Siyonist basında "Başkan Erdoğan" paniği! Dikkat çeken Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu detayı

İsrail basınında Türkiye ve Başkan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik dikkat çeken bir analiz yayımlandı. Jerusalem Post'ta Anthony Avice du Buisson imzasıyla kaleme alınan ve "Türkiye Cumhuriyeti'nin Sonu" başlığını taşıyan yazıda, Türkiye'nin bölgesel yükselişi açıkça hedef alınırken, Başkan Erdoğan'ın liderliğinde izlenen dış politika çizgisine yönelik rahatsızlık satır aralarına değil doğrudan manşetlere taşındı.

Siyonist basında "Başkan Erdoğan" paniği! Dikkat çeken Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu detayı 1

Yazıda Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayii, dış politika ve bölgesel nüfuz alanlarında elde ettiği kazanımlar "tehdit" olarak sunulurken, İsrail'in Ankara karşısındaki endişeleri de dikkat çekici ifadelerle ortaya konuldu.

Siyonist basında "Başkan Erdoğan" paniği! Dikkat çeken Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu detayı 2

Anthony Avice du Buisson'un kaleme aldığı yazının önemli bir bölümü Türkiye'nin iç siyasetine ayrıldı.

Ekrem İmamoğlu ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e ilişkin tartışmalar üzerinden Türkiye'deki siyasi gelişmeleri yorumlayan yazar, hemen her başlığı Başkan Erdoğan'a bağlayarak provokatif bir siyasi değerlendirme ortaya koydu.

Siyonist basında "Başkan Erdoğan" paniği! Dikkat çeken Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu detayı 3

Yazıda Türkiye'deki yargı süreçleri, güvenlik politikaları ve siyasi gelişmeler tek taraflı bir bakış açısıyla ele alınırken, Başkan Erdoğan'ın liderliği doğrudan hedef alındı.

Hatta NATO zirvesi kapsamında alınan güvenlik tedbirleri dahi "muhalefete gözdağı" şeklinde yorumlandı.

Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı uluslararası bir zirve için alınan güvenlik önlemlerinin bu şekilde değerlendirilmesi, yazının objektif olmaktan ne kadar uzak olduğunu gözler önüne serdi.

Siyonist basında "Başkan Erdoğan" paniği! Dikkat çeken Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu detayı 4

ÖZGÜR ÖZEL VE İMAMOĞLU DETAYI DİKKAT ÇEKTİ

Yazının en dikkat çekici bölümlerinden biri ise CHP ve muhalefet ekseninde kurulan anlatı oldu.

Yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Kasım 2023'te yapılan 38. Olağan Kurultayı'nda delegelerin oy kullanma iradesine müdahale edilmesinin ardından mutlak butlan kararıyla genel başkanlıktan alınan Özgür Özel üzerinden şekillendirilen değerlendirmelerde, Türkiye'nin demokratik kurumlarına yönelik ağır ithamlara yer verildi.

Yazarın, Türkiye'deki siyasi tartışmaları İsrail'in bölgesel güvenlik perspektifiyle ilişkilendirmesi dikkatlerden kaçmadı.

Analizin iç politika bölümlerinin muhalefet söylemlerine büyük ölçüde yaslandığı yönünde değerlendirmeler yapılırken, dış politika bölümlerinde ise İsrail güvenlik çevrelerinin bakış açısının öne çıktığı görüldü.

Siyonist basında "Başkan Erdoğan" paniği! Dikkat çeken Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu detayı 5

Yazar, Özel'in mahkeme kararıyla görevden alındığını ve çevik kuvvet polisi tarafından parti genel merkezinden çıkarıldığını öne sürerek, bunu Türkiye'deki kurumların bağımsızlığını kaybettiğinin göstergesi olarak sundu.

Daha da ileri giden analizde, Türkiye'nin en eski partisinin liderliğinin üyeler yerine bir yargıç tarafından belirlendiği iddia edildi.

Analizde İmamoğlu, Başkan Erdoğan'ın en güçlü rakibi olarak tanımlanırken, hakkındaki yargı süreçleri üzerinden Türkiye'de muhalefetin baskı altında olduğu öne sürüldü.

Yazar, İmamoğlu'nun tutuklanmasının büyük protestoları tetiklediğini savunurken, CHP'ye yönelik yargı süreçlerini de aynı çerçeve içerisinde değerlendirdi.

Siyonist basında "Başkan Erdoğan" paniği! Dikkat çeken Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu detayı 6

TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNE MESNETSİZ İFTİRA!

Analizde dikkat çeken bir diğer bölüm ise Selahattin Demirtaş'a ilişkin ifadeler oldu.

Yazar, HDP'li siyasetçilerin uzun yıllardır "uydurma terör suçlamalarıyla" görevden uzaklaştırıldığını iddia etti.

Selahattin Demirtaş ise bu anlatının merkezine yerleştirilerek, Türkiye'nin siyasi baskı politikalarının sembol isimlerinden biri gibi gösterildi.

Demirtaş'ın halen cezaevinde bulunmasını örnek gösteren yazar, Türkiye'nin "Terörsüz Türkiye" sürecinde terörist elebaşı Abdullah Öcalan'ın silah bırakma çağrısının siyasi bir süreç olduğu, çıkar güdüldüğü savunuldu.

Siyonist basında "Başkan Erdoğan" paniği! Dikkat çeken Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu detayı 7

"TÜRKİYE YENİ İRAN"

Yazının merkezine ise İsrail eski Başbakanı Naftali Bennett'in "Türkiye yeni İran'dır" sözleri yerleştirildi.

Buisson, Türkiye'nin artık İsrail ve ABD'nin bölgede kurmaya çalıştığı düzene yönelik en büyük meydan okumalardan biri olduğunu savundu.

Türkiye'nin son yıllarda artan askerî kapasitesi, savunma sanayii yatırımları ve diplomatik etkisi yazıda açıkça tehdit unsuru olarak gösterildi.

Özellikle Ankara'nın Gazze konusunda sergilediği tutum ve İsrail'e yönelik sert eleştirileri, Tel Aviv'deki rahatsızlığın temel nedenlerinden biri olarak öne çıktı.

Siyonist basında "Başkan Erdoğan" paniği! Dikkat çeken Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu detayı 8

TÜRKİYE'NİN SAVUNMA SANAYİİ HEDEFTE

Analizde Türkiye'nin savunma sanayii alanındaki ilerleyişi de geniş yer buldu.

Tayfun ve Yıldırımhan gibi füze projeleri özel olarak zikredilirken, Türkiye'nin askerî kapasitesindeki yükseliş İsrail açısından endişe kaynağı olarak sunuldu.

Son yıllarda yerli ve millî savunma sanayiinde kaydedilen ilerlemenin, İsrail basınında böylesine geniş yer bulması dikkat çekti.

Türkiye'nin teknolojik bağımsızlık hedefleri ve stratejik kabiliyetleri, analizde adeta bir tehdit dosyası gibi işlendi.

Siyonist basında "Başkan Erdoğan" paniği! Dikkat çeken Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu detayı 9

SURİYE'DEKİ TÜRKİYE RAHATSIZLIĞI

Yazının en geniş bölümlerinden biri ise Suriye'ye ayrıldı.

Türkiye'nin Suriye'deki etkisinin sınırlandırılması gerektiğini savunan yazar, Ankara'nın bölgedeki nüfuzundan duyulan rahatsızlığı açık ifadelerle ortaya koydu.

Türkiye'nin Şam yönetimiyle geliştirdiği ilişkiler, sınır güvenliği politikaları ve bölgesel hamleleri analizde olumsuz bir çerçevede ele alındı.

Ankara'nın Suriye'deki etkinliğinin engellenmesi gerektiğine yönelik ifadeler ise dikkat çekici bulundu.

Siyonist basında "Başkan Erdoğan" paniği! Dikkat çeken Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu detayı 10

DOĞU AKDENİZ'DE "MAVİ VATAN" RAHATSIZLIĞI

Yazıda Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikaları ve Mavi Vatan doktrini de hedef alındı.

Ankara'nın deniz yetki alanlarına ilişkin tezleri eleştirilirken, Türkiye'nin enerji ve güvenlik politikalarının İsrail açısından oluşturduğu stratejik baskı açık şekilde ortaya konuldu.

Yunanistan, Güney Kıbrıs ve Mısır ile daha yakın iş birliği çağrılarının yer aldığı bölümler, Tel Aviv'in bölgede Türkiye karşıtı yeni bir denge arayışında olduğu yorumlarına neden oldu.

Siyonist basında "Başkan Erdoğan" paniği! Dikkat çeken Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu detayı 11

"ERDOĞAN'DAN NASIL KURTULUNUR?" TARTIŞMASI

Analizin en çok tartışılan bölümü ise Başkan Erdoğan'a ilişkin ifadeler oldu.

Yazar, Türkiye'nin izlediği politikaların temel sorumlusu olarak doğrudan Başkan Erdoğan'ı gösterirken, çözüm önerisi olarak da Erdoğan'ın etkisinin sınırlandırılması gerektiğini savundu.

Yazıda yer alan "Erdoğan ya dışarıda çevrelenmeli ya da içeride iktidardan uzaklaştırılmalıdır" ifadeleri, bir ülkenin seçilmiş liderine yönelik son derece skandal ve müdahaleci bir yaklaşım olarak değerlendirildi.

Siyonist basında "Başkan Erdoğan" paniği! Dikkat çeken Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu detayı 12

BAŞKAN ERDOĞAN GRUP TOPANTISINDA DİKKAT ÇEKMİŞTİ: CEVABIMIZ ÇOK SERT OLUR

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, dün TBMM'de düzenlenen AK Parti Grup Toplantısı'nda yaptığı açıklamalarda İsrail'e yönelik sert mesajlar vermişti.

Katil İsrail'in bölgedeki saldırgan politikalarının artık Türkiye'nin milli güvenliğini de doğrudan etkilediğini belirten Erdoğan, Netanyahu hükümetinin izlediği politikaların yalnızca bölge için değil tüm insanlık için tehdit oluşturduğunu söylemişti.

Doğu Akdeniz ve Kıbrıs üzerinden kurulmak istenen kirli oyunlara dikkat çeken Başkan Erdoğan, siyonizmin taşeronluğunu yapan yapıları sert bir dille uyarmıştı. Erdoğan, "İhtirasları cüsselerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar, İsrail'in fitne kayığına binmişler, siyonizmin taşeronluğunu üstlenmişler, güya Doğu Akdeniz'de birtakım ham hayallerin peşine düşmüşler" şeklinde konuşurken, "Çok açık söylüyorum, kimse macera peşinde koşmasın, kimse siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılmasın. Eğer Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kıbrıs Türkü'nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur" ifadeleriyle olası bir girişim veya müdahaleye karşı en üst perdeden mesaj vermişti.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin