YPG/PKK’nın Karkamış’a gerçekleştirdiği saldırıda can veren 5 yaşındaki Hasan Kabataş son yolculuğuna uğurlandı! Annesinin gözyaşları yürekleri dağladı
Suriye'nin kuzeyinden Gaziantep'in Karkamış ilçesi ile Kilis'te Öncüpınar Sınır Kapısı bölgesine iki gün içinde eli kanlı terör örgütü YPG/PKK tarafından 10 roketli saldırı gerçekleştirildi. Saldırılarda biri öğretmen, biri çocuk 3 sivil can verdi, 18 kişi ise yaralandı. Alçak saldırı sonucu vefat eden 5 yaşındaki Hasan Karataş son yolculuğuna uğurlandı. Annesinin gözyaşları boğazları düğümledi.
Gaziantep'in Karkamış ilçesine alçak terör örgütü YPG/PKK mensupları tarafından Suriye'nin kuzeyinden geçen gün atılan roket-havanlar sebebiyle yaşamını yitiren 5 yaşındaki Hasan Karataş'ın cenazesi, toprağa verildi.
EN ZOR AN! ACILI ANNE YAVRUSUNDAN AYRILAMADI
Hasan Karataş'ın Türk bayrağına sarılı tabutu Gaziantep Adli Tıp Kurumu'ndaki işlemlerinin ardından ilçe kırsalındaki Karanfil Mahallesi'ne getirildi. Bu sırada Karataş'ın annesi Dilan ve babası Zeki Karataş ile 3 kardeşi tabuta sarılarak gözyaşı döktü.
Mahalle meydanında Gaziantep İl Müftüsü Hüseyin Hazırlar tarafından kıldırılan cenaze namazının ardından helallik alınan küçük çocuğun naaşı, tekbirler eşliğinde omuzlara alınan Karanfil Mahallesi'nde toprağa verildi.
Karkamış'a alçak saldırı! İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'dan flaş açıklamalar: Hayatını kaybedenlerden biri çocuk biri öğretmen…. / video izle
Cenaze törenine Hasan Karataş'ın ailesi ve yakınlarının yanı sıra Gaziantep Valisi Davut Gül, 5. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Hacı Halil Osma, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, AK Parti milletvekilleri Mehmet Ali Şahin, Mehmet Erdoğan, CHP milletvekilleri Bayram Yılmazkaya, Mahir Polat ile çok sayıda vatandaş katıldı.
MİNİK HASAN'IN HAYALİ
şi Zeki Karataş'ın tırlarının bulunduğunu ve hayatının önemli bölümünü yollarda geçirdiğini anlatan Karataş, oğlunun da babası gibi tır şoförü olmayı hayal ettiğini belirtti. Konuşurken gözyaşlarına boğulan acılı anne, şunları kaydetti: "Oğlum, 'Baba tır şoförü olacağım' derdi. Ben de 'Yok annem, sen oku' derdim. Benim oğlum, kendi kendine kartondan kitaplık düzdü. Bütün kıyafeti dolapta kaldı. Sabah kalktı ekmeğe gitti, kamyonuyla oynadı. Babasından akülü araba istedi. Ciğerim yandı. Yavruma bunu yapanların, yaşattıklarını yanına koymasın. Yavrumu benden aldılar, karşılığını misliyle versinler. Ciğerimi yaktılar benim yavrumu benden aldılar."