Görünmez adamlar! Yıllarca kimse fark etmeden havaalanında yaşadılar
İran'dan Mehran Karimi Nasseri, Türkiye'den Bayram Tepeli ile ABD'den Aditya Singh. Bu 3 adamın, duyanları şaşkına çeviren türden ortak bir yönü var. İşte birbirlerinden haberdar olmayan ancak aynı hayatı yaşayan üç 'görünmez' adam…
Dünyanın birbirinden bölgelerinden 3 adam aynı kaderi yaşadı. Havalimanlarında senelerini geçiren Mehran Karimi Nasseri ile Bayram Tepeli'nin öyküsüne bir de Aditya Singh eklendi. Senelerce dışarı çıkmadan aynı yerde yaşadılar. Peki neden bu hayatı seçtiler? Filmlere konu olan bu yaşamların sırrı ne? Koskoca ömür havalimanında geçer mi?
BİR DRAM ÖYKÜSÜ…
Her şey 18 yıl boyunca Fransa'da Charles de Gaulle Uluslararası Havalimanında yaşayan Mehran Karimi Nasseri ile başladı. Nasseri, 1973 yılında Bradford Üniversitesi'nden kabul aldı. 3 yıl boyunca İngiltere'de yaşadıktan ve okulunu bitirdikten sonra ülkesine döndü. Tam o yıllarda İran'da Şah'a karşı başlatılan isyanda Nasseri de yer aldı. Gösterilerde yer almasının ardından ülkesinden sürüldü. Yaşadığı sürgünden sonra çeşitli ülkelere sığınmak için başvuruda bulundu. O günden sonra başına gelenler için büyük bir dram diyebiliriz…
BAŞINA GELEN TALİHSİZLİKLER HAYATINI TRAJEDİYE DÖNÜŞTÜRDÜ
Ülkesinden sürülmesinin ardından uzun bir süre sığınacak bir ülke aradı. Sonunda Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından Belçika'da mülteci statüsüne kavuştu. 1988 yılında önce Fransa'ya, Fransa'dan da İngiltere'ye gitmeye karar verdi ve uçak biletlerini aldı. Ancak yolculuk sırasında bir terslik oldu ve tüm belgeleri çantasıyla birlikte çalındı. Mülteci olduğunu kanıtlayan herhangi bir belgesi olmadığından İngiliz göçmen yetkilileri ülkeye girmesine izin vermedi. Nasseri, Fransa'ya geri dönmek zorunda kaldı. Fransa'da ise elinde herhangi bir resmi belge olmadığı için polis tarafından hemen tutuklandı. Yaşadıklarının büyük bir trajediye döneceğinden henüz habersizdi.
HAVAALANINDA YAŞAMANIN YOLUNU BULDU
Nasseri'nin ülkeye yasal olarak girmesine rağmen herhangi bir evrak gösteremediği ve geri dönecek bir ülkesi olmadığı için, artık kalabileceği tek yer Fransa Charles de Gaulle Uluslararası Havalimanı'nın Terminal 1'in gidiş salonuydu. Nasseri, havaalanından kovulamazdı çünkü orada yasal olarak bulunuyordu. Ancak havalimanının dışına çıkması için de gerekli izni yoktu. İlk günlerde geçimini sağlayabilmek için havaalanında ufak tefek işler yaptı. Havaalanında çalışan personelin söylediğine göre, Nasseri havaalanında kalmaktan mutluluk duyuyordu. Orada kaldığı süre içerisinde hayatta kalmanın da günlük ihtiyaçlarını gidermenin de yolunu bulmuştu.
ORADAN ÇIKMAK İSTEMEDİ
Nasseri'nin yaşadıkları normal değildi. Bunun önce Nasseri, sonra etraftakiler tarafından normal algılanması ise hiç normal değildi. Durumu fark eden Fransız İnsan Hakları avukatı Christian Bourget, Nasseri'nin çantasını buldu ve kendisine götürdü. Christian, uzun süren çalışmalarından sonra sonunda bir çözüm yolu buldu. Avukat, havalimanından çıkması için Nasseri'ye gerekli evrakları getirse de Nasseri evrakları reddederek havalimanında kalmaya devam etti.