tespit edildiğini, Türkiye ve yurt dışındaki akademisyenlerden oluşan heyetin bir rapor hazırladığını, çınarlara bir mantarın zarar verdiğinin belirlendiğini kaydeden Balcı, sözlerine şöyle devam etti:
"Bugün de yapılması gereken; dünden bugüne yapılanlar, bu hastalıkla ilgili hem Türkiye hem de dünyada yaşanan tecrübeler ve son gelişmelerin ışığında bir yol haritası ortaya konması, kamuoyuyla paylaşılması ve ağaçlarla ilgili bir tasarrufta bulunulması gerekiyor. Bu işle ilgilenen meslektaşların üst kuruluşu Orman Mühendisleri Odası olarak bile bir sürü bilgiyi bilmeyince açıkçası bu konuda neler olduğu konusunda bazı soruları sorma ve cevaplarını öğrenme ihtiyacı duyuyoruz. 2007-2015 arasında bu bölgede toplam 56 ağaç kesiliyor. Son iki yılda 112 ağaç kesiliyor, dolayısıyla çok ciddi bir artış var. Bu artışın sebebi nedir? Geçmişte ağaçların kesilerek alandan uzaklaştırılması en son çare olarak başvurulan bir yöntemken bugün politika değiştirdi ve ilk başvurulan yöntem haline mi getirildi? Getirildiyse bunun sebebi var mı? İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bu ağaçların kuruduğunu, can ve mal güvenliğini tehlikeye attığını söylüyor. Bu gerekçe 112 ağacın tamamı için geçerli midir?"

"BAZI AĞAÇLARIN KÖKLERİNİN SAĞLIKLI OLDUĞUNU GÖRDÜK"
Balcı, "Sahada yaptığımız tespitte bazı ağaçların köklerinin sağlıklı olduğunu gördük. Köklerini sağlıklı gözlemlediğimiz ağaçlar için acaba akustik tomografi çekilmiş midir? Bu tomografi yorumlanmış mıdır? Kim yorumlamıştır? Eğer çekilmediyse, bu ağaçları kesmeye gerekçe ne gösterilmiştir? Eğer çınar ağaçlarına zarar veren bir mantar varsa, bu ağaçlar kesildiyse kalan sağlıklı ağaçlar için İBB ne yapmayı düşünüyor? İBB'nin bu mantarlarla ilgili bir yol haritası var mıdır? Kesilen doğu çınarı yerine başka bir çınar türünün dikildiği veya dikileceği ifade edildi. Bu karar neden, hangi bilimsel gerekçelerle alınmıştır?" diye sordu.
Bu mantar türünün Türkiye'de bulunmaması gereken bir tür olduğunu belirten Balcı, "Buradan şöyle bir sonuç da ortaya çıkıyor: Orman ürünlerinin yoğun olarak girdiği gümrük kapılarından, benzer zararlıların doğamıza zarar vermemesi için mutlaka orman ve orman endüstri mühendisi istihdam edilmesi gerekiyor. Tabiat Varlıklarının Koruma Kurulu'nun raportör olarak orman mühendisi çalıştırması gerekiyor. Böyle bir çalışma olursa, koruma kurulları da bu konularda yönlendiren olma özelliğini daha fazla kazanır diye düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.




