FETÖ'cülerin umudu Kemal Kılıçdaroğlu! Yıllara dayanan ilişkinin çarpıcı detayları burada! 15 Temmuz'dan KHK'lılara kadar tüm skandal açıklamalar...
Türkiye tarihinin en kritik seçimlerinden birini yaparken Başkan Erdoğan aldığı yüzde 49,5'lik oy oranıyla birlikte en yakın rakibi Kemal Kılıçdaroğlu'na 2,5 milyona yakın oy ile fark attı. Ancak yüzde 50+1 kuralı nedeniyle seçimler ikinci tura kalırken HDP, PKK ve FETÖ'nün de desteğini alan Kılıçdaroğlu bu gruplarda büyük hayal kırıklığı yarattı. Özellikle FETÖ'cülerin umut kaynağı olan Kemal Kılıçdaroğlu'nun seçimlerde Erdoğan'ın gerisinde kalması yurtdışında firari olarak yaşayan FETÖ'cülerin umutlarını söndürdü. Ahaber.com.tr olarak Kemal Kılıçdaroğlu'nun FETÖ ile olan tüm ilişkisini sizler için derledik. İşte detaylar...
1. Kılıçdaroğlu'nun FETÖ'nün Kaset Kumpası ile CHP Genel Başkanı Olması
FETÖ, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a kaset kumpası kurdu (2010).
Kılıçdaroğlu, aday olmayacağına dair söz vermişti ancak sabah 10'da basın toplantısı yaparak adaylığını açıkladı.
Ardından CHP Genel Başkanı oldu.
2. Kılıçdaroğlu-FETÖ Arası Karşılıklı Ziyaretler
FETÖ'nün ABD imamı Faruk Taban ve yöneticileri, Kılıçdaroğlu'nu CHP Genel Merkezi'nde ziyaret etti (Ocak 2012).
FETÖ elebaşı Gülen'in daveti üzerine Kılıçdaroğlu'nun talimatıyla CHP'li bir heyet, ABD'ye gidip terörist başı Gülen'i Pensilvanya'da ziyaret etti (Mart 2013).
Kılıçdaroğlu ve heyeti, FETÖ davetlisi olarak Washington'a gitti (Aralık 2013).
Kılıçdaroğlu; FETÖ lobisine "cemaat" adı altında güzellemeler yaptı; ödüller, plaketler aldı.
Kılıçdaroğlu, FETÖ'nün ABD imamı Faruk Taban'ın başkanı olduğu, FETÖ derneklerinin çatı kuruluşu olan Türk Amerikan Birliği'nin kahvaltı programına katıldı.
Türkiye'ye dönüşte heyetteki bazı CHP'liler, "yakında öyle şeyler açıklanacak ki, Erdoğan ülkeyi terk edecek" diye konuşmalar yaptı.
Sonrasında FETÖ'nün 17-25 Aralık 2013 emniyet-yargı darbe girişimi gerçekleşti.
3. Kılıçdaroğlu'nun Yargıda FETÖ Açıklamaları
MİT krizinden bir (1) hafta önce Kılıçdaroğlu'nun yaptığı açıklama: "Yargıda cemaat kadrolaşması var diyemem." (Şubat 2012)
MİT'i hedef alan FETÖ kumpasından sonra mecliste konuyla ilgili yasal düzenleme yapılması gündeme gelmişti. MİT Başkanının sorgulanmayacak olmasından rahatsızlık duyan Kılıçdaroğlu'nun açıklaması: "Adam görevlendireceğim. Savcı onu sorgulamaya başlayınca onu savcının elinden nasıl kurtarırım diye özel yasa çıkaracağız. Bunun adı hukuku katletmektir arkadaşlar. "
17 Aralık öncesi açıklamalarında savcıları yerden yere vurdu.
Kılıçdaroğlu: "Olan savcılar iddianame hazırlamamışlardır. Talimatlarla belli yerlerde hazırlanan iddianameler orada seslendirilmiştir."
Kılıçdaroğlu: "Bu savcı ve yargılardan önünde sonunda hesabını soracağız. "
Kılıçdaroğlu: "Siz savcı da değilsiniz, yargıç da değilsiniz. Siz siyasal iktidarın taşeronluğunu yapıyorsunuz. Bunu herkes bilmeli."
17 Aralık sonrası açıklamalarında FETÖ savcılarını savunmaya başladı.
Kılıçdaroğlu: "HSYK ne diyor? Bu anayasaya aykırı bir uygulamadır diyor. Ben söylemiyorum. Yani yargının kalbi söylüyor bunu. Beyni söylüyor bunu. Bize müdahale ediliyor deniyor."
Kılıçdaroğlu: "Ve sadece savcının emrini yerine getiren polisler var. Hukuka göre, adli kolluk yönetmeliğine göre savcı polisleri alır, kendi verdiği talimatlar çerçevesinde polislerin görev yapmasını sağlar. Polisler de giderler savcının talimatlarını yerine getirirler."
Kılıçdaroğlu: "17 Aralık benim doğum tarihimdir."
Kılıçdaroğlu: "Yolsuzlukları duyumlar, ihbarlar üzerine araştıran savcılar var. Devletin savcıları. Adı üstünde Cumhuriyet savcıları."
Kılıçdaroğlu: "E savcı da işini yapıyor. Ne yapsın? Gidecek. Polise talimat veriyor. Jandarmaya talimat veriyor. Tırı durdurun. Ben gelip arayacağım. Yasal hakkı mı? Yasal hakkı "