Tarih 20 Haziran 2013... Hürriyet "Kazlıçeşme'yi izlettiler" başlığıyla bir haber yayımladı. Haberde Gezi eylemleri sırasında gözaltına alınanlara "Polisin zorla AK Parti mitingini izlettirdiği" iddiası yer alıyordu.
Haberin Hürriyet'in internet sitesindeki fotoğrafı, görenleri şaşkına çevirdi. Çünkü paylaşılan fotoğraf AK Parti'nin Kazlıçeşme'de yaptığı ve yüzbinlerce insanın katıldığı "Milli iradeye saygı" mitinginden değil, CHP'nin Kazlıçeşme'de yaptığı mitinge aitti. Hürriyet'in "kalabalığı az göstermek" amacıyla yaptığı "kurnazlık" okurların dikkatinden kaçmadı.
Tarih 17 Aralık 2013... Hürriyet "Savcılık: Gezi olayları terör değil" başlığıyla bir haber yayımladı.
Haberde, Gezi eylemleri ile ilgili 4 soruşturma dosyasının "darbe" nitelikli bir suç tespit edilmediği gerekçesiyle terör savcılığından basın savcılığına devredildiği ileri sürüldü.
Ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Hürriyet'in haberi üzerine yaptığı açıklamada "Ankara'da terör suçlarına bakmakla görevli cumhuriyet başsavcı vekilliği tarafından haberlerde belirtilen 4 adet dosyanın basın suçlarına bakan cumhuriyet başsavcı vekilliğine gönderildiğine dair haberler doğru değildir" dedi.
Tarih 11 Haziran 2013... Polis, Gezi eylemleri sırasında Taksim Meydanı'na asılan pankartları ve barikatları kaldırmak için Taksim'e girdi ve bu sırada İstanbul Valiliği Gezi Parkı'na kesinlikle müdahale edilmeyeceğini açıkladı. Bu sırada Hürriyet'in internet sitesi büyük bir provokasyona imza atarak, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın olaydan 2 gün önce yani 9 Haziran'da Ankara'da yaptığı, ortalığı yakıp yıkan eylemcilere yönelik söylediği "Anladığınız dilden yanıt veririz" sözünü ana sayfasına taşıdı. Kamuoyunda uyandırılmaya çalışılan algı, sanki "Erdoğan yeniden konuşmuş ve polis Gezi'ye giriyor" şeklindeydi.
Hürriyet web sitesi, 1 Mayıs 2014'te ise tam anlamıyla asparagas habere imza atarak Türk polisini hedef gösterdi. Polisin Taksim'de tedbir amaçlı kullandığı portatif çelik duvarı "Polis bunu da yaptı, dünyada bir ilk" şeklinde duyurarak bu çelik panellerin daha önce hiçbir yerde kullanılmadığını iddia etti. Oysa aynı tip portatif duvarların 2011'de İngiltere'deki gösterilerde kullanıldığı ortaya çıktı.
Tarih 9 Temmuz 2013... Hürriyet "Pala yok sayıldı" başlığıyla sürmanşetten duyurduğu haberde, Gezi eylemleri sırasında eylemcilere palayla saldıran kişinin mahkemeye sevk edildiği evrakta, paladan hiç bahsedilmediğini yazdı. Hürriyet'in provokatif haberi, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) tarafından aynı gün yalanlandı. Haberdeki iddianın gerçek dışı olduğu belirtilen açıklamada, "Hem ekspertiz raporunda, hem de fezlekede 'pala' tabiri mevcuttur" denildi.
Hürriyet internet sitesi, Hatay'daki eylemlerde çatıdan düşen Ahmet Atakan'ın ölümü sonrası İstanbul'da yapılan protesto gösterileriyle ilgili haberde "İstanbul'daki şiddet" diye polisin başörtülü bir kızın boğazını sıkarken görüldüğü bir fotoğraf kullandı.
Polisin başörtülülere şiddet uyguladığı iddiasına kanıt olarak ortaya atılan fotoğraf, aslında Fransa'daki polis müdahalesine ait.
Doğan Medya Grubu yayın organları, vatandaşların Gezi süreciyle doruk noktasına ulaşan çevre hassasiyetlerini, 30 Mart seçimlerinin ardından yaptığı provokatif haberlerle de kullanmaya çalıştı.
CNN Türk ve Hürriyet'in internet sitesi, 24 Nisan'da Üsküdar Belediyesi'nin Kuzguncuk Bostanı'nı halka açık piknik alanı yapmak için ağaçları budamasını "Ağaç katliamı yapılıyor" ve "Kuzguncuk bostanı ayaklanması" diye yayımladı.
Hürriyet, yalan haberlerini hükümete yönelik darbe girişimi yapılan 17 ve 25 Aralık sürecinde de tam gaz sürdürdü. Gazete, Yeni Şafak gazetesi muhabirinin operasyonda adı geçen işadamı Reza Zarrab'dan haber yapmama karşılığında 1 milyon lira rüşvet istediği yolundaki haberi "Reza'dan şok ifade, benden 1 milyon istediler" manşetiyle duyurdu. 22 Aralık 2013 tarihli haberin ardından Yeni Şafak söz konusu konuşmanın ses kaydını internette yayımlayarak bu iddianın iftira olduğunu kanıtladı.
Daha sonra rüşvet isteyen gazetenin, Gülen cemaatine yakınlığıyla bilinen Bugün gazetesi olduğu ortaya çıktı.
Hürriyet “Başbakan madenciye
yumruk attı” haberiyle yalan habercilikte
zirve yaptı. Olayı “Başbakan
protestoculardan kaçıp markete
sığındı” diye veren Aydın Doğan
medyası, marketin içinde yaşananlarla
ilgili iftiraları da utanmadan,
sıkılmadan haberleştirdi. Ancak
market provokasyonu, olayın başkahramanı
gibi sundukları Taner
Kurucan’ın son açıklaması ve yeni
görüntülerle tam bir yalan rüzgârına
döndü. Başbakan Erdoğan’ın yumruk
attığı öne sürülen Kurucan, gerçeği
itiraf ederek Başbakan’ın kendisine
vurmadığını söyledi ve özür
diledi.