ANALİZ - Hürmüz’de savaş dünyada kriz: ABD-İsrail’in İran’ı açık uçlu yıpratma hamlesi
Takvimler 28 Şubat 2026'yı gösterdiğinde Ortadoğu, sadece bölgesel bir çatışmanın değil, küresel güç dengelerini temelinden sarsan devasa bir hesaplaşmanın merkez üssü haline geldi. Washington yönetiminin müttefikleri arasında derin çatlakların belirdiği bu süreçte, NATO ortaklarından dahi destek bulunamazken; ABD ve İsrail'in hedef belirsizliği ve İran'ın asimetrik hamleleri dünyayı ekonomik ve siyasi bir uçuruma sürüklüyor. A Haber'in analiz haberinde, bölgedeki çatışmanın küresel dengelere etkileri ve olası sonuçları mercek altına alındı.
Savaşın ilerlemesiyle birlikte her operasyonda müttefiklerini arkasına almaya alışkın olan ABD, bu kez NATO ortaklarından beklediği desteği göremedi. ABD ve İsrail, asgari kışkırtmalarla savaşı uzatma stratejisi izlerken, masadaki nihai hedefin belirsizliği operasyonel sahada beklenen sonuçları üretmekten uzak kaldı. İsrail tarafı İran rejiminin tamamen çökertilmesini esas alırken, Washington kanadının nükleer ve balistik kapasitenin yok edilmesine odaklanması askeri sahada büyük bir kafa karışıklığına yol açtı.
VATİKAN VE BEYAZ SARAY HATTINDA SERT RÜZGARLAR
Sürece dair en sert tepkiler ise dini liderler ve siyasi aktörler arasından geldi. ABD Başkanı Donald Trump, "Nükleer silaha sahip olmanın sorun olmadığını söyleyecek bir Papa istemiyoruz. Şehirlerimizde suç işlemenin normal olduğunu söyleyen bir Papa da istemiyoruz. Bundan hoşlanmıyorum. Papa Leo'nun büyük bir hayranı değilim. Kendisi çok liberal bir insan ve suçu durdurmaya inanmayan biri" ifadelerini kullandı.
Bu suçlamalara karşılık veren Papa XIV. Leo, "Trump yönetiminden korkmuyorum. Ben siyasetçi değilim. Ben İncil'den bahsediyorum. Bu nedenle savaşa karşı yüksek sesle konuşmaya, sorunlara adil çözümler aramaya devam edeceğim. Bugün dünyada çok fazla insan acı çekiyor. Çok fazla masum insan öldürülüyor" sözleriyle barış vurgusu yaptı.
EVDEKİ HESAP ÇARŞIYA UYMADI: ASİMETRİK STRATEJİ DEVREDE
ABD'nin İran liderliğini ve nükleer tesislerini felç ederek bir halk ayaklanmasıyla rejim değişikliği sağlama planı, sahada büyük bir hüsrana dönüştü. Tahran yönetimi, tüm bölgeye bedel ödetmeyi göze alan asimetrik bir stratejiyi devreye soktu.
Körfez'deki ABD üsleri ve kritik enerji nakil hatları yüzlerce füze ve İHA'nın hedefi olurken, İran Dışişleri Bakanı Erakçi, "...Bizden korkuyorlar. Ve biliyorsunuz, bazen korkutmak zorundasınız. Çünkü durumun gerçekten çözülmesini sağlayacak tek şey bu" diyerek bölgedeki gerilimi tırmandıran açıklamalarda bulundu.