Osmanlı hekimi Salih bin Nasrullah'dan her derde deva reçete! 3 yüzyıllık şifa kaynağı ortaya çıktı! Meğer bir tutamı bile...

Osmanlı hekimi Salih bin Nasrullah, 3 asır önce çeşitli sağlık sorunlarına doğal yöntemlerle çözüm sunan önerilerde bulunmuştu. Bu öneriler, kalp sağlığından bağırsaklara kadar birçok konuda fayda sağladığına inanılıyor. Osmanlı döneminde kullanılan pek çok doğal yöntem, modern tıbbın kimyasal ilaçlarının dışında sağlığını korumak ve bağışıklığı güçlendirmek isteyenler için bir şifa kaynağı olarak kabul ediliyor.

Osmanlı hekimi Salih bin Nasrullah'dan her derde deva reçete! 3 yüzyıllık şifa kaynağı ortaya çıktı! Meğer bir tutamı bile... 1

Osmanlı hekimlerinden Salih bin Nasrullah 3 asır önce önerdi. Kalp sağlığından bağırsaklara kadar her şeye iyi geliyor. Modern tıbbın getirisi kimyasal ilaçlar dışında doğal yöntemlerle bağışıklığını güçlendirmek ve sağlığını korumak isteyenler için Osmanlı'nın şifa kaynağı ortaya çıktı.

Osmanlı hekimi Salih bin Nasrullah'dan her derde deva reçete! 3 yüzyıllık şifa kaynağı ortaya çıktı! Meğer bir tutamı bile... 2

PEK ÇOK HASTALIĞI YÜZYILLARDAN BERİ KULLANILIYOR

17'nci yüzyılda Osmanlı hekimlerinden Salih bin Nasrullah, bir eserinde safranın; tıkanmaları açtığı, karındaki gazları dağıttığı, kabızlığı giderdiği, kalbe kuvvet verdiği ve iştah açtığından söz ediyor. Yani, Osmanlılar'da ve eski Türk mutfağında çok önem verilen safranın değerinin daha o zamanlarda keşfedildiği ve pek çok hastalıkta yüzyıllarca evvel kullanıldığı anlaşılıyor.

Osmanlı hekimi Salih bin Nasrullah'dan her derde deva reçete! 3 yüzyıllık şifa kaynağı ortaya çıktı! Meğer bir tutamı bile... 3

Yiyeceklere parlak sarı bir renk veren safran; sıra dışı tadı ve yemeklere kattığı renk nedeniyle Arap, Orta Asya, Avrupa, Hint, İran ve Fas mutfaklarında yaygın olarak kullanılıyor.

Osmanlı hekimi Salih bin Nasrullah'dan her derde deva reçete! 3 yüzyıllık şifa kaynağı ortaya çıktı! Meğer bir tutamı bile... 4

Safran, Anadolu'da da Hititler döneminden beri ilaç olarak kullanılıyor. Baytok'a göre; botanik biliminin babası olarak kabul edilen Theophraste, safranı 'ilaçların kraliçesi' olarak isimlendirmiş.

Osmanlı hekimi Salih bin Nasrullah'dan her derde deva reçete! 3 yüzyıllık şifa kaynağı ortaya çıktı! Meğer bir tutamı bile... 5

Osmanlı döneminde de önemini koruyan safran, bir zamanlar İngiltere'ye bile ihraç edilmiş. Ancak 20'nci yüzyıldan itibaren ekonomideki güçlükler nedeniyle, Anadolu'da safran ekimi ve üretimi çok geriledi. 1913 yılında Safranbolu ve Urfa illerinde yetiştirilen safran, ülkenin gereksinimini karşılayamadığı için Fransa'dan ithal edilmeye başladı. Türkiye, günümüzde safran ihtiyacını İspanya ve İran'dan karşılıyor.

Osmanlı hekimi Salih bin Nasrullah'dan her derde deva reçete! 3 yüzyıllık şifa kaynağı ortaya çıktı! Meğer bir tutamı bile... 6

SAĞLIKSIZ BESLENMEYİ ÖNLÜYOR!

Safran; halk arasında sinir sistemi uyarıcısı, iştah açıcı, adet söktürücü, koku ve renk verici olarak kullanılıyor. Amerika'da yapılan bir araştırma; günde 176.5 mg safran tüketen kişilerin, yüzde 55 oranında sağlıksız atıştırmalardan vazgeçtiğini gösteriyor. Bu nedenle safran tüketiminin obeziteyi önleyebileceği belirtiliyor. Başka bir araştırma ise; safranın iştah düzensizliğini önlediğini ve moral yükselttiğini kanıtladı.

Osmanlı hekimi Salih bin Nasrullah'dan her derde deva reçete! 3 yüzyıllık şifa kaynağı ortaya çıktı! Meğer bir tutamı bile... 7

DEPRESYON, ANKSİYETEYE İYİ GELİYOR!

Yapılan çalışmalar; safranın depresyon ile mücadelede, anksiyete ve duygusal kontrol yönetiminde etkili olduğunu gösteriyor.

Osmanlı hekimi Salih bin Nasrullah'dan her derde deva reçete! 3 yüzyıllık şifa kaynağı ortaya çıktı! Meğer bir tutamı bile... 8

KANSER BASTIRICI ÖZELLİĞİ VAR

Ayrıca safranın antikanserojen (kanser bastırıcı) olduğu ve antioksidan özelliklere sahip olduğu belirtiliyor. Araştırmalar; safran özünün ve içeriğindeki kimyasalların kanser tümörünü küçülttüğünü ve tümörün yayılmasını önlediğini gösteriyor.

Osmanlı hekimi Salih bin Nasrullah'dan her derde deva reçete! 3 yüzyıllık şifa kaynağı ortaya çıktı! Meğer bir tutamı bile... 9

HER DERDE DEVA

Her derde deva bir baharat olan safran, göz hastalıklarının ilerlemesini de yavaşlatıyor. Safran, geleneksel halk hekimliğinde ise; ağrı, kötü sindirim, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, solunum sistemi hastalıkları ve Alzheimer gibi birçok ciddi rahatsızlığın tedavisi için kullanılıyor.

Osmanlı hekimi Salih bin Nasrullah'dan her derde deva reçete! 3 yüzyıllık şifa kaynağı ortaya çıktı! Meğer bir tutamı bile... 10

SALİH BİN NASRULLAH'IN HAYATI

Tıp alanında çok önemli eserler yazan Salih Bin Nasrullah, Halep'te doğdu. Hayatının ilk dönemleri hakkında fazla bilgi bulunmasa da sonraki yıllarda göstereceği başarılar sayesinde tarih sahnesindeki yerini aldı.

17. yüzyılın ünlü hekimi Nasrullah, Hristiyan inancından sonra İslamiyet'i kabul ederek Halep'te tıp eğitimi aldı. Halep'te Bîmâristânü'l-Argūnî el-Kâmilî'de tıp eğitimi gören Nasrullah burada hekimbaşılığa kadar yükseldi.

Halep Valisi İbşir Paşa'nın mahiyetinde bulunan Nasrullah, Halep'ten ayrıldı ve Paşa ile birlikte sonrasında iyi vazifelerde bulunacağı İstanbul'a gitti.

İmparatorlukta IV. Sultan Mehmed'in saltanatın yaşandığı dönemdi.

İstanbul'a gelen ünlü hekim ilk etapta hassa hekimi daha sonra ise Fatih Darüşşifası'nda başhekimlik yaptı. Burada hastaların tedavisinde gösterdiği üstün başarılar, av düşkünü IV. Mehmed'in de kulağına gitti.

Böylece Sultan'ın takdirini kazanarak ihsanlarına nâil oldu ve hekimbaşılığa getirildi. Osmanlı topraklarında on dört yıldan fazla bir süre hekimbaşılık görevini yürüttü.

Nasrullah, hayatı boyunca hassa hekimliği, İstanbul kadılığı, saray tabipliği görevlerinde bulundu.

Nasrullah tıp tarihi açısından pek çok yeniliğe imza attı. 17. yüzyılda Osmanlı henüz Avrupa tıbbı ile tam manasıyla haşır neşir değildi.

Doğu tıbbının etkisi altında olan Osmanlı, 17. Yüzyılda birtakım hekimler vasıtasıyla Batı'dan etkilenmeye başladı. İşte bu öncü hekimlerden biri de Salih bin Nasrullah'dı.

Latince'yi iyi bilmesi sebebiyle 17. yüzyıla kadar gelen klasik İslâm tıp ve eczacılık uygulamalarının günümüze ulaşmasına katkıda bulunmuştu.

Yaptığı katkılar yalnızca bunlarla da sınırlı değildi. Osmanlı tıbbının modernleşmesine öncülük etti.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin