Türkiye "yapılamaz" denilen anti-balistik füze için harekete geçti
Roketsan dünya devlerinin "yapılamaz" olarak değerlendirdiği anti-balistik füze geliştirmek için kolları sıvadı. Türkiye'nin çalışmalarını hızlandırması birçok ülkenin dikkatini çekti. Türkiye, askeri teknolojideki atılımlarıyla gündemden düşmüyor.
Türkiye anti-balistik füze geliştirmek için çalışmalarını hızlandırdı. Kimi komşu ülkelerimizdeki balistik füzelerin gelecekte nasıl bir tehdit olacağını kestirmenin zor olduğunu söyleyen uzmanlara göre Roketsan'ın çalışması kritik önemde. Suriye, İsrail, Irak ve İran, adeta bir balistik füze yuvası konumunda yer alıyor. Türkiye bu hamlesiyle bölgedeki dengeleri tamamen değiştirecek.

Roketsan Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit'in geçtiğimiz günlerde yaptığı "Balistik füze savunma sistemi çalışmalarına hız vereceğiz" açıklaması son yıllarda duymaya alıştığımız yerli ve milli savunma sanayii hamlesinin yakın gelecekteki hedeflerinden birini daha ortaya koyması bakımından son derece önemli. Bugüne kadar balistik füze koruma kalkanını belirli zaman aralıklarıyla 'müttefiklerinden' temin eden Türkiye'nin neden böyle bir üretime gitmek istediğini ve muhtemel yol haritasını Savunma Sanayii Araştırmacısı Anıl Şahin ile konuştuk.

TRT Haber'de yer alan habere göre; Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinesinde Ankara'nın attığı bu adımın neden kritik olduğunu anlayabilmek için balistik füzelerin nasıl çalıştığına dair en azından temel bir çerçeve çizilmesi gerekiyor… Balistik füzeler temel olarak harp başlığı, füze kontrol birimi, yakıt tankı, kanatçıklar, motor ve güdüm elektroniğinden oluşan bir füze sistemi olarak kabul ediliyor. Seyir füzesi veya diğer hassas güdümlü mühimmatların aksine balistik füzeler parabol bir yörünge izliyor.
Fırlatılışlarından itibaren irtifa almaya başlayan balistik füzeler, atmosferi aşıp uzaya çıkıyor, akabinde parabol yörünge gereği tekrar atmosfere giriş yapıyor ve yer çekiminin de etkisi ile çok yüksek hızlarda hedefe ilerliyor.Fırlatma esnasında oldukça büyük bir yapıda olan balistik füzelerden geriye, atmosfere girdiği esnada çoğunlukla harp başlığı ve bazı elektronik alt sistemler kalıyor. Füzenin menzili ne kadar yüksek olursa çıkacağı irtifa ve dolayısıyla hızı da o kadar yüksek bir seviyeye ulaşıyor.







