Yargıtay'dan 2. el araç alım satımında kuralları değiştirecek kilometre kararı!
Yıllardır hayalini kurduğu otomobili alan tüketici, aracın kilometresinin düşürüldüğünü öğrenince hayatının şokunu yaşadı. Soluğu savcılıkta alan vatandaş, savcılığın, alıcının kilometre kayıtlarını kendisinin sorgulayabileceğini belirterek kovuşturmaya yer olmadığına karar vermesiyle adeta yıkıldı. Mağdur vatandaşı sevindiren haber ise Yargıtay'dan geldi. İşte otomobil alıp satacak herkesi ilgilendiren kararın detayları.
Sıfır otomobil almaya gücü yetmeyen vatandaşlar 2. el piyasasına yöneliyor. Ödeme yönteminden ekspertize kadar alınan onca tedbire rağmen art niyetli satıcılar, yıllardır "araç alma hayali" kuran vatandaşların dünyalarını başlarına yıkıyor.
Eşiyle birlikte yıllarca çalışmasının karşılığında biriktirdikleri parayla 65 bin kilometredeki araç için satıcı şirketle anlaşan B.D., noter satışından bir süre sonra aracın gerçek kilometresinin 251 bin olduğunu tespit etti.
Satıcı şirket yöneticisiyle yaptığı görüşmeden bir netice alamayan B.D., Cumhuriyet savcılığının yolunu tuttu. Dolandırıldığını öne süren mağdur tüketiciye savcılıktan şok bir cevap geldi. Savcılık, alıcının kilometre kayıtlarını kendisinin sorgulayabileceğini belirterek kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Karara karşı sulh ceza hâkimliğine yapılan itiraz da geri çevrilince karar kesinleşti.
YARGITAY YASAYA AYKIRI OLDUĞUNA HÜKMETTİ
Adalet Bakanlığı, kararda bir anormallik olduğunu belirleyince kanun yararına kararın bozulması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. Başsavcılık, dosyayı Yargıtay 11. Ceza Dairesine gönderdi. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, satıcı konumundaki kişiler hakkındaki dolandırıcılık iddialarının "alıcının sorumluluğu" denilerek soruşturulmamasının yasaya aykırı olduğuna hükmetti.
Kararın eksik araştırmaya dayandığına dikkat çeken Yargıtay 11. Ceza Dairesi, kilometre düşürmenin basit bir kontrolle anlaşılıp anlaşılamayacağı, muayene kayıtları, aracın piyasa değeri ve satış geçmişi incelenmeden bir hükme varılamayacağına işaret etti. Kararda doğrudan "dolandırıcılık oluşmuştur" denilmezken "alıcı sorgulayabilirdi" gerekçesi tek başına yeterli bulunmadı.