Celil Nalçakan deprem felaketi sonrası duygularını paylaştı: Bir parçamız göçük altında
atv'nin sevilen dizisi Kardeşlerim'de canlandırdığı Akif karakteriyle izleyici karşısına çıkan Celil Nalçakan, yaşanan deprem felaketi sonrası duygularını anlattı. "Güzel ülkemin başı sağ olsun" diyen oyuncu, "Herkesin bir parçası artık göçük altında. Nasıl ki birlikte yaralandıysak, yaralarımızı da birlikte saracağız" ifadelerini kullandı.

Kardeşlerim dizisinin oyuncusu Celil Nalçakan, Günaydın'dan Tuba Kalçık'a konuştu. İşte Tuba Kalçık'ın o yazısı…

Celil Nalçakan'la buluştuk. Ünlü oyuncuyla asrın felaketini konuşup hüzünlendik... Sohbetimiz oradan oyunculuğa, 'Kardeşlerim' dizisine ve sosyal medyaya uzandı... Sosyal medyadaki teşhirciliğe dikkat çeken Nalçakan, bunu kültürel yozlaşmanın başı olarak gördüğünü söyledi. "Şöhret hiç sevdiğim bir şey değil, şöhret bana bir kambur" diyen Nalçakan'ın diğer açıklamaları şöyle...

Ülke olarak büyük bir felaket yaşadık. Neler söylemek istersiniz?
Yüreğimiz yandı hepimizin, yaralandık. Herkesin bir parçası artık göçük altında. Nasıl ki birlikte yaralandıysak, yaralarımızı da birlikte saracağız. Tez zamanda yaralarımızı sararız umarım. Kaybettiğimiz her can için Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum, yakınlarını kaybedenlere sabır diliyorum. Güzel ülkemin başı sağ olsun...

Sivas'tan başlayan bir yolculuğunuz var. Doğup, büyüdüğünüz ortam hayata bakışınızı nasıl etkiledi?
Varsıl bir aileden gelmedim ben. Annem ilkokul öğretmeni, babam da teknisyendi. Sınırlı bütçeye sahip bir aileydik. Sivas merkezin dışında oturduğumuz için evimize çok misafir gelmezdi. Zor yıllardı... Benden daha yoksul arkadaşlarım da vardı. Biz birbirimizin yoksulluğuna bile saygı duyardık. Okul için beslenme çantamıza koyduklarımıza bile dikkat ederdik. Teşhir etmezdik yediklerimizi... Öyle zamanlardı.

CİDDİ YOZLAŞMA YAŞANIYOR
Sosyal medyada şimdi tam tersi bir durum yaşanıyor. İnsanlar yediklerini, içtiklerini paylaşıyor. Siz bu durumu nasıl yorumluyorsunuz?
Ne yazık ki öyle... Kültürel yozlaşmanın başı olarak görüyorum. Evvelden bazı şeyleri söylemek, göstermek ayıptı. Şimdi teşhir ediliyor sosyal medyada. İşte yozlaşma da zaten burada başlıyor. Büyük bir kırılma yaşandı bu açıdan toplumda. Bu da edebiyatımızdan müziğe, televizyona kadar her şeye sirayet etti. Kimseye kötü örnek olmak istemem. Bu konuda da hassas davranmaya çalışıyorum. Çabam bu yönde.











