Reklam pastasının büyüğü küresel şirketlere! Yerli medya saf dışı bırakılıyor
Dijital platformların yerli medyanın ürettiği içerikleri kullanarak reklam geliri elde etmesi tartışma konusu oldu. Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu, telif hakları ve reklam gelirlerinin dağılımıyla ilgili yasal düzenlemenin zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık ise denetim dışı dijital mecralardaki yapay zeka içeriklerinin hem güvenlik hem de medya düzeni açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti.
Google, Meta, YouTube ve TikTok gibi platformlar yerli medyanın ürettiği haberleri kendi sistemleri üzerinden kullanıcıyla paylaşıyor. Buradan elde edilen milyarlarca liralık reklam gelirleri ise yurt dışına akıyor.
Yani üretici konumundaki milli medya oyunun dışına itiliyor ve küresel şirketlerin keyfi algoritma kararlarına uymaya mahkum ediliyor. Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu, konuyla ilgili ATV ekranlarında değerlendirmede bulundu.
"DİJİTAL PLATFORMLAR BEDELSİZ OLARAK KULLANIYOR"
İçeriklerin yerli ve milli medya tarafından üretildiğini belirten Müderrisoğlu, "İçeriği yerli ve milli medya üretiyor. Bu içeriği bedelsiz olarak kullanan dijital platformlar dediğimiz 'sosyal medya kartelleri' hangi haberin hangi öncelikte nasıl servis edileceğini etkiliyor" ifadelerini kullandı.
Küresel medyadaki manipülasyonlara da dikkati çeken Müderrisoğlu, "Bu küresel sosyal medya şirketleri dediğimiz yapılanmalar, özel yazılımlarıyla manipülasyon noktasında son derece tehlikeli işlere imza atıyor" şeklinde konuştu.
Reklam gelirleri ve telif hakları ile ilgili yaşanan sorunlara değinen Müderrisoğlu, şunları kaydetti:
"Öncelikle konunun bir toplumsal huzur, gençlik ve milli güvenlik meselesi boyutu var. Bir de yerli ve milli medyanın sürdürülebilirliği açısından reklam gelirleri ve telif haklarının dağılımıyla ilgili yapısal bir problem var."
"MEDYANIN MİLLİ TARAFI AÇIK HEDEF GİBİ CEZALANDIRILIYOR"
Öte yandan yerli ve milli yayıncıların karşılaştığı baskıları hatırlatan Müderrisoğlu, RTÜK'ün kararlarının tartışmalara yol açtığını söyledi. Müderrisoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yerli ve milli medya kayıtlı, açık, şeffaf, hesap verebilir ve görünür. Buraya bu kadar yüklenilirken küresel şirketlerin kurduğu dijital platformlardaki ahlaka aykırı, toplumsal huzura ve kamu düzenine tehdit oluşturan, gençlerin bilinçli ve sağlıklı yetişmesine, çocukların temel eğilimlerine doğrudan müdahale eden bu şirketler ise kolaylıkla kendilerine hareket alanı buluyor."
Denetim ve kriterlerin her yayıncıya eşit şekilde uygulanması gerektiğini belirten Müderrisoğlu, "Medyanın milli tarafı açık hedef gibi cezalandırılırken, küresel tekellere ilişkin yetki ve inisiyatif konusundaki yetersizlik ya da harekete geçme konusundaki iştahsızlık temel problem olarak karşımıza çıkıyor" ifadelerini kullandı.
"ARTIK BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ"
Dijital platformların denetiminin artık milli güvenlik ve toplumsal huzur meselesi haline geldiğini aktaran Müderrisoğlu, "Peki ne olmalı? Elbette kamu kurumları karar alırken büyük resmi de görerek düşünmeli. Bir yandan da artık Meclis'te gerek telif boyutunda gerek reklam gelirlerinin dağılımı boyutuyla bu şirketlerin hareket alanlarının yeniden tanımlanması kaçınılmaz bir zorunluluk" diye konuştu.
YAPAY ZEKA İLE SUÇ ODAKLARI FONLANIYOR
Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık ise A Haber canlı yayınında denetim dışı dijital mecralardaki bu yapının hem güvenlik hem de medya düzeni açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti.
Sanal dünyada suç organizasyonlarının yeni gelir kapıları oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Kırık, "Yapay zeka ile oluşturulmuş sahte sesler, görüntüler ve içerikler reklam haline getirilerek hem sanal medya mecralarına hem de arama motorlarına servis ediliyor. 'Devlet destekli yatırım garantisi' gibi asılsız vaatlerle Google ve sosyal medya üzerinden verilen bu reklamlar aracılığıyla dolandırıcılık, müstehcenlik, pedofili ve istismar suçları maalesef fonlanmış oluyor" ifadelerini kullandı.
ÇOCUKLARI DİJİTAL MEDYADAN KİM KORUYACAK?