'Aşk ve Taht'ın basın toplantısı gerçekleşti
Sezonun en çok konuşulacak yapımlarından biri olan, ATV'nin Bozdağ Film imzalı 'Aşk ve Taht'ın basın toplantısı gerçekleştirildi. İlk kez tüm ekip olarak basının karşısına çıkan oyuncular, diziye dair duygu ve düşüncelerini paylaştı.
Zindandan tahta, düşmanlıktan aşka uzanan görkemli bir yolculuk başlıyor. Kendi tarihimizin, Anadolu Selçuklu Hükümdarı Sultan Alaeddin Keykubat'ın gerçek ve çarpıcı hikayesi 'Aşk ve Taht' ile ATV ekranlarında izleyiciyle buluşuyor.
9 Eylül Çarşamba akşamı ilk bölümüyle izleyiciyle buluşacak dizinin basın toplantısı gerçekleştirildi. İlk kez tüm ekip olarak basının karşısına çıkan oyuncular, diziye dair duygu ve düşüncelerini basın mensuplarıyla paylaştı.
"ÇOK İDDİALI BİR YAPIM"
Bozdağ Yapım Başkan Vekili Hüseyin Özçelik: "Zindandan tahta, düşmanlıktan aşka uzanan görkemli hikâyesiyle Anadolu Selçuklu'nun hükümdarı Alaeddin Keykubat ile tarihte Hunad Hatun olarak bilinen, zekâsıyla ön planda olan Alanya prensesi Destina'nın hikâyesini ekranlara taşıyacağımız 'Aşk ve Taht' dizimizin basın toplantısına hoş geldiniz. Hem hikâyesiyle, hem oyuncularıyla hem yapımıyla çok iddialı bir yapım olan Aşk ve Taht'ın ekranlara gelmesini sağlayan Başta Turkuvaz Medya Yönetim Kurulu Başkanımız Serhat Albayrak ve ATV Genel Yayın Müdürümüz Ali Türkaslan olmak üzere, ATV'ye çok teşekkür ediyorum."
ATV Genel Müdür Yardımcısı Dilaver Kıvrak: "Emekçi kardeşlerimiz, hoş geldiniz. ATV'mizin Bozdağ Yapım tarafından hazırlanan dizisinin atmosferinin içindesiniz. Bu kaliteli yapım için Bozdağ Film'e, yönetmenlerimize, oyuncularımıza, hepsine çok teşekkür ediyoruz. Şimdiden 9 Eylül Çarşamba'yı bekliyoruz."
Proje Koordinatörü Ahmet Bircan: "Merhabalar, hepiniz hoş geldiniz. Güzel bir çalışma yaptık. İnşallah hep beraber bunun güzelliklerini göreceğiz. Teşekkürler geldiğiniz için."
"OSMANLI'NIN TEMELİNİ DÖŞEYEN BİR DÖNÜŞÜM HİKÂYESİ"
Yağmur Taylan: "Hepiniz hoş geldiniz. Aşk ve Taht dizisi aslında bizim tarihimizin çok önemli bir döneminde geçen bir aşk hikâyesi. 13. yüzyılda, Anadolu Selçuklu döneminin en parlak zamanı olarak görülen Alaeddin Keykubad döneminde geçen bir aşk hikâyesi. Birbirinden farklı milletlere mensup, farklı dinlere mensup iki insanın düşmanlıkla başlayan ama giderek aşka dönüşen trajik bir aşk hikâyesi.
Dönem de aynı zamanda bizce Anadolu'nun en parlak dönemlerinden bir tanesi, 13. yüzyıl. Mevlana'nın, Yunus Emre'nin aynı anda yaşadığı bir dönem. Dolayısıyla kültürel olarak Türk tarihinin, Anadolu tarihinin belki de en önemli dönemi. Birçok şeyin buluştuğu bir tarih.
Aşk ve Taht dizisi böyle bir atmosferde gelişen güçlü bir aşk hikâyesi. Bu proje için gerçekten büyük bir çaba sarf edildi. Biz, yapım ekibi olarak, Bozdağ Film'le birlikte gerçekten çok fazla emek sarf ettik. Yazarlarımız, senaristlerimiz, oyuncularımız çok çalıştılar. İyi hazırlandılar, mümkün olduğu kadar kaliteli bir biçimde bu hikâyeyi size aktarmaya çalıştık, çalışıyoruz. Umarım seyirci de beğenir. Zevkle izleyecekleri bir eser olduğunu düşünüyoruz."
Durul Taylan: "Anadolu Selçuklu Devleti, kısa ömrüne rağmen Anadolu'yu çok geliştirmiş ve ortak medeniyete çok katkıları olmuş bir uygarlık. Bu proje bize ilk teklif edildiğinde gerçekten çok heyecanlandık. Daha önce ilgimizi çeken bir dönemdi. Bir de daha önce aynı şekilde Osmanlı'nın en görkemli dönemini anlattığımız bir dizinin içindeydik. Bu da bizi heyecanlandırdı. Aynı zamanda Osmanlı'nın da temelini döşeyen bir dönüşüm hikâyesiydi Anadolu Selçuklu Devleti. Çok büyük bir emek var. Başta oyuncularımız, tabii ki yapım ve senaryo ekibi çok çalıştılar. Çok iyi şeyler çıkardılar. Çok hırslı ve yetenekli bir ekip. Biz elimizden geleni yaptık. Şimdi söz seyircilerin."
Senarist Serdar Özönalan: "Dizimiz, 13. yüzyıldaki Anadolu Selçuklu Devleti'nin en çalkantılı dönemini anlatıyor. Her ne kadar bir tarihi dizi gibi görünse de aslında bakıldığında biz evrensel bir insan hikayesi işliyoruz. Aşk evrensel bir duygu. Aynı zamanda iktidar mücadelesi de evrensel bir duygu. Biz, bu dizide aşkın altına, diğer tarihi dizilerden farklı olarak, başka bir duyguyu daha ekleyerek anlatacağız. O da vicdan. Sevdikleri tarafından ihanete uğramış, asıl aşkına ulaşacakken ihanete uğramış, zindana düşmüş bir adamın taht mücadelesi. İnanıyoruz ki gerek ülkemizde gerek uluslararası dünyada ses getirecektir. Burada biz diğer tarih dizilerden farkımızı anlatırken şunu da belirtmek istiyorum: Her dizinin içerisinde aşk anlatılabilir, iktidar mücadelesi anlatılabilir ama biz dönemin atmosferini verirken insani duyguları, hamasetin çok çok önünde tuttuk."
"BANA DİZİ GİBİ HİSSETTİRMEYEN İLK DİZİM"
Akın Akınözü: "Hocalarım ve senaristimiz çok güzel anlattılar. Benim onların söylediklerinin üstüne ekleyebileceğim şu olur: Benim ilk dizim değil ama bana dizi gibi hissettirmeyen ilk dizim. Bunu söyleyebilirim. Burada hiç dizi çekiyormuş gibi hissetmiyorum. Tamamıyla o dönemin içinde yaşadığımı hissediyorum ve bunu yapmak gerçekten çok zor. Ciddi bir emek var bunu başarabilmek için, bunu becerebilmek için. Bunun için bütün ekibe teşekkür ediyorum."
Merjem Siljak: "Ben Merjem. Burada olduğum için çok mutluyum. Çok zor bir proje ama yapıyoruz, yapacağız."