Arınç'tan çok özel açıklamalar

Türkiye'nin birbirinden önemli gündem maddeleri ve özellikle de deprem ve terörle ilgili olarak Başbakan yardımcısı ve hükümet sözcüsü Bülent Arınç A Haber Ankara stüdyosunda Ankara temsilcimiz Murat Akgün'ün sorularını cevapladı.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Deniz feneri davasında aralarında Zahid Akman'ın da bulunduğu sanıkların tahliye edilmesini doğru bir karar olduğunu ancak bu tahliyelerin Ergenekon davası dahil diğer davalar için de işaret fişeği olmasını diledi. Tutuklu milletvekillerin durumunu da değerlendiren Arınç, "Tutukluluk cezaya dönmemeli kaldı ki milletvekili seçilen insanın kaçacak hali yok Mustafa Balbay'ın tutukluluğunu vicdanım kaldırmıyor" dedi.

- Görsel ve yazılı basında deprem sonrası yardımların dağıtımında özellikle koordinasyon konusunda sıkıntı yaşandığına dair eleştiriler var. Sizce deprem sonrası yardım faaliyetleri istendiği gibi yapılabildi mi? Yapılamadıysa sorumlusu kimdir? Yapıldıysa o zaman bu eleştirilerin kaynağı nedir?


Depremle ilgili olarak bugün 4. gün. 1999'dan bu yana en yüksek ölçekli deprem Van'da oldu. Olayın duyulması üzerine Başbakanımız beraberinde 6 bakanla birlikte deprem bölgesine ulaştı. Başkanımız da bugünkü konuşmalarında ilk süreç içerisinde bir takım arzu edilen ölçekte yardım faaliyetlerinin organize edilememesini en azından çadır dağıtımı konusunda yeterli bir organizasyonun sağlanamamasını bir eksiklik olarak gördü. Bu tür depremlerde idarecinin de kriz merkezinin de bir anda olaya müdahale edememeleri eleştiri konusu yapılabilir. Bu konudaki samimi eleştirileri de anlayışla karşılamak lazım. Ama gece saatlerinden itibaren bu organizasyon sağlanmıştır.

Kriz merkezleri kurulmuştur. Kızılay'daki hata ve eksikler de giderilmiştir. Bakanlar Kurulu sonrası çadırlarla ilgili rakamlar vermiştim. O rakamlarda 9 bin civarında çadırın dağıtıldığı görülüyordu. Bildiğiniz gibi bu çadırlar bir kişiyi barındırmak üzere verilmiyor. En azından 3-5 daha kalabalık aileler için veriliyor ve sanki o sayı yeterli gibi görünüyordu. Ancak hem gerçek ihtiyaç hem de psikolojik sebeplerle öçadıra daha fazla ihtiyaç duyduğu gözlemlendi. Yıkılan evler belli o yıkılan evler sebebiyle çadır ihtiyacı da ortada. Ancak daha sonra meydana gelen artçı depremler daha çok ihtiyacı ortaya koydu. Çünkü insanlar sağlam gördükleri evlerinde bile barınmak durumunda kalmadılar, bu bir. İkincisi hem artçı çoklar hem de iğnsanların evlerine girememesi endişe içerisinde oluşları sağlam evlerde bile oturanların çadıra çıkma ihtiyacı duymasını doğurdu. Bu ihtiyaç 2. gün ortaya çıktı. Ama ihtiyaçlar büyük ölçüde çözüldü. Ama insanlar ihtiyaçların hemen giderilememesi konusunda şikayetlerde bulunmuş olabilirler. Kızılay'ın da hemen ilk saatlerde bu ihtiyacı karşılayamamış olması eleştiri konusu olmuştur. Deprem çok yüksek ölçektedir bir şaşkınlığa yol açmıştır. Bu kamu personeli açısından yöneticiler açısından da da geçici bir şok meydana getirmiştir.

Arınç'tan çok özel açıklamalar - 1

- Eğer şu anda devletin depremden sonraki çalışmaları ile ilgili olarak genel bir not verecek olsaydınız 10 üzerinden kaç veriyorsunuz?

10 üzerinden en azından 8. Çünkü Ağrı Valisi kriz merkezi başına getirilmiştir kaymakamla birlikte. Belediyeler kendilerine düşen görevleri yapma konusunda daha iyi bir organizasyon içine girmişlerdir. Havaalanı çok iyi çalışmaktadır. Şu anda en yakın yere bile yaralılar uçak ambulanslarla götürülmektedir.

TAHLİYELER DİĞER DAVALARDA DA OLMALI
Tahliye edilmiş olmaları kim olursa olsun bizim için doğurur. Yani bir insanın hürriyetinin bağlayıcı hale gelmesi tutukluk veya hükümlülük hoş bir şey değil. İnsanlar eğer bir suç işlemişlerse bunun karşılığını görecektir. Ama hüküm verilinceye kadar tutukluluk süresinin uzaması adeta cezayı katlayarak o insanın önüne getiriyor. Sizinle pek çok röportaj yaptık ve ilk defa belkide hükümetin içerisinden bir insan olarak ben sadece hukuk ve vicdanı yanyana getirmek suretiyle şu şu şu davalarda tutukluk süresi haddinden fazla uzadı bu cezaya dönüştü artık hakimlerimiz ceza muhakemesi kanununda ne yazıyorsa yazsın ama 3 sene 4 sene olan tutukluluk artık cezaya dönüştü bunlar tahliye edilebilir. Kaldı ki bu insanalrın içerisinde sosyal konumları itibariyle, mevkileri itibariyle dışarıya bıraktığınız zaman kaçacak insan da yok. Bunlar ya bilima damları ya muvazzaf veya emekli askerler komutanlar veya gazeteciler yazarlar. Bu şnsanı dışarı koysanız nereye kaçacak kardeşim. Topladıysanız delilleri topladınız, mahkemler başladı. Ama çok sanıklı davalarda savunma sırası bile gelmeyenler b unun tamamını bu süreç içerisinde beklersek 10 sene geçecek, 5 sene 6 sene geçecek! Ey hakimler, savcılar artık bunları tahliye edebilirsiniz demiştim.Bundan dolayı da elştirildim. Ama efendim bunlar önemli davalardır! Canım bunlar önemsiz dava diyen mi var?

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin