UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turu ilk maçında konuk ettiği Olimpik Lyon ile 1-1 berabere kalan Fenerbahçe, turu rövanşa bıraktı. Openda'nın attığı golle geriye düşen Kanarya, Greenwood ile bulduğu golle skoru eşitledi. Spor yazarları sarı lacivertlilerin aldığı beraberliği yorumlarken Fenerbahçe'nin deplasmanda zorlanacağını ifade etti.
Chobani Stadı'nda oynanan karşılaşmaya etkili başlayan Fenerbahçe, ilk 15 dakikada rakip kalede tehlikeler oluşturdu. Oyunun sık sık durmasıyla temposunu kaybeden sarı-lacivertliler karşısında Olimpik Lyon topa daha fazla hakim olmaya başladı. Fenerbahçe, kalesine gelen ilk tehlikede 40. dakikada Openda'nın golüne engel olamadı ve ilk yarı 1-0 konuk ekip üstünlüğüyle sona erdi.
BERABERLİĞİ GREENWOOD GETİRDİ
İkinci yarıya çok etkili giren Fenerbahçe, 47. dakikada Mason Greenwood'un golüyle beraberliği yakaladı. Golün ardından üstün oyununu sürdüren sarı-lacivertliler, birkaç etkili pozisyondan faydalanamadı. Müsabakanın son bölümünde iki takım da birbirine üstünlük sağlayamadı ve karşılaşma 1-1 eşitlikle tamamlandı.
GREENWOOD 2. GOLÜNÜ KAYDETTİ
Fenerbahçe'nin yıldız transferi Mason Greenwood, elemelerde sahne almayı sürdürdü.
Sarı-lacivertli takıma katıldıktan sonra 3. kez ilk 11'de sahaya çıkan Greenwood, 3. eleme turunda Sturm Graz ağlarını sarsarak ilk golünü kaydetmişti.
Greenwood, 47. dakikada Olimpik Lyon karşısında takımının beraberlik golüne imza atarken, sarı-lacivertli formayla elemelerde 2. golüne ulaştı.
TARAFTAR İSTEDİ, ASENSİO GİRDİ
Fenerbahçeli taraftarlar, Marco Asensio'nun oyuna girmesi için uzun süre tezahüratta bulundu.
Teknik direktör İsmail Kartal, taraftarların isteğinin ardından 73. dakikada İspanyol futbolcuyu Anderson Talisca'nın yerine oyuna dahil etti.
LUKAKU SARI-LACİVERT FORMAYLA TANIŞTI
Fenerbahçe'nin yıldız santrforu Romelu Lukaku, sarı-lacivertli formayı ilk kez giydi. Tecrübeli futbolcu, 82. dakikada Vedat Muric'in yerine oyuna dahil edildi.
NENE İLK KEZ
Nene, bu sezon ilk kez forma giydi Fenerbahçe'nin genç oyuncusu Dorgeles Nene, bu sezon ilk kez forma giydi. Fıtık ameliyatı geçiren ve bu sezon başında takımla çalışamayan 23 yaşındaki oyuncu, 68. dakikada Kerem Aktürkoğlu yerine oyuna girdi.
Spor yazarları Fenerbahçe'nin kritik beraberliğini köşelerinde değerlendirdi...
ÖMER ÜRÜNDÜL - RÖVANŞ KOLAY OLMAYACAK AMA...
