
"YALANIN YAYILMASINDA AKTÖR OLMUŞTUR"
Adliye önünde toplanan liselilere, AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Samed Safa Kaya, AK Parti Ankara İl Gençlik Kolları Başkanı Burak Yıldız, Ankara İl Gençlik Kolları Yeni Seçmen Birim Başkanı Muhsin Can Ercan da destek verdi. Liseli gençler adına açıklama yapan Bengisu Aslan, üniversite sınavından 1 gün önce öğle saatlerinde 'Türkiye- Katar Askeri Sağlık Alanında Eğitim ve İşbirliği Anlaşması' üzerinden oluşturulan 'Katarlı gençler sınavsız Türkiye'de okuyacak' algısının motivasyonlarını altüst ettiğini söyledi. Aslan, bu algının sınava girecek 2 milyon 607 bin 903 öğrenciyi ve milyonları bulan ailelerini olumsuz etkilediğine dikkat çekerek, "CHP Genel Başkanı her zaman olduğu gibi hiçbir teyide ihtiyaç duymadan sorumsuzca davranarak, yalan söylemiş ve yalanın yayılmasında aktör olmuştur. Biz buna artık şaşırmıyoruz. Ama gençlere söylenen bu yalandan günlerdir çok rahatsızız Sayın Kılıçdaroğlu. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP yönetiminin bu kadar bariz bir yalanın taşıyıcısı olmasını ve bunu biz gençlerin sınavına bir gün kala ucuz siyasetlerine malzeme etmesini asla unutmayacağız" dedi.

'BU ÜLKENİN GENÇLERİ TARAFINDAN KABUL GÖRMEYECEKTİR'
Aslan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun sosyal medya üzerinden başlattığı 'Katarlı gençler sınavsız Türkiye'de okuyacak' algısının, sosyal medyada belli odaklarca yayıldığını öne sürerek, "Bu algının oluşturulması tamamen kötü niyet taşımakla beraber, sınavlarına sadece bir gece kalmış arkadaşlarımızın zihinlerini allak bullak etmeye yetmiştir. Gençlerin 'Özür dile' çağrısını ciddiye almayan Kılıçdaroğlu hala içinde bulunduğu yanlış tavırla hareket etmektedir. Hatasına karşılık özür dileme erdemini gösteremeyen bir insanın, bu ülkenin gençleri tarafından kabul görmeyeceğini açıkça beyan ediyoruz. Kılıçdaroğlu; 'trol' dediğiniz biz gençler bize yaşattığınız bu manevi yıkım sebebiyle size bir 1 TL'lik manevi tazminat davası açmak üzere buradayız" ifadelerini kullandı.

"MiLYONLARCA ÖĞRENCİNİN HAYATIYLA OYNADI"
Mağdur ailelerin avukatlığını üstlenen Doğukan Yılmazer, "Sınava saatler kala, Katarlı öğrencilerin üniversitelere sınavsız alınacağı seklinde ve ilgili devlet kurumlarınca çok kısa süre içerisinde yalanlansa da servis edilmeye devam edilen bir haberle amaçlanan iktidarı yıpratmak olsa da doğrudan milyonlarca öğrencinin hayatıyla oynandı. Bir gün sonra söz konusu habere ilişkin yayımlanan tekzip ve düzeltmeler ise insanların aklıyla alay etmekten başka bir anlam ifade etmemektedir. Dünden bu yana görüştüğüm bütün ebeveynler ve eğitimcilerin ortak görüsüdür ki sınava giden saatlerde çocukların umutları gibi psikolojileriyle de oynanmıştır. Anne babalar dün gece çocuklarıyla yasadıkları diyalogların, mesajlaşmalarının fotoğraflarını gönderiyorlar. Türkiye'nin dört bir yanından bana, onları anlıyor ve üzülüyorum. Bizler de o çocuklarla aynı yollardan geçtik. Gençlerin hayalleriyle oynamak bu kadar kolay olmamalı" dedi.

Avukat Yılmazer, "Büyük mağduriyet oluşmuş durumda. Çocukların gardları düşmüş, motivasyonları yerle bir. Eğitimcilerden, psikologlardan görüşler aldım bu süreçte. Oluşan mağduriyet nedeniyle tazminat davası açmaya hazırlanıyoruz. Bize başvuran ailelerden ücret almayacağız. Bu yalan, çarpıtma haber bir iki medya organının servisiyle kalsa belki bir parça etkisi daha düşük olabilirdi ancak ülkenin ana muhalefet partisinin lideri gibi üst düzey siyasetçiler hatta bazı üniversite profesörleri de paylaşınca gençlere sanırım yalnızca `inanmak` kaldı. Buradaki üzüntümüz siyasi parti liderlerinin de olayın aslını bilmeden böyle bir algı oluşturulmasına yardım etmesidir. 2 milyondan fazla gencimize haksızlık edildi" ifadelerini kullandı.