Felaketin kaynağı Tuna! Karadeniz'den Marmara'ya karbon akıyor
Marmara Denizi, günlerdir süren müsilaj (deniz salyası) tehlikesi altında. Başkan Erdoğan liderliğinde AK Parti hükümeti, konuyla ilgili tüm adımları attı. Diğer yandan müsilajın nedenlerini araştıran bilim insanları önemli bir ayrıntıyı daha yakaladı. Prof. Dr. İzzet Öztürk ile araştırma görevlisi Büşra Çiçekalan, Marmara' Denizi'ndeki kirlilikte Tuna Nehri'nin payını araştırdı. Öztürk ve Çiçekalan'ın araştırmasına göre, Tuna Nehri'nden Karadeniz'e buradan da İstanbul Boğazı üst akımıyla Marmara Denizi'ne ulaşan uluslararası kirlilik, İstanbul'un kentsel kirlilik yükünün 10 katı.
Marmara Denizi'ni saran müsilaj felaketine ilişkin farklı nedenler konuşulurken, İTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. İzzet Öztürk ile Araştırma Görevlisi Büşra Çiçekalan, Tuna Nehri kaynaklı kirlenmeye dikkat çeken önemli bir rapor yayınladı.
"Tuna'nın Marmara Denizi Üzerindeki Hidrolik ve Organik Yük Baskıları" başlıklı raporda, Tuna Nehri'nden, Boğaz üst akımıyla taşınan partiküler organik karbonun Marmara'daki ekolojik dengeye zarar verdiğine dikkat çekilerek, İstanbul özelindeki duruma da değinildi.
TUNA'DAN MARMARA'YA
Tuna, Karadeniz, Boğaz yoluyla yıllar içerisinde taşınan kirleticilerin, Marmara'nın alt tabakasındaki çözünmüş oksijen azlığına neden olduğuna dikkat çekilen raporda, şu tespitlerde bulunuldu:
"Karadeniz'den İstanbul Boğazı ile Marmara'ya giren, ağırlıklı olarak Tuna nehri kaynaklı sınır aşan kirlilik, 1990'lı yıllardan itibaren, ötrifikasyon (aşırı plankton çoğalması) riski özellikle Marmara Denizi alt tabakasındaki kronik çözünmüş oksijen azlığı sorunun en temel nedenlerinden biridir. Marmara ile ilgili olarak yapılan kirletici yükleri envanterinde de Karadeniz'den gelen kirliliğin İstanbul'un kentsel kirlilik yükünün toplam organik karbon bakımından 10 katı, toplam azot ve fosfat parametreleri itibarı ile ise birkaç katı mertebesinde olduğunu gösteriyor."
AZALSA DA RİSK VAR
Raporda, SSCB'nin parçalanmasından sonra Tuna havzasında bulunan ülkelerin fosfor ve azotlu gübre tüketimlerini azalttığı buna karşı riskin devam ettiğine işaret edilen raporda, "Öyle ki, Tuna havzası ülkelerince kullanılan azotlu ve fosforlu gübre miktarları 1995 sonrası, sırası ile 1.5 ve 0.5 milyon ton/yıl seviyelerine geriledi. Tuna Havzasındaki Doğu Bloku ülkelerinde yaşanan ekonomik kriz dolayısıyla azalan zirai gübre kullanım, havzanın fosfat yükünü sınırlı oranda düşürmesine karşın TIN yükünde bir değişime yol açmamıştır. Fosfor yükündeki belirgin azalmanın ana sebebi fosforsuz deterjanlara geçiş ile besi maddesi giderimli atıksu arıtma uygulamalarıdır" görüşleri yer aldı.