Seçil Erzan olayı son durum ne? Seçil Erzan nerede, ses kayıtlarında neler var? Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş kimdir, kaç yaşında, ne iş yapıyor?
Fon vaadiyle Arda Turan, Emre Belözoğlu, Fernando Muslera gibi ünlü isimleri de içeren birçok kişiyi dolandırdığı iddiasıyla tutuklanan özel bir bankanın şube müdürü Seçil Erzan hakkındaki soruşturma tamamlanmış ve geçtiğimiz hafta ilk duruşması görülmüştü. Seçil Erzan'ın, soruşturmanın evresinde başsavcılığa ikinci bir ifade verdiği ortaya çıktı. Peki Seçil Erzan olayı son durum ne? Denizbank şube müdürü Seçil Erzan nerede, ses kayıtlarında neler var?

Seçil Erzan, banka yöneticilerine karşı ağır suçlamalarda bulunarak, yaşadığı olayları detaylı bir şekilde anlattı. Erzan, evine yapılan bir baskın sonrasında alıkonulduğunu ve bankanın genel merkezine götürüldüğünü ifade etti. Verdiği ifadeye göre, genel merkeze getirildikten sonra koluna serumlar takıldı ve ses kaydı alındı. İşte güncel gelişmeleriyle Seçil Erzan olayı...

SEÇİL ERZAN NEREDE?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Seçil Erzan'ın bir bankanın Levent'teki şubesinde müdür olarak çalıştığı ve müşteki Bülent Çeviker'den kişisel güven ilişkisine dayalı 2 milyon dolar alarak yüksek kar vaadiyle yeniden kendisine iade edeceğini bildirdiği kaydediliyor.
İddianamede, müşteki Bülent Çeviker'e para karşılığında yazılı evrak verildiği ancak daha sonra Çeviker'in Erzan'a ulaşmaya çalışsa da ulaşamadığı, durumu bankaya bildirdiği, banka tarafından araştırma yapıldığı, Erzan hakkında suç duyurusunda bulunduğu ifade ediliyor.
Sanık Erzan'ın bu yöntemle futbolcular, iş insanları ve çeşitli meslek gruplarından müştekilere, yüksek kar getirisi bulunan güvenilir bir fon bulunduğunu ve yine kamuoyunda tanınan Fatih Terim, Hakan Ateş gibi isimlerin bu fona dahil olduğunu söyleyerek, müştekileri bu fona para yatırmaya ikna ettiği anlatılan iddianamede, gerçekte ise böyle bir fonun hiç olmadığının tespit edildiği belirtiliyor.

İddianamede, Erzan'ın, müştekilerin verdiği paralara ilişkin sahte belgeler oluşturarak, bu belgelere bankanın kaşesini ve ıslak imzasını atarak müştekilere teslim ettiği ve dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği kaydediliyor.
Sanık Erzan'ın "özel belgede sahtecilik" ve "tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık" suçlarından 66 yıldan 216 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk'ün ise aynı suçlardan 3 yıl ve 65 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesi üzerine 4'ü tutuklu 7 sanık 20 Kasım'da hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tahliyesine karar vererek, duruşmayı 12 Ocak 2024'e ertelemişti.

SEÇİL ERZAN'IN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI!
Bankacı Seçil Erzan, 11 Nisan'da savcılıkta verdiği ifadede genel olarak dolandırıcılık olaylarından bahsetti. 3 Mayıs 2023'te verdiği ikinci ifadede ise, Çorlu'daki evinde ve götürüldüğü banka genel merkezinde yaşadıklarını ayrıntılı şekilde anlattı. Erzan ifadesinde şunları söyledi:
"Bölge Müdürü Sermin Tekin, Çorlu'daki evime yanıma geldiğinde zorla benden ses kaydı oluşturmamı istedi. Şahsi telefonunu konuşma sırasında açarak sesimi kaydetti. Bana o esnada 'Seçilcim ben senin uzun zamandır böyle sorunlar yaşadığını biliyordum. Keşke daha önce söyleseydin. Sen bize yardımcı ol ki biz de sana yardımcı olalım. Bankada para almadığını, senin yaptığın eylemlerin bankada olmadığını söylemen gerek. Bu adamlar nasıl olur da hâlâ bankadan para istiyorlar' şeklinde sözler söyledi.

'Eğer sen sadece banka dışında bu eylemleri yaptığını söylersen bu güveni kötüye kullanma şeklinde olur, bankada olduğunu söylersen zimmet olur, ömrün çürür" dedi. Aynı gün bankada Ali Murat Dizdar da bana "Olay kesinlikle zimmet değil, sen bu olayları banka dışında yaptın, sana en iyi avukatı tutuyoruz, sana iki tavsiyem var; bir avukatın sözünden asla çıkmayacaksın o ne derse onu yapacaksın, iki tutuklanmayacaksın fakat olur da tutuklanırsan itirazını biz yapacağız' dedi. Bu ses kaydını bana karşı ellerinde sakladıklarını düşünüyorum.
Ertesi gün beni korumalar eşliğinde Zincirlikuyu'daki Denizbank Genel Müdürlüğü'ne götürdüler. Koluma serumlar takılarak bana 'Bu işi banka dışında yaptım' diye söylettirdiler. Tam olarak Sermin Tekin, Ali Murat Dizdar, Cenk İzgi (Teftiş Kurulu Bölüm Müdürü), Tanju Kaya (İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı) vardı. Bu şahıslar bana sürekli 'Olayda zimmet yok, evet senin bankacılık hayatın biter belki ama hayatına bir şekilde devam edersin, bu olay zimmet değil' şeklinde sözler söyleyip bana baskı kurdular."





