CANLI | Enerjinin geleceği Doğal Kaynaklar Zirvesi'nde belirlendi! Turkuvaz Medya ev sahipliğinde dev buluşma
Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılacağı Turkuvaz Medya’nın ev sahipliği yaptığı İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi büyük ilgi gördü. Dünyanın izleyediği zirvede enerji ve doğal kaynaklar alanında dünyanın önde gelen isimleri bir araya geldi. 9 ülkeden 10 bakanın katıldığı zirvede Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar açıklamalarda bulundu. Bakan Bayraktar, "Enerjide tam bağımsızlık hedefine kararlılıkla ilerliyoruz. Yenilenebilir enerjiyi potansiyelini en üst düzeyde kullanmayı ve oyun değiştirici hamleleri sahada uygulamaya koyuyoruz. Enerjide merkez ülke olan bir Türkiye hedefliyoruz." dedi.
Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya'nın enerji kaynaklarının Avrupa'ya sevkiyatında önemli rol üstlenen Türkiye, kilit rol oynayarak dünyanın dört bir tarafında yeni işbirliklerinin temelini atıldı.
Turkuvaz Medya Grubu'nun ev sahipliğinde bugün düzenlenen İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi (INRES 2025), enerji ve doğal kaynaklar alanında dünyanın önde gelen isimlerini İstanbul'da bir araya getirdi. Zirveye Başkan Recep Tayyip Erdoğan'da katılım sağladı.
Ahaber.com.tr enerjinin kalbinin attığı dev organizasyona ilişkin detayları canlı aktardı.
CANLI ANLATIM
ENERJİ GÜVENLİĞİNİN ANAHTARI: BÖLGESEL DAYANIŞMA
INRES Zirvesi’nin “Tedarik Güvenliğinde Değişen Dengeler: Karşılaşılan Zorluklar ve Yeni Fırsatlar” başlıklı panelinde yedi enerji bakanı, enerji arz güvenliği için neler yapılması gerektiğini ele aldı.
T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayesinde Turkuvaz Medya Grubu tarafından “Kaynakları Güvence Altına Almak, Geleceği Yeniden İnşa Etmek” ana temasıyla düzenlenen Doğal Kaynaklar Zirvesi (INRES) İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Farklı ülkelerden birçok bakan ile yerli ve yabancı yatırımcıları, sektör temsilcilerini, uzman araştırmacıları ve akademisyenleri ağırlayan INRES’te günün üçüncü paneli T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar moderatörlüğünde Irak Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı ve Petrol Bakanı Hayan Abdul Ghani Alsawad, Azerbaycan Enerji Bakanı Perviz Şahbazov, Bulgaristan Enerji Bakanı Zhecho Stankov, Moldova Enerji Bakanı Dorin Junghietu, Romanya Enerji Bakanı Sebastian-Ioan Burduja, Suriye Arap Cumhuriyeti Enerji Bakanı Muhammed El-Beşir ve Libya Petrol ve Gaz Bakanı Khalifa Abdulsadek’in katılımıyla düzenlendi.
Ulusal ve bölgesel enerji güvenliğini artırmaya yönelik en kritik adımların değerlendirildiği oturumda, sadece teknik bir tartışma değil; aynı zamanda ortak gelecek için enerji temelli stratejik vizyonuna dair önemli bir yol haritası çizildi. Ulusal ve bölgesel enerji güvenliğini güçlendirmek adına atılması gereken kritik adımlar, enerji altyapılarının modernizasyonu, kaynakların çeşitlendirilmesi ve ortak yatırım projelerinin hayata geçirilmesi konuları da ele alındı.
KERKÜK – CEYHAN HATTI NE ZAMAN AÇILACAK?
Panelde ilk sözü alan Irak Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı ve Petrol Bakanı Hayan Abdul Ghani Alsawad, bir buçuk senedir kapalı olan Kerkük-Ceyhan Hattı üzerinden petrol akışının ne zaman başlayacağına dair soruyu da yanıtladı. Iraklı Bakan, petrol üretiminin Irak Parlamentosu’ndaki bütçe onayına bağlı olduğunu vurgulayarak “Irak’ın her tarafındaki petrol sahaları imtiyaz sözleşmeleri ile farklı uluslararası petrol şirketlerinin yönetiminde… Bütçeye göre varil başına üretim maliyeti 6 dolar olmak zorunda. 1 cent bile üzerine çıkamayız” dedi.
Hayan Abdul Ghani Alsawad, “Ancak Irak Kürdistan yönetimi, bütçede belirtilen maliyetle üretim yapamıyor, bütçenin üzerinde kalıyor. 1.5 senedir hat kapalı olduğu için Bağdat yönetimi ile Irak Kürt yönetimi arasında müzakareler yapıldı. Bütçe kanunu değiştirmeye çalıştık ve varil başına 16 dolar üzerinde anlaştık. Ayrıca her iki yönetimin de mutabakatıyla bir danışmanlık firmasıyla anlaşıldı. Bu firma sahalar arasındaki maliyet farkını incelemek üzere görevlendirildi. Ancak Kürt yönetiminde danışman grubunu reddetti. Dolayısıyla bu konuda müzakereler henüz nihayetlenmedi” dedi.
DOĞALGAZ TEDARİĞİ ARTACAK
Panelde ikinci sözü alan Azerbaycan Enerji Bakanı Perviz Şahbazov, Azerbaycan’ın uzun yıllardır hem petrol hem de doğal gaz alanında önemli bir üretici ve ihracatçı ülke olduğunu ve bu rolü sürdürmeye kararlı olduklarını ifade ederek “Türkiye ile enerji alanında uzun soluklu ve son derece başarılı bir iş birliğimiz var. Bu iş birliği, bölgesel enerji güvenliği açısından örnek bir model oluşturuyor. Türkiye’ye yönelik doğalgaz tedarikimizi bu yıl yaklaşık 10 milyar metreküpe ulaştırmayı hedefliyoruz. Türkiye, bizim için sadece stratejik bir ortak değil, aynı zamanda bölgesel enerji güvenliği açısından kritik bir aktör” dedi.
Perviz Şahbazov, fosil yakıtların küresel enerji karmasındaki rolünün bazı politikalar tarafından göz ardı edilmesinin, yatırım eksikliklerini beraberinde getirdiğine dikkat çekerek “Bu durum, özellikle altyapı yatırımlarının yetersiz kalmasına ve enerji kaynaklarının farklı pazarlara ulaştırılmasında sıkıntılara yol açtı. Avrupa pazarı özelinde değerlendirdiğimizde, enerjiye erişim ve çeşitlendirme konularının ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Bu nedenle gelecekte, enerji stratejilerinin şekillendirilmesinde jeopolitik kaygılar ya da ideolojik tercihler yerine, teknolojik gelişmelerin ve piyasa gerçeklerinin esas alınması gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.
Azerbaycan Bakanı, ülke olarak iklim değişikliği ile mücadele ve çevre dostu politikalar kapsamında yenilenebilir enerji yatırımlarına büyük önem verdiklerini de vurgulayarak “Azerbaycan olarak vizyonumuz nettir: Fosil yakıt üretimimizi sürdürürken, yenilenebilir enerjilere de güçlü biçimde yatırım yapmaya devam edeceğiz. Bu çifte stratejiyle hem bölgesel hem küresel ölçekte enerji ve çevre güvenliğine katkıda bulunmayı sürdüreceğiz” dedi.
