Enstitü Sosyal'den eğitimde yeni vizyon: Akademik başarının şifreleri bu panelde çözüldü!

Enstitü Sosyal'den eğitimde yeni vizyon: Akademik başarının şifreleri bu panelde çözüldü!

Önümüzdeki hafta itibarıyla 1. sınıflar, ortaokul kademeleri ve özel okulların tamamında ders zilinin çalacak olmasıyla birlikte eğitim dünyası hareketlendi. Enstitü Sosyal tarafından düzenlenen "Yeni Eğitim Yılına Başlarken" başlıklı panelde uzmanlar; öğrencilerin dil gelişimi, sosyal-duygusal iyi oluş halleri ve okul ikliminin eğitimdeki hayati rolünü tüm yönleriyle ele aldı.

Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala Enstitü Sosyal'in "Yeni Eğitim Yılına Başlarken" adlı panelinde, çocukların akademik başarısını etkileyen önemli başlıklar uzman isimlerin katılımıyla ele alındı.

GÜVENLİ VE ADİL BİR OKUL İKLİMİ HEDEFİ

Panelde ele alınan konuları A Haber'de aktaran Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü Dr. İpek Coşkun Armağan, "Okullarda oyunları yaygınlaştırmak, birlikte oyun kurmayı yaygınlaştırmak... Onu okul ikliminde hissedebiliyorsak eğer o iklim, gerçekten o okulda bir kültür, bir iklim oluşturulmuş demektir" ifadelerini kullandı. Okul ikliminin sağlıklı bir yapıya kavuşması için güven ve adalet duygusunun şart olduğu vurgulanırken, panelde akademik başarıyı etkileyen temel unsurlar titizlikle incelendi.

AKADEMİK BAŞARININ ANAHTARI: OKULUN RUHU VE AİDİYET

Süreci yakından takip eden A Haber Muhabiri Merve Köleoğlu, "Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala Enstitü Sosyal'in 'Yeni Eğitim Yılına Başlarken' adlı panelinde, çocukların akademik başarısını etkileyen önemli başlıklar uzman isimlerin katılımıyla masaya yatırıldı" sözleriyle panelin önemine dikkat çekti. Okul ikliminin aslında okulun ruhu olduğunu belirten Dr. İpek Coşkun Armağan, "Yani okul iklimi aslında okulun ruhu diyebiliriz. Şu anda pek çok aslında eğitimde yaşadığımız sıkıntının temelinde aidiyet sorunları var çocuklarımızın. Aidiyetin oluştuğu yerde merak duygusu da gelişmeye başlıyor. Sebat dediğimiz çocukların aslında bir şeyde ısrarla çaba göstermesi, çaba sergilemesi de gerçekleşebiliyor" açıklamasında bulundu.

DİL GELİŞİMİNDE DOĞAL SİSTEMİN GÜCÜ

Panelin bir diğer kritik başlığı ise çocukların erken yaşlarda edindiği dil becerileri oldu. Dil Bilimci Doç. Dr. Mehmet Gürlek, bu becerilerin hem akademik hem de sosyal yaşamın temel taşı olduğunu vurgulayarak, "Çitayı düşünün; 100 kilometre hızla pençesini savurur, sonra belgesellerde görürsünüz, dilini çıkartır ve vücudu soğutur. Mükemmel bir mekanizma. Ama 3 yaşındaki bir çocuğun en gelişmiş yeteneği bilişsel yeteneği değildir ve dil, hiçbir şekilde bir çocuğun en küçük bir çaba sarf etmeden doğal olarak edindiği mükemmel bir sistemdir" ifadelerini kullandı.

SOSYALLEŞME İÇİN "SESSİZ EVLERDEN" VAZGEÇİLMELİ

Çocukların sosyal-duygusal gelişimine odaklanan Davranış Bilimci Prof. Şule Alan ise ebeveynlere ve eğitimcilere önemli uyarılarda bulundu. Prof. Şule Alan, "Sosyal olarak gelişmesi için çocuğun, sosyal ortama koymamız gerekiyor. Çocuklarımızın sosyalleşmesine izin vermemiz gerekiyor. Bir çocuğun bilişsel olarak gelişmesi için yapmamız gereken en önemli şey, o çocuğun sosyalleşmesine izin vermek. Bunun için de hemen aklınıza gelecektir; aletlerden uzak tutmak, medyadan uzak tutmak... Ama aynı zamanda sessiz evlerimizden artık vazgeçmemiz. Yani annenin, babanın bunlardan uzak durması..." değerlendirmesinde bulundu.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin