Son dakika: Bahçeli'den MHP Grup Toplantısında önemli açıklamalar
Son dakika haberine göre MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, eski sağlık bakanı Osman Durmuş'un vefatıyla ilgili ''Değerli dava arkadaşım Prof. Dr. Osman Durmuş'u kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Üzüntümüz büyüktür. Türk milleti ve ülkücü hareket en önemli isimlerinden birini kaybetmiştir'' dedi. Osman Durmuş'un vefatıyla ilgili konuştuğu sırada Bahçeli'nin sesinin titrediği ve gözlerinin dolduğu görüldü. Devlet Bahçeli, "Bu siyasi şizofren ne hakla İslam'ı yapılandırmayı hedef olarak belirlemiştir? Biliyor ve iman ediyoruz ki; Allah katında kıyamete kadar geçerli olan tek hak din İslam'dır Dinin sahibi Allah'tır. Peki Macron'un sahibi kimdir? Macron'un hüsrana uğrayacağı günler yakındır. En büyük dersi kendi ülkesinden alacak." diyerek sert tepki gösterdi. Hatay'daki terör saldırısıyla ilgili de konuşan Bahçeli, "ABD uyarısından kısa süre sonra olması kuşkuludur." ifadelerini kullandı.
MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu.
Devlet Bahçeli konuşmasında Eski Sağlık Bakanı Osman Durmuş'a Allah'tan rahmet yakınlarına başsağlığı diledi.
Bahçeli, "Değerli dava arkadaşım Prof. Dr. Osman Durmuş'u kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Üzüntümüz büyüktür Türk milleti ve ülkücü hareket en önemli isimlerinden birini kaybetmiştir" dedi.
Osman Durmuş'un vefatıyla ilgili konuştuğu sırada Bahçeli'nin sesinin titrediği ve gözlerinin dolduğu görüldü.

Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Siyaset ve ilim hayatına silinmez izler bırakan Prof. Dr. Osman Durmuş'u kaybetmenin acısını yaşıyoruz. İnanmış bir ülkücü, çalışkan bir hekim, başarılı bir siyasetçi, ahlaklı bir insan, kısacası adam gibi adamdı. O şimdi ebediyete irtihal etti. Bir hilal gibi aramızdan ayrıldı. Ailesine, sevenlerine başsağlığı diliyorum.
Tarih beşeri tecrübenin verimli bir laboratuvarı, gelecek planlamalarının kilit taşıdır. Sosyal olaylarla, siyasal müesseslerin insan hayatını aşan ilişkileri vardır. İnsanın ufuk derinliği kazanabilmesinin kabiliyet ve kalitesi şahsi tecrübe sınırlarını aşıp daha geriye gitmesine bağlıdır. Bir şeyin izahını yapmak, her şeyden önce onun tarihine bakmak demektir. Tarih şuuru tarihin akışı hakkında belli bir görüşe sahip olmaktır. Bu sayede aramızda sonsuz bir geçmişin bulunduğunu, önümüzde de sonsuz bir geleceğin bulunduğunu kavrarız.
Tarihimizi gıpta edilecek bir gurur kaynağıdır. Biz saadet ve selameti geçmişimizin sayfalarında değil, bir istikbal yükselişinde görüyoruz. Geçmiş bazen geleceği gölgeleyecek kadar gözlerimizi kamaştırabilir. Bu durum hamaset çıkmazıdır. Zaman tünelinden geçip bugüne oluşan her neviden sorunu bugünün imkanlarıyla çözmekten başka yolumuz yoktur. Tarih birdir ve bütündür; adı da Türk tarihidir. Coğrafya birdir adı da Türk vatanıdır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1925'te İzmir'de yaptığı konuşmada, Cumhuriyet'in milletin kendi istek ve arzusuyla oluştuğunu söylemiştir. Samsun'dan sonra Anadolu'nun içlerine ilerleyerek meşhur Amasya Genelgesi'nde 'Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır' demiştir. Erzurum Kongresi'nden önce Mazhar Müfit'in sorusuna; 'Açıkça söyleyim hükümet biçimi zamanı gelince Cumhuriyet olacaktır' demiştir.
Her karış toprağıyla bölünmez bir bütün olan Türkiye Cumhuriyeti, herkesin her bir insanımızın ortak iradesi, ortak sevdası, ortak hazinesidir. Türk milleti medeniyet yolunda tereddütsüz yürümeye devam edecektir. Türkiye Cumhuriyeti duymasını bilene ses, sevmesini bilenen yürektir. Bayrak inmeyecek, ezan susmayacak, Türkiye Cumhuriyeti yıkılmayacaktır. Bizim verilecek toprağımız, vazgeçecek insanımız yoktur. Denemek isteyen varsa denesin, hainler nerede olursa olsun millet sevdalıları buradadır. Türkiye'nin 97'nci yıl dönümünü kutluyorum. İlk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, kahraman şehitlerimizi, gazilerimizi, kutlu ceddimizi rahmetle yad ediyorum.