İŞ BİRLİĞİ VE DAYANIŞMA ŞART
Panelin üçüncü konuşmacısı olan Bulgaristan Enerji Bakanı Zhecho Stankov ise enerji güvenliğinin artık sadece bir ülkenin meselesi değil, tüm bölgenin ortak sorumluluğu haline geldiğini belirterek sözlerine başladı. Stankov, “Avrupa’nın enerji arzı güvenliği açısından, bizler sadece birer tüketici değil, aynı zamanda bu sistemin altyapısını güçlendiren ve dönüştüren ülkeleriz. Gaz ve petrol üreticileriyle olan ilişkilerimizin yanı sıra, altyapı yatırımlarımız da bu sürecin temel taşını oluşturuyor. Elektrik ve doğal gaz iletim hatlarımızı her yıl daha da geliştiriyoruz. 22 yeni transit hattı ile arz güvenliğini sadece ulusal çapta değil, bölgesel düzeyde de sağlamlaştırıyoruz. Enerji bağımsızlığımızı; nükleer enerji, hidroelektrik santraller ve linyitle çalışan termik santrallerimizle büyük ölçüde teminat altına almış durumdayız. Ancak gerçek bir arz güvenliği, komşularla kurulan güçlü bağlantılar sayesinde mümkün olur. Bu noktada Türkiye ile olan entegrasyonumuz ve Azerbaycan'dan aldığımız doğal gaz, bizim için stratejik önem taşıyor” dedi.
Stankov Avrupa'da -özellikle Portekiz ve İspanya'da- yaşanan elektrik kesintilerini de değinerek “Bu durum bizlere enerji dayanışmasının ve hazırlıklı olmanın ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösterdi. Bugün burada bulunan ülkelerle birlikte çalışarak bölgemizde böyle bir durumun yaşanmasına asla izin vermeyeceğiz. Eğer bir ülke bir zorlukla karşılaşırsa, hep birlikte harekete geçebilecek entegre, güçlü ve dayanıklı bir sistem kurmak zorundayız” diye konuştu.
YENİ RUHSATLAR VERECEĞİZ
Panelde söz alan Libya Petrol ve Gaz Bakanı Khalifa Abdulsadek ise Libya’nın petrol ve doğalgaz alanlarında son dönemde oldukça önemli ilerlemeler kaydettiğini, Mart ayında, yeni bir ruhsat programının duyurusunu gerçekleştirdiklerini anlattı. Duyurunun ardından bir dizi tanıtım turu (roadshow) gerçekleştirdiklerini söyleyen Khalifa Abdulsadek, “İlk etkinliğimiz Trablus’ta, ardından Londra’da uluslararası yatırımcılarla bir araya geldik. Son olarak, 17’sinde Türkiye’deydik ve oldukça yoğun bir ilgiyle karşılandık. Sektör liderleriyle verimli görüşmeler gerçekleştirdik, yatırımcılardan değerli geri bildirimler aldık. Açtığımız bu ruhsatlar ve yaptığımız roadshowlar yalnızca bir yatırım çağrısı değil; aynı zamanda enerji sektöründe stratejik ve geleceğe dönük bir hareketin parçası olma fırsatı. Program kapsamında 22 adet kara ruhsatlı bölge ve 11 adet deniz ruhsatlı bölge yatırımcılara açılmış durumda. Bu alanlardan bazılarında hali hazırda keşifler yapılmış olması, sürece ayrı bir potansiyel katıyor” dedi.
Bu yıl sonuna kadar petrol üretimlerini üç yıl içinde 1.4 milyon varilden 2 milyona çıkaracaklarını söyleyen Libya Petrol ve Gaz Bakanı, rafine kapasitelerini de artırmak istediklerini anlatarak “Vizyonumuz ve stratejimiz önce üretimi artırmak, sonrasında tetkik ve arama faaliyetlerine ağırlık vermek ve 2026 sonrasında da geliştirme çalışmalarına odaklanmak. Örneğin Avrupa’ya giden gaz hattımız var ve yüzde 75’i kullanılmıyor, onu tam kapasiteye getirmek istiyoruz” diye konuştu.
Libya olarak iş birliğine büyük önem verdiklerini söyleyen Libya Petrol ve Gaz Bakanı son olarak “Hem bireysel hem de kurumsal yatırımcıları, bu önemli fırsatı değerlendirmeye davet ediyoruz. Şeffaflık, sürdürülebilirlik ve ortak büyüme ilkeleri doğrultusunda ilerlemeye kararlıyız” dedi.
İŞ BİRLİKLERİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Panelin bir diğer konuşmacısı olan Moldova Enerji Bakanı Dorin Junghietu, Moldova olarak son birkaç yılda ciddi sınamalarla karşı karşıya kaldıklarını ve bu zorlukların daha cesur adımlar atmalarına, güçlü kararlar almalarına ve dayanıklılıklarının artırmamıza vesile olduğunu anlattı. Junghietu, “Doğalgaz tedariki konusunda, Romanya ile güçlü bir enterkoneksiyon hattımız mevcut. Bu hat aracılığıyla Moldova’nın yıllık yaklaşık 1 milyar metreküp (1 BCM) doğalgaz ihtiyacının büyük bir kısmını temin ediyoruz. Bununla birlikte, bir diğer önemli güzergâh olan Dikey Koridor da devreye alındı. Bu hat, adeta bir “yaşam koridoru” işlevi gördü ve ters yönlü doğalgaz akışının mümkün olduğunu ilk kez bu hatta kanıtladık. Moldova, LNG ithalatını Dikey Koridor üzerinden gerçekleştiren ilk ülke oldu ve bu sistemin bölgeye doğalgaz tedarikinde etkili ve uygulanabilir bir çözüm olduğunu gördük” dedi.
Moldova olarak hedeflerinin, dengeli ve çeşitli bir enerji kaynağı portföyü oluşturmak olduğunu anlatan Bakan, “Şu anda hem elektriği hem de doğalgazı ithal ediyoruz. Ancak aynı zamanda yenilenebilir enerji yatırımlarımız da hızla artıyor. Nitekim bu yıl Nisan ayında elektrik üretimimizin yüzde 34’ü yenilenebilir kaynaklardan sağlandı. Elektrik iletim altyapısının güçlendirilmesiyle birlikte, Moldova hem daha fazla ithalat hem de ihracat yapabilecek konuma gelecek” diye konuştu.
YATIRIM İÇİN VERİMLİ BİR ÜLKE OLACAĞIZ
Panelin ilgi çekici konuklarından biri de bakan olarak ilk yurtdışı seyahatini Türkiye’ye gerçekleştiren Suriye Arap Cumhuriyeti Enerji Bakanı Muhammed El-Beşir’di. Ülkesinin 14 yıl süren bir savaştan yeni çıktığını hatırlatan Bakan Muhammed El-Beşir, başkent Şam’da kısa bir süre öncesine kadar sadece 1 saat elektrik verebildiklerini anlattı. El-Beşir, “Savaş öncesi 4 bin varil petrol üretimimiz vardı, dörtte birine düştü. 11 elektrik santralimiz vardı, bugün ikisi çalışmıyor, geri kalanlarında ise kapasite düşük. Eskiden 300 bin MW güç üretiyorduk şimdi 5 bin. Petrol sahalarının ve iki rafinerinin rehabilite edilmesi gerekiyor” dedi.
Bu açılardan yatırıma ihtiyaç duyduklarını söyleyen Bakan, “Enerji ve güneş enerjisine öncelik veriyoruz. Çalışmalarımızı önümüzdeki hafta tamamlayacağız ve yol haritamız netleşecek. Ülkemiz artık daha istikrarlı ve güvenli. Bu açıdan birçok fırsatı barındırıyoruz. Yapacak çok iş var. Önümüzdeki dönemde Suriye yatırım için verimli bir ülke olacak” diye konuştu.
Enerji, gerçekten de hepimizin hayatını doğrudan etkileyen temel bir unsurdur. Bugün artık hepimiz enerji konusundaki üçlü açmazda — yani enerji güvenliği, erişilebilirlik ve çevresel sürdürülebilirlik arasında — bir öncelik sıralaması yapılması gerektiği konusunda ortak bir anlayışa ulaştık.
ÖNCE IŞIKLAR YANMALI
Panelin son konuşmacısı olan Romanya Enerji Bakanı Sebastian-Ioan Burduja ise İspanya’da yaşanan kesintileri gündeme getirerek “En önemli olanın enerji güvenliği olduğunu çok net biçimde gördük. Çünkü önce ışıkların yanması gerekiyor. Işıklar yanmadığında ne olduğunu hep birlikte yaşadık. Ayrıca enerji ucuz, erişilebilir ve rekabetçi olmalı. Üçüncü olarak ise mümkün olan her durumda temiz enerjiye geçiş desteklenmeli” diye konuştu.
Avrupa’nın son yıllarda enerji politikalarında fazlasıyla ideolojik bir yaklaşıma yöneldiğini söyleyen Romanya Bakanı, “Bu yaklaşımın sonuçlarını da hep birlikte yaşıyoruz. Kendi ülkemden bir örnek vermek isterim: 2009 ile 2022 yılları arasında kömür ve gaz santrallerinden toplam 7 bin megavatlık bir kapasite kaybettik. Bunun sonucunda, şu anda enerjimiz olması gerekenden iki kat daha pahalı. Bunun temel sebeplerinden biri de emisyonlar üzerine uygulanan ağır vergiler. Ayrıca Avrupa'nın kendi içinde tam anlamıyla birbirine bağlı olmadığını da görmek gerekiyor. Örneğin Romanya, Bulgaristan ve Yunanistan gibi ülkelerde çoğu gün Batı Avrupa’ya kıyasla daha yüksek elektrik fiyatları oluşuyor. Bu da rekabetçiliğimizi ciddi şekilde zorluyor” dedi.
Enerji güvenliğini sağlamanın birinci koşulunun iş birliği olduğunu vurgulayan Sebastian-Ioan Burduja, “Bugün enerjiyi sadece üretmek değil, fazla üretim olduğunda bunu paylaşabilmek, eksik olduğunda komşudan temin edebilmek kritik hale geldi. Enerji güvenliğinin anahtarı; iş birliği, enterkoneksiyon ve bölgesel dayanışmadır. Bugün enerjide asıl ihtiyacımız olan şey ideoloji değil, gerçekçilik ve iş birliği” dedi.
İKİNCİ BAKANLAR OTURUMUNDA ENERJİNİN YOL HARİTASI BELİRLENİYOR
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, günün ikinci bakanlar özel oturumunda ilk sözü Libya Petrol ve Doğal Gaz Bakanı Khalifa Abdulsadek'e verdi.
LİBYA'DA GÜNLÜK HEDEF 2 MİLYON VARİL
Yenilenebilir enerji ile ilgili çalışmalarının devam ettiğini belirten Abdulsadek, yatırımcıları Libya'ya davet etti. Abdulsadek, "Petrolde günlük hedefimiz 2 milyon varil." dedi.
Moldova Cumhuriyeti Enerji Bakanı Dorin Junghietu, İstanbul'un iş birliklerinin kavşak noktası konumunda olduğunu bildirdi.
Suriye Enerji Bakanı Muhammed El-Beşir, diktatör Esad döneminde Şam'a günde sadece 1 saat elektrik verildiğini ifade etti.
El-Beşir'in açıklamaları:
Şu an günde 5 saat elektrik verebiliyoruz. Elektrik santrallerini rehabilite ediyoruz. 5 bin megavatlık bir seviyeye ulaşmaya çalışıyoruz. Suriye'de yeni yatırım projelerine ihtiyaçlarımız var. Yeni yatırım projelerine hız veriyoruz. Güneş ve rüzgar enerji çaışmaları önümüzdeki hafta sonu tamamlanacak.
TÜRKİYE'YE TEŞEKKÜR
Şirketler Suriye'ye gelmeye, yatırım yapmaya başladı. Destekleri için Türk hükümetine teşekkür ediyorum. En büyük sorun enerji sektöründeki ambargolar. Diktatör Esad'a karşı konulmuş ambargolar ama şu an Suriye halkı bundan etkileniyor.
BAŞKAN ERDOĞAN'DAN ZİRVEDE AKKUYU MÜJDESİ
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Turkuvaz Medya Grubu'nun ev sahipliğinde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayesinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'nde (İNRES 2025) önemli açıklamalar yaptı. Türkiye'nin enerji denkleminde stratejik bir konumda olduğunu belirten Erdoğan, Gabar’daki üretim rekoruna ve Sakarya Gaz Sahası hedeflerine dikkat çekerek, Türkiye'nin enerji alanında küresel bir aktör olacağını açıkladı. 2002’den bu yana hazırlıkların yapıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Enerji alanında Türkiye'yi çok farklı bir lige yükselttik, şimdi zirveye çıkıp adımızı eni iyiler arasına yazdırmak istiyoruz. Başarılarımızın azimle geleceğine yürüyoruz” mesajı verdi.
ŞEYTANIN BACAĞINI KIRDIK
Türkiye'yi küresel enerjinin güvenli limanı haline getirmek için son dönemde çok önemli atılımlar atıldığını belirten Erdoğan, “Milli Enerji ve Maden Politikalarımızın hedefi bellidir. Enerji ve madencilikte dışa bağımlılığı azaltmak. Karadeniz ve Gabar'daki doğal gaz ve petrol keşifleri ile bu alanda şeytanın bacağını kırdık. Şimdi bu başarıları yeni bir aşamaya taşıdık. Türkiye'yi bu alanda küresel bir aktör haline getireceğiz” dedi.
GABAR'DA HEDEF 100 BİN VARİL PETROL
Muhalefet partilerinin ‘Her seçim öncesi petrol buluyorlar’ dediği Gabar'da günlük üretimin 81 bin varili geçtiğini vurgulayan Erdoğan, “Bugüne kadar Gabar’da 2 milyar dolara yaklaşan petrol üretimimiz oldu. Mevcut keşif alanlarında saha geliştirme alanlarındaki faaliyetlerimize 3 binden fazla personel ile devam ediyoruz. 540 bin km uzunluğunda yeni yollar inşa edildi. Saha genişletme faaliyetlerimizi 3 binden fazla personelle devam ettiriyoruz. 100 bin varil petrol üretimine kısa sürede ulaşacağız. Türkiye geneli petrol üretimimiz Mart 2025 sonu itibarıyla 135 bin varili aşarak yeni bir rekor kırdı” dedi.
SAKARYA’DA 12 KUYUDA 9.5 MİLYON M3
Cumhur İttifakı olarak terörsüz Türkiye çalışmalarında arzu edilen netice ile bambaşka bir hikaye yazacaklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Terör gölgesinin bölgemizin üzerinden kalkması ile enerjide de hedeflerimize ilerleyeceğiz. Yurtdışındaki petrol sahalarımızda da 40 bin varillik üretimimizi sürdürüyoruz. Sakarya Gaz Sahası’nda 12 kuyuda günlük 9.5 milyon metreküp gaz üretiyoruz. 2026'da faz 1 ve faz 2 toplamında 20 milyon metreküp üretim hedefliyoruz. 2028'de Sakarya'da 40 milyon metreküpü hedefliyoruz. Bu hedefe ulaşınca konutların gaz ihtiyacının tamamını kendi kaynaklarımızla karşılıyor olacağız.”
ORUÇ REİS ÇALIŞMALARINI BU AY TAMAMLAYACAK
Somali’de bulunan Oruç Reis Gemisi’nin çalışmalarına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gemimiz 3 boyutlu sismik arama faaliyetlerini sürdürüyor. 4 bin 110 m2'lik alanın yüzde 90'ı taranmış durumda. Oruç Reis çalışmalarını bu ay içinde tamamlayacak. Bu çalışmalar olumlu neticelenirse, sondaj çalışmalarına geçeceğiz. Somali ile imzaladığımız anlaşmalar kapsamında bu ülkede çalışmalar yapılacak. Bu çalışmalar keşifle sonuçlanırsa, iki ülke arasındaki stratejik iş birliği farklı bir boyut kazanacak. Dışa bağımlılığımız azalacak ve yeni iş imkanları ortaya çıkacaktır. Somalili kardeşlerimiz de bu süreçten çok ciddi faydalar elde edecek. Teknoloji transferi, istihdam anlamına gelen bu süreç, Somali'nin ekonomik kalkınmasını daha da hızlandıracak” dedi.
SÖMÜRGECİLİK AYIBI OLMAYAN MİLLETİZ
Türkiye’nin binlerce yıllık tarihinde sömürgecilik ayıbı olmayan bir millet olduğunu anlatan Erdoğan, “Kimsenin toprağında, kaynaklarında hiçbir zaman gözümüz olmadı. Ne yaptıysak hakka ve adalete uygun şekilde yaptık. Kendi çıkarlarımızla birlikte muhataplarımızın menfaatlerini de gözettik. Nerede bayrağımız dalgalanıyorsa orada sadece dostluk için varız” diye konuştu.
TÜRKMEN GAZINDA HEDEF ANLAŞMAYI UZATMAK
Türkmenistan doğal gazında ilk akışın İran üzerinden 1 Mart itibarıyla başladığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “250 milyon metreküpün üzerinde gaz temin ediliyor. 1.3 milyar metreküp doğal gazın akışını sağlamış olacağız. İlk planımız anlaşmayı 5 yıl daha uzatmak ve Hazar geçişli hat ile gazı Türkiye’ye getirmek” dedi. İngiltere ve Fransa merkezli 2 büyük petrol şirketi ile sıvılaştırılmış doğal gaz tedarikine yönelik anlaşmaları tamamladıklarını söyleyen Erdoğan, “Avrupa ülkelerinin enerji krizini hafifletmek adına pek çok girişimde bulunduk” dedi.
AKKUYU'DAN İLK ELEKTRİĞİ YIL SONUNDA VERECEĞİZ
Tüm konutların enerji ihtiyacını rüzgar ve güneşten sağlayacak seviyeye gelindiğini hatırlatan Erdoğan, “Bu gücümüzü 120 bin megavata çıkarmayı hedefliyoruz. Yenilenebilir enerjide izin ve onay süreçlerini daha da kısaltacağız. Yeşil iletim altyapısını oluşturacağız. Cumhuriyet tarihimizin en büyük enerji projesi olan Akkuyu'nun ilk reaktörünün inşası yakın zamanda tamamlanıyor. Bu yıl sonunda deneme üretimine başlayıp Akkuyu'dan ilk elektriği vereceğiz. 2028'de Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin tam kapasite çalışmasını öngörüyoruz” açıklamasında bulundu. Yapılan yatırımlarla sadece son 3 yılda vatandaşlara 983 milyar lira elektrik ve doğalgaz desteği sağlandığını da hatırlattı.
TURKUVAZ MEDYA GRUBU'NA TEŞEKKÜR EDİYORUM
Başkan Erdoğan, programın gerçekleşmesinde emeği geçen Turkuvaz Medya Grubu’na ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na teşekkür etti.
ZİRVEYE GÜÇLÜ SPONSOR DESTEĞİ
İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi’nin Platin Sponsorları, Borsa İstanbul, Halkbank, Socar, Turkish Airlines, Türk Altın, Türk Telekom, Türkiye Sigorta, Vakıfbank, Ziraat Bankası oldu. Altın Sponsorlar arasında Astor Enerji, Best Enerji, Cengiz Holding, Demirören, GO Enerji, Kalyon İnşaat, SLB One Subsea, Subseaa 7, TÜMAD, Tüprag yer aldı. Zirvenin Gümüş Sponsorları ise Çimtaş, Çelikler Holding, Ege Gaz, GOE Global Offshore Engineering, IC İçtaş Enerji, Kömür İşletmeleri A.Ş., Limak, Papara ve Petrotek Global oldu.







