ABD-Çin anlaştı! Trump: Hürmüz'ün açılmasını istiyoruz

ABD-Çin anlaştı! Trump: Hürmüz'ün açılmasını istiyoruz

Tüm dünya 8.5 yıl sonra Trump Çin ziyaretine gözünü çevirirken Beyaz Saray yetkililerinden tarihi zirve sonrası açıklama geldi. Açıklamada "ABD ve Çin, İran'ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiği konusunda anlaştı" denildi. ABD Başkanı Donald Trump, ziyaretinin ikinci ve son gününde "Hürmüz'ün açılmasını istiyoruz." dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, 8,5 yıl aradan sonra Çin'e resmi ziyaret gerçekleştirdi. 15 Mayıs'a kadar süren ziyarette Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth, Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer ve Beyaz Saray Müsteşarı Stephen Miller yer alıyor. Bunun yanı sıra çok sayıda teknoloji CEO'ları da Trump'a eşlik eden isimler arasında.

İŞTE KRİTİK ZİRVEDEN ANBEAN GELİŞMELER

CANLI ANLATIM

TRUMP: ÇİN GEZİSİ HARİKA BİR BAŞARIYDI

ABD Başkanı Donald Trump, 2 günlük Çin ziyaretinin ardından Washington'a dönerken, gezisini "harika bir başarı" şeklinde nitelendirdi.
ABD Başkanı Trump, Washington'a dönüşünde Beyaz Saray'a girerken basın mensuplarına kısaca ziyaretini değerlendirdi.

Trump, "Bu (ziyaret) harika bir başarıydı. Çok iyi anlaşmalar ve ticaret anlaşmaları yaptık. (Çin'le) İyi ilişkilerimiz var. Muazzam bir başarıydı. Bence bu gerçekten tarihi bir andı." değerlendirmesini yaptı.

ABD Başkanı Trump, 8,5 yıl aradan sonra Çin'i ziyaret etti. Önceki Başkan Joe Biden, iktidar döneminde Çin'e ziyaret gerçekleştirmemişti. ABD'den Çin'e lider düzeyindeki son ziyaret, Trump'ın ilk döneminde, 2017'de yapılmıştı.

Çarşamba ve perşembe günleri yapılan görüşmeler sırasında ve sonrasında Trump, tarafların enerji ve tarım ticareti dahil olmak üzere çeşitli anlaşmalara vardığını söylemişti.

TRUMP’TAN TAYVAN ÇIKIŞI: “TARAFSIZ HİSSETMELİ”

ABD Başkanı Donald Trump, Tayvan konusunda dikkat çeken bir açıklamada bulundu. Trump, “Tayvan kendisini tarafsız hissetmeli” ifadelerini kullanarak, bölgede tansiyonu yükseltecek adımlardan kaçınılması gerektiğini vurguladı.

 

TRUMP’TAN TAYVAN AÇIKLAMASI: “SİLAH ONAYLAMADIM, EDEBİLİRİM DE ETMEYEBİLİRİM DE”

ABD Başkanı Donald Trump, Tayvan’a yönelik silah sevkiyatı konusunda henüz kesin bir karar vermediğini açıkladı.

Fox News’e verdiği röportajda konuşan Trump, “Tayvan için henüz silah onayı vermedim. Verebilirim de vermeyebilirim de” ifadelerini kullandı.

“TAYVAN POLİTİKAMIZ DEĞİŞMEDİ”

Trump, Washington yönetiminin Tayvan politikasına ilişkin soruya da yanıt verdi.

ABD Başkanı, “Tayvan politikamızda hiçbir şey değişmedi” dedi.

“SAVAŞ İSTEMİYORUZ”

Bölgede artan gerilimle ilgili değerlendirmelerde bulunan Trump, ABD’nin yeni çatışmaların içine girmek istemediğini belirtti.

Trump açıklamasında, “Biz savaş peşinde değiliz” ifadelerini kullandı.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Trump'ı Tayvan stratejisi noktasında uyarmıştı. 

"ÇİNLİ ŞİRKETLERE YÖNELİK YAPTIRIMLAR KALKABİLİR"

ABD Başkanı Donald Trump, İran petrolü satın alan Çinli şirketlere yönelik yaptırımların kaldırılmasını değerlendirdiğini açıkladı.

Trump yaptığı açıklamada, konuya ilişkin kararını kısa süre içinde vereceğini söyledi.

ABD Başkanı, “İran petrolü satın alan Çinli şirketlere yönelik yaptırımları kaldırmayı değerlendiriyorum. Kararımı yakında vereceğim” ifadelerini kullandı.

TRUMP ÇİN'DEN AYRILDI

ABD Başkanı Donald Trump, Pekin temaslarını tamamlamasının ardından Air Force One uçağına binerek Çin’den ayrıldı.

Trump’ın başkent Pekin’de gerçekleştirdiği kritik görüşmelerin ardından ABD’ye dönüş yolculuğuna geçtiği bildirildi.

TRUMP: BİRDEN FAZLA KONUDA ANLAŞMAYA VARDIK

Çin devlet televizyonu CCTV’nin aktardığına göre, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, bölgesel kriz başlıkları ve sıcak gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulundu.

CCTV’ye göre Trump, görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, “Birden fazla konuda anlaşmaya vardık.” ifadelerini kullandı.

Trump ayrıca, “İkili ilişkilerimizin kesinlikle daha iyi bir noktaya geleceğine inanıyorum.” dedi.

A HABER PEKİN'DE! TRUMP'TAN İRAN VE PETROL ÇIKIŞI: “Şİ İLE BAŞKALARININ ÇÖZEMEDİĞİ SORUNLARI ÇÖZDÜK”

ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Pekin’de gerçekleştirdiği kritik zirve dünya siyasetinin merkezine oturdu. İran krizi, Hürmüz Boğazı, enerji savaşı, Tayvan gerilimi ve küresel ticaret dengeleri masadaydı. Amerikan tarafı peş peşe dikkat çeken açıklamalar yaparken, Çin devlet medyasının sessizliği dikkat çekti. Trump’ın “Çin artık İran yerine Amerika’dan petrol alacak” sözleri uluslararası diplomasi kulislerini hareketlendirirken, Pekin cephesinden bu iddiaları doğrulayan hiçbir açıklama gelmedi. İki liderin sıcak görüntüleri ise yeni bir dönemin işareti olarak yorumlandı.

PEKİN ZİRVESİNDE DİKKAT ÇEKEN SESSİZLİK

A Haber canlı yayınında Pekin’den son gelişmeleri aktaran muhabir Mehmet Zeyrek, liderler arasındaki görüşmelere ilişkin daha net görüntülerin beklendiğini belirterek, ilerleyen dakikalarda yeni görüntülerin servis edilebileceğini söyledi. Ancak Zeyrek, görüşmenin en dikkat çeken yönlerinden birinin Çin devlet medyasının tutumu olduğuna vurgu yaptı.

Mehmet Zeyrek, “İran konusu Çin devlet medyasında Amerika’nın aksine geniş çaplı bir haber olarak yer bulmadı. Tarafların bir mutabakata vardığı yönünde herhangi bir bilgi paylaşılmadı.” sözleriyle Pekin’in kontrollü medya stratejisine dikkat çekti.

TRUMP'TAN DÜNYAYI SARSAN PETROL İDDİASI

ABD Başkanı Donald Trump’ın Amerikan medyasına verdiği röportajın ardından yeni bir diplomatik tartışma başladı. Zeyrek, Trump’ın açıklamalarına işaret ederek, “Trump, Çin’in artık İran yerine Amerika’dan petrol almayı kabul ettiğini söyledi.” ifadelerini kullandı.

Trump’ın özellikle Çin’e yönelen petrol sevkiyatında Texas ve Alaska’nın öne çıkacağını söylediği aktarıldı. Mehmet Zeyrek, “Trump, Çin gemilerinin petrol alımı için Texas ve Alaska gibi eyaletlere yönlendirileceğini belirtti.” sözleriyle enerji hattındaki yeni denklemi anlattı.

HÜRMÜZ BOĞAZI MESAJI

Kritik zirvede yalnızca enerji ticareti değil, küresel deniz güvenliği de gündeme geldi. Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın açık kalması konusunda Çin ile ortak noktada buluştuklarını söylediği aktarıldı.

Mehmet Zeyrek, “Trump, Hürmüz Boğazı’nın açık kalması konusunda da anlaştıklarını müjdeledi.” ifadelerini kullanırken, bunun küresel enerji piyasaları açısından son derece kritik bir mesaj olduğuna dikkat çekti.

Ancak tüm bu açıklamalara rağmen Çin tarafının sessizliğini koruduğu belirtildi.

ÇİN DEVLET MEDYASI TRUMP'IN İDDİALARINI GÖRMEDİ

Canlı yayında dikkat çeken en önemli detaylardan biri de Pekin’in medya stratejisi oldu. Zeyrek, yalnızca Çin devlet medyasının değil, Hong Kong merkezli medya kuruluşlarının da Trump’ın açıklamalarına yer vermediğini söyledi.

Mehmet Zeyrek, “Bu iddiaların herhangi bir karşılığını Çin devlet medyasında göremiyoruz. Sadece Çin devlet medyasında değil, Hong Kong merkezli diğer medya kuruluşlarında da bu yönde haberler bulunmuyor.” sözleriyle dikkat çekici medya sessizliğini aktardı.

Bu durum, Trump’ın açıklamalarının Pekin tarafından resmi olarak teyit edilmediği şeklinde yorumlandı.

Şİ CİNPİNG'DEN TAYVAN MESAJI

Zirvenin en kritik başlıklarından biri ise Tayvan oldu. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in görüşmeler sırasında Tayvan konusunu “ikili ilişkilerin en hassas noktası” olarak tanımladığı belirtildi.

Mehmet Zeyrek, “Şi Cinping, iki süper gücün çatışmak yerine ortak kazançlar elde etmesi gerektiğini söyledi.” ifadelerini kullanarak Pekin yönetiminin doğrudan gerilim yerine kontrollü rekabet mesajı verdiğini aktardı.

BAHÇEDE DOSTANE YÜRÜYÜŞ! KAMERALARA SICAK GÖRÜNTÜLER YANSIDI

A Haber spikeri Gökhan Kurt ise canlı yayında zirvenin ardından yeni bir açıklama olup olmayacağını sordu. Kurt, liderlerin kısa açıklamalar yaptığını ancak ilerleyen saatlerde yeniden kameraların karşısına geçip geçmeyeceklerinin merak edildiğini dile getirdi.

Bu soruya yanıt veren Mehmet Zeyrek, liderlerin resmi programının büyük ölçüde tamamlandığını söyledi. Zeyrek, “Yemekten sonra bir çay içme programı vardı ve iki lider bahçede dostane şekilde yürüyüş yaptı.” sözleriyle zirvenin dikkat çeken samimi atmosferini anlattı.

“8,5 YIL ÖNCEKİ SICAKLIĞI HATIRLATTI”

Pekin’deki görüntülerin geçmişteki tarihi temasları hatırlattığını söyleyen Zeyrek, iki liderin beden diline dikkat çekti.

Mehmet Zeyrek, “Bu görüntüler, 8,5 yıl önceki temasları hatırlatacak kadar sıcak ve samimiydi.” ifadelerini kullanırken, gözlerin artık ABD-Çin ilişkilerinde açılacak yeni sayfaya çevrildiğini belirtti.

TRUMP'TAN “MÜKEMMEL ANLAŞMA” ÇIKIŞI

Trump’ın zirve sonrası yaptığı son açıklamalar da gündeme damga vurdu. ABD Başkanı’nın Çin ile ticaret alanında önemli anlaşmalara imza attıklarını söylediği aktarıldı.

Mehmet Zeyrek, “Trump, ‘Çin’le mükemmel ticaret anlaşmaları imzaladık’ dedi.” sözleriyle Amerikan tarafının zirveyi ekonomik açıdan büyük başarı olarak sunduğunu belirtti.

Trump’ın ayrıca görüşmenin yapıldığı mekânı özellikle seçtiğini söylediği ifade edildi. Zeyrek, “Trump, ‘2017’de Mar-a-Lago’da bana gösterilen misafirperverliği karşılıksız bırakmamak için bu yeri özellikle seçtim’ dedi.” şeklinde konuştu.

“Şİ İLE BAŞKALARININ ÇÖZEMEDİĞİ SORUNLARI ÇÖZDÜK”

Zirvenin en dikkat çeken çıkışlarından biri ise İran başlığında geldi. Trump’ın Şi Cinping ile birlikte kritik krizleri çözdüklerini söylediği belirtildi.

Mehmet Zeyrek, “Trump, İran’la ilgili olarak ‘Başkalarının çözemediği çok sayıda farklı sorunu Şi Cinping ile çözdük’ dedi.” ifadelerini kullandı.

Bu açıklama Washington-Pekin hattında perde arkasında yürütülen kritik diplomatik temaslara ilişkin yeni soru işaretlerini beraberinde getirdi.

TRUMP PEKİN'DEN AYRILIYOR

Zirvenin ardından Trump’ın Pekin’den ayrılmaya hazırlandığı bildirildi. Kameralara yansıyan görüntülerde iki liderin son derece sıcak ve samimi bir atmosfer içinde vedalaştığı görüldü.

Mehmet Zeyrek, “Şu anda görüntülerden izlediğimiz üzere iki lider gayet sıcak ve samimi bir zirve geçirdi. Trump artık Pekin’den ayrılmaya hazırlanıyor.” sözleriyle canlı yayındaki son durumu aktardı.

Pekin’deki tarihi zirvenin ardından şimdi gözler, ABD ile Çin arasında gerçekten yeni bir dönemin başlayıp başlamayacağına çevrildi.

TRUMP ZİYARETİNİN SON GÜNÜNDE: HÜRMÜZ'ÜN AÇILMASINI İSTİYORUZ

ABD Başkanı Donald Trump, İran hakkında yaptığı açıklamada, “Başka insanların çözemeyeceği birçok farklı sorunu çözdük.” dedi.

Trump ayrıca İran konusunda nasıl bir son istedikleriyle ilgili benzer düşündüklerini belirterek, “İran’ın nükleer silaha sahip olmasını istemiyoruz. Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

"ÇİN İLİŞKİLERİMİZ HER ZAMANKİNDEN DAHA GÜÇLÜ OLACAK"

ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in kendisini "başarılarından dolayı" tebrik ettiğini ifade ederek, "Umarım Çin'le ilişkilerimiz her zamankinden daha güçlü ve iyi olacaktır." değerlendirmesini yaptı.

Pekin ziyaretini sürdüren ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda eski ABD Başkanı Joe Biden'ı hedef aldı.

Trump, Çin Devlet Başkanı Şi'nin "ABD'yi gerileyen bir ülke" olarak tanımlarken Joe Biden dönemine atıfta bulunduğunu iddia ederek, Çinli mevkidaşının kendisini "başarıları dolayısıyla" tebrik ettiğini belirtti.

Şi'nin Biden dönemi konusunda "haklı" olduğunu savunan Trump, bu dönemde Amerikan ekonomisinin, siyasetinin ve toplumsal yapısının zayıfladığını ileri sürerek, kendi başkanlığıyla birlikte tüm bu alanlarda "atılımlar yaptıklarını" kaydetti.

Kendi döneminde hem Venezuela'da hem de İran'da "askeri olarak zaferler kazandıklarını" iddia eden ABD Başkanı, İran'ı askeri açıdan "yok etmeye" devam edeceklerini belirtti.

Trump, "Artık ABD, dünyanın en gözde ülkesi ve umarım Çin'le ilişkilerimiz her zamankinden daha güçlü ve iyi olacaktır." ifadelerini kullandı.
 

TRUMP: Şİ HÜRMÜZ'Ü AÇMAK İÇİN YARDIM TEKLİF ETTİ

ABD Başkanı Donald Trump, resmi ziyaret kapsamında bulunduğu Çin’de İran’a ilişkin değerlendirmelerde bulunarak ABD basınına açıklamalar yaptı.

ABD merkezli haber kanalı Fox News’e konuşan Trump, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in İran ile bir anlaşmaya varılmasını istediğini ve bu konuda yardımcı olmayı teklif ettiğini söyledi.

Xi’nin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasından yana olduğunu belirten Trump, "‘Herhangi bir şekilde faydam dokunabilecekse yardımcı olmak isterim’ dedi. Hürmüz Boğazı’nın açıldığını görmek istiyor" ifadelerini kullandı.

"ÇİN, İRAN’A ASKERİ DESTEK SAĞLAMAYACAK"
Trump, görüşmelerde Çin’in İran’a yönelik askeri desteğinin de gündeme geldiğini aktararak, Xi’nin İran’a askeri teçhizat yardımı sağlamayacaklarını söylediğini öne sürdü.

ABD Başkanı, "Bu büyük bir açıklama. Bunu bugün güçlü bir şekilde ifade etti" dedi.

Çin-İran petrol ticaretine de değinen Trump, Xi’nin İran’dan yüksek miktarda petrol aldıklarını ve bunu sürdürmek istediklerini söylediğini savundu.

 

ABD-ÇİN GERİLİMİ SONA MI ERDİ?

ABD Başkanı Donald Trump, ziyaret kapsamında geldiği Çin'de Devlet Başkanı Şi Cinping ile ortak basın toplantısı düzenledi. Basın açıklamasında Çin lideri Şi, ABD ile ülkesinin rakip olduklarını vurguladı. Trump ise ABD ile Çin ortaklığının kazanca dönüşebileceğini belirtti. Zirveyi takip eden A Haber muhabiri Mehmet Zeyrek, görüşmenin perde arkasını ve olası etkilerini A Haber ekranlarında değerlendirdi.

TRUMP: OLUMLU VE YAPICI GÖRÜŞMELER YAPTIK

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve ABD Başkanı Donald Trump, Pekin'de ortak basın toplantısında açıklamalarda bulunuyor. 

 Trump, "Olumlu ve yapıcı görüşmeler yaptık." dedi. Trump, açıklamasında şöyle konuştu:

"Bu benim için çok büyük bir onur. Özellikle Şi'ye teşekkür etmek istiyorum. O benim dostum. Benzeri görülmemiş bir güzellikte ev sahipliği yaptı. Yapıcı ve faydalı konuşmalar gerçekleştirdik. Konuştuğumuz konular arasında, ABD-Çin için olumlu ve faydalı konular vardı. Eski Çinli bilgelerin sözleri ABD'nin Yüce Mahkemesi'nde de yer almakta. Bu takdir iki yönlü gerçekleşti. Başkan George Washington taştan bir tablet hediye aldı ve Çinli bir yetkili için de 'halk içindeki bir kahraman' ifadelerini kullandı.

"ÇOK GÜZEL BİR EV SAHİPLİĞİ YAPTINIZ"

Yüzyıllar boyunca bu karşılıklı saygı iki halkın da sahip olduğu yetenek ve bilginin teksili olarak gelişti. İki ülke arasında seyahat eden insanlar Çin Büyükelçisi'nin talebi üzerine Xinhua Üniversitesi'nde kullanıldı, ki bu da Başkan Şi'nin mezun olduğu üniversite. Müttefikler olarak 2. Dünya Savaşı'nda Başkan Roosevelt Çin halkına 'büyük Çin halkı' olarak seslendi ki öylelerdi. İşte bu ticaret ve saygı bağları 250 yıl öncesine dayanıyor. İki ulusumuzu da katkıyla besleyecek temeller üzerine kuruldular.

Bu değerler üzerinden daha büyük bir refah ve mutluluk işbirliği kurabiliriz. Çocuklarımız için barış getirebiliriz. Bu yüzden Başkan Şi'ye yeniden teşekkür etmek istiyorum. Çok güzel bir ev sahipliği yaptınız. Bu fırsatı sizi Beyaz Saray'a davet ederek kullanmak istiyorum. Eylül ayında sizi Beyaz Saray'da ağırlamak isteriz. Çok özel bir ilişkiye sahibiz, teşekkürler Başkan Şi." 

ABD VE ÇİN İRAN KONUSUNDA ANLAŞTI: NÜKLEER SAHİBİ OLAMAZ

Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında Pekin’de gerçekleştirilen görüşmeye ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Açıklamada Tayvan konusuna yer verilmezken, İran’ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiği ve Hürmüz Boğazı’nın açık tutulmasının öneminde uzlaşı sağlandığı bildirildi.

Beyaz Saray yetkilisi, Trump ile Şi Cinping arasındaki görüşmeye ilişkin yapılan resmi açıklamada Tayvan konusunun yer almadığını belirtti.

Yetkili, iki ülkenin İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiği konusunda mutabık kaldığını ifade etti.

“HÜRMÜZ BOĞAZI AÇIK KALMALI”

Beyaz Saray yetkilisine göre taraflar, Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasının gerekli olduğu konusunda da anlaşmaya vardı.

Açıklamada ayrıca liderlerin, ABD’ye yönelik fentanil öncül maddelerinin akışını durdurma konusunda kaydedilen ilerlemenin sürdürülmesi gerektiğini vurguladığı belirtildi.

ÇİN’DEN ABD TARIM ÜRÜNLERİ ALIMI GÜNDEMDE

Beyaz Saray yetkilisi, görüşmede Çin’in Amerikan tarım ürünleri alımını artırmasının da ele alındığını söyledi.

Tarafların ayrıca Amerikan şirketlerinin Çin pazarına erişiminin genişletilmesi ve Çin yatırımlarının artırılması konularını görüştüğü bildirildi.

EKONOMİK İŞ BİRLİĞİ MESAJI

Açıklamaya göre iki taraf, ekonomik iş birliğini geliştirecek yöntemler üzerinde de fikir alışverişinde bulundu.

Beyaz Saray yetkilisi, Trump’ın Şi Cinping ile “iyi bir görüşme” gerçekleştirdiğini ifade etti.

TAYVAN’DAN TRUMP-Şİ ZİRVESİ SONRASI ÇİN’E TEPKİ

Tayvan hükümeti, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasındaki zirveyi yakından takip ettiklerini açıkladı. Taipei yönetimi, Tayvan Boğazı’nda barış ve istikrarın korunmasının bölgesel ve küresel ortak mutabakat olduğunu vurgularken, Çin’in Tayvan’a yönelik askeri baskısını azaltması gerektiğini bildirdi.

Tayvan hükümet sözcüsü, Taipei yönetiminin Trump-Şi zirvesi konusunda ABD ile yakın temas halinde olduğunu açıkladı.

