Kör olma riski yaşayan Gönül Yazar: Geceleri yalnızlıktan ağlıyorum!
Geçtiğimiz günlerde geçirdiği kaza nedeniyle gözünü kaybetme riski yaşayan Gönül Yazar, dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kızıyla arasının açık olduğunu ve 10 yıldır Anneler Günü'nde dahi kendisini aramadığını söyleyen usta sanatçı, "Geceleri yalnızlıktan ağlıyorum" dedi. İşte Gönül Yazar'ın açıklamaları...
Türk Sanat Müziği'nin usta ismi Gönül Yazar, Günaydın'a çok özel açıklamalarda bulundu. "Film gibi bir hayat yaşadım" diyen Yazar, sağlık durumu hakkında da açıklamalar yaptı.
*Genç yaşınızda sahneye çıktınız. Çok zorluk yaşadınız mı?
Basamakları tek tek çalışarak çıktım. Çok emek verdim sanatım için. Ankara Radyosu'nun ardından 16 yaşımda İstanbul'a geldim. Yaşım küçük olduğu için assolist altı olarak çıkıyordum sahneye. Zeki Müren, Müzeyyen Senar, Hamiyet Yüceses gibi isimlerle çalıştım. Daha sonra da assolist oldum. Bakın saydığım bu isimler yaşarken assolist olarak çıktım, yani onlar vefat ettiği ve yerleri boşaldığı için değil. Bu çok önemli bir nokta. Zeki Müren ile karşılıklı gazinolarda bile çalıştık. Zeki Müren gibi bir sanatçının karşısında ben de gazinoyu dolduruyordum. Zeki Müren ile rekabetimiz olmadı ama hiç. O beni çok severdi, çok gezerdik birlikte. Sanat yaşamımda ben hep kendimle yarıştım. Kimseyi kıskanmadım, zaten yapım buna müsait değil. Şimdi de teklifler geliyor sahne için ama artık bıraktım sahneleri. Yalnız başıma evimde vakit geçiriyorum.
*Yalnız mı yaşıyorsunuz?
Evet. Yapayalnızım. Geceleri yalnızlıktan ağlıyorum. Ama hayat bu. Annem, babam ve ablam öldü. Kızım var ama o da Bodrum'da yaşıyor. Zaten kızım anneci bir çocuk da değil. Arkadaşlarına daha çok düşkün, onlarla mutlu oluyor. Babamın ikinci evliliğinden iki tane erkek kardeşim var. Onlar ve çocukları benimle ilgileniyor. Sık sık görüşüyoruz.
FLÖRT YERİNE EVLİLİĞİ SEÇTİM
*Anneler Günü için neler söylemek istersiniz?
On sene boyunca kızım ikinci eşi ile evli olduğu sürece hep ağladım. Çünkü Amerika'daydı o zaman ve eşini sevmiyordum, eşi de beni sevmiyordu. Kızım çalışıyordu, damat çalışmıyordu. Eve kızım bakıyordu. Bu durum karşısında benim ne hissettiğimi anne olanlar anlar. Damatla aramızdaki bu durumdan dolayı kızım beni Anneler Gününde bile bir kez aramadı. Çok ağladım o süreçte. Şimdi Allah'a hep dua ediyorum: "Allah'ım aklımı başımdan alma. Beni kimseye muhtaç etme, çocuğuma bile. Çünkü on sene anneler günüm bile kutlanmadı."
*Erol Simavi'den evlilik dışı çocuk sahibi oldunuz. O dönem ne gibi zorluklar yaşadınız?
Zorluk yaşadım tabii. Çocuğumu gidip İsviçre'de doğurmak zorunda kaldım. Kimseyi üzmek istemedim. Eşi Belma Hanım'a saygımdan bunu yaptım. Gözüne hiç gözükmedim yani... Hem eşinin çocuğunu taşıyıp hem de onunla aynı kuaföre, aynı mekanlara gidebilecek biri değilim. Ben başından beri Belma Hanım'a büyük saygı duydum. Kızımın bir annesi bensem diğer annesi de o... Benim ona olan saygımdan dolayı Belma Hanım beni çok sever.
*Neden evli bir adamdan çocuk yapmayı tercih ettiniz?
Erol çok istedi çocuğumuzun olmasını. Bizim bir parçamız olsun diyordu. Evli de olmasına rağmen bir buçuk yıl boyunca hep kızımız olsun diyordu. Tedavi de gördüm ama olmuyordu bir türlü. Çok adaklar adadım, doktorlara gittim sonunda kızımız oldu. Hamileliğim de zor geçti. Sanatçı Gülsüm Kamu da yanımdaydı hep bu süreçte. Erol benim yalnız kalmamı istemiyordu, maddi olarak ne gerekiyorsa yaptı. İsviçre'de 5. ayımdan sonra doğuma kadar hastanede yattım. Doğumum bile çok zor oldu. Kızımın hayati tehlikesi oldu, normal doğum yapacakken sezaryen yapmak zorunda kaldım. Film gibi bir hayat yaşadım desem yeridir yani... Hep onurlu bir hayat yaşadım, benim için çok önemli bu. Talk şovcular, beni görür görmez parmaklarını kaldırıp "Kaç koca aldın, kaç yaşındasın?" diye soruyordu. Flört etmek yerine evlenmeyi tercih ettim. Bazı kadınlar gibi otel odalarında cebime dolarları doldurup dönmedim. Eskiden televizyon programlarına katılıyordum, ama sonra eve gelip ağlıyordum. Bir daha bunu yaşamamak için telefon numaramı değiştirdim. Şimdi kafam rahat.
BELMA HANIM'IN YERİNDE OLSAM KIYAMETİ KOPARIRDIM
*Evlilik dışı çocuk sahibi olduğunuz Erol Simavi'nin eşi Belma Simavi'nin sizi kabul etmesiyle ilgili ne söyleyeceksiniz?
Kim bilir içinde neler yaşadı ama bize belli etmedi. Benim hem Belma Hanım'ın Polenezköy'deki evinde hem de Göcek'teki adada bile odam var. O kadar kıymet verir bana. Kızım Yasemin'i ona götürdüğümde çok güzel karşıladı beni. Hatta o zaman evlilik hazırlığı yaptığım Vural Öger de yanımdaydı, ona bile çok iyi davranmıştı. Belma Hanım gerçekten çok iyi kalpli bir kadın. Bir keresinde ona gittiğimde evi çok kalabalıktı, ben de o kalabalık içinde boynum bükük şekilde oturuyordum. Yanıma gelip "Niye boynunu büküyorsun? Ben biliyorum neden böyle yaptığını ama bükme boynunu. Bu da bizim kaderimizmiş" dedi. Beni bir kere bile ezmedi. Erol ile beraberliğimiz sırasında bir kere bile bana kötü söz söylemedi, kapıma dayanmadı. Ben Belma Hanım'ın yerinde olsam kıyameti koparırdım, ortalığı yıkardım. Asla onun gibi anlayışlı davranmazdım.