Fenerbahçe evindeki avantajı kullanamadı. İş rövanşa kaldı. Lyon çok güçlü bir takım değil ama Fenerbahçe'nin bundan evvel oynadıkları takımların da birhayli üstünde. En önemli iki özellikleri var. Oturmuş bir sisteme sahipler ve de fizik açıdan takım olarak iyi durumdalar. Böyle bir rakip karşısında tabii ki oyuna devamlı hükmedebilmek, pozisyon zenginliği bulmak zordu. İlk devre Fenerbahçe pozisyon açısından yetersiz, mücadele acısından iyiydi. Ama devrenin sonlarına doğru yenen gol, işleri iyice zora sokmuştu. İkinci yarının başında Greenwood'un mükemmel golü, maçın havasını değiştirdi. Hücumda ilk yarıya oranla daha etkili oldular. Ama bu, yeterli bir etkinlikte değildi. İlerleyen bölümde İsmail Kartal'dan hamleler geldi. Eleştireceğim konu, Lukaku'yu bir 10 dakika önce oyuna alması gerekirdi. Muriqi tam hazır olmamasına rağmen beklediğimden daha iyiydi. Talisca oynadığı sürece verimli değildi. Çünkü fiziki gücü günümüz futboluna uygun değil. İşte bunu Lyon karşısında da gördük. Onun yerine giren Asensio da tahmin ettiğim gibi bir varlık gösteremedi. Takımın en iyi oyuncuları ağır yük çeken Kante- Guendouzi ikilisiyle, çok dikkatli oynayan Ake idi. Greenwood yorulana kadar kalitesini gösterdi. Rövanş kolay olmayacak ama Şampiyonlar Ligi ümidi devam ediyor.
MURAT ÖZBOSTAN - BU SONUCU UYARI OLARAK GÖRÜYORUM
Fenerbahçe Kadıköy'de istediği galibiyeti alamadı. Ancak 1-1'lik skor, turun kaderini olumsuz anlamda belirleyen bir sonuç değil. Hatta rövanş öncesi, sarı lacivertlilerin güçlü bir tur ihtimali var. İlk yarıda Lyon daha organize,daha sakin ve daha tehlikeliydi. Paulo Fonseca'nın takımı, kompakt savunması, ikinci toplardaki başarısı ve hızlı geçişleriyle Fenerbahçe'nin oyununu bozdu. Fransız ekibi, deplasmanda olmasına rağmen oyun disiplininden hiç kopmadı. Fenerbahçe ise topa daha fazla sahip olmasına rağmen bunu pozisyon zenginliğine çeviremedi. Hücumda zaman zaman takım organizasyonundan çok, bireysel yetenekler ön plana çıktı. Greenwood'un kalitesiyle gelen gol de bunun göstergesiydi. İngiliz yıldızın golü mora l verdi; ancak takım halinde aranan baskı bir türlü kurulamadı. Kante ve Guendouzi orta sahada fiziksel mücadele açısından güçlü bir görüntü ortaya koyarken, hücum bağlantılarında ve son paslarda aynı kaliteyi görmek mümkün değildi. Muriqi'nin ileride yalnız kalması da Fenerbahçe'nin hücum gücünü sınırlayan önemli etkenlerden biriydi. Lyon'un farkı ise oyun planında ortaya çıktı. Kompakt yapı, disiplin, hızlı geçişler ve ikinci toplar… Fonseca'nın takımı ne zaman hızlanacağını, ne zaman oyunu sakinleştireceğini iyi bildi. Kanat organizasyonları ve duran toplarda da tehlike yarattılar. Fenerbahçe son bölümde Asensio ve Nene hamleleriyle oyuna yaratıcılık katmak istedi. Nene'nin direkten dönen şutu galibiyete ne kadar yaklaşıldığını gösterdi. Lukaku'nun da oyuna girmesiyle sarı-lacivertliler bütün hücum kozlarını sahaya sürdü. Fakat ikinci gol gelmedi. Kadıköy'deki 1-1'i bir hayal kırıklığından çok uyarı işareti olarak görüyorum. Fenerbahçe'nin ihtiyacı olan şey, yeni bir yıldız değil. Elindeki yıldızları daha iyi bir organizasyon içinde buluşturmak.
