"SEVGİLİ MİLLETİM; BİZ SİZİ SEVİYORUZ, SİZE İNANIYORUZ"
Döviz kurunu da bu şekilde istikrara kavuşturacaklarını, enflasyonu da bu şekilde dizginleyeceklerini, hedeflerine de bu şekilde ulaşacaklarını söyleyen Erdoğan, "Sevgili milletim; biz sizi seviyoruz, size inanıyoruz. Siz bize inanın. Bugüne kadar inandınız, güvendiniz ve 19 yıl Türkiye'nin alt yapısıyla, üst yapısıyla nereden nereye geldiğini gayet iyi biliyorsunuz, biliyoruz." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ekonomide bir süredir yaşanan gelişmelere dikkati çekerek, dünyadaki para bolluğunun önce maliyetleri sonra da fiyatları artırmaya başladığını belirtti. Amerika ve Avrupa'nın yakın tarihlerinde görmedikleri enflasyon rakamları ile yüzleştiğini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Buna rağmen hiçbir ülke Türkiye'ye teklif edildiği, hatta dayatıldığı şekilde faiz düzeyini enflasyonun üzerine çıkarmıyor. Küresel metal, enerji ve gıda ham maddelerinin fiyatlarında son dönemde gözlenen aşırı artışlar, para bolluğunun yol açtığı tehditlerden kaçınma refleksinin üründür. Bizim ekonomide de 'dünya 5'ten büyüktür' dememizin sebebi tüm bu sorunların merkezinde kendilerini büyük olarak tarif eden ülkelerin yer almasıdır. Sözde büyük ekonomiler kendi aralarındaki kavganın faturasını diğer ülkelere kesmek istiyorlar. Biz işte bu oyuna gelmeyeceğini söylüyoruz. Bunun için yatırım diyoruz, bunun için istihdam diyoruz, bunun için üretim diyoruz, bunun için ihracat diyoruz, bunun için cari fazla diyoruz, bunun için cari fazlayla büyüme diyoruz. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak ülkemizde yatırımları durduracak, istihdamı azaltacak, üretimi düşürecek, ihracatı engelleyecek hiçbir adımın atılmasına izin vermeyeceğimi buradan bir kez daha ilan ediyorum."
"ARTIK BU ÜLKE, EKONOMİSİNİ VE SİYASETİNİ DIŞARIYA REHİN VEREN BİR ÜLKE OLMAYACAK"
Artık bu ülkenin yüksek faizle parasına para katanların cenneti olmayacağının altını çizen Erdoğan, "Artık bu ülke ithalat cenneti olmayacak, artık bu ülke kendi alın teriyle elde ettiği kazancıyla başkalarının istihdamını, refahını finanse eden bir ülke olmayacak. Artık bu ülke IMF programları yoluyla ekonomisini ve siyasetini dışarıya rehin veren bir ülke de olmayacak." dedi.
Erdoğan, göreve geldiklerinde Türkiye'nin IMF'e borcunun 23,5 milyar dolar olduğunu ve 2013 haziranında bu borcu sıfırladıklarını hatırlatarak, "Bizim şu anda IMF'e borcumuz yok. Bay Kemal; hadi bakalım, nereden aldık biz bu borç yükünü? Sizlerden aldık. Merkez Bankamızın döviz rezervi neydi? 27,5 milyar dolar. Hamdolsun şimdi 120 milyar dolar civarındayız. Başbakanlığım döneminde 135 milyar dolara kadar da çıkmıştık. Bu ara malum bir düşüş var ama biz yine o 135'leri, 150'leri yakalayacağız. Biz buna inanıyoruz, buna güveniyoruz. Bizim bu gücümüz, bu imanımız var." diye konuştu.
Türkiye'nin artık sıcak para hülyasıyla avutulup, ekonomisinin asıl ihtiyaç duyduğu atılımlardan uzak tutulan bir ülke olmayacağını belirten Erdoğan, "Bunun yerine kaynaklarımızı, yatırımcımızın, sanayicimizin, turizmcimizin, girişimcimizin, çalışanlarımızın emrine vereceğiz. Bak buradan sesleniyorum; bütün yatırımcılarımız lütfen, kamu bankaları onların her zaman yanındadır, emrindedir ama kamu bankasından krediyi alıp, bunu bir başka yere aktarmak suretiyle paradan para kazanma yoluna, yöntemlerine başvuranların da alnını karışlarız." değerlendirmesinde bulundu.

"İNŞALLAH BU KÖTÜ ALIŞKANLIKLARIN SONUNU DA GETİRECEĞİZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, projeye bağlı her türlü yatırıma destek vermeye hazır olduklarını dile getirerek, "TÜSİAD, hadi gidin yatırımlarınızı yapın bakalım? Biz önünde miyiz, yoksa destekçi miyiz? Bunları da göreceksiniz. Üretimimizin bir kısmı ithalata bağımlı olduğu için sanayimizin ve tarımımızın henüz arzu ettiğimiz esnekliğe ulaşamadığını biz de biliyoruz. İnşallah adım adım bunları da çözeceğiz. Tabii bu topyekun bir inanmışlığı, topyekun bir mücadeleyi, topyekun bir fedakarlığı gerektirir." dedi.
Türkiye'de bir kesimin hala döviz kurundan kazanç elde etme peşinde koştuğunu üzüntüyle takip ettiklerini aktaran Erdoğan, "Onun için de başta tabii Hazine ve Maliye Bakanımız buraları gayet iyi takip ederek, dün akşam da toplantısını bu işin geç saatlere kadar yaptık, buradan taviz vermeyeceğiz. Yeter ki yatırımcı karşımıza bu tür spekülatif adımlar atmak için gelmesin. Samimi olarak projesiyle gelsin ve biz bu proje bazlı adımlara destek vermekte her an hazırız. İnşallah bu kötü alışkanlıkların sonunu da getireceğiz." diye konuştu.
"EY TÜSİAD, BAK TÜRKİYE NEREDE?"
Körfez sermayesi başta olmak üzere çeşitli kaynaklarla çok ciddi rakamlarda yatırım ve finans iş birlikleri yaptıklarının bilgisini veren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Son dönemde sadece iki ülke ile yaptığımız yatırım anlaşmaları, 30 milyar dolarlık bir hacme sahiptir. Yerli ve uluslararası yatırımcılar, milyar dolarlarla ifade edilen projeleri hayata geçiriyor. Bunun son örneği geçtiğimiz günlerde yapılan kamu özel işbirliği ile gerçekleştirilecek Antalya Havalimanı kapasite artırımı ihalesidir. Yapım süresi 36 ay, işletme süresi 25 yıl olan bu ihaleyi evet, buradan milletime sesleniyorum; 8 milyar 555 milyon avro ile en yüksek teklifi veren girişim grubu kazanmıştır. Türkiye burada, Türkiye çökmedi ya. Ey TÜSİAD, bak Türkiye nerede? Ve bu ihalenin içinde yerlisi var, Fransa'sı var, Almanya'sı var. Siz hala 'Acaba biz bu iktidarı nasıl indiririz' diye bunun hesabını yapıyorsunuz. Bir taraftan da utanmadan, sıkılmadan Bay Kemal ile bir araya gelip hala erken seçim konuşuyorsunuz. Boşuna sayıklamayın, bunlar rüyadır, rüya. Haziran 2023'ü bekleyeceksiniz."
Söz konusu ihale rakamın KDV'siyle birlikte 2 milyar 138 milyon avroyu bulan yüzde 25'inin 90 gün içinde peşin olarak ödeneceği bilgisini veren Erdoğan, Türkçedeki karşılığı "Kamu Özel Sektör Ortaklığı" olan, İngilizce "Public Private Partnership" ifadesinin kısaltması "PPP"yi kullanarak, "Bay Kemal diyor ki bu nedir? Bize bunu niye açıklamıyorlar? Öğren ya, hani senin ekonomistlerin vardı, sor onlara ya, bu PPP ne, bu yap-işlet-devret ne, öğren onlardan." dedi.
"CHP'NİN İKTİDARLARI DÖNEMİNDE NİÇİN BU TÜR ŞEYLERİ YAPAMADINIZ?"
Ülkeyi bugünlere böyle getirdiklerini vurgulayan Erdoğan, "Bugün birçok yerde havalimanlarımızdan tutunuz, tüm otobanlarımıza, otoyollarımıza varın biz bunları bu sistemle yaptık. Ve hala da bu şekilde yapmaya devam ediyoruz. Yoksa bunlar Hazine'deki parayla, hazır para, al kullan, bunları o zaman siz yapsaydınız ya. CHP'nin iktidarları döneminde niçin bu tür şeyleri yapamadınız. Niye? Aklınız o işlere ermez de onun için." değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya'da düzenlenen G20 Zirvesi'nde de liderlerin "Siz bu 'PPP' ile ne yaptınız, bize bunu bir anlatın." dediklerini, kendisinin de bütün liderlere "yap-işlet-devret"in ne olduğunu örnekleriyle anlattığını dile getirerek, "Çünkü öyle para hazır gelmiyor. Kaynak üreteceksiniz, kaynak. Para kaynaklarını ne yapacaksınız, çeşitlendireceksiniz. Eğer lider olarak bu para kaynaklarını çeşitlendiriyorsanız netice alırsınız." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gelecek yıl lisans öğrencilerine 850 lira, yüksek lisans öğrencilerine 1700 lira, doktora öğrencilerine 2 bin 550 lira burs vereceklerini bildirdi.
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı "Millete Sesleniş" konuşmasında, şehir hastanelerinin yapılmasına muhalefetin karşı çıktığını, yapmaya devam edeceklerini belirtti.
Proje safhasında olanlar ile 5, 6 şehir hastanesinin yapımına devam edildiğini kaydeden Erdoğan, "Aynı şekilde alt yapı ile ilgili şu anda 5 havalimanı var önümüzde. Bunlar da yapılıyor, daha yapacağımız çok şeyler var ama bunları siz hazır kasadan yapmaya kalkarsanız, orada tıkanırsınız. Ama biz bu konuda kaynakları çeşitlendirerek yol alıyoruz ama buna muhalefetin aklı ermez. İş bilenin kılıç kuşananındır. Birileri yatırımcıları tehdit ederken, biz işte bu tür projelerle ülkemize yeni eserler kazandırmanın mücadelesini veriyoruz." ifadesini kullandı.
Geçen günlerde Türkiye'nin uzaydaki aktif 8'inci uydusu olarak Türksat 5B'nin semadaki yolculuğuna uğurlandığını, böylece Türkiye'nin son bir yılda uzaya 2 uydu fırlatan bir ülke haline geldiğini belirten Erdoğan, Türksat 5B'nin karasal olarak ulaştırılması mümkün olmayan hava, deniz, kara, internet ve iletişim alt yapısına kesintisiz erişimi sağlayarak, Orta Doğu'dan Güney Afrika'ya kadar geniş bir alana hizmet vereceğini ifade etti.
Erdoğan, şöyle konuştu:
"İşte Türkiye bu, modern Türkiye bu. Biz bunun alt yapısını oluşturduk, oluşturuyoruz. Görüldüğü gibi, Türkiye ne patinaj yapıyor, ne geriliyor, tam tersine sürekli yeni ataklarla hedeflerine doğru ilerliyor. Kurdaki dalgalanmanın yol açtığı belirsizlik, ülkemizin gerçek görünümünü yansıtmıyor. Her şeyden önce vatandaşlarımızın ve firmalarımızın bankalarda yüzlerce milyar dolarlık mevduatı bulunuyor. Yastık altındaki dövizi saymıyoruz bile. Yani aslında ülkemizde döviz kıtlığı değil, döviz bolluğu var. Sorun ekonomik gerekçelere dayanmayan, kimi kısa vadeli kazanç gayesi güden, kimi daha farklı amaçlar taşıyan döviz taleplerinin dönemsel yükselişidir. Halihazırda böyle bir süreç yaşıyoruz. Döviz alımına yönelik psikolojik eğilim ortadan kalktığında, hep birlikte bu bolluğun nimetlerini görmeye başlayacağız. Yine ülkemizde belli kesimlerin dövizdeki yükselişi bahane ederek, ne kurdaki ne küresel mal fiyatlarındaki artışla orantılı olmayan fiyatlandırmalar yapmak suretiyle haksız kazanç peşinde koştuğunu görüyoruz. Birilerinin özellikle canını yakma pahasına, bunların da önünü keseceğiz. Dün vesayetle mücadele ederken, darbecilere karşı koyarken, terör örgütlerinin başını ezerken nasıl kimsenin gözünün yaşına bakmadıysak, şimdi de ekonomide aynı yöntemi izleyeceğiz.
Buradan açıkça ilan ediyorum. Her kim kur spekülasyonuyla, fahiş fiyat oyunuyla, faiz baskısıyla dünyadaki gelişmeleri tersyüz ederek ülkemizi artık geçerliliği kalmamış ekonomi modellerine yönlendirerek, bizi yolumuzdan döndürebileceğini sanıyorsa yanılıyor. Bu yoldan dönüş yok. İşte görüyorsunuz, yatırımlar artıyor. Parası, finansa erişimi olan herkesi yatırıma, üretime davet ediyorum. İstihdamımız artıyor. Sanayisiyle, tarımıyla, turizmiyle, hizmetler sektörü ile her alanda istihdamı güçlü şekilde destekliyoruz. Üretimimiz artıyor, fabrikalarımız harıl harıl çalışıyor. İhracatımız artıyor, açık söylüyorum, ekranları başında bizi izleyen milletime sesleniyorum. Araçlarınızla Anadolu'ya giderken, herhalde otobandaki tırları görüyorsunuz değil mi? Bu tırlar nereye gidiyor, ne taşıyor, ne getiriyor? İşte bunların hepsi ihraç ürünlerini taşıyor ve yollarımız tırlarla dolu. Geçmişte tenhaydı bu yollar ama şimdi durum farklı. Yollardaki, gümrük kapılarındaki, kamyon ve tır trafiği kargo uçakları, yük trenleri mal taşımaya yetişemiyor."
Cari açığın azaldığını, gelecek yıl cari fazlaya geçileceğini belirten Erdoğan, kamu maliyesinin gücünü koruduğunu, bütçe disiplininde ve gerçekleşmelerinde en küçük bir sapma olmadığını kaydetti. Bankacılık sektörünün sapasağlam bir yapıya sahip olduğunu söyleyen Erdoğan, hedeflere ulaşma konusunda umutlu olmak için her şeye sahip olunduğunu ifade etti.
Erdoğan, şöyle devam etti:
"Ülkemizi asırlardır bir cendereye hapsederek yerinde saydıranlar, tarihi bu defa tekerrür ettiremeyecekler. Gazi Mustafa Kemal'in 1923 İzmir İktisat Kongresi ile başlattığı kalkınma atılımının ömrü ancak 6 yıl sürmüştü. Rahmetli Menderes'in büyük bir şevkle giriştiği kalkınma hamlesi 10 yıl sonra darbe duvarına çarpmıştı. Rahmetli Özal'ın ülkemize çağ atlatmak için hayata geçirmeye çalıştığı dönüşüm 10 yıla kalmadan siyasi istikrarsızlık bataklığına saplanmıştı. Cumhuriyet tarihinde ilk defa bizim dönemimizde 20 yıla yakın süren kesintisiz bir kalkınma hamlesi yaşandı. İnşallah bu başarıyı, ekonomideki büyük değişimle taçlandırarak nihai hedefimize ulaşacağız. 'Bu işler seçime yakın zamanda olmaz' diyerek, aba altından bize sopa gösterenler olduğunu müşahede ediyoruz. Bunlar Türkiye'nin bugün hamle yapmazsa, yeniden çeyrek asırlık, yarım asırlık bir kayıp yaşayacağını ya bilmiyorlar ya da özellikle böyle olmasını istiyorlar. Biz de diyoruz ki, Türkiye ekonomide sınıf atlayacaksa harekete geçmenin tam vaktidir."
Türkiye'nin ve milletin çıkarlarının, hesapları seçime kadar değil, 2053 vizyonuna göre yapmayı gerektirdiğini ve öyle davrandıklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"Dünyanın dengelerinin, küresel finans krizi ve ardından salgın krizi ile altüst olduğu, ülkemizin alt yapısının en uygun şartlara sahip bulunduğu bir dönemde bu hamleyi yapmayacaksak ne zaman yapacağız? Her alanda inşa ettiğimiz güçlü alt yapıyla, geniş siyasi etki alanımızla, terörü yenerek sağladığımız güvenlik ortamıyla, bu atılımın tam vaktidir. Cumhuriyet ile temelini attığımız uzun demokrasi ve kalkınma yolculuğunda cefasını çektiğimiz son 19 yılda, özenle geliştirip, büyüttüğümüz ağacımızın artık meyvelerini toplama vaktidir. İleride keşke dememek için şimdi risk alıyoruz. Milletin sancısını, sıkıntısını, derdini küresel para baronlarının çıkarlarına meze etmeye çalışanlara aldırmadan yolumuza devam edeceğiz, çalışacağız, mücadele edeceğiz, sabredeceğiz ve Allah'ın izniyle başaracağız. Sabreden kimse zafere ulaşacaktır."

"EVLATLARIMIZDAN TEK BEKLENTİMİZ, AİLELERİNE, ÜLKELERİNE HAYIRLI BİRER İNSAN OLARAK YETİŞMELERİDİR"
Erdoğan, üniversite öğrencilerine de müjde vererek, Türkiye'nin dünyada devlet eliyle verilen en kapsamlı burs ve kredi sistemine sahip olduğunu, bu yıl 449 bin 355 öğrenciye burs, 1 milyon 32 öğrenciye kredi verildiğini, her yıl ortalama 150 bin yeni öğrencinin burs almaya hak kazandığını belirtti.
Bu yıl yüzde yirmi artışla 180 bin gencin ilk defa burs imkanından faydalanacağını kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu ülkede üniversite harçlarını kim kaldırdı? Biz kaldırdık, biz. Hatırlayın o günleri, harçlardan dolayı yapılan eylemleri hatırlayın. Biz harçları kaldırdık. Şu anda var mı harç? Yok. Burs, kredi 45 liracık burs veriyorlardı, 45 liracık. Biz onlardan aldık bu iktidarı. Sosyal devlet anlayışımız gereğince, şehit ve gazi çocuklarına, yüzde 40 ve üzeri engelli gençlerimize, anne ve babası vefat etmiş evlatlarımıza, milli sporcularımıza, Sevgi Evleri ve Darüşşafaka'da büyüyen çocuklarımıza, koruma altındaki öğrencilerimize öncelikli burs veriyoruz. Bunun yanında üniversiteye yerleştirme puanlarında ilk 100'e giren öğrencilerimizle, milli sporcularımıza aylık tutarın 3 katı kadar burs sağlıyoruz. Kredi alan tüm öğrencilerimizin bunun geri ödemesini mezuniyet sonrası, 2 yıl erteleme hakkı vardır. Hatta bu süre gençlerimizin sigortalı bir işe girdiği tarihe kadar da uzatılabiliyor. Geçtiğimiz yıl lisans öğrencilerine 650 lira, yüksek lisans öğrencilerine 1300 lira, doktora öğrencilerine 1950 lira burs veya kredi vermiştik. Önümüzdeki yıl bu rakamları lisans öğrencilerinde 850 liraya, yüksek lisans öğrencilerinde 1700 liraya, doktora öğrencilerinde 2 bin 550 liraya çıkartıyoruz. Üniversite harcı ödemeyen, kredi ve burs imkanından faydalanan, barınma ihtiyacını yurtlarımızdan karşılayan evlatlarımızdan tek beklentimiz, kendilerine, ailelerine, ülkelerine hayırlı birer insan olarak yetişmeleridir. Yeni burs ve kredi rakamlarının öğrencilerimize ve ailelerine hayırlı olmasını diliyorum."