Ne susuzluk kalacak ne de açlık: Bu resmen 850 yıllık mucize... İbn-i Sina'nın "Ramazan" reçetesi ortaya çıktı!
Ramazan ayında oruç ibadetinin en zorlayıcı tarafı açlıktan ziyade susuzlukla başa çıkmaktır. Tıp dünyasının pirlerinden kabul edilen İbn-i Sina asırlar öncesinden yazdığı reçetelerle hala insanlığa ışık olup yardımcı olmaktadır. 850 yıllık Ramazan reçetesi ile sahurlarda eksik edilmemesi gereken 3 besini sıraladı. Sahurda bunları tüketenler ne susuzluk kalacak ne de açlık. İşte detaylar...
İbn-i Sina'nın 850 yıl önce verdiği Ramazan reçetesi oruç tutanlara şifa oluyor. Birçok kişi arama motorlarında "Oruç tutarken susuzluk nasıl giderilir?" sorusunun cevabını araştırıyor. İbn-i Sina asırlar öncesinde yazdığı reçetesiyle bu sorunun cevabını verdi. İşte sahurda tükettiğinizde sizi susatmayacak besinler...
Ramazan'da "Susuzluk için ne tüketeyim?" diye araştırma yapıyorsanız İbn-i Sina'nın binlerce yıl önce yazdığı eserine kulak verin. El-Kanun Fi't Tıbb adlı eserinde susuzluk için demirhindiyi öneren İbn-i Sina'nın bu notları modern tıbba da öncülük ediyor.
KAYISININ FAYDALARI NELER?
*Kayısı, retinol olarak adlandırılan A vitamini açısından çok zengin bir besindir. Bu özelliği sayesinde göz sağlığı açısından çok faydalıdır. Görmeyi arttırır. Ayrıca göz hastalıklarına yakalanma riskini azaltır.
*Kayısı çekirdeklerinin en bilinen özelliklerinden biri vücutta iltihap oluşmasına karşı sağladığı etkilerdir. Beta-kriptoksin içeren kayısı, vücutta oluşabilecek inflamatuarlara karşı etkilidir.
*Kayısı, kemik gelişimi açısından vücudun ihtiyaç duyduğu minerallerden olan kalsiyum, magnezyum gibi maddeler açısından zengindir. Bu sayede kemiklerinizin güçlenmesini ve yaş ilerledikçe görülme sıklığı artan kemik erimesi gibi rahatsızlıkların önlenmesini sağlar.
*İçerdiği E vitamini sayesinde cildinizi besler ve nemlendirir. Kayısı çekirdeği kozmetik sektöründe sıklıkla kullanılmaktadır. Cildin ölü deriden arınmasını ve daha parlak görünmesini sağlayan bir özelliği vardır. Ayrıca ciltteki yaşlanma belirtileri ile savaşır ve kırışıklıkları önler.
*Kayısı, anti inflamatuar özelliği ile vücudunuzdaki cilt hastalıklarına karşı da oldukça etkilidir. Egzama, dermatit gibi cilt rahatsızlıkları için kayısı yağı kullanabilirsiniz. Ciltteki kızarıklık ve hassasiyeti önleyici etkisi vardır. Herhangi bir yan etki oluşumuna karşı doktorunuza danışarak kullanmanız tavsiye edilmektedir.
*Kuru kayısının faydaları arasında antioksidan özelliğinden de bahsetmemek olmaz. Antioksidanlar vücuttaki hücreler için sorun teşkil eden serbest radikalleri öldürür. Bu özelliği sayesinde düzenli kayısı tüketmek vücuttaki toksinlerin atılmasına da katkı sağlamaktadır.
*Kayısı tam bir potasyum kaynağıdır. Vücutta görülen potasyum eksikliği baş ağrısı gibi semptomlara sebep olabilmektedir. Kayısı bu gibi durumları ortadan kaldırmaya yardımcıdır.
*Ağız kokusunun birçok farklı sebebi olabilmektedir. Bazı kokuların sebebi diş çürümeleri, bazısı ise mideden kaynaklı olabilir. *Kayısı tüketmek mideden kaynaklanan ağız kokularını önler. Ayrıca ağız içi yaralarını ( aft ) iyileştirici bir etkisi de vardır.
KAYISI HOŞAFI TARİFİ:
MALZEMELER
1 kilo kayısı
2 su bardağı şeker
10 su bardağı su
1 adet karanfil
1 çubuk tarçın
YAPILIŞI
Derin bir tencereye kayısıları bütün ya da bölerek atın. Eğer kayısılarınız sertse doğramanız daha iyi olacaktır.
Üzerine 2 su bardağı şekeri dökün ve yaklaşık yarım saat bekletin. Ardından suyu tarçını ve karanfili ekleyip ocağa alın.
Orta ateşte kaynayana kadar bekleyin. Kaynama sonraki yaklaşık 5 dakika kadar daha kısık ateşte bekleyin.
Kayısı hoşafınız hazır, sadece soğumasını beklemelisiniz.
Bu sırada tarçın ve karanfilleri çıkarın. Hoşaf soğuyunca süzerek şişelere doldurun.
Şişelerin dibine birkaç tane kayısı atmak iştah açıcı bir görünüm yakalamanızı sağlar.
Ardından buzdolabında en az 1 saat beklettikten sonra günlerce içebileceğiniz kayısı hoşafınız olur.