2022'DE İHRACATÇILARA 5,2 MİLYAR LİRA DESTEK VERİLECEK
Muş, mal ihracatına yönelik mevcut destekleri sürdürerek bu yıl 7 bin 200'ün üzerinde firmaya destek ödemesi yaptıkları bilgisini vererek, "2022 yılı için ihracatçılarımıza ayırdığımız destek bütçesi 5,2 milyar liradır. İnşallah, pandeminin etkilerinin azalmasıyla ihracatçılarımız daha fazla faaliyet gerçekleştirecek, biz de onları daha çok destekleyeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
Bilişim ve yazılım sektörlerine yönelik e-Turquality Programı'nın hazırlıklarını tamamladıklarını aktaran Muş, İhracatı Geliştirme AŞ'nin (İGE) faaliyete geçmesiyle ihracatçılar için büyük bir finansman imkanı tesis etmiş olacaklarını dile getirdi.
Muş, özellikle son dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranının yükselişte olduğunu ve bu doğrultuda cari işlemler dengesinde daha olumlu seyir izlendiğini belirterek, "Bakanlık olarak nihai hedefimizin, dış ticaretimizin olumlu gidişatını sürdürmek ve cari açık sorununu ülkemizin gündeminden ebediyen çıkarmak olduğunu tekrar vurgulamak istiyorum." ifadelerini kullandı.

Yıl sonuna yaklaşırken dış ticarette de eski bir dönemi kapatıp yenisini açmanın eşiğinde olduklarına dikkati çeken Muş, şunları söyledi:
"Türkiye ihracatta önemli bir değişimin ve dönüşümün eşiğindedir. Uzun zamandır aşamadığımız bir seviyeyi çok şükür bu yıl aştık. Önümüzdeki hafta Sayın Cumhurbaşkanımız ihracatta ulaştığımız büyük rekoru açıklayacaktır. Türkiye ekonomisi, 2022 yılında ve devamında da ihracatla büyümeye devam edecektir. Yeter ki felaket tellallığı yaparak karamsar bir tablo çizenlere fırsat vermeyelim. Yeter ki kriz ortamı oluşturmaya çalışanların oyununa gelmeyelim. Siyasi saikle 'Bittik, battık' söylemlerine imkan tanımayalım. Kriz çığırtkanlarının değirmenine su taşımayalım. Türkiye'ye ve onun potansiyeline güvenelim. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki bu ülke istikrarlı ve öngörülebilir bir ülkedir."

"ELİMİZİ TAŞIN ALTINA BİRLİKTE KOYALIM"
Bakan Muş, son 20 yılda atılan adımlarla ekonomide istikrar ve öngörülebilirliğin temini konusunda yakalanan seviyeye işaret ederek, "Bunun korunması ve sürdürülebilmesi için hükümet olarak çalışmaya devam edeceğiz. Burada siz iş dünyası temsilcilerinden de kurdaki dalgalanmanın bertaraf edilmesinden sonra ekonomide yakalanan bu olumlu havanın devamı için destek bekliyoruz. Hepimiz aynı gemideyiz. Ülkemizin geleceği için elimizi taşın altına birlikte koymalıyız." dedi.
Türkiye'nin serbest piyasa ekonomisine sahip bulunduğunu ancak serbest piyasanın kuralsız ve sınırsız bir piyasa sistemi olmadığını vurgulayan Muş, şöyle konuştu:
"Serbest piyasanın kuralları bulunmaktadır. Elbette serbest piyasada fiyatlar arz ve talep dengesiyle belirlenir ancak son dönemde arz-talep dengesiyle uyuşmayan ve serbest rekabete aykırı fiyat hareketleri gözlemlenmektedir. Bu tür serbest piyasayı bozucu, arz ve talep dengesiyle açıklanamayacak fiyat hareketlerini devlet olarak yakından takip ediyoruz. Ticari hayattaki kurallara aykırı hareket etmek suretiyle tüketicilerimizin mağdur olmasına neden olan kişilerle ilgili her türlü tedbiri alıyoruz. Bu noktada, üretim ve tedarik zincirinin her halkasında devlet olarak tüketicilerimizi koruyacak adımlarımızı atıyoruz."

"DENETİMLERE DEVAM EDECEĞİZ"
Muş, gıda fiyatlarında gözlenen yüksek artışlara değinerek, "Evet, kur farklılıklarından kaynaklı bir maliyet artışı olmuştu ancak son süreçte kurlarda bir gevşeme gerçekleşti. Bunun sonucu olarak da vatandaşlarımızda fiyatların inmesi yönünde haklı bir beklenti oluşmuştur. Bu beklentinin karşılık bulmasını bekliyor, süreci yakından takip ettiğimizi buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bakanlık olarak, perakende satış noktaları başta olmak üzere tedarik zincirinin tüm aşamalarına yönelik 81 ilde denetimlerimizi gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki süreçte de bu denetimlerimize devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
Kovid-19 sürecinde tacir ve sanayicileri ekonomik olarak rahatlatmak amacıyla pek çok düzenlemeyi hayata geçirdiklerini hatırlatan Muş, şunları kaydetti:
"Bunlardan biri de bu yıl sonuna kadar üyelerin oda ve borsalara olan borçlarından kaynaklanan icra takiplerinin durdurulmasıydı. Gelinen noktada, biz bu sürenin 2 yıl daha uzatılmasını hedefliyoruz. Bu konuya ilişkin kanun teklifinin en kısa sürede TBMM Genel Kuruluna gelmesini beklediğimizi belirtmek isterim. Bakanlık olarak, e-ticaret alanında küçük esnafımız dahil KOBİ'lerimizin rekabete yönelik kaygılarını ortadan kaldırmak üzere gerekli hukuki ve idari tedbirlerin alınması noktasında tüm imkan ve araçlarımızı sahaya sürmeye devam edeceğiz."