GELİN SİZİ SAHAYA GÖTÜRELİM! TÜRKİYE'Yİ SALGIN SONRASI DÖNEMİN KAZANANI YAPACAĞIZ
Bunlara inanmıyor musunuz? Gelin sizi sahaya götürelim. Şöyle bir OSB havası alın. sanayicinin, üreticinin nabzını yerinde tutalım… Biz elbette her şey güllük gülistanlık demiyoruz. Eksikleri de, varsa hataları da görüyoruz. Ama sizin görmezden geldiğiniz fabrikalar sayesinde, bu ülkede ihracat rekorları kırılıyor… Hiç kuşkusuz bu durum, önümüzdeki dönemde istihdam oranlarına da yansıyacak. Milletimiz müsterih olsun; riskleri takip edecek, kırılganlıkları gidereceğiz. Beklentileri karşılayacak politikaları yeni dönemde çok daha güçlü bir şekilde uygulayacağız. Ekonomi yönetimi olarak reformcu bir vizyonla, Türkiye'yi salgın sonrası dönemin kazananı haline getireceğiz.
AVRUPA'DA BİRİNCİ SIRAYA YERLEŞTİK
İmalat sanayi alt sektörlerinde bu sene önemli başarılara imza attık. Makine sektörümüz 1.7 milyar dolarlık ihracatla Cumhuriyet tarihinin ekim ayı rekorunu kırdı. Çelik sektörümüz yılın ilk 10 ayında, Almanya'yı geride bırakarak, Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sıraya yükseldi. Sadece son 3 aylık süreçte, bugüne kadar ülkemizde üretilemeyen "sıvı paslanmaz çelik" ve "külçe çinko"da ilk ürünleri elde etmenin gururunu yaşıyoruz. Gemi inşa sektörümüz, tam elektrikli ve hibrid gemiler başta olmak üzere, dünyada oluşabilecek tüm talepleri karşılayabilecek yetkinliğe kavuştu. Pek çok yerli tedarikçinin katkılarıyla TÜVASAŞ fabrikasında üretilen ilk "milli elektrikli tren seti"ni gururla raylarla buluşturduk. Testleri devam ediyor. Elbette bunlarla yetinmeyeceğiz. Milli teknoloji güçlü sanayi vizyonumuzla; her alanda üretim gücümüzü tahkim ederek milletimizin refahını yükselteceğiz. Türk sanayisi, her türlü ürünü üretebilecek kapasiteye sahip olmakla beraber, ithal ara malına bağımlılığı yapısal bir problem. biz bu sorunun üzerine kararlı bir biçimde giderek, teknoloji odaklı sanayi hamlesi programını başlattık.

MÜTEŞEBBİSLERİN YANINDA OLACAĞIZ
Yaptığımız detaylı analizler sonucunda Türkiye'de üretebileceğimiz, bize rekabet gücü kazandıracak ürün grubu listelerini oluşturduk. İlk aşamada çağrıya çıktığımız makine sektöründe titiz bir değerlendirmeyle 20 proje için destek kararı aldık. Servo motorlar, cnc tezgahlar, robotlar, eklemeli imalat makineleri ve daha pek çok yüksek teknolojili ürün, hamle programı sayesinde artık yerli olarak üretilecek. Çok yakında; kimya, eczacılık, ilaç, tıbbi cihaz, ulaşım ve elektronik gibi yüksek teknolojili diğer sektörlerde de yeni çağrılara çıkarak…Uçtan-uça tasarladığımız destek mekanizmasıyla katma değer üretmek isteyen müteşebbislerin yanında olacağız.
SANAYİLEŞME İCRA KOMİTESİ KURULDU
Ekonomi güvenliği, üzerinde hassasiyetle durduğumuz bir başka alan. Yerli üretimin ve teknolojik kabiliyetlerin geliştirilmesini sağlayacak politikaları en üst düzeyde belirlemek için sanayileşme icra komitesini kurduk. Uluslararası rekabet gücümüzü arttıracak kararları; bu komitede, sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında ilgili bakanlıklarla birlikte alacağız. Kamu alımları çıpasını kullanarak ürün gamımızı, katma değeri yüksek alanlar başta olmak üzere çeşitlendirerek sanayimize ölçek kazandıracağız.
TOGG TÜRKİYE'NİN GURURU OLDU
Türkiye'nin otomobilini milletimizin beğenisine sunduk, fabrikamızın temellerini attık. Hep söylüyorum, söylemeye de devam edeceğim. Türkiye'nin otomobili projesi, bir araba üretmenin çok daha ötesinde bir vizyona sahip. Otomobillerin artık sadece ulaşım aracı olmaktan çıkıp; elektrikli, otonom, ağa bağlı ve akıllı cihazlara dönüştüğü bu dönemde TOGG; Türkiye'nin gururu oldu… Biliyorsunuz batarya üretimi için de bir iş birliğine imza atıldı (farasis). Tabi burada yapılan iş birliği, sadece otomobil sektöründe değil, enerji depolama sistemlerinde de Türkiye'yi çok daha ileriye götürecek önemli bir adım.özellikle elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla, bu araçlarda enerji depolamak için kullanılan bataryalar, evlerde de kullanılabilecek. Dolayısıyla; yenilenebilir enerjinin depolanması konusunda muhteşem bir fırsattan,

SİHA'LARIMIZ İÇİN DE "MOTORU YERLİ DEĞİL" DİYE YAYGARA KOPARIYORLARDI
Türkiye'nin enerji dönüşümüne sağlanacak büyük bir katkıdan bahsediyoruz.Türkiye'nin otomobili tersine beyin göçünü de ciddi manada teşvik ediyor. küresel tecrübesi olan genç mühendislerimiz, yazılımcılarımız, yöneticilerimiz; yurt dışındaki işlerini bırakıp Türkiye'nin otomobili için vatanlarına döndüler. Ne yazık ki, bu gayret ve özveriyi hiçe sayıp, Türkiye'nin otomobili projesine kulp takmak için kendilerini komik duruma düşürenler var. "TOGG'un şu parçası buradan alınıyormuş, bu parçası şuradan alınıyormuş" diyerek cehaletlerini sergiliyorlar. Fikri mülkiyet hakkı nedir diye sorsanız, inanın bunlar daha onu bile bilmez. Aslında biz bu tavra yabancı değiliz. Biliyorsunuz, teröristlere kök söktüren SİHA'larımız için de "motoru yerli değil" diye yaygara koparıyorlardı.
MERCEDES YERLİ VE MİLLİ DEĞİL DİYE DUYDUNUZ MU?
Çok açık konuşacağım; bu tavır çok sığ ve cahilce. Tam da burada, size çarpıcı bir örnek göstermek istiyorum. Bu bir elektronik kontrol ünitesi, mercedes kamyonlarında kullanılıyor. Kocaeli'nde bir firmamız bu kontrol ünitelerini tasarlıyor, üretiyor ve Mercedes'e satıyor. Dünyada son dönemde üretilen mercedes kamyonlarında bu Türk ürünü var. bunun gibi onlarca, yüzlerce farklı Türk ürünü global otomotiv markaları tarafından kullanılıyor. peki siz başka ülkelerde buna benzer bir tartışma yaşandığını gördünüz mü? Mesela Alman parlamentosunda vekillerin çıkıp; "Mercedes kamyonlarında Türk ürünleri kullanılıyor… Mercedes yerli ve milli değil… Bu nasıl alman markası?" dediklerine hiç şahit oldunuz mu? Elbette hayır! dünyanın hiçbir yerinde böyle bir tavra şahit olamazsınız… Ama Türkiye'deki muhalefetten her gün bunları dinlersiniz.

BUNLAR ÜRETİM CAHİLİ!
Çünkü bunlar üretim cahili, üretim! "motor, motor!" diyerek, milletin meclisinde ülkemizi küçümsemeye kalkanlar yine bunlar. Tabi bunlara en güzel cevabı; mühendislerimiz veriyor. Bakınız sadece tei'de son 7 yılda 10 farklı milli motor geliştirildi. Daha geçen hafta tei'nin ürettiği ilk milli helikopter motorunu TUŞAŞ'a teslim ettik. yalnızca deniz, hava, kara değil; uzay araçlarının da motorlarını geliştiriyoruz. Gururla söylüyorum: TÜBİTAK uzay enstitümüzde uyduların manevra yapmasını sağlayan hall (hol) etkili itki motorunu geliştirdik. TÜRKSAT 6A milli haberleşme uydusunda bu itki sistemini kullanacağız. bunu başarabilen nadir ülkelerden biriyiz.
ÇEVRE DOSTU ÜRETİMLE BÜYÜYORUZ
Ülkemizin katma değer üssü sanayi bölgeleri, çevre dostu üretimle Türkiye'nin ekonomisini büyütüyor. 2020 yılında kurulan 11 osb ile toplam osb sayısı 325'e, kredi desteği verdiğimiz sanayi sitesi sayısı ise 480'e ulaştı. Üretime geçen bu bölgelerde yaklaşık 2 buçuk milyon vatandaşımıza istihdam imkanı sağladık. Yılsonu itibarıyla; 13 osb ile 3 sanayi sitesi projesini, 2021 yılındaysa; 19 osb ile 6 sanayi sitesi projesini tamamlayacağız. Endüstri bölgelerimizin sayısı 22'ye, bu bölgelerdeki istihdam 13 bin kişiye ulaştı. Tabi, burada bir noktaya değinmeden geçemeyeceğim. Daha geçen hafta, CHP milletvekillerinin başlattığı bir çarpıtmayla yatırım gündemimiz sabote edilmeye çalışıldı. Yıllardır atıl durumda bekleyen filyos bölgesine yatırımcı bulmak için verdiğimiz mücadele sonucunda köklü bir firmamız bu bölgede yatırım yapma kararı aldı. Yüce Meclisimizin onayladığı endüstri bölgeleri kanuna dayanarak, filyos endüstri bölgesine yönetici şirket atamasını gerçekleştirdik. Ama sanki bu usulsüz bir işlemmiş gibi, sanki birilerine ihalesiz iş veriliyormuş gibi bir algı oluşturmaya çalıştılar. Zonguldak vekillerimiz buna şahittir. Süreci başından sonuna kadar biliyorlar. Bizim o bölgeye yatırımcı çekmek için verdiğimiz mücadeleye tüm bölge şahit.
MİLLETİME ŞİKAYET EDİYORUM
Şimdi ben bir sanayi bakanı olarak, bu yatırım düşmanı zihniyeti meclisimizin kürsüsünden milletimize şikayet ediyorum. Kritik sektörlerden birinde üretim yapacak, cari açığımızı azaltacak, istihdam oluşturacak bir yatırıma… Yalanlarla, iftiralarla saldırmak itibar suikastından başka bir şey değildir. bakınız 8 yılda 2 bin 745 yatırıma, yatırım yeri tahsis desteği verdik. son 2 senede bakanlık kredisi kullanan OSB'lerde 1265 yatırım tamamen veya kısmen bedelsiz arsa tahsisinden faydalandı.
BİZ YATIRIMCILARIMIZI KİMSEYE YEDİRMEYİZ
Biz, başvuran hiçbir yatırımcıya ayrımcılık yapmıyor, şartları sağlayan herkese bu destekleri veriyoruz. ama muhalefet yalan yanlış bilgilerle, yatırımcılara ve bize sürekli iftira atmanın derdinde. biz yatırımcı bulmak için gecemizi gündüzümüze katacağız… Bürokrasiden araziye varıncaya dek tüm engelleri ortadan kaldıracağız…Ama birileri çıkacak, kirli siyasetleri için bu yatırımcılara saldıracak, biz de susup izleyeceğiz öyle mi? Kimse kusura bakmasın! Biz yatırımcımızı kimseye yedirmeyiz! Türkiye için alın teri döken kim olursa olsun, sırtımızda taşırız! Nitekim, her platformda gururla adını zikrettiğim, defalarca ziyaret ettiğim, destek olduğum üreticilerin, yatırımcıların arasında muhalefet partilerinde aktif siyaset yapanlar var. Acaba sizin bu firmaları bir kere olsun ziyaret etmişliğiniz var mıdır, hiç zannetmiyorum. Üretim yapmanın, istihdam oluşturmanın ne kadar zorlu ve fedakarlık isteyen bir iş olduğundan haberiniz yok. eğer olsaydı, bizim yaptığımız gibi; ülkemizde katma değer ve istihdam oluşturan yerli ya da yabancı fark etmez her yatırımcıyı koruyup kollardınız. Ama siz, türlü çarpıtmalarla, yok şu ülke yok bu ülke diyerek…
