Foreign Policy'den dikkat çeken Türkiye analizi: Avrupa'nın gözü Ankara'da!

Dünya, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi'ne odaklanırken, ABD merkezli Foreign Policy dergisi dikkat çeken bir analiz yayımladı. St. Antony's College Avrupa Çalışmaları Merkezi'ndeki Dahrendorf Programı Direktörü Dimitar Bechev imzalı analizde, Avrupa'nın gözünü Başkan Recep Tayyip Erdoğan'a çevirdiği vurgulandı. Analize göre Avrupalı liderler, ABD Başkanı Donald Trump'ın zirvede yeni krizler çıkarmasını önlemede Erdoğan'ın kişisel diplomasisinin belirleyici olabileceğine inanıyor.

Foreign Policy'den dikkat çeken Türkiye analizi: Avrupa'nın gözü Ankara'da! 1

ABD merkezli Foreign Policy dergisinde yayımlanan analiz, Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde Avrupa başkentlerinde oluşan beklentilere ışık tuttu.

Foreign Policy'den dikkat çeken Türkiye analizi: Avrupa'nın gözü Ankara'da! 2

Dimitar Bechev'in kaleme aldığı yazıda, Trump'ın göreve dönüşüyle birlikte transatlantik ilişkilerde yaşanan dalgalanmaların Avrupa'yı yeni arayışlara yönelttiği belirtilirken, Türkiye'nin bu süreçte üstlendiği stratejik rolün her zamankinden daha fazla önem kazandığı ifade edildi.

Foreign Policy'den dikkat çeken Türkiye analizi: Avrupa'nın gözü Ankara'da! 3

Analizde, Avrupa ülkelerinin zirvenin gerginlik yerine uzlaşma atmosferinde geçmesini istediği, bunun sağlanmasında ise Başkan Erdoğan'ın Trump ile kurduğu doğrudan iletişimin kritik bir avantaj olarak görüldüğü değerlendirildi.

Foreign Policy'den dikkat çeken Türkiye analizi: Avrupa'nın gözü Ankara'da! 4

"AVRUPA'NIN UMUDU ERDOĞAN'IN DİPLOMASİSİ"

Foreign Policy'deki değerlendirmeye göre Avrupalı liderler, Trump'ın öngörülemez çıkışlarının NATO içinde yeni krizlere yol açmasından endişe ediyor. Bu nedenle Ankara'daki zirvenin mümkün olduğunca sorunsuz geçmesi istenirken, Başkan Erdoğan'ın Trump ile sürdürdüğü kişisel diyalog dikkatle takip ediliyor.

Analizde, Erdoğan'ın yalnızca zirvenin ev sahibi olmadığına işaret edilerek, Washington ile Avrupa arasında oluşabilecek gerilimleri yumuşatabilecek sayılı liderlerden biri olarak görüldüğü kaydedildi.

Foreign Policy'den dikkat çeken Türkiye analizi: Avrupa'nın gözü Ankara'da! 5

Bechev'e göre Avrupa'nın beklentisi, Erdoğan'ın hem diplomatik ağırlığını hem de Trump ile kurduğu doğrudan iletişim kanalını kullanarak NATO'nun birlik görüntüsünü korumasına katkı sunması.

Foreign Policy'den dikkat çeken Türkiye analizi: Avrupa'nın gözü Ankara'da! 6

TÜRKİYE ARTIK YALNIZCA BİR MÜTTEFİK DEĞİL, STRATEJİK DENGE UNSURU

Analizde Türkiye'nin NATO içindeki rolünün son yıllarda belirgin şekilde değiştiği değerlendirmesine yer verildi.

Yazıda, Ankara'nın sadece ittifakın güneydoğu kanadını koruyan bir ülke olmanın ötesine geçtiği; Karadeniz güvenliği, Rusya-Ukrayna savaşı, Suriye, Orta Doğu ve enerji hatları gibi birçok kritik başlıkta söz sahibi bir aktöre dönüştüğü ifade edildi.

Foreign Policy'den dikkat çeken Türkiye analizi: Avrupa'nın gözü Ankara'da! 7

Türkiye'nin hem Moskova hem Kiev ile konuşabilen nadir ülkelerden biri olmasının da Ankara'nın diplomatik ağırlığını artırdığı vurgulandı.

Foreign Policy'den dikkat çeken Türkiye analizi: Avrupa'nın gözü Ankara'da! 8

TRUMP'IN POLİTİKALARI AVRUPA'YI ANKARA'YA YAKLAŞTIRDI

Analizde, Trump'ın ikinci başkanlık döneminde izlediği dış politikanın Avrupa'da ciddi belirsizlik oluşturduğu belirtildi.

Trump'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e yönelik yaklaşımı, Avrupa Birliği'ne uyguladığı gümrük tarifeleri, NATO müttefiklerine yönelik sert söylemleri ve İran politikası nedeniyle Avrupa'nın yeni bir denge arayışına girdiği ifade edildi.

Foreign Policy'den dikkat çeken Türkiye analizi: Avrupa'nın gözü Ankara'da! 9

Bu süreçte Avrupa'nın Washington ile bağlarını tamamen koparmadan güvenlik mimarisini güçlendirmeye çalıştığı, Türkiye'nin ise hem NATO içindeki askeri kapasitesi hem de diplomatik etkinliği sayesinde bu yeni denklemde öne çıktığı kaydedildi.

Foreign Policy'den dikkat çeken Türkiye analizi: Avrupa'nın gözü Ankara'da! 10

ERDOĞAN'IN MASASINDA YALNIZCA NATO YOK

Foreign Policy analizinde, Ankara'daki zirvenin Türkiye açısından yalnızca diplomatik prestij anlamına gelmediği değerlendirmesi de yapıldı.

Bechev, Ankara'nın bu süreçte ABD ile savunma sanayii alanındaki bazı başlıklarda ilerleme sağlamayı hedeflediğini de belirtti. Analizde, özellikle savaş uçağı motorlarının satışına ilişkin yaklaşık 700 milyon dolarlık paketin Türkiye açısından gündemdeki önemli beklentilerden biri olduğuna dikkat çekildi.

Foreign Policy'den dikkat çeken Türkiye analizi: Avrupa'nın gözü Ankara'da! 11

AVRUPA SAVUNMASINDA TÜRKİYE GERÇEĞİ

Analizde Avrupa'nın son dönemde savunma harcamalarını artırdığına işaret edilirken, kıtanın kısa vadede ABD'nin sağladığı istihbarat, hava savunması, stratejik ulaştırma ve komuta-kontrol kapasitesinin yerini doldurmasının kolay olmadığı ifade edildi.

Bu nedenle NATO'nun bütünlüğünün korunmasının Avrupa açısından kritik önem taşıdığı belirtilirken, Türkiye'nin sahip olduğu askeri kabiliyetler, gelişen savunma sanayii ve jeostratejik konumuyla ittifakın vazgeçilmez üyelerinden biri olmaya devam ettiği vurgulandı.

Foreign Policy'den dikkat çeken Türkiye analizi: Avrupa'nın gözü Ankara'da! 12

ANKARA ZİRVESİNİN KADERİ TRUMP VE ERDOĞAN'IN TUTUMUNA BAĞLI

Bechev'in analizine göre NATO Zirvesi'nin nasıl hatırlanacağı büyük ölçüde iki isme bağlı olacak: Donald Trump ve Recep Tayyip Erdoğan.

Trump'ın siyasi tarzı nedeniyle her zirvenin yeni sürprizlere açık olduğu belirtilirken, Avrupa başkentlerinin en büyük beklentisinin Ankara'dan birlik mesajı çıkması olduğu ifade edildi.

Foreign Policy'den dikkat çeken Türkiye analizi: Avrupa'nın gözü Ankara'da! 13

Analizde dikkat çeken değerlendirme ise şu oldu: Avrupalı liderlerin en büyük dileği, bu NATO Zirvesi'nin mümkün olduğunca sakin ve olaysız geçmesi. Bunun için de kendilerini, bu sonucu sağlayabilecek kişi olarak Başkan Erdoğan'a bel bağlamış alışılmadık bir pozisyonda bulmuş durumdalar.

Foreign Policy'den dikkat çeken Türkiye analizi: Avrupa'nın gözü Ankara'da! 14

Son olarak analizde Ankara'da yapılacak zirvenin yalnızca NATO'nun geleceği açısından değil, Türkiye'nin uluslararası sistemde üstlendiği rolün yeniden teyit edilmesi bakımından da kritik bir dönüm noktası olabileceği değerlendirmesi yapıldı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin