26 Haziran'da hayatını kaybeden Yeşilçam'ın usta ismi Kadir İnanır'ın dün açıklanması beklenen vasiyeti, bazı mirasçılara tebligat yapılamaması nedeniyle aralık ayına ertelendi. Duruşma sonrası Levent İnanır'ın "Dayımın irade sorunu vardı" sözlerine, eski eşi Neslihan Acar'dan yanıt geldi.
Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Kadir İnanır, 14 Mayıs'ta zatürre teşhisi konulmasının ardından hastaneye kaldırılmıştı. Doktorların tüm müdahalelerine rağmen İnanır, 26 Haziran 2026'da, tedavi gördüğü hastanede 77 yaşında hayatını kaybetmişti.
VASİYETİ ERTELENDİ
Usta sanatçının 2015 yılında bir, 2022 yılında ise iki ayrı vasiyetname hazırladığı öğrenildi. Noter huzurunda hazırlanan vasiyetnamelerin içeriği bugüne kadar gizli tutuldu.
İnanır'ın üç vasiyetnamesinin sabah saatlerinde Beykoz Adliyesi'nde açılması bekleniyordu. Ancak vasiyetnamenin okunacağı duruşma, aile fertlerinden bazılarına tebligat ulaşmaması nedeniyle ertelendi.
Duruşmanın 17 Aralık saat 09.30'da yapılacağı öğrenildi.
MİRASIN BÜYÜK BÖLÜMÜ JÜLİDE KURAL'A MI?
Hürriyet'in haberine göre, İnanır'ın son vasiyetnamesinde mal varlığının büyük bölümünü 27 yıllık hayat arkadaşı Jülide Kural'a bıraktığı iddia edildi.
İnanır'ın, Kural'ın kendisinden önce vefat etmesi ihtimalini de vasiyetnamesinde göz önünde bulundurduğu ve bu durumda mal varlığının insan hakları dernekleri ile eğitim kurumları arasında paylaştırılmasını istediği öne sürüldü.
Bu iddiaların ardından İnanır'ın yeğenlerinin de hukuki itiraz hazırlığında olduğu gündeme geldi. İnanır'ın 11 kardeşinden yalnızca birinin hayatta olduğu ve 28 yasal mirasçısının bulunduğu öne sürüldü.
"KADİR'E YAKIŞIR BİR DİLİ HİÇBİR ZAMAN KAYBETMEYELİM"
Jülide Kural ise vasiyet tartışmalarıyla ilgili konuşmak istemedi. Kural, "Ben acımı yaşıyorum. Kim ne konuşursa konuşsun ben ne yorum yapacağım ne de konuşacağım. Kadir çok gönlü zengin bir insandı. Ömür boyu ailesine çok fazla destek oldu. Herkes kendi kararını kendi veriyor. Kendisi bir vasiyetname hazırlamış. Buna saygı duymak lazım. Kadir'e olan saygının bir devamlılığı olarak. Zaten hukuk devreye girecektir. Kadir'e yakışır bir dili hiçbir zaman kaybetmeyelim." ifadelerini kullandı.
"MEZARINI YAPTIRDIM"
Kural, hayat arkadaşı Kadir İnanır için yaptırdığı mezarı şu sözlerle anlattı:
"Alanımız dar olduğu için Kadir'i temsil eden bir güvercin koydurdum. 'Sinema, barış, özgürlük' yazdırdım ve önüne fotoğrafını koydurdum. Çok sade ama Kadir'i anlatan bir mezarı oldu."
Dava çıkışında Kadir İnanır'ın yeğeni Levent İnanır ve avukat Hikmet Altunkalem, gazetecilere açıklamalarda bulundu.
"2-3 KİŞİYE TEBLİGAT YAPILAMAMIŞ"
Süreç hakkında bilgi veren Avukat Hikmet Altunkalem, "Bugün vasiyetnamenin okunmasıyla ilgili duruşma yapıldı, celse yapıldı. Bu celsede bazı mirasçılardan birkaç tanesine tebligat yapılamadığı için tekrar yeniden tebligat yapılarak usul bakımından işlemlerin tamamlanması gerektiğinden duruşma 17 Aralık'a bırakıldı. 17 Aralık'ta vasiyetname okunacak, açıklanacak. Büyük bir çoğunluğa yapılmış ama 2-3 kişiye tebligat yapılamamış. Süreç, bu tebligatlar tamamlandıktan sonra önümüzdeki celse, 17 Aralık'ta vasiyetnamenin okunmasına geçilecek. Orada bütün mirasçılara vasiyetname okunacak. Kabul edenler kabul edecek, kabul etmeyenler de gerekli hukuki süreci başlatacaklar." dedi.
"17 ARALIK'TA BU KATILIM TAMAMEN SAĞLANACAK"
Tebligatın ulaşmaması nedenini açıklayan Kadir İnanır'ın yeğeni Levent İnanır ise, "Adres değişiklikleri olanlar var, tatilde olanlar var. O yüzden, yoksa bize katılmama gibi bir sebepten değil. Herkes onun varisi. Onun yeğenleri, onun yetimleri. Hepsi tamamlayacaktır 17 Aralık'a kadar bunu. Gerekirse biz takip edeceğiz. Bu katılım tamamen sağlanacak 17 Aralık'ta. Bulunamayanı da bulacağız. Bu bizim asli görevimiz. Rahmetli dayımıza son görevimiz olacak." ifadelerini kullandı.
"KADİR DAYIMIN BİRAZ İRADE SORUNU VARDI"
Kadir İnanır'ın irade sorunu olduğunu söyleyen Levent İnanır, "Herkesin bilmediği bir şey. Ben çok yakınında olduğum için 2018'den beri bu süreç devam ediyor. Sevgili Kadir dayımın biraz irade sorunu vardı. O yüzden açıklanacak şeyin de ne olduğu çok önemli değil. Çünkü çok ağır tedavi görüyordu kendisi. Çok direndi, çok savaştı. O yüzden bekleyeceğiz. Ne olduğu hiç önemli değil, söylediğim gibi. Kadir dayım ağır tedavi ve ağır ilaçlar kullanıyordu. İrade sorunu vardı. Aralıklı yoğun bakımlar oldu, entübe dönemleri oldu. 7 yılda 3 kere pıhtı attı beyne. Kolay değil o süreç." şeklinde konuştu.
"İÇERİK NE OLURSA OLSUN ADALET DİYE BİR ŞEY VAR"
Vasiyetnamenin içeriğini bilmediklerini dile getiren İnanır, "Değiştiği doğru da içeriğini bilmiyoruz. İçeriğini işte şimdi hâkim hanımdan öğreneceğiz. Ama söylüyorum, içerik ne olursa olsun adalet diye bir şey var. 2015'te verdiği bir vasiyeti 2022'de değiştiriyor, aynı tarihte tekrar değiştiriyor. Biraz kafa karıştıran bir durum var. Dediğim gibi, irade sorunu vardı. Kadir dayımın 68 yaşında yeğeni var burada. 25 yaşında yeğeni var, 23 yaşında yeğeni var. Birçoğu yetim onların. Ve onlar her zaman dayılarına veya amcalarına son derece biat etmiş insanlardır. 68 yaşında abimin sigara içtiğini bilmez Kadir dayım. Böyle bir saygı ve böyle bir biat kültürü var bizde. Bunun bir karşılığı yok mudur?" değerlendirmesinde bulundu.
Vasiyetname değiştirme konusunda bilgi veren Avukat Altunkalem, "2015'te yapmış olduğu vasiyetnameyi 2022'de iki tane vasiyetname düzenlemiş olduğu görülüyor ama şimdi 2015'teki vasiyetnameyi, bu 2022'de yapmış olduğu noterdeki düzenlemeyle iptal etmiş olabilir, değiştirmiş olabilir veya yeni bir vasiyetname düzenlemiş olabilir. Bunların hepsi ihtimal dâhilindedir." dedi.
LEVENT İNANIR'IN SÖZLERİNE ESKİ EŞİNDEN SERT TEPKİ
Levent İnanır'ın sözlerinin ardından eski eşi Neslihan Acar'dan dikkat çeken bir açıklama geldi. Acar, sosyal medya hesabından yaptığı uzun paylaşımda özellikle "irade" vurgusu yaptı.
"İRADESİNİ KORUYAN BİR İNSANDIR"
Neslihan Acar, paylaşımında Kadir İnanır'a ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Bir oyuncu olarak söylüyorum; Kadir İnanır, yolumuza ışık tutan çok kıymetli bir sinema emekçisidir. Bu ülke için ve çevresindeki tüm insanlar için bıraktığı en büyük miras; barış, adalet ve eşitlik adına yaşanacağını göstermektir. İnandığı değerlerden vazgeçmeyen, şartlar ne kadar ağırlaşırsa ağırlaşsın iradesini koruyan, sözüyle duruşu arasındaki bağı hiç koparmayan bir insandır.
Hayatı boyunca gösterdiği kararlılık, cesaret ve direnç, onu yalnızca büyük bir sanatçı olarak değil, güçlü bir vicdan ve irade sahibi olarak da hafızalara kazımıştır. Hayattayken de sevgisini, emeğini ve dayanışmasını eksik etmemiştir. Bana ve evladıma kattıkları için minnettarım. Bize iradeli ve doğru insan olmanın kodlarını aktardığı için…"
"HAKLARINDA DESTEKSİZ ATMAK GAFLLET VE DALÂLETTİR"
Acar, bu paylaşımının ardından bir mesaj daha yayımladı. Ünlü isimlerin yaşamlarının büyük bölümünün kayıt altında olduğunu belirten Acar, şu ifadeleri kullandı:
"Ünlü insanların hayatlarının büyük kısmı kayıt altında geçer. Yemek yese, yürüse, konuşsa, sussa görüntülenir. Bu yüzden haklarında desteksiz atmak gaflet ve dalâlettir! Cehaletle birleştiğinden, bir gün adalet ayağıma dolanır diye düşünmezler. En yakınlarına da utanç kalır! Yazık!"
KADİR İNANIR'IN MAL VARLIĞI NE KADAR?
İnanır'ın vefatının ardından en çok merak edilen konulardan biri de geride bıraktığı mal varlığı oldu. Bankalarda yüklü miktarda parası ve çok sayıda gayrimenkulü bulunduğu belirtilen sanatçının mirasının nasıl paylaşılacağı, vasiyetnamelerin açılmasıyla birlikte netlik kazanacak.
Ordu'nun Fatsa ilçesinde doğan Kadir İnanır, sekiz çocuklu bir ailede büyüdü. Kardeşlerinden yalnızca ağabeyi Reşit İnanır'ın hayatta olduğu, sanatçının çok sayıda yeğeninin bulunduğu öğrenildi. İnanır'ın vasiyetinde mirasını kimlere bıraktığına ilişkin detaylar ise henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.
Kadir İnanır'ın mirası yalnızca taşınmazlar ve maddi varlıklardan oluşmuyor. Usta sanatçının yıllar boyunca biriktirdiği değerli saatler, özel tasarım aksesuarlar ve kişisel koleksiyonlar da miras kapsamında yer alıyor.
3 BİN KURBAĞA FİGÜRÜ, 25 LÜKS SAAT VE KOLEKSİYONLAR
İnanır'ın mal varlığı arasında yaklaşık 25 adet lüks saat ile ağırlıklı olarak S.T. Dupont, Cartier, Dunhill ve Zippo marka altın kaplama çakmaklardan oluşan koleksiyonunun yanı sıra özel işlemeli yüzükleri de bulunuyor.
Kurbağalara olan ilgisiyle tanınan İnanır'ın, dünyanın farklı ülkelerinden topladığı yaklaşık 3 bin kurbağa figürünün de koleksiyonunun önemli parçaları arasında yer aldığı belirtiliyor.
Yarım asrı aşan sanat hayatına 180'i aşkın film ve çok sayıda televizyon dizisi sığdıran Kadir İnanır, canlandırdığı unutulmaz karakterlerle kuşakların ortak hafızasında silinmez bir yer edindi. Her rolüne kattığı derinlik ve güçlü oyunculuğuyla Türk sinemasına damga vuran usta sanatçı, ardında sanat kariyerinin yanı sıra dikkat çeken bir miras da bıraktı.
SELVİ BOYLUM AL YAZMALIM
Türk sinemasının en özel aşk filmlerinden biri olan Selvi Boylum Al Yazmalım, yıllara meydan okumaya devam ediyor. Cengiz Aytmatov'un Kırmızı Eşarp adlı eserinden uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Atıf Yılmaz otururken, başrolleri Türkan Şoray, Kadir İnanır ve Ahmet Mekin paylaştı.
Kamyon şoförü İlyas ile Asya'nın tutkulu aşkıyla başlayan hikâye, yaşanan ihanetin ardından bambaşka bir yöne evrilir. Hayatına Cemşit ile devam etmeye çalışan Asya'nın, yıllar sonra yeniden karşısına çıkan İlyas karşısında verdiği karar, Türk sinemasının en unutulmaz finallerinden birine dönüşür.
Filmde öne çıkan "Sevgi emektir" sözü ise yıllar boyunca izleyicilerin hafızasında yer etti.
Türkan Şoray'ın yönetmen koltuğunda oturduğu ilk yapım olan Dönüş filminde, Almanya'da çalışmak için köyünden ayrılan İbrahim'in zamanla yaşadığı çevreye yabancılaşması ve köyde bıraktığı eşi Gülcan ile arasındaki kırılgan ilişki konu edilir. Filmde İbrahim karakterine Kadir İnanır hayat verir.
Köyde adı dedikodulara karışan Gülcan nedeniyle itibarını yeniden kazanmayı kendine görev edinen İbrahim, yıllar sonra köyüne dönmeye karar verir. Ancak bu süreçte Almanya'da yeni bir hayat kurmuş, bir Alman kadınla evlenmiş ve bir çocuk sahibi olmuştur.
Geçmişiyle bugünü arasında sıkışan İbrahim'in köye dönüşü, hem kendi iç hesaplaşmasını hem de köydeki dengeleri derinden sarsar.
DEVLERİN AŞKI
1976 yapımı Devlerin Aşkı, Türk sinemasının unutulmaz romantik dram filmlerinden biri olarak Osman F. Seden yönetmenliğinde izleyiciyle buluştu. Yapımcılığını İrfan Ünal'ın üstlendiği filmin başrollerini Türkan Şoray ve Kadir İnanır paylaştı.
Hikâye, büyük bir iş insanı olan Süreyya Bey'in hayatını kurtaran genç adam Tarık'ı yanına almasıyla başlar. Zamanla Süreyya'nın güvenini kazanan Tarık, onun en yakın adamlarından biri olur. Ancak ikilinin arasındaki dostluk, beklenmedik bir aşk nedeniyle sınanır.
Tarık'ın geçmişinde unutamadığı sevgilisi Türkan'ın, Süreyya'nın hayatına girmesiyle olaylar içinden çıkılmaz bir hal alır. Aşk, kıskançlık ve ihanetin gölgesinde gelişen olaylar, iki yakın dostu karşı karşıya getirir.
KARA GÖZLÜM
Kara Gözlüm, 1970 yılında usta yönetmen Atıf Yılmaz'ın imzasıyla beyaz perdeye taşındı. Film, Türkan Şoray ile Kadir İnanır'ı ilk kez aynı yapımda buluşturdu.
Balıkçı Azize ile "Şopen" lakabıyla tanınan genç besteci Ferit'in dokunaklı aşkını konu alan yapım, yıllar geçmesine rağmen Türk sinemasının unutulmaz filmleri arasında yerini korudu.
Türkan Şoray'ın canlandırdığı Azize'nin balık satarken söylediği neşeli türkü ise filmin hafızalara kazınan sahnelerinden biri oldu.
DİLA HANIM
Necati Cumalı'nın aynı adlı eserinden sinemaya uyarlanan Dila Hanım, 1977 yılında izleyiciyle buluştu. Filmin başrollerinde Yeşilçam'ın iki usta ismi Türkan Şoray ve Kadir İnanır yer aldı.
Orhan Aksoy'un yönetmenliğini, Safa Önal'ın ise senaryosunu üstlendiği film; eşini bir kan davası nedeniyle kaybeden Dila'nın, kocasının katili olduğunu bilmeden Karadağlı Rıza'ya âşık olmasını konu alıyor.
Dram ve aşkı bir araya getiren yapım, Kadir İnanır'ın sinema kariyerinde en çok hatırlanan performansları arasında yer alıyor.
TATAR RAMAZAN
1990 yılında vizyona giren Tatar Ramazan, Kadir İnanır'ın kariyerindeki en unutulmaz yapımlardan biri oldu. Kerim Korcan'ın aynı adlı eserinden uyarlanan ve Melih Gülgen'in yönetmenliğini üstlendiği film, adaletsizliğe boyun eğmeyen cesur bir Kırım Tatarı'nın mücadelesini konu alıyor.
Kadir İnanır'ın hayat verdiği Ramazan karakteri, haksızlıklara karşı dimdik duran tavrıyla izleyicilerin hafızasında yer etti. Karakter, usta oyuncuyla özdeşleşen rollerden biri haline geldi.
Büyük ilgi gören yapımın hikâyesi, 1992 yılında vizyona giren Tatar Ramazan Sürgünde filmiyle devam etti.