ABD-İsrail hattında "Kim Kime Borçlu?" kavgası
107 gün süren savaşın ardından ABD ile İran arasında imzalar atıldı, silahlar sustu. Ancak diplomatik masada sağlanan uzlaşı, Washington ile Tel Aviv arasındaki yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'e yönelik sözleri ve kendi atadığı İsrail Büyükelçisi'nden gelen yanıt, iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceğine dair dikkat çekici bir tartışmayı da beraberinde getirdi.
ABD ve İran'ın imzaladığı anlaşma ve mutabakat sonrası Washington ve Tel Aviv arasındaki anlaşmazlıkları iyiden iyiye gün yüzüne çıkardı.
G7 Zirvesi sırasında konuşan ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in varlığını ABD desteğine bağlayan ifadeler kullandı.
Trump, geçmiş yönetimlerden farklı olarak izlediği politikaların İsrail'in güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğunu savunarak, "Eğer Amerika Birleşik Devletleri olmasaydı ve Obama dönemindeki yaklaşımın tam tersini uygulamamış olsaydım, İsrail bugün var olmazdı. Yeryüzünden silinirdi. İsrail'deki her akıllı insan bunu biliyor" dedi.
Trump'ın açıklamaları, Washington'un İsrail üzerindeki etkisini ve Tel Aviv'in ABD'ye olan bağımlılığını vurgulayan bir mesaj olarak yorumlandı.
TRUMP'A KENDİ BÜYÜKELÇİSİNDEN YANIT
Trump'ın sözlerinden yalnızca saatler sonra dikkat çekici bir açıklama geldi. ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Başkan Trump'ın değerlendirmesinin tam tersini savunan ifadeler kullandı.
Huckabee, "İsrail olmadan Amerika olmazdı. Varlığımızı bu topraklarda yaşananlara borçluyuz. Sizin tarihiniz aynı zamanda bizim tarihimizdir" ifadelerini kullandı.
Bu açıklama, ABD yönetimi içerisinde İsrail'in stratejik ve tarihi önemine ilişkin farklı bakış açılarını da gözler önüne serdi. Washington'da uzun yıllardır etkili olan İsrail yanlısı çevrelerin yaklaşımını yansıtan sözler, Trump'ın açıklamalarıyla doğrudan çelişti.
WASHINGTON'DA ESKİ TARTIŞMA YENİDEN ALEVLENDİ
Trump ile Büyükelçi Huckabee'nin açıklamaları, Amerikan siyasetinde yıllardır süren "ABD mi İsrail'i koruyor, yoksa İsrail mi ABD'nin bölgesel çıkarlarına hizmet ediyor?" tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Bir kesim İsrail'in güvenliğinin tamamen Amerikan askeri, ekonomik ve diplomatik desteği sayesinde sürdürüldüğünü savunurken, diğer kesim ise İsrail'in Orta Doğu'da Washington'un en önemli stratejik ortağı olduğunu ve ABD'nin bölgedeki nüfuzunu güçlendirdiğini öne sürüyor.
Son açıklamalar, kamuyounda "iki müttefik" gösterilen Washington-Tel Aviv arasındaki görüş ayrılığının artık yalnızca siyasi kulislerde değil, yönetimin en üst kademelerinde ve kameralar önünde açık şekilde dillendirildiğini ortaya koydu.