EYT'lilerin tamamı maaşlarını Mayıs ayında alacak! Refah paylarına düzenleme geliyor! Bakan Vedat Bilgin duyurdu...
Türkiye'de seçimlere artık sayılı günler kala Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin katıldığı canlı yayında EYT'lilere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. EYT'lilerin ilk maaşlarını alacağı tarihi duyuran Bilgin çalışanların refah paylarında da farklılık olacağının altını çizdi. Peki ilk EYT maaşları ne zaman yatacak? İşte detaylar...
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin katıldığı canlı yayında gündemdeki en önemli konulardan biri olan EYT maaşlarına yönelik önemli açıklamalarda bulundu.
"ANKARA-SİVAS TRENİ HEYECAN VERİCİ"
Dün Ankara-Sivas Hızlı Tren Projesi açıldı. Benim için heyecan verici olay. Ben Demir Yolları Genel Müdürüydüm. İlk projeyi hazırladım. Ankara'dan Eskişehir İnönü mevkiine kadardı. Çok uğraştım ve o çalışmayı tamamladım. Proje hazırlandı. Benden sonra Binali Bey bakan oldu. Benim yerime Demiryolları Genel Müdürü arkadaşımız geldi. O zaman Başbakan olan sayın Cumhurbaşkanımız demiryollarına büyük kaynak aktararak İstanbul'a, oradan Sivas'a, İzmir'e, Bursa'ya neredeyse Türkiye'nin dört tarafına hızlı tren örülüyor. Dün açılan Sivas-Ankara demiryolunda bütünüyle yerli raylar kullanıldı. Bu proje tamamen tamamen yerli raylarla yapılmış. Ben 2000 yılında genel müdür iken Türkiye'de ray üretilmiyordu. Karabük Demir Çelik Fabrikası'nın genel müdür Sencer Bey'in demiryollarına borcu vardı 2000 krizi gelmişti. Zor durumdaydılar. Bana geldiler 'Bizim size şu kadar borcumuz var, biz bunu ödeyecek durumda değiliz, Karabük Demir Çelik Fabrikası batıyor, bunu bizden istemeyin, erteleyin' dedi. Ben de onlara 'Siz bize yerli ray üretin ben sizin bu borçlarınızı ortadan kaldırayım' dedim. Sencer Bey rahmetli oldu. O gün Türkiye'de ilk rayları gittim törenle aldım. Arkasından Karabük Demir Çelik Fabrikası Avrupa'nın en büyük ray üreticilerinden biri oldu. Dün açıklandı 'bu yolda tamamen yerli ray uygulanılmıştır" dendi. Müthiş heyecan duyduğumu sizinle paylaşmak isterim.

"ÖZGÜRLÜK OLMADAN MİLLİYETÇİLİK OLMAZ"
Benim düşüncemin temelinde milliyetçilik ve demokrasi var. Demokrasi olmadan milliyetçilik olmaz. Demokrasi olmadan milliyetçilik nasyonel sosyalizm, faşizm olur. Milliyetçilik demokrasinin diğer adıdır. Milliyetçiliğin siyasal ilkesi milli egemenliktir. Milletin kararıdır. Millet farklılaşmış çoğul kitledir. Elbette milli kimlik onları birleştirir. Milliyetçilik onun hukukunu savunmaktadır. Modern çağ milletler çağıdır; etnik kimlikler değildir. Ben Türkmencilik yaparsam milliyetçilik olmaz, etnisite olur. Rahmetli Erol Güngör Bey 'Bizim Türklerin imparatorluk içinde millet olduklarını" söyler. Türklük bütün bunları içine alan millettir. Milliyetçilik demokrasi içinde çoğul yapıyı entegre eder. Milliyetçilik milli birliği birlikte tutan ideolojidir. Milliyetçilik bütünleştirici bir ideolojidir. Özgürlük olmadan milliyetçilik olmaz. Daha özgürlükçü bir milliyetçiliğin Türkiye'de gelişmesi gerekir. Ama Türkiye'de maalesef siyasal kutuplaşma ekseninde bu meseleleri tartışamaz hale gelmiştir. Bunun en önemli sebebi Türkiye'deki etnik ayrılıkçı hareketin uluslararası planda desteklenmesinin Türkiye'de endişe ve tehdit algısı var. Bunu asla gözardı etmeyelim. Bu uluslararası tehdidi asla göz önünden uzak tutmamak lazım.

"AK PARTİ'NİN YAPTIKLARINI ANLAMAMIZ LAZIM"
AK Parti'nin nerede durduğuna bakmamız lazım. Yaptıklarını anlamamız lazım. Türkiye'nin siyasal yapısında önemli bir tarihsel iktidar bloku dediğim bir yapı var. Bu tarihsel yapı imparatorluktan geliyor. Son dönemdeki bürokratik mekanizmanın imparatoru dahi etkisiz hale getiren bir süreç. Birinci konumda askerler onun yanında sivil bürokratlar yer almıştır. Sonra buna Türkiye kapitalizmi eklemlenmiştir. Türkiye'de halkı yok sayan devlet aygıtını ortaya çıkarmıştır. Halklara bir güruh olarak bakılmıştır. 27 Mayıs bu anlayışın anayasa metni hale gelmiştir. Özgürlükçü diyebilirsiniz ama 27 Mayıs bir MGK devleti yaratmıştır. MGK üyesi olan Başbakan gündemde neyin konuşulacağından habersiz toplantıya girmiştir. Bu tarihsel iktidar bloğu Türkiye'nin önünde en büyük engeldi. 12 Mart 27 Mayıs'ı tahkim etmiştir. 12 Eylül NATO karargahlarında generallerin talimatlarıyla hareket etmiştir. Türkiye'de antidemokratik yapı uzun yıllar değiştirilememiştir. AK Parti bu yapıyı dönüştürmeye yönelik bir parti olarak ortaya çıktığı için büyük tepki almıştır. 15 Temmuz buna yönelik son saldırıdır. AK Parti Erdoğan liderliğinde tahkim olmuş bu yapıyı ortadan kaldırmıştır. 367 krizi odur, 15 Temmuz krizi de odur. 15 Temmuz doğrudan doğruya Türkiye'ye karşı yabancı servisin yaptığı operasyondur. AK Parti bugün antiemperyalist çizgidedir.
"DEMOKRASİ AK PARTİ'NİN MİSYONUDUR"
Reformların yapılması lazım. Anayasa başta olmak üzere bütün kurumların değiştirilmesi lazım. Tarihsel olarak AK Parti'nin misyonu budur. Türkiye'nin bağımsız kalkınma yoluna girmesi, demokrasini daha derinleştirmesi lazım. Dünya Bankası, IMF politikaları Türkkiye'nin kapitalist sistemine nasıl bağımlı hale getirildiğinin örnekleriyle doludur. Süleyman Bey, alimünyum tesisi kuramıyordu Sovyetler Birliği ile anlaşmasa. Demokratikleşme ile antiemperyalizm arasında zorunlu bir ilişki var. Başkanlık sisteminin bütün kurumlara yayılacak şekilde genişletilmesine ihtiyaç var. AK Parti'nin siyasal politikaları bu politikaları döşeyecektir. Ben kendimi liberal demokrat olarak değil; milliyetçi demokrat olarak tanımlıyorum. Rahmetli hocam Erol Güngör'ün demokrasi ve milliyetçilikle ilgili çok önemli şeyler söylemiştir. Merkezin değerlerini halka doğru hareketi var bilirsiniz. Halkın değerlerini merkeze, siyasete taşımak şeklinde olmanın daha doğru olduğunu düşünürüm rahmetli hocamla aynı şekilde.







