Merkez bankalarının yeni rotası netleşiyor: Doların payı azalacak, altına yönelim artacak
Londra merkezli OMFIF'in raporuna göre merkez bankaları, artan jeopolitik risklerin etkisiyle rezerv stratejisini değiştiriyor. Önümüzdeki 10 yılda doların payının azaltılması planlanırken, altın güvenli liman olarak öne çıkıyor.
Londra merkezli Resmi Para ve Finans Kurumları Forumu (OMFIF) tarafından yayımlanan rapor, küresel rezerv yönetiminde dikkat çeken bir değişime işaret etti. Artan jeopolitik riskler nedeniyle merkez bankalarının önümüzdeki 10 yılda rezervlerindeki dolar payını azaltmayı planladığı ortaya çıktı.
MERKEZ BANKALARINDAN BİR İLK
OMFIF'in Mart-Mayıs döneminde toplam 10 trilyon doların üzerinde rezerv varlığını yöneten 90 merkez bankası, kamu emeklilik fonu ve devlet varlık fonunu kapsayan anketine göre merkez bankaları ilk kez uzun vadede dolar tahsisatını artırmak yerine azaltmayı hedefliyor. Raporda 10 yıl sonra ortalama rezerv portföylerinin yüzde 52'sinin dolar, yüzde 23'ünün euro ve yüzde 5'inin yuan cinsinden varlıklardan oluşmasının beklendiği belirtildi.
Ankete göre merkez bankaları, kamu emeklilik fonları ve devlet varlık fonları euro ile yuanın cazibesinin arttığını kabul ederken, her iki para biriminin de dolar seviyesinde küresel rezerv para konumuna ulaşmasını engelleyen yapısal sorunların sürdüğünü değerlendirdi.
Ankete katılan merkez bankalarının yüzde 79'u ile kamu fonlarının yüzde 60'ı küresel para sisteminin giderek çok kutuplu bir yapıya dönüştüğünü belirtti.
ALTIN REZERVLERİNİ ARTIRMA HEDEFİ
Doların rezervlerdeki ağırlığının azalmasına yönelik beklenti altına olan talebi de artırdı. OMFIF, altını jeopolitik risklerin "en belirgin kazananı" olarak tanımlarken, "Bu değerli metal, kısa vadeli alım niyetlerinde başı çekiyor ve jeopolitik risklere ve uluslararası para sistemine yönelik endişelere karşı bir koruma aracı olarak rezerv stratejisinin merkezine yerleşmiştir" şeklinde görüş bildirdi.