İşte Haliç'in gerçek hikayesi! Binlerce kez paylaşıldı
Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı ve T.C İklim Değişikliği Başmüzakerecisi Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar Haliç'in gerçek hikayesini yazdı. Birpınar açıklamalarıyla "İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Projesi "Temel Atmama" Töreni ile İstanbul halkından büyük tepki alan Ekrem İmamoğlu'nun basiretsizliğini gözler önüne serdi.
Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar, CHP'li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Haliç'le ilgili yapmış olduğu skandal açıklamalarına sosyal medya hesabından cevap verdi. Birpınar, yaptığı açıklamada geçmişten bu yana Haliç'le ilgili yapılanları sıralarken Haliç'in şuan çamur içerisinde olmasının nedeninin zamanında yapılan yatırımları devam ettiremedikleri için olduğunu anlattı.
Mehmet Emin Birpınar'ın CHP'li İBB Başkanına yaptığı Haliç açılaması şu şekilde:
Yıllarca İstanbul'un göz bebeği olan Haliç, 1940'lardaki yanlış şehir planlamasının kurbanı olmuş, sanayiye açılmıştı. Sanayi atıkları ile lağım çukuruna dönüşen Haliç'in kurtarılması için adımlar atılmış, ancak geçmişte yapılan yanlış, yeni bir yanlış ile örtülmeye çalışıldı. Neyse ki Haliç'in imdadına dönemin Başkanı Sayın Erdoğan yetişmişti. İstanbul Büyükşehir Başkanı olunca ilk iş olarak Haliç'i masaya yatırmış ve ilk icraatlarından biri olarak, Dünyanın da önde gelen sayılı projelerinden biri olan "Haliç Çevre Projesi"ni başlatmıştır.
BORU HATLARIYLA ÇAMURU TEMİZLENDİ
Çok aşamalı çalışmada, ilk olarak yapılacak çalışmalar planlanmış, Akabinde çevre düzenleme çalışmaları yürütülmüş, son olarak da bölgenin turizm, kültür, sanat ve rekreasyon vadisine dönüşümüne yönelik adımlar hayata geçirilmişti. Haliç'in derinliği kimi yerlerde sadece 10 cm kadar düşmüş, Sütlüce-Eyüp arası derinlik 0-50 cm arasında değişen bir seviyeye dönüşmüştü. Tarama yapılırken gemiler üzerindeki pompalar yardımı ile çıkartılan çamurlar boru hatlarına iletiliyordu. 4 adet boru hattı vardı. 4 boru hattı ile toplamda 4.000 m3/saat çalışma kapasitesine ulaşıldı. Çamurlar, Haliç'e 7 km mesafedeki taş ocaklarında depolandı. Koku için de önlemler alındı. Kireç ve klorlama işlemi yapıldı. Benzetmek gerekirse her saatte 1,5 olimpik havuz suyu 7 km öteye taşınıyordu.
HALİÇ'TEN ÇIKAN ÇAMURLA AĞAÇLANDIRMA YAPILDI
Haliç'te yapılan çalışma;
- 4,5 km uzunluk,
- 200 m genişlik,
- Ortalama 5 m derinlik olmak üzere toplamda yaklaşık 5 milyon m3 çamur.
Bu iş boru hatları ile değil de hafriyat kamyonları ile yapılsaydı; Günde en az 400, toplamda en az 200 bin sefer yapmak gerekirdi. O zamanın şartlarında günde en az 400 sefer kamyon hareketinin oluşturabileceği hengameyi düşünebiliyor musunuz? Ama Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki ekip bu işi başarmıştı. Taşınan çamur kendi haline bırakılmadı. Uygun şekilde bertaraf için ocaklarda 2 baraj yapıldı. Barajların inşasında 850 bin m3 kaya, kil ve filtre dolgu malzemesi kullanıldı. Depolama sonrası günümüz Maçka Demokrasi Parkı alanından da büyük olan 180.000 m2 dolgu alanı oluştu. Bu alanın üzeri kapatılarak bölge ağaçlandırıldı.
İSTANBUL'A EŞSİZ MANZARA
Islah çalışmaları sadece Haliç ile sınırlı kalmadı. Sadabad, Eyüp ve diğer kollektör (Kuzey ve Güney Haliç) çalışmalarının da tamamlanmasıyla bölge bir cazibe merkezi haline geldi. Eyüp'de ziyaretçi akınına uğrayan Pierre Loti tepesinden seyri doyumsuz bir manzara oluştu. Haliç'in suları temizlenince, su canlıları da bölgeye akın etmeye başladı. Bölgede artık çöpler yerine balıklar yüzüyordu. Hatta balık tutma yarışması dahi yapıldı. İlk yarışmayı 1,5 saatte 128 balık tutan bir vatandaşımız kazandı.