Kemal Kılıçdaroğlu'ndan "Vesayet Konseyi" modeli! Türkiye'yi 10 kişi yönetecek
14 Mayıs'ta yapılan seçimlerde adeta hezimete uğrayan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, ikinci tur öncesi ağız değiştirerek milliyetçiliğe soyundu. Göçmen düşmanlığında sınır tanımayan çıkışlarıyla bilinen Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ı da HDP'nin ortakları arasında bulunduğu masaya ekledi. İkinci tur öncesi Kılıçdaroğlu'nun planlarında değişiklik yapılarak yeni bir mutabakat imzasıyla koalisyon genişletildi. Böylece koalisyon masası 10 kişilik bir "vesayet konseyi"ne dönüştü. Sabah Gazetesi yazarlarından Mahmut Övür, 28 Mayıs öncesi o gelişmeleri kaleme aldı.
Sonunda siyaset için "her yol mübah" diyen Kemal Kılıçdaroğlu, göçmen düşmanlığında sınır tanımayan çıkışlarıyla bilinen Ümit Özdağ'ı da yedili koalisyona katarak ne kadar "çaresizlik" içinde olduğunu gösterdi. Görünen o ki, "Baharlar gelecek" diye çıktığı siyasi yolculuğunu ilkeli bir çıkış yapan Sinan Oğan'ın dediği gibi "payız"la yani "sonbahar"la noktalayacak. Böylece Türkiye'yi, iki belediye başkanını da dâhil ettiği 10 kişilik "vesayet konseyi" ile yönetecek.
Siyasi tarihimizde, hatta dünya siyasetinde örneği olmayan ürkütücü ve kaotik bir tablo bu...
Siyasi pazarlık açısından Güneş Motel skandalı bile bunun yanında temiz kalır. Ortada ne ilke kaldı ne de siyasi etik.
Bir yanda terörü meşrulaştırmak için canhıraş çalışan HDP-PKK, bir yanda İP ve FETÖ, bir yanda da "Kılıçdaroğlu seçimi kazanırsa HDP-PKK iç savaş çıkartır" diyen Ümit Özdağ, öte yanda CHP listelerinden seçilen "seçmensiz" ama bir o kadar ihtiraslı DP, DEVA, Gelecek ve Saadet Partileri...
Bu kaotik tabloya bir de sütre gerisinden ateş eden ABD ve AB'yi ekleyin. Ülkeyi hangi tehlikelerin beklediğini söylemeye bile gerek yok.
Sürekli kriz üreten bir yapı olduğunu biliyoruz ve her dakika bir kriz çıkması kimseyi şaşırtmayacak.