2022 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri'nde Hollanda ve Norveç'i geçerek 6 puana ulaşan A Milli Takım, dün akşam Letonya ile karşılaştı. Karşılaşmanın mutlak favorisi olarak görünen Tükiye sahadan 3-3'lük beraberlikle ayrıldı. 2 farklı önde olmasına rağmen oyunu tutumayan A Milli Takım için birçok yazar, bugünkü köşesinde dikkat çeken ifadeler kullandı. İşte Türkiye-Letonya maçının yansımaları...
GÜRCAN BİLGİÇ - RAKİP DERSİNİ DAHA İYİ ÇALIŞMIŞ
En kolay görünen aslında en zorudur. Letonya maçı öncesinde bu duygularda olmalıydık ve Şenol Güneş de bunun altını sık çizdi. Normal şartlarda oynasak daha rahat olacaktık. Üst üste iki rakibimizi birden devirince, birçok ilkin önüne geldik bu maçta.
Bizim Çocuklar'a sadece kazanmanın dışında da yükler verdik ama ikinci dakikada onlar konuyu bitirdiler. Letonya gibi karakteristliği iyi kapanıp, hızlı hücumlarla saldırmak olan bir ekolün, tüm taktik planları sadece iki dakika sürdü.
"Şimdi onlar düşünsün" diye arkamıza yaslandık ama "nasıl olsa kazandık" duygusunun takımı saracağını hesaplayamadık. İkinci golü atıp, maçı cebe koyduğumuzu zannettiğimizde golü yedik. Mert Müldür'ün tek kişilik şovuyla penaltıyı kazandık. Burak farkı iki yaptı ama rakibin dersini bizden daha iyi çalıştığını anladık yediğimiz ikinci golde...
Duran topu en iyi yükselenlerine kullandılar. En uzunlarımızın üstünden gol pası verdiler. En tecrübelimiz Caner ofsaytı bozdu ve ceza kesildi. Tüm takım yerleşmişken, herkes alanlarını kapatmışken beraberliği yakaladı Letonya. Herkesin bir kâbusu var, bizimki de Letonya galiba. Adamlar maç boyu "görünmez adam" gibi sadece sahada oldukları sanılan, ancak planlarından vazgeçmeyen androidler gibiler.
"Bu da bize bir ders olsun" diyeceğiz ama yakıştıramıyorum bu takıma. Kapanacak rakibi açmak için erken gol lazımdı, bulduk. Umutlarını bitirmek için farkı ikiye çıkarmak gerekiyordu; yaptık. Yetiştiler bize ama üçüncüyü de attık.
Avrupa Şampiyonası öncesinde aslında en acı dersi aldık. Çoktan öğrenmiş olmaları gereken, geçmişte onlardan öncekilerin çokça yaptığı, "Biz bitti demeden bitmez" faktörünü Letonya öğretti onlara.
ALİ GÜLTİKEN - KARA BÜYÜ VAR
Bu kadar pozisyon bulup 3 gol attığın bir maçı elinden kaçırmak olacak iş değil. Hollanda ve Norveç maçlarındaki savunma anlayışımızın çok gerisinde kaldık. Rakibi ciddiye alıp önemsediğimizde ve savunma anlayışımızı bu şekilde yaptığımızda iyi sonuçlar aldık. Ama biraz rahatladığımızda çok basit pozisyonlarla dün akşam goller yedik.
Olayın iki tarafı var; takım savunması mantığıyla oynadığımızda iyiyiz ama kendi evimizde oynadığımız, öne çıktığımız maçlarda savunma arkasında verdiğimiz pozisyonlarda henüz istediğimiz seviyede değiliz. Birinci golü böyle yedik. İkinci sorun ise yüksek toplarda ve ölü vuruşlarda yaşadığımız ikinci top kayıpları. Yediğimiz ikinci ve üçüncü gol de bu şekilde geldi. Yani öne doğru çıkışlarımızda pozisyon hataları konusunda hâlâ almamız gereken mesafeler var.
Anlattıklarımız işin taktik, teknik ve hikâye yönü. Ama asıl önemli olan bu kadar ciddi bir organizasyonu oynarken bu kadar büyük bir avantajı kaybetmenin yaratacağı hasar. İnşallah kaybettiğimiz yalnızca iki puanla sınırlı kalır. Çünkü çok üzülürüz. Gerçekten Hollanda ve Norveç maçlarında yakaladığımız o coşkuyu Letonya karşısında kaybettiğimiz puanlarla yitirmek çok üzücü.
Aslında konunun başka bir tarafı da Letonya karşısında yaşanan tekrarlarla alakalı. Herhalde Letonya'ya karşı birileri bize kara büyü yaptı! Hep aynı filmi izliyoruz. 2004 Avrupa Şampiyonası elemesinde de maç 2-0'dan 2-2'ye gelmişti. Son hazırlık maçı da 3-1'den 3-3'e geldi. Tıpkı dünkü karşılaşma gibi.
Şanssızlık mı yoksa kara büyü mü bilmiyoruz ama bunları yaşamak hiç de arzu etmediğimiz bir şeydi. Böyle bir maçtan sonra teselli için 'En azından bir puan aldık' cümlesini kurmayı isterdim ama ben 2 puan kaybıyla yaşanan üzüntü tarafındayım.
BÜLENT TİMURLENK - EKSİKLERİN BEDELİ
Oyunu kendi yarı sahamızda kabul edip kontrataklarla gol aradığımız ve 7 golle kazandığımız Hollanda ile Norveç maçlarının ardından Letonya karşısında elbette farklı bir oyun oynayacaktık. Çünkü roller değişmişti. Klişe tabirle erken gol bulursak maçı rahat kazanırdık.
İrfan ve Nazım'ın sakatlığı ardından Letonya maçı öncesinde kadrodan çıkartılan isimlerle Şenol Güneş'in elindeki kadro, derinliğini yitirdi ve bunun bedelini iki kez öne geçtiğimiz maçta 'belalımız' Letonya'ya iki kez yakalanarak ödedik.
Norveç maçında ikiz kuleler Haaland ve Sörloth'a 70 dakika pozisyon vermeyen takım dün 1.90'ın üzerinde stoperi ve santrforu olan Letonya'ya altıpas içinde üç karambol topu verdi. Almanya ve Hırvatistan ile oynanan hazırlık maçlarında yenen 3 gol, Uluslar Ligi'ndeki kalemizi gole kapatamadığımız maçlar büyük coşkumuzun yanında hep düzeltilmesi gereken bir zafiyet olarak duruyordu.
Dün 3-2'den sonra Şenol Güneş'in yaptığı değişiklikler tabelayı tutmaya yetmedi. Yusuf yorulmuş, Hakan da çıkarken kasığını tutuyordu. Görkemli iki galibiyetin ardından elbette bu beraberlik hesapta yoktu. Ancak 'Şu 3 maçtan 7 puan çıkartırız' denilse herkes de öpüp başına koyardı.
Zeki ve Merih ile bu defans hattı çizgisini yukarıya taşıyacaktır. Avrupa Şampiyonası öncesinde iyi olan çok şey var, arızaları gidermek için de vakit... Güneş ve yolu açık olsun. Dün gecenin en iyisi Mert Müldür'e ayrıca tebrikler.
FATİH DOĞAN - LETONYA DERSLERİ
Atatürk Olimpiyat Stadı'nda Letonya misafirimizdi! Güzel ağırladık! Bu Letonya 2002 Dünya Kupası üçüncülüğünden sonra 2004 Avrupa Şampiyonası'na giderken bizi yarış dışı bırakıp, hayallerimizi çimlere gömen Letonya!
Letonya maçı riskliydi. Çünkü Hollanda ve Norveç maçlarının fiziksel yorgunluğu vardı. Erken gol istediğimiz her fırsatı verdi. Hücum hattı elinden geleni yaptı ama defans hattı açık verdi. Ancak dikkatimi çeken 2 önemli konudan birincisi yüksek toplarda ve sonrasındaki seken toplardaki zafiyetimiz. Ozan Kabak'la millilerimizin dün bu durumlarda zorlandığını gördük. 1.98'lik Uldrikis üzerinden taktik planı iş gördü. Ozan-Çağlar ikilisi bu noktada zafiyet gösterdi. İleriki maçlarda Merih'in boy ve müdahale avantajı bu açığı gören rakip teknik adamların planını bozabilir!
İkinci konu kademeler. Hollanda ve Norveç maçlarında Umut Meraş'ın ceza alanı içinde 3-4 kez kademeye girerek topu çıkardığını, böylelikle defanstan seken toplara ekstra katkı sağladığını gördük. Caner'den bunu beklemeyebiliriz ama Umut'un ekstra katkısını da göz ardı edemeyiz. Oyun Umut'u çok aradı... Bu iki konu ayrıntılı analize muhtaç.
Sebep ne olursa olsun, yorgunluk, Kovid, defansta bireysel hatalar Letonya'yı yenmeliydik. 7 puan da büyük başarı ve küçümsenemez. Helal olsun Bizim Çocuklar... Bekle bizi Katar! Türkiye'yi ağırlamaya hazır ol...