Sözcü, Tayvan Boğazı’nda barış ve istikrarın korunmasının bölge ve dünya için ortak bir uzlaşı olduğunu belirtti.

“ÇİN’İN AÇIKLAMALARINA ŞAŞIRMADIK”

Tayvanlı yetkili, Çin tarafından zirvede yapılan açıklamaların kendileri açısından sürpriz olmadığını ifade ederek, “Şu ana kadar zirveden gelen şaşırtıcı bir mesaj yok” dedi.

Sözcü ayrıca, Çin’in Tayvan’a yönelik askeri saldırganlığı konusunda kendi tutumunu gözden geçirmesi gerektiğini söyledi.

“BARIŞ İÇİN EN BÜYÜK RİSK ÇİN”

Tayvan hükümet sözcüsü, Tayvan Boğazı’ndaki barış için en büyük riskin Çin’in mevcut statükoyu değiştirmeye çalışması olduğunu savundu.

Açıklamada, Pekin yönetiminin Tayvan’a yönelik askeri yıldırma faaliyetlerini azaltması gerektiği vurgulandı.

“ÇİN’DEN ABD’YE TAYVAN MESAJI: ‘ORTAK PAYDA BARIŞ VE İSTİKRAR’”

Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD ile ilişkilere dair yaptığı açıklamada, Tayvan Boğazı’nda barış ve istikrarın korunmasının Çin ile ABD arasındaki “en büyük ortak payda” olduğunu belirtti.

Bakanlık açıklamasında, Pekin yönetiminin ABD ile birlikte çalışarak Çin-ABD ilişkilerindeki “yeni yönelimi” karşılıklı somut adımlara dönüştürmeye hazır olduğu ifade edildi.

Çin Dışişleri Bakanlığı, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için diyalog ve iş birliğinin önemine vurgu yaptı.

KÜRESEL SİYASETİN KALBİ ÇİN'DE ATIYOR! TRUMP VE Şİ CİNPİNG ARASINDA TARİHİ TEMAS

ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyareti, dünya siyasetinde dengeleri yerinden oynatacak kritik gelişmelere sahne oldu. İki saati aşkın süren dev zirvede masadaki en sıcak başlıklar Tayvan, İran ve bitmek bilmeyen ticaret savaşlarıydı. Daily Sabah Yayın Koordinatörü Dr. Mehmet Çelik, A Haber ekranlarında bu tarihi görüşmenin perde arkasını, Pekin’deki o gergin atmosferi ve küresel ateş hattının geleceğini en ince ayrıntısına kadar analiz etti. Şi Cinping'in "savaş" uyarısından Trump'ın pragmatik hamlelerine kadar her detay, dünya başkentlerinde yankı uyandırdı.

TAYVAN MESELESİNDE EN SERT UYARI: "SAVAŞA SÜRÜKLENEBİLİRİZ"

İki dev liderin bir araya geldiği görüşmede en dikkat çekici ve tansiyonu en yüksek başlık kuşkusuz Tayvan oldu. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in Tayvan konusundaki mesajlarının beklenenden çok daha sert olduğunu vurgulayan Dr. Mehmet Çelik, "Tayvan, ABD ile Çin arasında şu anda belki de en kritik mesele. Şi Cinping’in buna özellikle vurgu yapması, Tayvan’ın Çin açısından, özellikle Asya-Pasifik bölgesi ve Çin’in ekonomik geleceği için ne kadar hayati olduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı. Cinping'in bu konudaki tavrının keskinliğini aktaran Çelik, "Şi Cinping, 'Eğer bu konuda anlaşamazsak bu bizi ileride gerginliğe ve daha ötesinde savaşa sürükleyebilir' diyerek çok net ve çok sert bir ifade kullandı" sözleriyle bölgedeki sıcak temas riskine dikkat çekti.

TRUMP'IN YUMUŞATMA TAKTİĞİ VE PRAGMATİK YAKLAŞIM

Çin tarafının sert ve köşeli açıklamalarına karşılık, ABD Başkanı Donald Trump’ın daha ılımlı bir ton tercih ettiği gözlemlendi. Görüşme sonrası atmosferi değerlendiren Dr. Mehmet Çelik, "Donald Trump, bu sert açıklamalara karşılık zannediyorum havayı biraz yumuşatma peşinde. Zaten görüşme çıkışında yaptığı açıklamada da bunu pozitif bir tonda sürdürdüğünü göstermek amacıyla toplantının çok iyi geçtiğini söyledi" şeklinde konuştu. Trump'ın bu tavrının arkasında ekonomik çıkarların yattığını belirten Çelik, "Trump, özellikle ekonomik açıdan Çin ile olan rekabette geride kalmış ABD ekonomisini, Çin ile iş birliği yaparak pragmatik bir düzleme çekmeye çalışıyor" dedi.

STRATEJİK DENGELER: İLERİ TEKNOLOJİ VE ÇİP SAVAŞLARI

Tayvan'ın sadece siyasi bir mesele değil, aynı zamanda teknolojik bir beka sorunu olduğunu ifade eden Dr. Mehmet Çelik, "Tayvan neden bu kadar önemli? Özellikle ileri teknolojide, yani çiplerde Tayvan dünyadaki en önemli üreticilerden bir tanesi. Nasıl Hürmüz Boğazı önemliyse, Tayvan Boğazı da ticari geçişler için aynı derecede kritik" ifadelerini kullandı. Çin’in toprak bütünlüğü konusundaki hassasiyetine de değinen Çelik, "Çin, koskocaman bir devleti bir arada tutmaya çalışıyor. Ayrılmamış bir Tayvan, Çin açısından sosyal ve siyasi olarak farklı seslerin çıkmasını engellemek adına hayati önemde. Rejimin korunması noktasında Tayvan meselesini çok ön planda tutuyorlar" sözleriyle Pekin'in stratejik bakışını özetledi.

 

 

TRUMP VE Şİ CİNPİNG CENNET TAPINAĞI'NDA

ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasındaki kritik zirvenin ardından gözler bu kez Pekin’in simge noktalarından biri olan Cennet Tapınağı’na çevrildi. A Haber Spikeri Mehmet Kurt, tarihi atmosferin yaşandığı anları canlı yayında aktarırken, dünyanın konuştuğu zirvenin ardından liderlerin verdiği görüntüler dikkat çekti.

A HABER PEKİN’DE TARİHİ ANLARI TAKİP ETTİ

A Haber Spikeri Mehmet Kurt, iki saati aşkın süren kritik görüşmenin ardından liderlerin “Cennet Tapınağı” olarak bilinen tarihi alana geçtiğini aktardı. Mehmet Kurt, Trump’a burada tapınağın tarihi ve Çin imparatorluk geleneği hakkında bilgiler verildiğini ifade etti.

Canlı yayın görüntülerinde Trump ile Şi Cinping’in tarihi yapının merdivenlerinde birlikte yürüdüğü, gazetecileri selamladığı ve ardından tapınağın iç bölümüne geçtiği görüldü.

CENNET TAPINAĞI NEDİR, NEDEN ÖNEMLİ?

Pekin’in en önemli tarihi yapılarından biri olan Cennet Tapınağı, Çin’de “İmparatorlar Tapınağı” olarak da biliniyor. Ming ve Qing hanedanları döneminde Çin imparatorlarının gökyüzüne dua ettiği ve bereket törenleri düzenlediği merkez olarak kullanılan yapı, bugün Çin’in devlet protokolünde en prestijli alanlardan biri kabul ediliyor.

A Haber canlı yayınında Mehmet Kurt, Cennet Tapınağı’nın özellikle yabancı liderlerin ağırlandığı üst düzey diplomatik sembollerden biri olduğuna dikkat çekti.

TRUMP’TAN AYAKÜSTÜ “ÇİN ÇOK GÜZEL” MESAJI

Ziyaret sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlaması beklenen Trump, uzun bir açıklama yapmadı ancak kısa bir değerlendirmede bulundu. Trump, “Burası harika bir yer. İnanılmaz. Çin çok güzel bir ülke” ifadelerini kullandı.

Şi Cinping’in ise Çinli liderlerin geleneksel tutumuna uygun şekilde kameraların uzağında kaldığı ve ayaküstü soru-cevap vermediği görüldü. 

TRUMP’TAN ÖVGÜ DOLU SÖZLER, Şİ CİNPİNG’DEN “ÇATIŞMA” UYARISI: ÇİN ZİRVESİNDE DİKKAT ÇEKEN MESAJLAR

 ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği kritik görüşmede, “Sizin dostunuz olmak bir onur” ifadelerini kullanırken, Çin lideri ise iki ülke arasında olası bir çatışmadan kaçınılması gerektiği yönünde uyarılarda bulundu.

Liderlerin kullandığı tonlardaki keskin farklılık; İran savaşı, ticaret anlaşmazlıkları ve Washington’un Tayvan ile ilişkileri gibi zorlu başlıklarda taraflar arasındaki görüş ayrılıklarının sürdüğünü ortaya koydu. Bu durum, Trump ile Şi arasındaki büyük beklenti yaratan görüşmelerin, somut ilerlemelerden çok sembolizm ve diplomatik gösterilere sahne olacağı yorumlarına neden oldu.

Şİ CİNPİNG’DEN “TUZAK” UYARISI

Görüşme basına kapalı gerçekleşti ancak resmi Çin haber ajansı Xinhua’nın aktardığına göre Şi, Trump’a Tayvan meselesinin doğru şekilde yönetilmemesi halinde ABD ile Çin’in “çatışmalar ve hatta savaşlarla” karşı karşıya kalabileceğini söyledi. Şi, bunun iki ülke ilişkilerini büyük tehlikeye atabileceği uyarısında bulundu.

Halkın Büyük Salonu’nda yapılan kamuya açık açıklamalarda ise Trump oldukça sıcak mesajlar verdi.

Trump, Şi için “Siz büyük bir lidersiniz. İnsanlar bazen bunu söylememi sevmiyor ama yine de söylüyorum çünkü bu doğru” dedi.

ABD Başkanı ayrıca, “Sizinle birlikte olmak bir onur. Sizin dostunuz olmak bir onur” ifadelerini kullanarak, “Çin ile ABD arasındaki ilişki hiç olmadığı kadar iyi olacak” sözünü verdi.

Şİ'DEN TUKİDİDES TUZAĞI UYARISI

Şi ise açılış konuşmasında daha sert ve karanlık bir ton kullandı. Çin lideri, ABD ile Çin’in çatışmadan kaçınmasını umduğunu belirterek, tarihin ve dünyanın iki ülkeye “Tukidides Tuzağı’nı aşıp büyük güçler arasında yeni bir ilişki modeli kurup kuramayacaklarını” sorduğunu söyledi.

Şi’nin kullandığı “Tukidides Tuzağı” kavramı, yükselen bir gücün mevcut küresel gücü yerinden etmeye çalışmasının çoğu zaman savaşa yol açtığı görüşüne dayanıyor.

“İş birliği iki tarafın da yararınadır, çatışma ise iki tarafa da zarar verir” diyen Şi, “İki ülke rakip değil ortak olmalı, birlikte başarı elde etmeli ve ortak refahı hedeflemeli” ifadelerini kullandı.

Şi’nin daha önce de ABD-Çin ilişkileri bağlamında “Tukidides Tuzağı” ifadesini kullandığı, hatta bu söylemin 2014 yılına kadar uzandığı belirtildi. Çin lideri, bu ifadeyi eski ABD Başkanı Joe Biden’a yönelik mesajlarında da 2022 ve 2024 yıllarında kullanmıştı. Ancak Şi’nin, Trump’ın iyimser mesajlarla başladığı ziyarette bu kavramı yeniden gündeme taşıması dikkat çekici bulundu. 

TRUMP İLE RUBIO ARASINDA İRAN ÇELİŞKİSİ

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Fox News’e verdiği röportajda Trump’ın Pekin yönetimine İran üzerindeki etkisini kullanması çağrısı yapacağını söyledi.

Rubio, “Ekonomiler bu kriz yüzünden eriyor. İnsanlar daha az Çin ürünü satın alıyor” diyerek Çin’in İran konusunda daha aktif rol almasının kendi çıkarına olduğunu savundu.

Ancak bu açıklamalar, Trump’ın söylemleriyle çelişti. Trump, Şi’ye İran konusunda baskı yapacağı yönündeki yorumları küçümserken, ABD ekonomisine yönelik baskının İran ile yürütülen müzakerelerde Washington’un taleplerini etkilemeyeceğini söyledi.

Trump, Beyaz Saray’dan ayrılırken kendisine yöneltilen “Amerikalıların ekonomik durumu İran görüşmelerinde etkili oluyor mu?” sorusuna, “Biraz bile değil” yanıtını verdi.

“Amerikalıların ekonomik durumunu düşünmüyorum. Tek bir şeyi düşünüyorum: İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin veremeyiz” diyen Trump, “Her Amerikalının da bunu anladığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise Trump’ın sözlerinin yanlış yorumlandığını savunarak, ekonomi ve savaş konusunda yönetim içindeki mesaj karmaşasını daha da görünür hale getirdi.

TAYVAN GERİLİMİ BÜYÜYOR

Görüşmelerde en hassas başlıklardan biri Tayvan oldu. Çin, ABD’nin kendi toprağı olarak gördüğü Tayvan’a silah satma planlarından rahatsızlık duyuyor.

Trump yönetimi Tayvan için 11 milyar dolarlık silah paketine onay verdi ancak teslimat süreci henüz başlamadı. Trump’ın Tayvan konusunda zaman zaman daha mesafeli açıklamalar yapması ise Washington’un ada yönetimine desteğini azaltabileceği yönünde soru işaretleri doğurdu.

Yapay zekâ teknolojileri için kritik önemde olan çip üretiminde dünya lideri olan Tayvan ile ABD arasındaki ticaret anlaşmaları da Trump’ın gündeminde yer alıyor.

Trump’ın, Nvidia CEO’su Jensen Huang’ı Alaska’daki yakıt ikmali sırasında bizzat arayarak Air Force One’a davet ettiği belirtildi. Huang, teknoloji, savunma, finans ve tarım sektörlerinden çok sayıda CEO’nun bulunduğu heyette yer aldı.

ABD ile Çin geçen yıl, karşılıklı yüksek gümrük tarifesi tehditlerini azaltan bir ticaret ateşkesine varmıştı. Beyaz Saray, anlaşmanın uzatılması konusunda görüşmelerin sürdüğünü açıkladı ancak Trump’ın ziyareti sırasında yeni bir duyuru yapılıp yapılmayacağı netlik kazanmadı.

Görüşmenin ardından Halkın Büyük Salonu’ndan ayrılan Elon Musk, zirveyi “harika” olarak nitelendirirken “çok sayıda iyi şeyin konuşulduğunu” söyledi.

Jensen Huang ise “Bay Şi ve Başkan Trump inanılmazdı” ifadelerini kullandı.

ZİRVE SONA ERDİ

ABD Başkanı Donald Trump ve Şi Cinping'in görüşmesi 2 saat sürenin ardından sona erdi. 

A HABER PEKİN'DE

A Haber spikeri Mehmet Kurt, dünyanın kilitlendiği zirvenin “trilyon dolarlık zirve” olarak değerlendirildiğini aktarırken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping için kullandığı sözlerin dikkat çektiğini söyledi. Trump, “Siz dünyanın en güçlü ülkelerinden birinin liderisiniz ve sizi çok seviyorum” ifadelerini kullandı.

A Haber Muhabiri Mehmet Zeyrek ise Pekin’den aktardığı canlı yayında, görüşmenin “oldukça verimli” geçtiğini belirterek, iki liderin karşılıklı dostane mesajlar verdiğini söyledi. Zeyrek, Trump’ın Şi Cinping ile bir arada olmaktan “onur duyduğunu” dile getirdiğini, Şi’nin ise zirvenin “tarihi bir dönüm noktası” olmasını temenni ettiğini aktardı.

TAYVAN BAŞLIĞI MASAYA GELDİ

Zirvenin en kritik başlıklarından biri Tayvan oldu. A Haber’in Pekin’den aktardığı bilgilere göre Şi Cinping, Tayvan konusunun yanlış yönetilmesi halinde iki ülke arasında çatışma riski doğabileceği mesajını verdi.

Mehmet Zeyrek, Çin liderinin aslında diplomatik tonunu koruduğunu vurgulayarak, Şi’nin “Tayvan Boğazı’ndaki istikrar iki tarafın da ortak çıkarınadır” mesajını verdiğini ifade etti.

İRAN, HÜRMÜZ VE TİCARET SAVAŞI

Zirvede İran savaşı ve Hürmüz Boğazı da en sıcak gündem maddeleri arasında yer aldı. ABD’nin Çin’den İran üzerinde baskı kurmasını istediği aktarılırken, Pekin yönetiminin ise Hürmüz Boğazı’nın yeniden tam kapasiteyle açılmasını istediği belirtildi.

Öte yandan yaklaşık 650 milyar dolarlık ABD-Çin ticaret hacmi, gümrük tarifeleri ve teknoloji savaşları da masadaydı. Özellikle yapay zeka çipleri konusunda yaşanan gerilim dikkat çekti.

GÖZLER TRUMP’IN AÇIKLAMALARINDA

A Haber’in Pekin’den aktardığı bilgilere göre zirve sonrasında resmi bir basın toplantısı planlanmadı. Ancak gözler, Donald Trump’ın gün içerisinde yapabileceği açıklamalara çevrildi. Liderlerin programında öğle yemeği ve Cennet Tapınağı ziyareti bulunuyor.

Çin Dışişleri Bakanlığı ise görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, ekonomik ve ticari ekiplerin “genel olarak dengeli ve olumlu sonuçlar” elde ettiğini duyurdu. 

ÇİN, YÜZLERCE ABD’Lİ SIĞIR ETİ İHRACATÇISININ LİSANSINI YENİLEDİ

PÇin, yüzlerce ABD’li sığır eti işleme tesisinin ihracat lisansını yeniledi. Gümrük verilerine göre bu adım, iki ülke liderlerinin Perşembe günü Pekin’de bir araya geldiği sırada verilen olası bir “iyi niyet göstergesi” olarak değerlendiriliyor.

Mart 2020 ile Nisan 2021 arasında verilen izinlerin geleneksel şekilde yenilenmeden süresinin dolması nedeniyle, son bir yıl içinde 400’den fazla ABD’li sığır eti tesisinin Çin’e ihracat uygunluğu sona ermişti. Bu sayı, daha önce kayıtlı olan tesislerin yaklaşık yüzde 65’ine karşılık geliyor.

Tarım sektörünün herhangi bir ticaret anlaşmasında büyük rol oynaması beklenirken, lisans yenilemeleri ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasındaki görüşmelerde şekillenen nihai paketin olası unsurlarına dair ilk resmi işaret olarak görülüyor.

Pekin merkezli Orient Agribusiness Consultants şirketinde kıdemli analist olan Xu Hongzhi, “Bu durum, Çin’in ABD-Çin ticaret ilişkileri açısından çok kritik olmayan alanlarda bazı iyi niyet jestleri yaptığını gösteriyor” dedi.

Söz konusu adımın, son haftalarda Beyaz Saray tarafından konunun zirvede gündeme getirileceği bilgisi verilen ABD’li sığır eti üreticilerini memnun etmesi bekleniyor.

Trump’a eşlik eden ABD’li CEO’lar arasında Brian Sikes de bulunuyor. Lisansı yenilenen tesisler arasında Cargill ve Tyson Foods şirketlerine ait tesisler de yer aldı.

ÇİN DEVLET BAŞKANI Şİ: “GENEL OLARAK DENGELİ VE OLUMLU SONUÇLARA” ULAŞTIK

 ABD Başkanı Donald Trump, Çin'i ziyaretinde Devlet Başkanı Şi Cinping ile ikili ve heyetler arası görüşme için Pekin'de bir araya geldi.

Xinhua'nın haberine göre, Şi, görüşmenin başlangıcında yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Trump'la iki ülkeyi ve dünyayı ilgilendiren konuları tartışmayı ve ilişkileri doğru yönde ilerleterek Çin-ABD ilişkilerinin geleceğinde yeni bir sayfa açmayı istediklerini söyledi.

"ZAMANIN SORUNLARINA BİRLİKTE YANIT VERMELİYİZ"

Bugün küresel düzeyde yüzyılda görülmeyen dönüşümlerin hız kazandığını, uluslararası durumun kaygan ve çalkantılı olduğunu, dünyanın yeni bir tarihi kavşakta olduğuna işaret eden Şi, "Çin ve ABD zamanın sorunlarına birlikte yanıt vermeli." dedi.

"RAKİP DEĞİL ORTAK OLMALIYIZ"

Çin ve ABD'nin farklılıklarından çok ortak çıkarları olduğunu, bir ülkenin başarısının diğeri için şans olduğunu vurgulayan Şi, iki ülkenin rakip değil ortak olması, birbirlerinin başarısına ve refahına katkı sağlayarak, büyük güçlerin iyi geçinmesi ve doğru yolunu bulması gerektiğini ifade etti.

"OLUMLU VE DENGELİ SONUÇLARA ULAŞTIK"

Şi,  ABD ile yürütülen ticaret görüşmelerine ilişkin yaptığı açıklamada, iki ülkenin ticaret ekiplerinin “genel olarak dengeli ve olumlu sonuçlara” ulaştığını söyledi.

Şi, ticaret savaşlarında kazanan olmadığını vurgulayarak, “Bir ticaret savaşının kazananı olmaz” ifadelerini kullandı.

Şi, iki ülke arasında güç çatışmasının zorunlu ve kaçınılmaz olmadığı, iki ülke arasındaki iyi ilişkilerin dünyanın da faydasına olduğuna işaret ederek, "Çin-ABD ilişkilerinin dev gemisine doğru bir güzergah vererek 2026'yı ilişkilerde yeni bir sayfa açan tarihsel bir dönüm noktası haline getirmeye hazırız." diye konuştu.

TRUMP: ÇİN İLE TİCARET YAPMAYA GELDİK

 ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği görüşmede, ABD-Çin ilişkilerinin geleceğine dair iyimser mesajlar verdi. Trump, iki ülke arasındaki ilişkilerin “her zamankinden daha iyi” olacağını söyledi.

Pekin’de Şi ile yaptığı görüşmede konuşan Trump, “Sizinle birlikte olmak bir onur. Sizin dostunuz olmak bir onur ve Çin ile ABD arasındaki ilişki hiç olmadığı kadar iyi olacak” dedi.

 

ABD-Çin anlaştı! Trump: Hürmüz'ün açılmasını istiyoruz - 1

Trump’ın açıklamaları, Şi’nin kendisi için Halkın Büyük Salonu’nda düzenlediği karşılama töreninin ardından geldi.

"ANLAŞABİLDİK SORUNLARI ÇÖZDÜK"

“Harika bir ilişkimiz vardı. Zorluklar yaşandığında da anlaşabildik, sorunları çözdük” diyen Trump, iki lider arasındaki doğrudan iletişimin gerilimleri yönetmede etkili olduğunu vurguladı.

Bu ziyaret, Trump’ın önceki başkanlık döneminde 2017 yılında yaptığı ziyaretin ardından, görevdeki bir ABD başkanının Çin’e gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret oldu.

 

ABD-Çin anlaştı! Trump: Hürmüz'ün açılmasını istiyoruz - 2

"BİRLİKTE HARİKA BİR GELECEĞİMİZ OLACAK"

Trump, Şi ile güçlü bir kişisel ilişkiye sahip olduklarını belirterek, iki liderin sorunları doğrudan iletişim yoluyla çözdüğünü söyledi.

“Ben sizi arardım, siz beni arardınız ve ne zaman bir problem yaşasak - insanlar bunu bilmiyor - ne zaman bir problem yaşasak onu çok hızlı şekilde çözdük” ifadelerini kullanan Trump, “Birlikte harika bir geleceğimiz olacak” dedi.

Trump, konuşması boyunca Şi’nin liderliğini ve Çin’in onun yönetimindeki gelişimini övdü.

“Çin’e ve yaptığınız işe büyük saygı duyuyorum. Siz büyük bir lidersiniz” diyen Trump, “Bunu herkese söylüyorum. Siz büyük bir lidersiniz. Bazen insanlar bunu söylememi sevmiyor ama yine de söylüyorum çünkü bu doğru” ifadelerini kullandı.

“BELKİ DE TARİHİN EN BÜYÜK ZİRVESİ”

Trump, zirvenin ekonomik boyutuna da dikkat çekerek, heyetinde yer alan çok sayıda iş insanının Çin ile ticari ilişkileri geliştirmeyi hedeflediğini söyledi.

 

ABD-Çin anlaştı! Trump: Hürmüz'ün açılmasını istiyoruz - 3

“Ticaret yapmayı ve iş geliştirmeyi dört gözle bekliyorlar ve bu tamamen karşılıklı olacak. Bu nedenle görüşmelerimizi gerçekten sabırsızlıkla bekliyorum” diyen Trump, görüşmeyi “belki de tarihin en büyük zirvesi” olarak nitelendirdi.

GÜNDEMDE NE VAR?

Zirvenin gündeminde Orta Doğu’daki çatışmalar, Tayvan meselesi, ticaret ve gümrük tarifeleri bulunuyor.

Trump’a ziyarette ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth ile birlikte çok sayıda büyük şirketin CEO’su eşlik ediyor.

Heyette ayrıca Jensen Huang, Elon Musk, Tim Cook, Larry Fink, Stephen Schwarzman, Kelly Ortberg, Jane Fraser ve David Solomon gibi isimler de yer aldı.

Trump’ın oğlu Eric Trump ve eşi Lara Trump da başkana eşlik eden isimler arasında bulundu. İkili, Trump’ın hemen ardından uçaktan indi.

First Lady Melania Trump ise 2017 ziyaretinin aksine bu kez ziyarete katılmadı. Trump ve Melania Trump, 2017 yılında Xi ve Çin First Lady’si Peng Liyuan tarafından ağırlanmıştı.

Ziyaret, ABD ve İsrail güçlerinin 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılar başlatmasının ardından Orta Doğu’da başlayan çatışmaların gölgesinde gerçekleşti. Söz konusu saldırılar sonrası İran’ın İsrail ve Körfez’deki ABD müttefiklerine yönelik misillemeleri ile Hürmüz Boğazı’nın kapatılması gündeme gelmişti.

Bölgede şu anda uzun süreli bir ateşkes yürürlükte bulunuyor.

Çin, bölgede diyalog çağrılarını yinelemeyi sürdürürken, Washington yönetimi Pekin’i İran’ın askeri ve ekonomik kapasitesini desteklemekle suçluyor.

PEKİN'DE RESMİ SELAMLAŞMA TÖRENİ

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ABD Başkanı Donald Trump'ı Pekin'de Tienanmın Meydanı'nda törenle karşıladı. 

A Haber muhabiri Mehmet Zeyrek, Pekin'deki tarihi zirveye ilişkin ayrıntıları aktardı. 

TİANANMEN MEYDANI’NDA GÖRKEMLİ DEVLET TÖRENİ

Pekin’de sabahın ilk ışıklarıyla birlikte başlayan hareketlilik, ABD Başkanı Trump’ın Tiananmen Meydanı’na girişiyle zirveye ulaştı. A Haber muhabiri Mehmet Zeyrek, meydandaki atmosferi, "Tiananmen Meydanı'nda çok görkemli bir töreni izliyoruz. Bir devlet töreniyle Trump meydandan geçiyor ve Şi Cinping tarafından karşılandı" sözleriyle aktardı. Tam 8,5 yıl sonra gerçekleşen bu ilk buluşmada, her iki liderin de yüzünün gülmesi ve dostane tavırları, haftalardır süren spekülasyonlara adeta cevap niteliğindeydi.


AİLE YEMEĞİNDEN CENNET TAPINAĞI’NA STRATEJİK ROTA

Resmi karşılamanın ardından liderler, diplomasi trafiğine samimi bir ara vererek öğle yemeğinde bir araya geldi. SMehmet Zeyrek, liderlerin programına dair detayları, "Öğle yemeği liderler arasında bir aile yemeği şeklinde olacak. Ardından Cennet Tapınağı'na geçilecek. Burası Çin imparatorlarının en önemli simge noktasıdır ve ritüelleriyle Çin adına simge bir yapıdır" ifadeleriyle paylaştı. Liderlerin bu sembolik noktaları ziyareti, Çin’in tarihi misyonunu yansıtması açısından büyük önem taşıyor.


MASADA DEV DOSYALAR: HÜRMÜZ, İRAN VE TEKNOLOJİ SAVAŞLARI

Görkemli törenlerin ardından gözler, küresel ekonominin ve güvenliğin tartışılacağı liderler zirvesine çevrildi. Mehmet Zeyrek, masadaki kritik başlıkları, "Ekonomi en önemli başlıklar arasında. Ekonomiyi olumsuz etkileyen Hürmüz kilidi nasıl açılacak? Ayrıca İran, ticaret, teknoloji ve Tayvan’a karşı savaş tartışmaları da bekleniyor" şeklinde konuştu. İki ülke arasındaki 600 milyar dolarlık ticaret hacminin 1 trilyon dolara ulaştırılması, zirvenin en stratejik hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor.

TRUMP’IN BEDEN DİLİ: SAYGI VE DENGE SİYASETİ

Zirvenin en dikkat çekici detaylarından biri de Donald Trump’ın sergilediği tutum oldu. Zeyrek, Trump’ın diplomatik tavrını, "Trump'ın Çin devlet geleneklerine çok saygı duyduğunu görüyorum. Liderlere karşı bir üstünlük sağlama beden dilini pek fazla kullanmadı. Her iki heyet de birbirini oldukça samimi ve içten bir şekilde kucakladı" sözleriyle aktardı. Pekin’in her zaman vurguladığı "karşılıklı saygı" ilkesinin bu görüşmede her iki tarafça da gözetildiği gözlemlendi.

MASADA İKİLİ İLİŞKİLER, EKONOMİ, TAYVAN SORUNU VE İRAN SAVAŞI VAR

ABD Başkanı Donald Trump, Çin'i ziyaretinde, bugün mevkidaşı Şi Cinping ile yapacağı görüşmede Orta Doğu'da savaş, Tayvan meselesi ve ikili ticaret ve ekonomi konularının ele alınması bekleniyor.

Trump, beraberinde siyasi kurmayları ve iş dünyası temsilcilerinden oluşan geniş bir heyetle dün akşam başkent Pekin'e ulaştı.

ABD Başkanı Trump için bugün Çin'in meclisi Büyük Halk Salonu'nun içinde yer aldığı Tienanmın Meydanı'nda devlet töreni düzenlenecek. Trump, törenin ardından Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ikili ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirecek.

Trump ve Şi'nin buluşmasında ikili ticaret ve ekonomi konularının yanı sıra ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın ve Çin ile egemenlik ihtilafı içindeki Tayvan'ın durumunun gündemde olması bekleniyor.

İKİLİ TİCARET VE EKONOMİ KONULARI

Beyaz Saray'dan ziyaret öncesinde yapılan açıklamada, ABD tarafının ziyarette havacılık, tarım ve enerji alanlarında yeni anlaşmaların yapılmasının beklendiği belirtilmişti.

Çin'in ABD'den Boeing yolcu uçakları, soya fasulyesi ve sıvılaştırılmış doğal gaz satın almasına yönelik anlaşmaların imzalanması muhtemel görülüyor.

ABD ile Çin arasındaki ilişkiler, Trump'ın ikinci iktidar döneminde bir tarafta Washington yönetiminin tarife artışları ve teknoloji alanındaki kısıtlamaları, diğer tarafta Çin'in küresel tedarikin büyük bölümünü karşıladığı nadir toprak elementlerinin kontrolüne yönelik attığı adımlarla genişleyen bir dizi anlaşmazlıkta düğümlenmişti.

Taraflar, iki ülke liderlerinin geçen yılın ekimde Güney Kore'nin Busan şehrinde yaptıkları görüşmede gümrük tarifeleri, ihracat kontrolleri ve diğer anlaşmazlık konularından vardıkları geçici uzlaşının sürdürülmesine odaklanacak.

Ayrıca ABD'de bir bağımlılık salgınına yol açan afyon katkılı ilaçların üretiminde kullanılan fentanil ve öncül maddeleri başta olmak üzere narkotik alanında işbirliğinin sürdürülmesi, yapay zeka güvenliği ve iki ülke arasında hassasiyeti daha az olan ticaret ve ekonomi konularıyla ilgilenmek üzere "Ticaret Kurulu" ve "Yatırım Kurulu" oluşturulması önerileri ele alınacak.

İRAN SAVAŞI

Trump, ABD ile İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan ve İran'ın misillemeleriyle Orta Doğu'da tırmanan savaşın, kırılgan ateşkes süreci içinde halen çözüme kavuşturulamadığı dönemde, ülkesinin stratejik rakibi Çin'i ziyaret ediyor.

Daha önce 31 Mart-2 Nisan tarihlerinde yapılacağı bildirilen fakat Trump'ın İran'daki savaşla ilgilenmesi gerektiği gerekçesiyle ertelenen ziyarette, Orta Doğu'daki savaşın önemli bir gündem maddesi olacağı öngörülüyor.

Küresel enerji ticareti açısından kritik geçiş güzergahı Hürmüz Boğazı'ndaki krizin çözümü, bakış açıları farklı olsa da, iki ülkenin de gerçekleşmesini istediği bir gelişme.

TAYVAN'A SİLAH SATIŞI

Öte yandan ABD Başkanı Trump, Pekin'e gelişinden önce yaptığı açıklamada, Şi ile görüşmesinde Tayvan'a silah satışını ve Hong Kong'da hapse mahkum edilen eski medya patronu Jimmy Lai'nin durumunu da gündeme getireceğini belirtmişti.

Tayvan'ı topraklarının parçası olarak gören Çin, ABD'nin Tayvan'a silah satışlarını "egemenlik ihlali" olarak niteleyerek tepki gösteriyor. Trump yönetiminin geçen yılın sonunda Ada'ya yaklaşık 11 milyar dolarlık silah satışına verdiği onayın Çin tarafının eleştirilerine konu olması muhtemel.

Ziyarette Trump'a, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth, Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer ve Beyaz Saray Müsteşarı Stephen Miller eşlik ediyor.

Hazine Bakanı Scott Bessent da bugün Güney Kore'nin başkenti Seul'de Çin ile yürütülen ekonomi ve ticaret müzakerelerinin tamamlanmasının ardından Pekin'e hareket etti.

HEYETTE 17 AMERİKAN ŞİRKETİNİN TEMSİLCİLERİ VAR

Aralarında Tesla'nın patronu Elon Musk, Apple CEO'su Tim Cook ve Nvidia'nın kurucusu Jensen Huang'ın olduğu 17 Amerikan şirketinin temsilcilerinden oluşan iş heyeti de Trump'la birlikte Çin'e geldi.

Trump'ın eşi Melania Trump'ın katılmadığı ziyarette, aileden oğlu Eric Trump ile onun eşi Lara Trump yer alacak.

ABD Başkanı bu sabah yapılacak görüşmelerin ardından öğleden sonra Pekin'de tarihi Gök Tapınağı'nı ziyaret edecek, akşam da onuruna verilecek yemeğe katılacak.

15 Mayıs sabahında Çin lideri ile çay buluşmasında yeniden bir araya gelecek olan Trump, öğlen birlikte yapılacak çalışma yemeğinin ardından ülkesine dönecek.

ABD'NİN TRİLYON DOLARLIK DEVLERİ ÇİN'DE

Trump, Çine'e aralarında Elon Musk ve Jensen Huang’ın da bulunduğu milyarder ABD’li yöneticilerden oluşan bir heyetle Çin’e gitti. Bu iş insanlarının toplam servetleri yaklaşık 1 trilyon dolara yakın.

Bloomberg'in Milyarderler Endeksi’ne göre yaklaşık 688 milyar dolarlık serveti bulunan Musk, dünyanın en zengin kişisi konumunda bulunuyor. Yaklaşık 183 milyar dolarlık servete sahip Huang da Beyaz Saray’ın CBS News’e verdiği katılımcı listesine göre ABD heyetinde yer aldı. Musk, Nvidia CEO’su Huang ile birlikte Trump’ın başkanlık uçağında seyahat etti.

Trump, dün yaptığı sosyal medya paylaşımında Çin’e birlikte gittiği iş insanlarını da paylaştı. Trump’ın isimlerini verdiği yöneticiler şöyle:

Cristiano Amon – Qualcomm CEO’su

Tim Cook – Apple CEO’su

Larry Culp – GE Aerospace CEO’su

Larry Fink – BlackRock CEO’su

Jane Fraser – Citigroup CEO’su

Jensen Huang – Nvidia CEO’su

Sanjay Mehrotra – Micron Technology CEO’su

Elon Musk – Tesla ve SpaceX CEO’su

Kelly Ortberg – Boeing CEO’su

Stephen Schwarzman – Blackstone CEO’su

Brian Sikes – Cargill CEO’su

David Solomon – Goldman Sachs CEO’su

Ahaber