A HABER GALERİ
Şifalı tarif ve reçeteleri günümüz hastalıklarında bile etkili! İbn-i Sina 10 asır önce KALEME ALDI! Baş ağrısı, uçuk, mantar, böbrek taşı...
İbn-i Sina'nın 10 asır öncesinde yazdığı Küçük Tıp Kanunu adlı eseri baş ağrısından, şeker hastalığına bir çok hastalığa şifa dağıtıyor. Batılı kaynakların 'Hâkim-i Tıb', diğer bir deyişle 'Hekimlerin Piri ve Hükümdarı' olarak nitelendirdikleri İbn-i Sina'nın tedavi yöntemlerine ilişkin detaylar haberimizde...
Batılı kaynaklarda "Hekimlerin Piri ve Hükümdarı" olarak bahsedilen İslam coğrafyasının en önemli bilim insanlarından İbn-i Sina'nın Küçük Tıp Kanunu eseri adeta şifa dağıtıyor. Yaklaşık 1000 yıl önce kaleme alınan eser hala günümüzün hastalıklarından olan şeker, böbrek taşı ve astım gibi rahatsızlıklar için şifalı tarifler barındırıyor. Peki İbn-i Sina'nın tariflerinde neler var?
İbni Sina'nın Küçük Tıp Kanunu adlı eseri Bahçeşehir Üniversitesi tarafından Türkçe'ye çevrildi. Prof. Dr. Kadircan Keskinbora tarafından yayına hazırlanan kitapta İbni Sina'nın 1000 yıl önce hazırladığı reçeteler yer alıyor
Batılı kaynakların "Hâkim-i Tıb", diğer bir deyişle "Hekimlerin Piri ve Hükümdarı" olarak nitelendirdikleri İbni Sina'nın bin yıl önce kaleme aldığı Küçük Tıp Kanunu (El Kanun El-Sağir fi't Tıbb) Bahçeşehir Üniversitesi Yayınları tarafından Türkçe'ye kazandırıldı. Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi, aynı zamanda Tıp Tarihi ve Etiği uzmanı Prof. Dr. Kadircan Keskinbora tarafından yayına hazırlanan kitap, 10 makale ve 110 sayfadan oluşuyor.
BAŞ AĞRISINA NE İYİ GELİR?
Ateşli baş ağrısı kandan olur. Alameti ise yüz kızarması, damarların barizleşmesi, nabız atılının büyümesidir. İlacı kan vermek ve hacamat (vücuttaki pis kanın atılması) yaptırmaktır. Alınması gereken gıda yumurta sarısı, hindiba ve sirkedir.
PSİKOLOJİK HASTALIKLARIN İLACI HAMAM
Aşktan hüzün, uykusuzluk, sayıklama meydana gelirse akli dengesini kaybetmesinden korkulur. Bu durumda çorba türü sıvı yiyeceklerle beden nemlendirilmelidir. Her gün hamama götürülür. Menekşe yağı koklatılır. Bu bedenin ilacıdır. Ruhun aşkına gelince bu bir psikolojik hastalık türüdür. Bu kişiye nasihat edilmelidir. Ta ki duyguları olabildiğince hafiflesin. Ya da daha başka işlerle düşüncesinin meşgul edilmesi gerekir.
ASTIMA NE İYİ GELİR?
'Hekimlerin Piri' astım hakkında da şu şifalı bitkileri öneriyor: "Bir kimse yürürken hareketlerinde nefes darlığı ile birlikte sert sallantı ve göğsünde ağırlık varsa pişirilmiş kuru zufa otu yedirilir, ada soğanı sıyrığı (yalamtık), geven, sarı incir, kabuksuz badem ve bal ile birlikte yedirilerek içirilir. Ceviz yağı ile birlikte nohut suyu, dereotu, yedirilir ve sıcak su içirilir.''
BÖBREK TAŞI
"Böbreklerde şiddetli ağrı meydana gelir ve hastanın idrar kabında kum kalırsa böbreklerde oluşmuş taşlardan dolayıdır. Hastaya şu ilaçlardan biri verilir: Kabuksuz karpuz çekirdeği veya çekilmiş üzüm çekirdeği veya kereviz ve anason çekirdeği verilir. Diken çekirdiği, gül çekirdeği, gül, hatmi tohumu, molehiya tohumu birer dirhem ağırlığında öğütülür, taze, mayhoş meşrubatla ezilerek içilir. Ağır yemekler ve süt ürünlerinden men edilir, acı badem yağı ile siyah nohut yedirilir.''
UÇUK VE MANTAR TEDAVİSİ
"Uçuk ve mantar tedavisine bölgeye uygulanacak olan ilaç, sarı terminalia tohum özü, meyan kökü yaprağı karışımının ezilmesi bölgeye sirke yağ ve petekle sürülmesidir. Gıda hafifletilir.''
'Sportif hareketlerin en dengelisi yavaş yürümektir'
* Özel olarak yüksek sesle okumak, başı ve baştaki organların hareketini sağlar. Onları ısıtır, temizler ve yeniden güçlendirir.
* Hızlı yürüyüş kalçaları, uylukları, bacakları ve ayakları hareket ettirir; bunları ısıtır ve güçlendirir. Sportif hareketlerin en dengelisi yavaş yürümektir.
YEMEKTEN ÖNCE SPORU İHMAL ETMEYİN!
* Hareket doğal ısıyı harekete geçiri, geliştirir. Hareketsizlik doğal sıcaklığı dondurur ve söndürür.
* Yemekten önce bir miktar spor yapın. Öncesinde ve sonrasında dinlenin. Yemekten sonra hareket etmeyin.
* Tek cins yemek ile yetinilmemeli, farklı yemekler yenmeli. Çünkü bu tedbir bakımından önemlidir.
* Yemeklerin farklı renklerde olması da önemlidir. Ancak her zaman olması gerekmez.
* Yemek yağlı ise bunun yanında tuzlu veya acı yerse; yine tuzlu ve acı yerken yağlı bir şey yemesi iyidir. Yemek ekşi ise yanında tatlı yemesi zorunludur. Tatlının yanında ekşi de böyledir.
HAMURLU TATLILARDAN UZAK DURUN!
İbn-i Sina, tatlılar hakkında bin yıl önce şu çarpıcı değerlendirmeyi yapmış: "Tatlılar iki türlüdür. Ballı ve hamurlu. Ballı olanlar ağızda eriyip mideye giderse sindirime yardımcı olur. Hamurlu olanlara gelince, bunlar katıdır, sindirimi ağırdır.
ŞEKER HASTALIĞI TEDAVİSİ
İbn-i Sina, şeker hastaları için sabah kahvaltısından yarım saat önce ve yarım saat sonra kara hindiba otununun tüketilmesini tavsiye etmesi dikkat çekti. İbn-i Sina bin yıl önce yazdığı El-Kanun Fi't Tıbb adlı eserinde şeker hastalarına kara hindiba otunu önerdiği bildirildi.
Kendisine bu şikayetlerle gelenlere uyguladığı reçete şöyleydi: Zencefil, şekerli süt ve yağlı acı yayık içirilir, balık yedirilir, kuş eti, doğal tavuk eti yedirilir, beli yasemin yağı ve yoğurtla ovalanır.
KEMİK DÜZELTEN YAĞ!
Tarihte İbn-i Sina'nın bu yöntemi sıklıkla uyguladığı söylenmektedir. Kuyruk yağının ağrıyan dize sürüldükten sonra bandaj ile sarılıp bir süre bekletilmesi bölgede oluşan kasılmaları, kas ağrılarını ortadan kaldırır. Kuyruk yağının tüketilmesi kas ve kemik gelişimine yüzde yüz katkı sağlar.
YEMEKTEN SONRA BUNU YAPMAYIN!
Yemekte hoş olmayan çeşide gelince; kızartma ile haşlama, kırmızı et ile balık, kurutma ile taze, et ile süt, yumurta ile et, baklagiller ile balık bir arada yemek doğru olmayan karışımlardır. Su içmek yemek üzerine susuzluğu giderir. Bunun yemekten çok olmaması gerekir ki söndürücü olsun. Yemek ile midenin kütlesi arasına girsin. Soğukluk derecesi ise insana çok açık biçimde kendisini göstermeyecek kadar olmalı. Ilık suda bir hayır yoktur.
"AŞIRI UYKU APTALLAŞTIRIR"
Uyku organları dinlendirir ve yemekleri sindirir. Kişiyi ve nefsi korur. Bedendeki doğal hareketler uyku ile olgunlaşır. Aşırı uyku bedeni soğutur, kişiyi aptallaştırır, yüzü kurutur. Uykusuzluk ise cesedi kurutur, nemini temizler, güçleri çözer, iradeyi engeller, mizacı bozar. Aşırı uykusuzluk hali akli dengesizliğe sebep olur.
Hastaya verilebilecek ilaçlar şunlardır.
Kabuksuz karpuz çekirdeği veya çekilmiş üzüm çekirdeği veya kereviz ve anason çekirdeği. Diken çekirdeği, gül çekirdeği, gül, hatmi tohumu, molehiya tohumu birer dirhem ağırlığında öğütülür, taze, mayhoş meşrubatla ezilerek içilir.