MUSTAFA ÇULCU - SKRİNİAR DAHA DİKKATLİ OLMALI
Fenerbahçe rakibe önde baskı yerine kontrollü ve güvenli oyunu tercih ederek başladı. Lyon topu ikinci bölgeye taşıdığı anda Fenerbahçe baskıya başlayarak kaptığı toplarla savunma arkasına ve arasına girmeye çalıştı. Talisca-Vedat Muriqi olmadı sanki! Vedat derine gelip top aldı. Bu da hücum gücünü zayıflattı. Buna rağmen Vedat golü bulacak pozisyonlar yakaladı ama olmadı. Rakip katı savunma yapmıyor ancak sahayı iyi parselliyor. Çabuk çıkıp ön bölgede etkili oldular. Semedo'nun kanadından çok geldiler. Openda, Fofana ve Tolisso boş bırakılmaya gelmiyor. Pas sayısını arttırdıkları dakikalarda golü buldular. Fenerbahçe ikinci yarıya sahanın en iyisi Greenwood'un nefis golüyle başladı. Özgüveni ve moralleri yükselten bu gol sonrası daha etkili olan Fenerbahçe'nin atakları arttı. Ancak savunma öne çıkmakta geç kalınınca takımın boyu uzuyor. Asensio, Nene ve Lukaku hamleleri ile topa daha çok sahip olmayı, ara pas, şut ile golü hedefledi. Bir top direkten döndü. Skriniar hamlelerde geç kalınca faul yapmak zorunda kalıyor, gereksiz risk alıyor, anlamsız sarı kart görüyor. Daha dikkatli olmalı. Fenerbahçe zorlanacak ama bu takımı eleyecek güce sahip.
ZEKİ UZUNDURUKAN - BU OYUN YETMEZ
Fenerbahçe'nin Lyon ile eşleştiği günden beri Tolisso ve Openda uyarısı yaptık durduk! 'Bu adamlar tehlikeli, aman dikkat' dedik. Lyon bu ikili ile birlikte ilk yarıda o kadar kolay bir gol buldu ki... Tolisso ortaladı; Lois Openda kısa boyuna rağmen Guendouzi ve Skriniar arasından kafayı vurdu; bir anda buz kestik. İlk yarıda Lyon'un hızına cevap veremedik. İkili mücadelelerde zayıf kaldık. Kerem, Talisca ve Vedat Muriç çok etkisizdi. Muriç ne hava topu alabildi, ne de ikili mücadele kazanabildi. İlk yarıda net bir pozisyon da yakaladı ama çok kötü bir kafa vuruşu yaptı.
İkinci yarıya adeta golle başladık. Greenwood sağ kanattan çalımlarla Lyon ceza sahasına girdi ve harika bir vuruşla topu doksana taktı. Kadıköy'de tribünleri dolduran taraftarlar, bu golle coşup takımı müthiş bir şekilde ateşlemeye başladı. Skora denge geldikten sonra Fenerbahçe galibiyet golü için rakip kaleye yüklenirken, Lyon kendi bildiği oyunu oynamaya devam etti. Oyun disiplininden kopmadılar, panik de yapmadılar Fonseca'nın öğrencileri. Biz ise oyunun sadece hücum tarafında vardık. Oysa oyun iki yönlüdür, hücum kadar savunma da önemlidir.
İkinci yarıda iki takımın da birer şutu direkten döndü. İsmail Kartal, oyunun son bölümünde bütün silahlarını (Asensio ve Lukaku) sahaya sürdü. Evimizdeki maçı kazanmamız gerekirdi. Böyle iki ayaklı tur maçlarında ilk müsabakadaki sonuç çok önemlidir. Avantajı kapan takım Lyon oldu. Fransa'da işimiz zor ama imkansız değil. Fenerbahçe, Lyon'dan daha kaliteli ve güçlü bir takım. Hızlı oynarsak, savaşırsak, savunmada hata yapmazsak biz bu turu geçeriz.
HAKKI YALÇIN - ATEŞTEN HALKA
Çok önemli bir sınavın ilk perdesinde Lyon istediğini aldı, biz de istediğini verdik. Korkak sayılmazdık ama yeteri kadar cesur değildik. Bana sorarsanız Fenerbahçeli futbolcular geceyi yaşamadı. Kollektif ve estetik olarak farklı bir anlayışa sahip olan Lyon'u yenebilmek için meseleyi orta alanda çözmek gerekirdi ama olmadı. Talisca ve Kerem'in ikinci yarının başında oyundan alınması gerekirdi. Hele sahte faule yataklık etmekten başka bir şey yapmayan Talisca için Asensio'nun o kadar uzun süre kenarda bekletilmesi bir intihar.
Futbol böyle bir şey, kendinde eksik olanı sen fark etmiyorsan rakibin fark eder. Kendinde fazla olanı sonuca yansıtmıyorsan, bunun bedelini birileri öder! Şu anda her şey veresiye işlediği için hesaplar askıda!
Maçın başında Lyon'un istediği gibi oynayan bir Fenerbahçe. Sözde oyunun kontrolü Fenerbahçe'de ama kontrolsüz bir futbol ve tedirginlik de Fenerbahçe'de. "Kendi alanında top gezdirmenin modası geçtiyse, Fenerbahçe rakip alana daha hızlı geçmeli" diye düşündüm ama rakip kale önünde, yaptırım gücü yüksek bir anlayış hakim olmadığı içindir ki, bir örnek pozisyonlarla rakibini rahatsız etmenin bir getirisi de olmadı. Sistem tersine işlerken Lyon'un golü geldi. Yenilen golde topa sırtını dönen Skriniar'a iyi bakılsın. Bu adama gözü gibi bakanlar özellikle baksın, çünkü bu pozisyonların arkası sağlam önü açık!
İkinci yarıda Greenwood'un muhteşem golü, bir geri dönüş sinyali gibi geldi. Bir şeylerin değişeceğini sandım, ruhun ayaklanacağını. Lyon kalesi önünde daha çok gözüken Fenerbahçe'ydi, galibiyeti getirecek pozisyonlar da yakalandı ama bir takım hedefe kilitlendiği zaman çilingire ihtiyacı var. O çilingir yoktu.
Endişelere ve eleştirilere cevap hakkı rövanş maçında saklı. Kim ne kadar istekli kim ne kadar haklı göreceğiz. Denklemi çözen ayakta kalacak. Fenerbahçe bu turu geçmenin bir yolunu arayacak ama "ateşten halkaya" boynunu uzatmaya hiç gerek yoktu. O yüzden İsmail Kartal'a sormak lazım. "İsmail Bey tur ne tarafa?"
ENDER BİLGİN - GALİBİYET YOK UMUT VAR
Şampiyonlar Ligi müziğinin nağmeleri Kadıköy'de yankılanırken, Fenerbahçe taraftarı muhteşem görüntüsüyle Lyon'a korku salıyordu. Fenerbahçe dinamik ve coşkulu başladı. Lyon sonraki dakikalarda deplasman tedirginliğini üzerinden attı. İlk yarım saat geçilirken Vedat'ın kafa vuruşu dışında tehlikemiz yoktu. Oyun, hücum üretkenliği arıyor akla kenarda oturan Asensio geliyordu. İlk yarının son bölümünde Lyon daha rahat pas yapmaya başlamıştı. 40'ta Openda tribünlerin tüylerini diken diken eden golü atınca "eyvah" dedik. İlk yarı biterken Semedo ve Greenwood bölgesi elle tutulur tek tarafımızdı. Vedat hazır görünmüyor, Kerem yine vasatı aşamıyor, Talisca üretemiyordu.
İkinci yarıya Greenwood'un füzesi ile başladık. Olması gerektiği gibi tempoyu yükselttik. Yükselttik ama bu arada rakibe yine rahat pas yapma imkanı tanıyınca kale direğimiz imdada yetişti. Ardından mücadele yine denge oyununa döndü. Son 20 dakikaya girilirken tribünler İsmail Kartal'dan önce Asensio'ya ihtiyaç olduğunu anlamış, İspanyol yıldız için tezahürat yapıyordu. Asensio ile birlikte oyuna son bölümde dahil olan Nene sert şutuyla direği sarstığında üzülmemek elde değildi. 1-1'lik skor tur için yeter mi emin değilim. Her şeye rağmen Fenerbahçe için kötü bir sınav olmadı. Hele Gençlerbirliği mağlubiyetinden sonra... Ancak bu seviye için giderilmesi gereken bazı eksikler olduğu da gerçek. Unutmadan, Alman hakem deplasman takımı için "şeker" gibiydi. Bu konularda daha etkili lobi yapmak lazım!