Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar: Türkmen gazını Türkiye'ye getirmek için anlaşma yaptık

Turkuvaz Medya Grubu tarafından düzenlenen '6. Enerji ve İklim Forumu'nda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkmen gazını Türkiye'ye getirmek için anlaşma yaptıklarını söyledi. Bakan Bayraktar, ayrıca Gabar'da petrol üretiminde günlük 37 bin varilin üzerine çıkıldığını da bildirdi.
Turkuvaz Medya Grubu tarafından düzenlenen '6. Enerji ve İklim Forumu'nun özel konuğu T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 'Dönüşümü Yönetmek' başlığı altında önemli bir konuşma gerçekleştirdi.

Bakan Bayraktar, Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi ve Köşe Yazarı Okan Müderrisoğlu ve Sabah Gazetesi Ekonomi Müdürü ve Köşe Yazarı Dilek Güngör moderatörlüğünde yaptığı konuşmada, Akkuyu'da çalışmaların yoğun şekilde devam ettiğini, bu yıl içinde ilk elektriği üretmek istediklerini söyledi. Bakan Bayraktar, "Dört reaktörü 2028'e kadar devreye almak ve Türkiye'nin enerji ihtiyacının yüzde 10'unu buradan karşılamayı hedefliyoruz" dedi.

YASAL DÜZENLEME HAZIRLIKLARIMIZ VAR
20 gündür sahada olduğu Erzincan'daki maden kazasındaki son gelişmeleri değerlendiren Bakan Bayraktar, "İliç'teki kaza, benim bakanlığımın 9'uncu ayında gerçekleşti. İlk günden itibaren bizim Türkiye olarak olmazsa olmaz konularımızdan biri madenler dedik. Politikalarımızı o yönden geliştirdik. Bu konuda birtakım yasal düzenleme hazırlıklarımız var. Türkiye'yi derli toplu bir maden kanununa kavuşturma hazırlığımız vardı. Böyle bir kazayla karşılaşmak hakikaten çok üzücü" dedi.
Madenlerin Türkiye'nin daha güçlü bir ekonomiye sahip olabilmesi için çok önemli olduğuna dikkat çeken Bayraktar, süreci şöyle anlattı: "Yaklaşık 3 hafta İliç'teydim. Orada 9 işçi kardeşimiz halen toprağın altında. Gittiğimiz ilk günden itibaren herkesin tek amacı oradaki insanlara ulaşmaktı. Fakat şöyle bir tablo düşünün; yaklaşık 10 milyon tonluk, 400 bin kamyonluk operasyona ihtiyaç duyacaksınız. Özellikle drone'larla, radarlarla, o insanların olacağı yerleri tespit ettik. Heyelan tehlikesi devam ediyordu. Cumhurbaşkanımız her gün benden bilgi alarak süreci takip etti. İnsani boyutundan sonra olayın ikinci boyutu da çevre boyutuydu. Altın madenciliğinde siyanür kullanılıyor. Yabancı-Türk ortaklığında, yüzde 80 yabancı ortaklığında bir şirket. İş sağlığı güvenliğinde çok dikkatli davrandığını düşündüğümüz bir şirketti. Fakat demek ki bir şeyler gözden kaçmış, 8'i tutuklu olmak üzere tutuksuz yargılananlar da var. O gün de söyledik, bu konuda sorumluluğu olan kimse, nerede olursa olsun hesabını verecek. Hem temiz suyun kontrol altına alınması, hem de toprağın başka bir yerle buluşmaması adına gerekli tedbirleri aldık. Çevreye zarar vermeden kontrol altına alınmış olacak. Düzenli olarak su numunesi alınıyor. Hem suda hem de toprakta çevreyi, insanımızı rahatsız edecek herhangi bir şey söz konusu değil. Bu işin iyi tarafı."








